İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/738 E. 2024/220 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/738
2024/220
26 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/738 Esas
KARAR NO : 2024/220
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2020
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Almanya'da ikamet eden Müvekkil ...'ın '...” plakalı araç, Türkiye'de tatil amaçlı bulunduğu sırada Dava Dışı ...'ın sevk ve idaresindeyken, Davalı Şirket ... A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) tarafından sigortalı Davalı Araç Sahibi ...'e ait, Davalı ...'in sevk ve idaresindeki '...' plakalı aracın, Müvekkil'in aracına arkadan çarpması neticesinde 13/02/2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı Sürücü, '...' plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken önünde seyreden Müvekkil'e ait Dava Dışı ... " arkadan çarpmıştır. Kazanın meydana geliş şekli 13/02/2020 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı Ile sabit olup, Davalı Sürücü, Dava Dışı ...'ın kontrolündeki araca arkadan çarpma hususunu ve 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c. maddesini Ihlal ettiği durumunu dolayısıyla kusurlu olduğunu kabul ederek tutanağı imzalamıştır. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkeme'nizce re'sen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile ve yargılamanın seyri sırasında tanzim edilecek bilirkişi raporu doğrultusunda HMK 107. Maddesi uyarınca talep artınm dilekçesiyle artırılmak üzere; Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak a hela ... ve Davalı üksel Alacakları ın 257/1 İ nca Zi -Ti. İle Sınırlı Kal, Alacaklannın İlin 25211. Maddesi Uyanınca 0.0001. İle Sit Kalmak Kai İhtiyaten Hacine, Müvekkil'i 'in Kaza Sebebiyle Oluşan Zararına Yönelik Olarak Şimdilik 1 RO'nun a İçin Temi rihinden 20 Diğer | lılar İçin ihinden İtibaren . Kanun'un ...(Kısmi Ödemenin Mahsubu Sonrası 26.384-TL) Sınır Kalmak Kaydıyla Davalılar'dan Alınarak Müvekkil'e Verilmesine, Ekspertiz Ücreti Olarak Ödenen 1.912,33-EURO'nun Karar Tarihindeki Kur Üzerinden Hesaplanacak TL Karşılığının ve 915,76-TL Tercüme Giderinin de Yargılama Giderleri Kapsamında Değerlendirilmesi Suretiyle, Yargılama Giderleri ve Ücreti Vekaletin Davalılar'a Tahmlline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacı taraf davasında alacağına dayanak olarak almanyadan alındığını iddia ettiği bir faturaya dayanmaktadır. Söz konusu fatura ve bedelinei hiçbir şekilde kabul etmemekle beraber dava değerinin fatura bedeli olması gerekmektedir. Öncelikle kolluk tarafından tutulan kusur raporuna itiraz ediyoruz. Salt arkadan çarpma tek başına tüm kusurun müvekkiklde olduğuna delil olarak gösterilemez.
davacı yanın hesaplama yöntemi hatalıdır. Davacı yan arasın muhtemel bedelinden (bu bedeli hiç bir şekilde kabul etmiyoruz.) sovtaj değerini düşürmek suretiyle zararını tespi ettiğini iddia etmekte olup böyle ufak hasarlı bir kaza için bu hesaplamanın yapılması mümkün değildir.
davacı yan, seçimlik hakkını kullanırken kötü niyetli davranmıştır. türk medeni kanunu kötü niyeti korumadığı gibi, hakların açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeninin korumadığını açıkça belirtmiştir.
davacı tarafın zararalarının 24.458,75 euro olduğunu iddia etmelerine rağmen bu zararın tazminine yönelik talepte bulunmak yerine farklı bir hesaplama yönetmi kullanarak daha az bir tazminat talep etmeleri davacı tarafın sundukları faturaya güvenmediklerini açık bir şekilkde göstermektedir. Davacı tarafın sunduğu ekspertiz raporunu, faturayı ve faturadaki bedeli çok fahiş olup hiç bir şekilde kabul etmiyoruz. böylesine hafif bir kazadan böylesine bir fatura düzenlenmesi ancak kötü niyetle açıklanabilir.
Davacı taraf dava dilekçesinde bir takım whatsapp yazışmaları sunmuştur. Bu whatsapp yazışmalarında müvekkilim kaza anında aracın da şoförü olan ve aynı zamanda davacını da abisi ...'la görüşmektedir. Esasen bu davada gerçek taraf davacı ...'ın da abisi olan ...'dır müvekkilim ...'ı hiç tanımamaktadır. Ancak araç ... adına kayıtlı olduğu için dolayısıyla onun adına ikame edilmiştir. Ama aracın fiili sahibinin ... olduğunu davacı taraf kendi sunduğu whatsapp yazışmalarıyla ispat etmiştir. Davacı tarafın sunduğu fatura dikkatle incelendiğinde tamiri yapan firmanın adı ''...'' dir. Bu firmanın sahibi ise ...'dır. Bu hususa ilişkin kazadan hemen sonra zararın tazmini adına müzakerelerde bulunulması için aracın şoförü ...'ın verdiği kartvizittir. Davacı tarafın belirttiği gibi dava konusu aracın piyasa değeri 32.000 euro değildir. davacı taraf hasarı mümkün olduğunca arttırabilmek için aracın değerini son derece yüksek göstermiştir. Bu değer kabul etmiyoruz.
diğer davalı ... a.ş ekspertizleri tarafından kazadan hemen sonra kazalı araç bizzat incelenmek üzere hasar tespiti yapılmış ve bu hasar bedeli davacı tarafa ödenmiştir. Dolayısıyla davacının herhangi bir hak ve alacağı bulunmamaktadır. Hiçbir şekilde davayı kabul etmemekle beraber ödemenin ödeme zamanındaki kur istenmesi yargıtay içtihatlarına açık bir şekilde aykırılık teşkil etmektedir. Huzurdaki dava mesnetsiz ve açıkça kötü niyetlidir. Sigorta şirketi tarafından sadece 14.616 tl olarak tespit edilen bir hasarın, almanya'da tamamen bu davadaki asıl muhatap olan ... tarafından tamir ettiği iddia edilen ve yine ... tarafından faturalandırılan bedelin 24.458,75 euro çıkması mümkün değildir.
Öncelikle aracın kaza tarihindeki gerçek değerinin tespit edilebilmesi için ...adresinde faaliyet göstern ... A.Ş 'ye müzekkere yazılmasını; Dosyanın bilirkişiye tevdi ile sigorta ekspertiz raporu, aracın kazalı fotoğrafları, aracın kaza anındaki gerçek değeri, davacı yan tarafından sunulan ekspertiz raporu ve davacı tarafından sunulan faturalar birbiriyle kıyaslanarak, davacı tarafın iddia ettiği gibi bu kadar parça değişimine gerek olup olmadığı, sunulan faturanın gerçek hasar bedelini yansıtıp yansıtmadığı değişmesi gereken parça var ise gerçek fiyatının ne kadar olabileceği, tamir süresi ve işçilik ücretinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespit edilmesinin yer almasını talep ediyoruz.
Haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile yargılıma giderleri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa tahmilini arz ve talep ederiz.." savunmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: "Müvekkilimiz Şirket’in poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlıdır. Müvekkilimiz Şirket, azami poliçe limiti ile sınırlıdır. Zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortasıdır. Kısaca açıklamak gerekirse, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esastır. Delillerin tarafımıza tebliğini talep ederiz:müvekkilimiz şirket’e ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerekmektedir.yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış; dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirilmiştir. haliye başvurunun tam yapılması gerekmektedir.
Net bir şekilde görüldüğü üzere, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddi gerekecektir. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkilimiz şirket, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmms) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükelleftir.
Kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz etmektedir. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle sayın mahkemenizin bir an için huzurda görülen davanın haklılığına karar vereceği düşünülse dahi sigortalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın tespiti uzman sigorta eksperi tarafından tespit edilmelidir.
Dava tarafından dosyaya sunulmuş olan evrakların hiçbiri araçta meydana gelen hasar tutarını kanıtlar nitelikte olmadığından hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerekmektedir. Hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek üzere sayın mahkemeniz tarafından huzurda görülen davanın haklılığına karar verilmesi halinde müvekkilimiz şirket’in poliçe teminatları kapsamında ekspertiz ücretine ilişkin herhangi bir teminatı bulunmadığı gibi herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilimiz şirket aleyhine değer kaybı tazminatına ilişkin hüküm kurulamayacağı izahtan varestedir. Müvekkilimiz Şirket nezdinde tanzim edilen poliçe, trafik poliçesi olup bu poliçe ile şartların yerine gelmesi halinde, sigortalı aracın neden olduğu doğrudan zararlar karşılanmaktadır. Bunun tipik örneği araç hasarı olup araçta meydana gelen hasarlar, şartlar dahilinde karşılanmaktadır. Ekspertiz ücreti ise hasar değildir. Genel Şartlar’ın A.3.maddesi ile dolaylı zararlar teminat dışı bırakılmış olup Müvekkilimiz Şirket’in olası ekspertiz ücretinden herhangi bir sorumluluğu olmayacağı izahtan varestedir. Kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için söz konusu huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkilimiz şirket’in faizden sorumluluğu sınırlıdır.
O bakımdan, yukarıda açıklanan nedenler ile;
Öncelikle zamanaşımı def’imiz ve kesin hüküm itirazımız dikkate alınarak Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine,
Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarına ve değer kaybına ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına,
Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına,
Aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmamıza,
Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine.." savunmuştur.
GEREKÇE VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava; trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen, araç hasar bedelinin tazmini ekspertiz gideri ile tercüme masraflarının davalılardan tahsili isteğine ilişkindir.
Bilirkişi heyetinden alınan 18/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamındaki mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu; 13/02/2020 tarihinde meydana gelen olayda; a) Dava konusu ... plaka sayılı maserati ghibli ...markaltip, 2013 model (06/01/2014 İlk Tescil Tarihli) otomobil sürücüsü dava dışı ...'ın kusursuz olduğu, b) Davalı şirkete sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in 99100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Cc Kolluk Görevlileri tarafından hazırlanan 519 Kaza Sıra Nolu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtilen değerlendirmesine tarafımca da uyulduğu ( Kaza Tespit Tutanağında; sürücü ... yönetimindeki aracın ... yönetimindeki dava konusu araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiği, sürücü ... 'ın 2918 Sayılı KTK'nın 56/1-C maddesini ihlal ettiği belirtilmiş olup, dava konusu araç sürücüsüne herhangi bir kusur izafe edilmediği göülmüştür.)d) 13/02/2020 tarihinde meydana gelen kazaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu ve hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, e) Dava konusu, ... plaka sayılı maserati ghibli 3.0 v6 diesel markaltip, 2013 model (06/01/2014 İlk Tescil Tarihli) otomobilin Almanya koşullarında kaza tarihi itibariyle dava konusu kazadan önceki serbest piyasa koşullarındaki piyasa rayiç değerinin 31.940,00 eur ve kaza sonrası-hasarlı-sovtaj değerinin 14.900,00 eur olabileceği,f) “.." tarafından düzenlenen Hesaplamaya göre dava konusu ... plaka sayılı otomobildeki toplam hasarlı parça, malzeme ve işçilik tutarının kdv dahil 24.458,75 eur hesaplandığı, aracın rayiç değerinin 31.940,00 eur olabileceği hususu dikkate alındığında, aracın tamirinin Almanya şartlarına göre ekonomik olmayacağı, aracın pert-total kabul edilebileceği, (Davacı tarafından onarım faturası olarak “..." antetli, kdv dahil 23.753,85 eur belirtilmiş ise de dosya kapsamında dava konusu aracın onarımına ait onarım fotoğrafları bulunmamaktadır. Hasar/Zarar araştırmalarında dünyada kabul gören ve ülkemizde olduğu gibi Almanyadaki yetkili-yeminli (ZPO $410 -29 stvo zpo: Zivilprozessordnung Alman Medeni Usul Kanunu) eksperleribilirkişiler tarafından da hazırlanan ekspertiz raporlarında gerçek zararın tespiti açısından aracın rayiç değeri ile hasar tutarı karşılaştırması yapılmaktadır. “...” tarafından düzenlenen Bilirkişi Raporunda emsal örnek verilemeden rayiç değer- teklif ile hasarlı haldeki değer belirtilmiş olup, tarafımızca yapılan Almanya reel piyasa araştırmalarda serbest piyasa koşullarında rayiç değerin 31.940,00 eur olabileceği tespit edilmiş olup, dava konusu aracın hasar durumu, rayiç değeri ile sovtaj değeri dikkate alındığında onarımın ekonomik olmadığı tespit edilmiştir. ) g9) Dava konusu ... plaka sayılı ... markaltip, 2013 model (06/01/2014 İlk Tescil Tarihli) araçta meydana gelen toplam zarar tutarının kaza tarihi itibariyle Yargıtay Kararlarında belirtilen gerçek zarar tespiti açısından Hasar — Zarar Tutarı |(Rayiç) 31.940,00 - (Sovtaj) 14.900,00-) 17.040,00 eur olarak hesaplanmış olup, Sürücünün kusur oranına isabet eden tutar(96100) dikkate alındığında; (17.040,00 EUR x 100) 17.040,00 eur olabileceği, h) Sayın Mahkemenin kararı doğrultusunda olay tarihi 13.02.2020 ile dava tarihi 24.12.2020 tarih arasında davacı hasarı olarak belirlenen 17.040.- Euro için faiz oranlarından 11,44 Euro faiz alacağı olacağı, i) Dosya muhteviyatında ibraz edilen <...> antetli, 25/02/2020 tarih ve ... Numaralı, KDV dahil 1.912,33 EUR bedelli Ekspertiz ücreti olduğu anlaşılan belge bulunmuş olup takdiri sayın mahkemeye aittir.." rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tarafların itiraz dilekçeleri içeriğinde veya ekinde rayiç değer ile ilgili herhangi bir somut veri-bilgi-belge sunmadan kök rapordaki rayiç değerlere itiraz ettikleri, Kök Raporda; Dava konusu aracın; maserati ghibli 3.0 v6 diesel markaltip, 2013 model (06/01/2014 İlk Tescil Tarihli) araç olduğu, 105627 km'de olduğu, donanımlarının (Business Package Plus, Executive Paketi, Sürücü Destek Paketi Plus, iç donanım: İç kaplamalar değerli abanoz / ebano, konfor paketi, vites değiştirme kulakları / düğmeleri olan direksiyon simidi, ön / arka alaşımlı jantlar: 8.5x20 / 10.5x20 (Urano), lüks paket artı, metalik boya) Almanya piyasa değerine ilişkin yetkili/yetkisiz galeri ve özel satıcıların bulunduğu en çok araç bulunan ikinci el satışına yönelik internet siteleri (suche.pkw.de, autoscout24.de, mobile.de) üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda emsal özelliklere sahip aracın dava konusu kazadan önceki 2.el fiyatının, Yargıtay Kararlarına göre aracın bulunduğu Almanya piyasa koşullarına göre değerlendirildiği ve serbest piyasa koşullarında ortalama 31.940,00 eur (Kök Rapor-Tablo 1, E.Fot. 1-3) olduğu tespit edilmiş ve görsel örnekler ile de desteklenerek denetime elverişli hale getirildiği (Ekran Fot. 1-3) Davalı sürücü, davalı araç maliki ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından herhangi bir somut bir veri sunulmadan itiraz edildiği, ayrıca “Aracın hasar tarihi itibari ile rayiç değeri belirlenmeli" şeklinde itiraz edildiği, Bu hususta genel bilgilendirme yapmak gerekirse; dava konusu aracın rayiç değerinin Almanya piyasa şartlarına göre değerlendirildiği, 2. El araç satışlarında Almanya Serbest Piyasa şartlarının Türkiye Serbest Piyasa şartlarından farklı/ters orantılı olduğu, Almanya'da 2. El satış fiyatları (Türkiye'de artış olurken) “0” km fiyatından her yıl belirli bir oranda düşmekte olup; dava konusu araçtan örnek vermek gerekirse dava konusu aracın baz fiyatı-en temel fiyatı (içinde ek donanım ve aksesuar bulunmayan yalın fiyat) Almanya'da “0” km fiyatı 65380 eur iken, kaza tarihinde (2020 yılında) ortalama 24300 eur olduğu, 2021/22 yılında ise bir önceki yıldan 3050 eur azalarak, ortalama 21250 eur ya düşmüş olduğu görülmektedir (E.Fot). Almanya Serbest Piyasa şartlarında diğer önemli bir hususta km değeri olup, düşen değeri dengeleyici unsur olup kök raporumuzda bu hususta dikkat edilerek toplam 9 adet aracın ortalaması alınarak rayiç değer almanya piyasa koşullarına göre değerlendirilmiş olup (Kök Rapor-Tablo 1). Kök rapordaki rayiç değer ile ilgili tespitlerin aynen geçerli olduğu, tarafların somut bir bilgi-belge sunmadan itiraz ettiğinin anlaşıldığı, Dava konusu ... plaka sayılı ...markaltip, 2013 model (06/01/2014 İlk Tescil Tarihli) araçta meydana gelen toplam gerçek hasar-zarar tutarının kaza tarihi itibariyle Yargıtay Kararlarında belirtilen gerçek zarar tespiti açısından Hasar — Zarar Tutarının (Rayiç) 31.940,00 — (Sovtaj) 14.900,00-) 17.040,00 eur olarak hesaplandığı, Sayın Mahkemenin kararı doğrultusunda olay tarihi 13.02.2020 ile dava tarihi 24.12.2020 tarih arasında davacı hasarı olarak belirlenen 17.040.- Euro için faiz oranlarından 11,44 Euro faiz alacağı olacağı, Dosya muhteviyatında ibraz edilen <...> antetli, 25/02/2020 tarih ve 14270/14673 Numaralı, kdv dahil 1.912,33 eur bedelli Ekspertiz ücreti olduğu anlaşılan belge bulunmuş olup ekspertiz ücreti ile ilgili takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Sonucuna varılmış olmakla birlikte, delillerin takdiri ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere..." rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; 13/02/2020 tarihinde, saat 18:00 sıralarında, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı ... markaltip otomobil ile yerleşim yerinde ...Caddesini takiben seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile, kendisi ile aynı istikamette seyir halinde olan dava konusu araç sürücüsü davadışı ... yönetimindeki ... plaka sayılı ... marka tip, 2013 model (06/01/2014 İlk Tescil Tarihli) otomobile arkadan çarparak davacı aracının hasar gördüğü, Mahkememizce aldırılan 11.