SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/503 E. 2023/644 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/503

Karar No

2023/644

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/448 Esas

KARAR NO : 2023/663

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 21/06/2015

KARAR TARİHİ : 19/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava dilekçesi özetle şöyledir:

" davacı banka ile davalı site yönetimi arasında 20/08/2010 tarihinde Site/apartman Aidatları Tahsilat Protokolü imzalandığını, davalı yanın bu protokol ile yıllık ortalama 1073 adet konut ve 14 dükkanın site aidatının protokolün yürürlük tarihinden itibaren 2 yıl boyunca müvekkili bankaya yatırılmasını taahhüt ettiğini, davalı site yönetiminin protokolün 4. Maddesi gereğince, taahhüt ettiği miktarda konut aidatının davacı bankada toplanmasını sağlayamadığını, davacı bankanın ... Şubesi nezdinde açılan yönetim tahsilatı hesabına her ay 250 adet civarında aidat yatırıldığını, taraflar arasında imzalanan protokolün 8. Maddesine göre, davalı yönetimin taahhütlerini yerine getirmediği takdirde 35.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, bu nedenden dolayı davalı site yönetimine ... 28. Noterliğinin...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarlarının gönderildiğini, sözkonusu protokolün ise feshedildiğinin davalı site yönetimine bildirildiğini beyan ederek, davacı bankaya şimdilik 10.000,00 TL ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir..."

CEVAP:

Cevap dilekçesi özetle şöyledir:

" söz konusu konutların 2010 yılı temmuz ayından itibaren teslimine başlanıldığını, 2010 yılı ağustos ayından itibaren ise de sitede oturulmaya başlandığını, sitedeki doluluk oranının %40-50 civarında olduğunu, davacı banka ile imzalanan protokolün davacı banka tarafından hazırlandığını, protokolün içeriği ile ilgili her hangi bir katkıları ve taleplerinin olmadığını, davalı sitenin tüm ödemelerini ve tahsilatlarını davacı banka aracılığıyla yapıldığını, davalı sitenin banka ile çalışmadığını, davacı tarafın haksız bir şekilde davalı sitenin 40.000,00 TL sini bloke ettiğini, davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davaya konu konutlarda insanların yavaş yavaş oturmaya başladıklarını, davacı bankanın bu durumu bilmesine rağmen sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir."

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizce 13.11.2012 tarihinde davanın reddine karar verilmiş olmakla kararı inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.09.2014 tarihli ilamı ile; "Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2012 tarih ve ... sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı banka ile davalı site yönetimi arasında 20/08/2010 tarihinde Site/Apartman Aidatları Tahsilat Protokolü imzalandığını, davalı yanın bu protokol ile yıllık ortalama 1073 adet konut ve 14 dükkanın site aidatının, protokolün yürürlük tarihinden itibaren 2 yıl boyunca müvekkili bankaya yatırılmasını taahhüt ettiğini ancak taahhüt ettiği miktarda konut aidatının davacı bankada toplanmasını sağlayamadığını, taraflar arasında imzalanan protokolün 8. maddesine göre, davalı yönetimin taahhütlerini yerine getirmediği takdirde 35.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, protokolün davacı tarafından feshedildiğinin davalı site yönetimine bildirildiğini ileri sürerek protokolde kararlaştırılan cezai şartın şimdilik 10.000,00 TL'sinin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki protokole konu konutların 2010 yılı temmuz ayından itibaren teslimine başlanıldığını, 2010 yılı ağustos ayından itibaren sitede oturulmaya başlandığını, sitedeki doluluk oranının %40-50 civarında olduğunu, protokolün davacı banka tarafından hazırlandığını, protokolün içeriği ile ilgili her hangi bir katkıları ve taleplerinin olmadığını, davaya konu konutlarda insanların yavaş yavaş oturmaya başladıklarını, davacı bankanın bu durumu bilmesine rağmen sözleşmeyi feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2 yıllık olduğu ve sözleşmenin 7/5 maddesinde yıllık ortalama 1073 konut ve 14 dükkanın aidatlarının banka aracılığı ile ödenmesinin düzenlendiği, davacı bankanın Türkiye'nin önde gelen büyük bankalarından biri olduğu, imzaladığı sözleşmenin içeriğini ve sözleşme şartlarını basiretli bir tacir olarak düzgün bir şekilde kayda alması gerektiği, sözleşmede davalıya yüklenen edimin açıkça yıllık ortalama olarak belirtildiği, sözleşme süresinin 1 yıldan fazla olması sebebi ile belirtilen bu

.../...

-2-

ESAS NO :...

KARAR NO : ...

düzenlemenin yıllık ortalama olarak kastedildiği, açıkça yıllık ortalama olarak yapılmış bir düzenlemenin aylık ortalama şeklinde algılanamayacağı, yine bizzat davacı şirketin kayıtlarında yapılan incelemede henüz sözleşmedeki 1 yıllık süre dahi dolmadan ilk 6 aylık süre içerisinde davalı tarafından 1516 adet aidatın davacı bankaya yatırılmış olduğu, bu itibarla davacı tarafın sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, davacı tarafın cezai şart talebinin uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sözleşmenin haklı feshi nedeniyle, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı Site Yönetimi'nin taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7/5. maddesine göre taahhüt ettiği tutarda aidat miktarının davacı bankaya yatırılmadığını iddia etmiş, mahkemece de sözleşmenin anılan maddesinde, davalının yıllık ortalama 1073 konut ve 14 dükkanın aidatının davacı bankaya yatırılmasını taahhüt ettiği, sözleşmenin 1 yıl dolmadan 6. ayda feshedildiği, 6 ayda kararlaştırılan miktardan daha fazla paranın yatırıldığı, bu nedenle davacının sözleşmeyi feshinde haksız olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen “Site/Apartman Aidatları Tahsilat Protokolü” başlıklı sözleşmenin 2. maddesinde anılan sözleşmenin, site/apartman sakinlerinin davalıya ödeyecekleri “aidat” tutarlarının site/apartman sakinlerinin verdiği düzenli ödeme talimatına istinaden davacı bankanın belirleyeceği koşullarda ödenmesi amacıyla düzenlendiği, 10. maddesinde de işbu sözleşmenin iki yıl süreyle yürürlükte kalacağı ve protokolün bir sonraki yıl için de yürürlükte kalabilmesi için taraflar arasında anlaşmaya varılarak yenilenmesi gerektiği düzenlenmiştir. Sözleşmenin, anılan bu maddeleri birlikte yorumlandığında, davalı site yönetiminin, sözleşmenin 7/5. maddesine göre bir yılda her ay ortalama 1073 konut ve 14 dükkanın aidatlarının davacı bankaya yatırılmasını taahhüt ettiğinin kabulü gerekir. Dava konusu sözleşmede aidatların yılda bir sefer ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi davalı da bu yönde bir savunmada bulunmamıştır. Bu itibarla, mahkemece anılan sözleşme hükmünün yıllık ödenen aidat olarak yorumlanması suretiyle davacı bankanın sözleşmenin fesihinde haksız olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Anılan karara karşı mahkememizce direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk genel Kurulu'nun 16.11.2021 tarihli kararı ile "Bu itibarla yukarıda da bahsedildiği üzere sözleşmenin bir maddesinin yorumu yapılırken sözleşme metninde yer alan söz ve deyimlerin muğlak ve müphem olması hâlinde sözleşmenin bütünü göz önünde tutulmalı ve sözleşme metninin lafzından ziyade tarafların gerçek ve farazi iradeleri araştırılarak sonuca gidilmelidir. Bu kapsamda protokolün “Amaç” başlıklı 2. maddesinde site/apartman sakinlerinin yönetime ödeyecekleri aidat tutarlarının bankaya ödeneceği, “Uygulama Esasları” başlıklı 4. maddesinde de, yönetimin belirleyeceği aidat tutarlarının site/apartman sakinleri tarafından banka aracılığıyla yönetime ödeneceğinin ve bu protokol kapsamında açılmış olan hesaplardan ödemelerin gerçekleşeceğinin, müşterinin ödemesi gereken tutarları belirlenen tarihte herhangi bir ihbara gerek olmadan bankadaki hesaba yatırılacağının taahhüt edildiği ve bu kayıt ve şartla 35.000TL’nin davacı banka tarafından davalıya verildiği, site aidatlarının aylık olarak ödendiği ve protokolde aidatların yılda bir sefer ödeneceğine dair bir hüküm de bulunmadığı, 1073 konut ve 14 dükkânın aylık aidatlarını ödemeleri hâlinde protokolde “yıllık ortalama 1073 konut ve 14 dükkânın aidatlarının banka aracılığıyla ödenmesinin sağlanması” şartının gerçekleşebileceği gözetildiğinde sözleşmenin tamamı bir bütün hâlinde dikkate alınarak protokolün 7.5. maddesinde yer alan “yıllık ortalama” ibaresi “bir yılda her ay ortalama” şeklinde anlaşılmalıdır. Dolayısıyla davalı site yönetiminin taahhüdünün “bir yılda her ay ortalama 1073 konut ve 14 dükkânın aidatlarının davacı bankaya yatırılmasını taahhüt ettiği” şeklinde somutlaştırıldığı kabul edilmelidir." şeklinde gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce, Yargıtay Hukuk genel Kurulunun anılan kararında yer verilen gerekçeden ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmadığı kabul edilerek taraflar arasında mevcut 20/08/2010 tarihli Site/apartman Aidatları Tahsilat Protokolü uyarınca, yıllık ortalama 1073 adet konut ve 14 dükkanın site aidatının protokolün yürürlük tarihinden itibaren 2 yıl boyunca davacı banka hesabına yatırılması gerekirken yatırılmadığı ve davalının taahhüttüne aykırı davrandığı sabit olmakla, 35.000,00TL cezai şart bedelinin 22/04/2011 (dava) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliye davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

  1. Davanın Kabulüne, 35.000,00TL cezai şart bedelinin 22/04/2011 (dava) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliye davacıya verilmesine,

  2. Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.390,90TL karar harcından, 519,50TL peşin harç ve ıslah harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 1.871,40TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan 18,40. Tl başvuru harcı, 519,50TL peşin ve ıslah harcı, 2,90TL vekalet harcı, 1.000,00TL bilirkişi ücreti, 110,00TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 1.650,80TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

  5. Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Gerekçeli kararın taraflara tebliğininden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/12/2023

Katip

E-imzalıdır

Hakim

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbulhükümTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim