İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/754 E. 2024/13 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/754
2024/13
16 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/754 Esas
KARAR NO : 2024/13
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2018
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Müvekkil ile davalı borçlu ... Anonim Şirketi arasında imzalanan “servis taşımacılığı sözleşmesi” kapsamında, müvekkilin davalı borçluya vermiş olduğu servis hizmeti karşılığında ... tarihli,... numaralı, 4.472,00 meblağlı fatura tanzim edildiğini, Müvekkilin söz konusu faturalardaki alacaklarının ödenmemesi sebebiyle davalı borçlu aleyhine... 15. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, Söz konusu takibe karşı davalı borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini, Borçlunun yetki itirazı tarafımızca kabul edilerek dosya İstanbul İcra Dairelerine gönderilmiş, takibe ... 26. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından devam ettiğini, Davalı borçlu bu dosyadan da yeniden tebliğ edilen ödeme emri doğrultusunda yeniden borca itiraz ettiğini, İtirazın iptali davasını açmadan önce dava şartı olan arabuluculuk yoluna 24/01/2019 tarihinde başvurduk. Görüşmeler sonucunda davacı borçlu ile anlaşma sağlanamamıştır. Buna ilişkin 15/02/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının aslını Sayın Mahkemeye sunduklarını, Yapılan anlaşmaya göre müvekkil sabah ...,..., ... ve ...plakalı araçlar ile... öğrencileri evden alıp okula bırakmakta daha sonrasında ise ...,..., ... plakalı araçlar ...’un personellerini taşımakta, ... plakalı araç ise ... personellerini taşımakta olduğunu, Bu anlaşmaya istinaden müvekkil araçlarını ... ve ... için 08/06/2018 tarihi sabahına kadar (müvekkil karne günü sabah servisini sağlamıştır, akşam servisleri ...’in diğer araçları tarafından sağlanmaktadır .Bu nedenle müvekkil araç tedarikçisi olarak sabah servisini sağlamakla yükümlüdür.) yani okulların kapanmasına kadar, ... için de 20.07.2018 tarihine kadar çalıştırdığını, Müvekkil, iş ilişkisi boyunca kararlaştırılan her şeye uygun davranmış, davalı tarafı mağdur etmediğini, Davalı borçlunun haksız itirazına karşılık olarak huzurdaki davayı ikame etmek zorunlu olduğunu, Nitekim Sayın Mahkemece iş bu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, Ayrıca davalı borçlu şirket haksız ve kötü niyetli olarak mevcut olan bir borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğundan, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, Davalı borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle İİK’nın 67/2. maddesine göre asıl alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine,Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesi özetle şöyledir;
"Müvekkil ile davalı borçlu ... Anonim Şirketi arasında imzalanan “servis taşımacılığı sözleşmesi” kapsamında, müvekkilin davalı borçluya vermiş olduğu servis hizmeti karşılığında... tarihli,... numaralı, 4.472,00 meblağlı fatura tanzim edildiğini, Müvekkilin söz konusu faturalardaki alacaklarının ödenmemesi sebebiyle davalı borçlu aleyhine ...15. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, Söz konusu takibe karşı davalı borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini, Borçlunun yetki itirazı tarafımızca kabul edilerek dosya İstanbul İcra Dairelerine gönderilmiş, takibe ... 26. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından devam ettiğini, Davalı borçlu bu dosyadan da yeniden tebliğ edilen ödeme emri doğrultusunda yeniden borca itiraz ettiğini, İtirazın iptali davasını açmadan önce dava şartı olan arabuluculuk yoluna 24/01/2019 tarihinde başvurduk. Görüşmeler sonucunda davacı borçlu ile anlaşma sağlanamamıştır. Buna ilişkin 15/02/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının aslını Sayın Mahkemeye sunduklarını, Yapılan anlaşmaya göre müvekkil sabah ...,..., ... ve ... plakalı araçlar ile ... öğrencileri evden alıp okula bırakmakta daha sonrasında ise ...., ... plakalı araçlar ...’un personellerini taşımakta, ... plakalı araç ise ... personellerini taşımakta olduğunu, Bu anlaşmaya istinaden müvekkil araçlarını ...ve ... için 08/06/2018 tarihi sabahına kadar (müvekkil karne günü sabah servisini sağlamıştır, akşam servisler...’in diğer araçları tarafından sağlanmaktadır .Bu nedenle müvekkil araç tedarikçisi olarak sabah servisini sağlamakla yükümlüdür.) yani okulların kapanmasına kadar, ... için de 20.07.2018 tarihine kadar çalıştırdığını, Müvekkil, iş ilişkisi boyunca kararlaştırılan her şeye uygun davranmış, davalı tarafı mağdur etmediğini, Davalı borçlunun haksız itirazına karşılık olarak huzurdaki davayı ikame etmek zorunlu olduğunu, Nitekim Sayın Mahkemece iş bu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, Ayrıca davalı borçlu şirket haksız ve kötü niyetli olarak mevcut olan bir borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğundan, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, Davalı borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle İİK’nın 67/2. maddesine göre asıl alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine,Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
16/11/2018 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir:
" davacı tarafın iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulduğu iddia edilen sözleşme sahtedir ve davalının örneklerini sunmuş olduğu dellilerin aslının mahkemeye sunulması ve tarafımıza tebliği gerekmektedir. müvekkil şirket sektörün önde gelen firmalarından olup 2.000'i aşkın bir araç filosu ile hizmet vermektedir. davacı 4 adet aracı ile işbu aykırılıkları gerçekleştirmiştir. müvekkil şirketin davacında alacaklı olduğunun tespiti halinde tüm dava ve talep haklarımızı saklı tutmaktayız. müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemez. nitekim müvekkil şirket tarafından davacıya keşide edilen ihtarnamede son derece iyi niyetli bir şekilde kesilen ceza faturaların ticari defter ve kayıtlarına işlenmesi ihtar edilmiş, bu işlemin tamamlanmasının ardından muhasebesel inceleme yapılarak alacak bakiyesi çıkması halinde ödeme yapılacağı bildirilmiştir. ancak davacı tarafından müvekkilce kesilen faturalar iade edilmiş, cari hesap bakiyesi şüpheli hale getirilmiştir. bu sebeple müvekkil şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi gerekmektedir. "
15/04/2019 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir:
"davacı ile müvekkil arasındaki ilişki sözleşmeseldir. iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. taraflar arasında imzalanan sözelşme gereğince, davacı 10.000-tl. cezai şart ödemekle yükümlüdür. müvekkil şirket, 2000'i aşkın araç filosuyla sektörün en önde gelen firmalarında hizmet vermektedir. davacının tek taraflı işlemleri müvekkili zor durumda bırakmıştır. müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyecektir.
davacının, icra takibine konu ettiği rakamlar gerçekten tamamen uzaktır. taraflar arasında imzalı sözleşmeler, fatura kaynaklı borç ilişkileri, ticari defter ve sair delillerin incelenmesi, cari hesap ve hakedişlerin incelenmesi ve bunların yanında ceza faturaları da bu yargılamanın konusudur. yani burada alacağın likit olmasını söylemek imkansız olacaktır. müvekkil tarafından, tamamen iyi niyetli bir şekilde cezai şartların ödenmesi de ihtaren bildirilmiştir. buna rağmen, davacı tarafından icra takibinin başlatılması işlemi kötü niyetlidir..."
Birleşen davada davalı davaya herhangi bir cevap vermemiştir.
DELİLLERİN ;
16/09/2019 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: "Takip talebine konu davacı şirker tarafından tanzim edilen faturalar muhatabının davalı şirket olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında; davalı şirkertin takip tarihi itibariyle 35,937,18 TI Borçlu durumda olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında; davacı şirkedin takip tarihi itibariyle 17.587,36 TI. Alacaklı durumda olduğu, rapor içerisinde açıklandığı üzere, davacı şirkerin takip tatihi itibariyle davalı şirketten; Asıl davaya konu takip talebinden, 31. 465,18 TL ve Birleşen davaya konu rakip talebinden 4.472,00 TT. olmak üzere toplarn 35.937,18 ')'T tutarını talep edebileceği, davalı şirket tarafından tanzim edilen cezar şart faturaları hususundaki takdirin Sayıan Mahkemeye air olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Savın Mahkemenizin takdirlerinc arz cderim..."
02/08/2021 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:
"Davacı ...'ın 2018-2019-2020-2021 Takvim yılına ait defter ve belgelerinin incelenemedi; Davalı ...* 2018-2019-2020-2021 Takvim yılına ait incelenen defter ve belgelerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı ile davalı arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı, Davacı ile davalının ticari defterlerine yansıttığı faturaları BA ve BS beyanları ile dönemi içerisinde beyan ettikleri, Davacının, davalının tanzim ettiği 2 adet 5.000,00 TL. tutarlarında toplam 10.000,00 TL. Tutarındaki cezai şart faturalarına süresi içerisinde noter marifetiyle iade ettiği, faturalara TTK. 21/2 Mad. Göre itiraz ettiği, Davalının, davacının verdiği hizmete ilişkin yazılı olarak tamamen-kısmen ayıp ihbarının olmadığı, Borçlunun temerrüdünden söz edebilmek için, borcun talep edilebilir hale gelmesine rağmen borçlu tarafından borcun ifa edilmemesi ve bu hususun alacaklı tarafından borçluya bildirilmesi gerekir. Somut olayda, icra takip tarihlerinden önce davalının faturaların ödenmesini talep etmesine rağmen, icra takiplerinde işlemiş faiz talebi olmadığından; davacının, davalıyı ... 27.İcra Müdürlüğü ...E. İcra Dosyası için: 10.07.2018 Tarihinde, ... 26.İcra Müd. ... E. İcra Dosyası için; 16.10.2018 Tarihinde temerrüte düşürdüğü, Davalının tanzim ettiği 2 adet 10.000,00 TL. tutarında Cezai Şart Faturasına ilişkin Takdirin Sayın Mahkemeye Ait Olmak Üzere; Davalının muhasebe kayıtları dikkate alındığında; Sayın Mahkemenin cezai şart faturalarının haklı sebeple tanzim edilmediğini taktir etmesi halinde davacının, davalıdan 26.993,18 TL. alacağı olduğu, Sayın Mahkemenin cezai şart faturalarının haklı sebeple tanzim edildiğini taktir etmesi halinde davacının, davalınadan 17.450,12 TL. alacağı olduğu, Sayın Mahkemenin yukarıda hesaplaması yapılmış tutarlardan Takdir edeceği tutar davacının 10.07.2018 tarihi itibariyle ticari temerrüt faizi talep edebileceği, 4.472,00 TL. için ise 16.10.2018 İcra takip tarihi itibariyle ticari temerrüt faizi talep edebileceği Davacının; ...27.İcra Müd. ... E İcra Dosyasından talep ettiği ana para telebinin yerinde olmadığı, ...26.İcra Müd. ... E. İcra Dosyasında talep ettiği ana para talebinin yerinde olduğu, 9.10. İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu üş ve kanaatine varılmıştır...."
24/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir:
"Sayın Mahkeminin ek rapor kapsamındaki görevlendirmesi, davacı ve davalıların yukarıda kritik edilen itirazları dikkate alındığında 02.08.2021 tarihli kök rapordaki tespit, değerlendirme ve kanaati değiştirecek hususlara rastlanmadığı, kök rapordaki hususların aynen muhafaza edildiği Görüş ve kanaatine varılmıştır. Hukuki durum ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Bilirkişi Raporu dosyası ve birlikte Saygıyla “Uyap'tan E-İmzalı Olarak” Arz Olunur..."
17/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir:
"Dava konusu alacak, sözleşme ve faturaya dayandığından, alacağın likid, icra inkar
tazminatı talebinin de, yerinde olduğunun kabul edilmesi gerekir. Yüksek Mahkeme vermiş İİK.nun 67/11. olduğu bir kararında alacağın faturaya dayanmasını yeterli bulmuştur: maddesine göre icra inkar tazminatının karar altına alınması için borçlunun itirazında haksız olması gerekir. İcra takibi 28.7.1999 tarihli faturaya dayanılarak yapılmıştır. Davalı faturaya itiraz etmedi ayıp ihbarında da bulunmamıştır. İcra takil gibi, faturaya dayanılarak yapıldığından ödenmeyen miktarda bilinebilecek durumdadır. Bu durumda icra inkar tazminatı verme şartlarının oluştuğunu kabul zorunludur” ifadelerine yer vererek bu hususu açıkça dile getirmiştir. Dolayısıyla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de gerekmektedir. Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiğimiz nedenlerden dolayı, sunulan ek rapordaki görüş ve kanaatte herhangi bir değişkilik oluşmamıştır..."
10/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir:
"Bilirkişi heyetimizde görevlendirilen Taşıma Uzmanı Bilirkişinin yukarıda izah edilen ve cezai şart uygulanamayacağı değerlendirmesi sebebiyle; “2.Ek Rapordaki tespit ve değerlendirmeler aynen muhafaza edilmekle birlikte alternatifli hesaplamalardan davalının cezai şart faturalarının dahil edilmeden yapılan hesaplamanın dikkate alınması gerektiği Görüş ve kanaatlerine varılmış olup; iş bu raporumuzda yapılan değerlendirmenin uzmanlık alanımız çerçevesinde teknik bir inceleme olduğunu belirtir, meselenin her türlü hukuki takdiri ve tavsifi tamamen Yüce Mahkemeye ait olmak kaydı ile işbu bilirkişi ek raporumuzu, saygılarımızla arz ederiz..."
ASIL DAVA GEREKÇESİ:
Dava, servis taşıma sözleşmesine dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce asıl davada 27. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası getirilmiş olup incelemesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı (tedarikçi) arasında düzenlenen Öğrenci taşıma ( servis arada ) sözleşmesinin incelenmesinde; iş bu sözleşmenin öğrenci ve personellerinin davalının belirlediği güzergah ve bu güzergahlarda belirlenecek noktalardan getirilip götürülmesi işini kapsadığı , tedarikçinin firmanın bağımsız tacir ve kendi personeli için işveren konumunda olduğu , tedarikçi araç plakasının belirtilmediği tespit edilmiştir.
Sözleşmenin 11. Maddesinde , mücbir haller dışında oluşan herhangi bir aksaklık sonucu, tedarikçi firma tarafından yapılamayan servis için ücret ödenmeyeceği gibi , hareket saatinden önce veya sonra hareket edildiği takdirde ya da tedarikçi firma tarafından servis hizmeti sözleşme hükümleri çerçevesinde herhangi bir sebepten hiç verilemediği veya servis aracının servis esnasında arızalandığı takdirde davacının sözleşmeden doğan cezai şart ve sözleşmeyi fesih hakkını saklı kalmak kaydıyla , servis kullanan öğrenci ve personellerin belirlenen güzergahlarda gidiş veya gelişine kadar taksi ücretleri , tedarikçi firmaya rücu edilecek olup söz konusu meblağın defaten tedarikçi firma tarafından defaten ödeneceği belirtilmiştir.
Sözleşmenin 12. Maddesinde '' tedarikçi sözleşme sonuna kadar işini hiçbir şekil ve şart ile bırakamaz, aracını satamaz ,başkasına kullanım hakkını devredemez , rehin veremez , araç trafikten men edilemez . Aksi takdirde ... sözleşmeyi ihtara gerek kalmaksızın fesh eder ve o ayki hak edişi gelir kabul edilir . Ayrıca tedarikçi 10.000 -TL cezai şart bedelini ilk yazılı talep ile nakden ödemeyi gayrikabili rücu kabul ve taahhüt eder. '' hükümleri yer almaktadır.
Davacı taraf icra takibine konu ettiği 6 adet faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu , davalı taraf ise sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği gerekçesi ile davacı aleyhine kesilen cezai şart faturaları nedeniyle borçlu olmadığı iddiasındadır .
Davalı taraf davacının sözleşmeyi ihlali nedeniyle davacıdan cezai şart maddesine istinaden ceza bedeli talep etmiş, davacının sözleşmeyi ihlal ettiğine dair tutanak ile noter suretlerini dosyaya sunmuştur.
Somut olaya ilişkin yasa maddeleri incelendiğinde :
Cezai şart 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda 158-161. maddelerinde düzenlenmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182. maddelerinde ise "ceza koşulu" ismini almıştır. Cezai şart borçlunun asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer'i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 341-343).
6098 sayılı TBK'nin 179/1 hükmüne göre; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir". Borçlu, borca uygun hareketle yükümlü olup, bu hükme göre taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesini ya da ceza koşulunu ödenmesini kararlaştırmış olabilirler ancak bu durumda seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır. Alacaklı borcun aynen ifasını talep edebileceği gibi bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilir.
6098 sayılı TBK'nın 179/2 hükmüne göre; "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir.
6098 sayılı TBK'nin 179/3 hükmüne göre; "Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." Burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Yani ceza koşulu ifanın yerini aldığı için borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir.
Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nin 180.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre cezai şartın ödenmesi alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı değildir. Ayrıca borçlunun kusurlu olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmesine de gerek bulunmamaktadır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan cezai şart, TBK 179/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şarttır.
Davaya konu somut olayda; taraflar arasında öğrenci taşıma (servis) sözleşmesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta cezai şart tazminatı talep edilebilmesi için sözleşmenin ihlal edilmesi (ayıplı veya eksik bir ifada bulunulması) gerekmektedir. Bu konuda sadece faturanın düzenlenerek karşı tarafa gönderilmiş olması, cezai şart tazminatının içi yeterli değildir. Davalı tarafın dosyaya sunulan belgelerden tek taraflı tutanak tanzim ettiği, davacıdan savunma almadığı gibi ilgili tutanakları tebliğ etmediği, davacı ile taşıma ilişkisine devam ettiği, ayıptan kaynaklanan zararın miktarını geçerli delillerle ispat etmediği ,davalının cezai şart tazminatlarına ilişkin talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış ve cezai şart faturaları yönünden davacının haklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır .
