İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/647 E. 2023/559 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/647
2023/559
14 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/647 Esas
KARAR NO : 2023/559
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2018
KARAR TARİHİ : 14/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket dünya genelinde sektöründe öncü firmalardandır. Bunun bilgisi dahilinde dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemeye sunmuş olduğumuz çek suretinin arka yüzünde bulunan kaşe ve imza Müvekkil Şirket yetkililerine ait olmayıp davalı tarafından sahte kaşe yaptırılıp taklit edilerek cirolanmıştır. Davalı hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulacaktır. Çek ... Bankasına ait olup 30.06.2018 Tarihli 95.000,00 TL bedelli ... Seri No.lu çekin arka yüzünde bulunan cirodaki kaşe ve imza Müvekkil şirket yetkililerine ait olmayıp çek piyasada kullanılmaya başlanmıştır. Bankadan almış olduğumuz bilgi kapsamında çek bankaya takasa verilmiş olup çekin bankadan tahsil edilmesini engellemek ve müvekkilimizin müşterilerinin zarar görmemesi için tedbir amaçlı olarak ödeme yasağı konulmasını ve böyle bir borcumuzun olmadığının, Davalı aleyhine açtığımız Menfi Tespit Davamızın Kabulüne;
Dava konusu çekin İptaline
Dava konusu çekin tahsili halinde, müvekkil şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu çekin, teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava İİK' nun 72. Maddesine istinaden açılmış Menfi Tespit davası olup, dava konusu uyuşmazlığın, dava konusu çekte ciranta adına atılan imzanın davacı yetkililerine ait olup olmadığı, lehtar ve sonraki cirantaların birlikte hareket ederek çekin kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap edilip edilmediği, bu nedenle menfi tespit ve çekin iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu çek üzerinde imza incelemesi yapılması için çek aslı sunulmak üzere davalı tarafa birden fazla kez meşruhatlı davetiye ile süre verilmişse de, davalı taraf çek aslını sunmadığı gibi, çekin kimin uhdesinde olduğu yönünde de bilgi vermemiştir.
Davacı tarafça sunulan çek suretinin incelenmesinde; muhatap bankanın ...Bankası ait olduğu, 30.06.2018 keşide tarihli 95.000 TL miktarlı, keşideci davacı ...Şti lehtarın davacı ...Ltd Şti, , hamilin ise davalı ...'in olduğu, çekin 09.07.2018 tarihinde bankaya davalı tarafından ibraz edildiği görülmüştür.
Menfi tespit (olumsuz tespit) davası İİK’nun 72. maddesinde düzenlenmiş olup borçlunun, alacaklıya borçlu olmadığını genel hükümlere göre kanıtlamasına imkan sağlamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. Öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesine göre ( eski TTK 702. maddesi) ciro ile çeki elinde bulunduran kişi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde meşru hamil olacağı, TTK'nın 792. maddesinde de belirtildiği şekilde davalının kötü niyetle çeki iktisap ettiğini veya iktisabında ağır kusuru bulunduğunu ispat edildiği takdirde çeki geri vermekle yükümlü olduğu hususları düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK'nun 26.04.2006 tarih 2006/12-259 E, 2006/231 K. sayılı kararı). Bu nedenlerle davalı bu konuda bir delil sunmadığı gibi çek aslını ibraz etmekten kaçınmış bu minvalde imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığına karar verilmiştir. Bu nedenlerle dava konusu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davacının ikinci talebi çekin iptaline yöneliktir. Kambiyo senetlerinde, imzaların istiklali ilkesi geçerlidir. Çeke hangi sıfatla olursa olsun imza atarak sorumluluk altına giren her kişi diğer imza sahiplerinin sorumluluğundan ayrı ve bağımsız olarak borç altına girer. Bu husus, 6762 sayılı TTK'nın 589. maddesinde (6102 sayılı TTK'nın 677. md.) de açıkça ifade olunmuştur. Zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez. Ayrıca imzaların istiklali prensibi gereğince ciro silsilesinde şekli bir eksiklik bulunmadığı sürece çeki elinde bulunduran hamilin iyiniyetli olduğu kabul edilir. Yukarıda açıklandığı üzere TTK'nın 792.maddesine göre çekin ağır kusuru veya kötüniyetle devir alındığının ispatı gerekmektedir. Bu konuda ispat külfeti davacıdadır. Davacı bu konuda yeterli bir delil sunmamıştır. Çekte ciro silsilesine göre davalılar ... Şti. ( ... Şti vekilince çekin kendisine iade edildiği iddia edildiğinden ) Su Kereste ...Şti meşru hamildir. Davacı bu davalılar arasında ağır kusuru/kötüniyeti gerektiren bir ilişki olduğuna dair delil sunmamıştır. Davalının çeki ciro ile alırken kendisinden önceki cirantaların imzalarını araştırma gibi bir yükümlülüğü yoktur. TTK'nın TTK'nun 790. maddesine göre cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu nedenlerle sunulan deliller ışığında davalının kötüniyetli/ağır kusurlu olduğu hususunda mahkememizce bir kanaate varılamamıştır. Bu nedenlerle çekin iptaline ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın kısmen kabulü ile davacının dava konusu ...bank 30/06/2018 tarihli 95.000,00TL bedelli ... seri nolu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin iptaline ilişkin istemin reddine,
-
Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.489,45TL harçtan peşin alınan 1.622,37TL'nin mahsup edilerek bakiye 4.867,10TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 1.622,37TL peşin harç, 35,90TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.658,27TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 95.000,00TL üzerinden hesaplanan 17.900,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 5,20TL vekalet harcı gideri, 516,90TL tebligat, posta gideri olmak üzere toplam 522,10TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurunda karar verildi. 14/11/2023
Katip
...
¸e-imza
Hakim
...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38