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın oluşunda davalı sürücü ...'in %100 kusurlu olduğu, Yargıtay 17.HD'nin 2005/11596-11797 sayılı ilamı ile yabancı plakalı araçların onarımının aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmış veya yapılması zorunlu ise zararı kayıtlı olduğu o ülkedeki katlanılan veya katlanılacak olan giderlere göre belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği, Davacıya ait aracın Alman plakalı bulunduğu, davacının Almanya'da ikamet ettiği, tatil amacıyla geldiği Türkiye'de meydana gelen kazada aracın hasarlandığı, hasar tespitinin Almanya'da yapıldığı, davacının bu tespitin yapılabilmesi için ekspertiz ücreti ödediği anlaşıldığına göre, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin ve bu hasar bedelinin tespiti için yapılan ekspertiz giderine ilişkin belirlemenin, ikametgahı olan ülkedeki koşullara ve bu ülkenin para birimi gözetilerek belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı gibi bu şekilde belirlenen alacağın yabancı para cinsinden talep edilmiş bulunmasında da herhangi bir yasal engel olmadığı (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/8516 Esas - 2017/2499 Karar sayılı ilamı) ve mahkememizce aldırılan 11.05.2022 ve 07.07.2023 tarihli bilirkişi kök ve ek raporunda hasar yönünden yapılan değerlendirmede dava konusu aracın onarım masrafının toplam 17040 Euro olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça dosyaya yapmış olduğu tamirata ilişkin ödeme belgelerinin sunduğu ve ödemeyi belgelendirdiği, buna göre davanın kabulü ile 17.040 EURO maddi tazminatın temerrüt tarihi olan davalı sigorta şirketi için 14/08/2020 diğer davalılar için 13/02/2020 tarihinden itibaren tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken oranlı faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davacı aracında meydana gelen hasarın tespiti amacıyla, ekspertize ödenen fatura bedeli asıl alacak niteliğinde olmayıp, yargılama giderlerindendir. Bu nedenle ekspertiz masrafı olan ve belgelenen 1.912,33 -EURO'nun fatura tarihi olan 19.02.2020 tarihindeki TL karşılığı yargılama gideri kapsamında değerlendirilmiştir. (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/19847 Esas - 2014/16462 Karar sayılı ilamı)
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu belirleyen poliçe limiti 41.000,00-TL ile sınırlı bulunmaktadır. Borçlar Kanunu 83 (Türk Borçlar Kanunu 99) maddesi; sözleşmeden veya sözleşme dışı bir nedenden kaynaklanmış olmasına göre bir ayrım yapmaksızın, vadesinde ödenmeyen yabancı para borcunun, vade veya fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının istenebileceği hükmünü taşımakta olup, infazın bu hüküm çerçevesinde gerçekleştirileceği sabittir. (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/4637 Esas - 2020/6616 Karar sayılı ilamı) , davalı şirketinin sorumluluğu ödeme günü poliçe limiti ile sınırlıdır.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜNE, Davacının davasının 17.040,00Euro maddi tazminat, davalı sigorta şirketi için 14/08/2020 diğer davalılar için 13/02/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının Euro cinsinden uyguladığı en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile (sigorta şirketi yönünden teminat miktarı yönünden sınırlı kalmak kaydıylı) davacıya verilmesine,
-
Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.864,43TL harçtan peşin/ıslah alınan 3.150,14TL'nin mahsup edilerek bakiye 7.714,00TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
-
6325 Sayılı Yasa'nın 18/A. 14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 3.150,14TL peşin harç, 54,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.204,54TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 159.046,00TL üzerinden hesaplanan 25.447,36TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 7,80TL vekalet harcı gideri, 292,00TL tebligat, posta gideri ile 4.500,00TL bilirkişi ücreti, 915,76TL tercüme masrafı ile 12.553,00TL (19/02/2020 tarihli kur: 6.5644TL) eksper ücreti olmak üzere toplam 18.268,56TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi.26/03/2024
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49