Alacağın varlığı ve miktarının ispatı açısından yapılan ticari defter bilirkişi incelemesi doğrultusunda davacının ticari defterlerinin delil olma özelliği bulunmadığı , davalının ticari defterlerinin ise lehine ve aleyhine delil olacağının tespit edildiği, Davacının, davalıya tanzim ettiği; 05.2018 tarihli ... seri nolu 11.988,89-TL tutarında, 31.05.2018 tarihli ... seri nolu 9.334,76-TL tutarında, 08.06.2018 tarihli ... seri nolu 741.20-TL tutarında, 08.06.2018 tarihli 3.132,83-TL tutarında,30.06.2018 Tarihli ... seri nolu 6.267,50 TL tutarında toplamda 5 adet faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ,Davacının 5 adet faturayı mükellefi olduğu ...VD'ne süresi içerisinde BS beyanı ile beyan ettiği fakat bu faturalardan 31.05.2018 tarihli ... seri nolu 9.334,76-TL tutarındaki fatura ile 08.06.2018 tarihli ... seri nolu 741.20-TL tutarındaki 2 adet faturayı davalının kayıtlarında yer almadığı gibi BA beyanı ile de beyan etmediği, 31.05.2018 tarihli 047236 seri nolu 9.334,76-TL tutarındaki faturanın içeriğinin davalının sisteminden oluşturulduğu ve buna ilişkin antetli kağıtla sabit olduğu bu minvalde davacının takibe konu ettiği 4 adet fatura yönünden davacıdan alacaklı olduğu ( 05.2018 tarihli ... seri nolu 11.988,89-TL tutarında, 31.05.2018 tarihli ... seri nolu 9.334,76-TL tutarında, 08.06.2018 tarihli 3.132,83-TL tutarında,30.06.2018 Tarihli ... seri nolu 6.267,50 TL) , davacının takibe konu ettiği 1 adet faturaya dayalı( 08.06.2018 tarihli ... seri nolu 741.20-TL ) hizmeti verdiği yönünde somut delil sunamadığı, davacının takip tarihi itibariyle 30.723,98 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça takibe konu borcun ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, bu sebeple davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın likit bir alacak olması nedeniyle toplam alacağın %20'si oranında icra tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA GEREKÇESİ
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Mahkememizce birleşen davada ... 26.İcra Dairesinin ...takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine toplam 4.472,00TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, 02.08.2022 tarihli ve sonraki tarihlerde tanzim edilen raporlara mahkememizce itibar edilmiştir.
Malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Takibe ve davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin/verildiğinin kabulü gerekir. (Emsal: Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı ilamı)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında süregelen bir ticari ilişkinin bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu, davacı tarafça tanzim edilen faturaların ödenmediği iddia edilerek davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu; takibin ve davanın cari hesaptan kaynaklanıyor olması nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının ispat hususunda önem arz ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından düzenlenen takibe dayanak 31.07.2018 tarihli 037982 seri nolu 4.472,00 TL bedelli fatura hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının faturaya konu hizmeti faturanın ticari defterine kaydedilmiş olması nedeniyle aldığının kabulü gerektiği, her iki tarafın fatura yönünden mutabık oldukları ve davacının 4.472,00 TL alacağının bulunduğu, davalının mutabık kalınan miktarı ödediğine ilişkin savunmada bulunmadığı gibi ödemeye ilişkin bir belge de sunamadığı, davalının yemin deliline dayanması nedeniyle yemin metni hazırlaması için süre verildiği, verilen süre içerisinde yemin metnini hazırlayarak mahkememize sunmadığı , bu sebeple davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın cari hesaptan kaynaklanın likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine takdiren %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
- ASIL DAVANIN KISMEN KABÜLÜNE, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 30.723,98TL'lik yönünden takip talebinin hal ve imkan şartlarının devamına fazlaya ilişkin talebinin reddine
Alacağın %20'si olan 6.144,79-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
- BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE, ... 26 İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin takip hal ve şartlarla devamına
Alacağın %20'si olan 894,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
- Asıl dava yönünden:
-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.098,80TL karar harcından, 496,30TL peşin harç ve icraya yatırılan tamamlanma harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 1.602,50TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan 496,30TL peşin ve icraya yatan harç toplamının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 741,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan 35,90Tl başvuru harcı, 5,20TL vekalet harcı, 7.750,00TL bilirkişi ücreti, 395,00TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 8.186,10TL'nin kabul ve red oranına göre 7.993,30TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
- Birleşen dosya yönünden:
-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 305,50TL karar harcından, 76,40TL peşin harç ve icraya yatırılan tamamlanma harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 229,10TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 4.472,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan 44,40Tl başvuru harcı, 76,40TL peşin ve icraya yatan harcı, 6,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 127,20TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı birleşen dosya yönünden kesin, asıl dava yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/01/2024
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29