SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/910 E. 2024/159 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/910

Karar No

2024/159

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/910 Esas

KARAR NO : 2024/159

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/12/ 2022

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA: Davacı vekili 21/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: ".... Müvekkil davalı yan ile uzun zamandır ticari ilişkiler içerisinde olup vermiş olduğu hizmeti tam ve eksiksiz olarak yerine getirerek davalı yana teslim etmiş ve karşılığında ticari faturasını keşide etmiştir. Davacı müvekkil yapmış olduğu ticari hizmet faaliyetleri karşılığında 03.12.2021 tarihli ... numaralı, 22.12.2022 tarihli ... numaralı, 23.06.2022 tarihli ... numaralı ve 05.09.2022 tarihli ... numaralı e-fatura düzenleyip davalı şirkete tebliğ edilmiştir. Davalı yan faturalara yasal süresi içerisinde itiraz etmemiş olup fatura içeriklerini kabul ederek ticari defterlerine işlenmiştir. Müvekkilin davalı yandan olan alacağı olan 128.213,96 TL alacağının ödenmesi konusunda sözlü olarak ikaz etmiş ancak davalı yan herhangi bir ödeme yapmamıştır. Müvekkil ödenmeyen ticari faturaların tahsili için yetkili ve görevli yer olan ... 2. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatmış olup Borçlu/Davalı şirket haksız ve hukuka aykırı olarak 28/09/2022 tarihinde borca itiraz etmiş ve takibi durdurmuştur. Davalı tarafın ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline, takibin devamına, ihtiyati Haciz talebimizin kabulüne, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı/borçlunun %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi, tensip zaptı ve bilirkişi raporu usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket yetkilisi veya vekili aracılığıyla cevap dilekçesi sunmamış, mazeret bildirmemiş, duruşmalara da katılmamıştır.

DELİLLER:

... Vergi Dairesi'nin cevabi yazısı, ... 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... Vergi Dairesi'nin cevabi yazısı, 16/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; fatura alacağından kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.

... 2. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından , davalı aleyhine faturadan kaynaklı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 132.013,13 TL nin ödenmesi talebiyle ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu; ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği ve davalının takibe itirazı üzerine takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin 12/04/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 16/06/2023 tarihli raporunda özetle; "... Taraflar arasında ticari ilişki olduğu, Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin ilgili kanun hükümlerine göre uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Davalı mahkeme kaleminde olan inceleme gününde katılmadığından davalı yönünden inceleme yapılamamıştır. Davacının muhasebe kayıtları bilgisayar sistemi ile tutulmaktadır. Muavin defter kayıtları ana grup hesap hesapları ve defterler birbiriyle mutabakat içindedir. Davacının muhasebe kayıtlarında icra takibine konu edilen faturaların yer aldığı ve 20.09.2022 takip tarihinde davalıdan 128.213,96 TL alacaklı olduğu ve tespit edilmiştir. İcra dosyasında talep edilen faizin talep edilebilir faizin altında kaldığı tespit edilmiştir. Davacı vergi dairesinden gönderilen Form BS formlarında davaya konu davalıya kesilen faturaların yer aldığı tespit edilmiştir. Davalı vergi dairesinden gönderilen Form BA formlarında davaya konu davacıdan alınan faturaların yer aldığı tespit edilmiştir. Dava dilekçesinde ileri sunulan diğer hususların keyfiyeti 6100 HMK 282. Madde hükmü gözetilmek kaydıyla hukuki tavsif ve takdirin tamamıyla sayın yargı makamına ait olmak üzere taraf sayısından bir fazla raporumu saygılarımla arz ederim..." yönünde görüş bildirmiştir.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.

Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2020/1170 Esas, 2020/1325 Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.

Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında süregelen ticari ilişki doğrultusunda verilen hizmetlere istinaden düzenlenen faturalara istinaden davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu, mahkememizce ticari defterlerin ibraz edilmesi veya mazeret bildirerek yerinde inceleme talep edilmesi, aksi takdirde davacı tarafın ticari defterlerine itibar edileceği hususunda ihtaratıda içerir duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, mazerette bildirmediği; tacir olup, defter tutmak zorunda olan tarafın , resmi defterlerin bulunmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığı, yine HMK 222/3 maddesi uyarınca taraflarca ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde karşı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarının kendi lehine delil olacağının düzenlendiği, bu durumda davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacı yan ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı yanın faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle davalı yandan 128.213,96 TL alacağının bulunduğu, davalı yanca faturalardan kaynaklı borcun ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, her ne kadar davacı tarafça takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinde bulunulmuşsa da, davalı tarafın takipten önce temerrüte düşürülmediği, bu sebeple takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın faturadan kaynaklı likit ve hesaplanabilir bir alacak olduğu ve davalı/borçlunun itirazının haksız olduğunun anlaşılmakla hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

  1. Davanın KISMEN KABULÜ İle davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 128.213,96 TL ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin reddine

  2. 128.213,96 TL alacağın % 20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 8.758,30 TL harçtan başlangıçta alınan 1.594,39 . TL harcın mahsubu ile bakiye 7.163,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına

  4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 20.514,23 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 3.799,08 . TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

  6. Davacı tarafından yapılan 2.145,00 TL yargılama gideri ( bilirkişi ücreti. posta gideri ) ile 1.594,39 TL harç masrafı olmak üzere toplam 3.739,39 TL yargılama giderden 3.627,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  8. 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A. 14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  9. Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzene karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/03/2024

Katip

E-imza

Hakim

E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbuldelillerİtirazınİptali(TicariSatımdanhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim