SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/619 E. 2023/528 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/619

Karar No

2023/528

Karar Tarihi

1 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/619 Esas

KARAR NO : 2023/528

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/07/ 2017

KARAR TARİHİ : 01/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA: Davacı vekili 12/07/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....Müvekkil şirket ... Tic. A.Ş.” ye ait ve şirketin eski ortağı olan ... T.C. numaralı ...'de bulunan 2 adet boş çek karnesi 04.01.2017 tarihinde ... semtinde ...'in kullandığı ve eşi ... adına kayıtlı ... plakalı araç park halinde iken aracın camı kırılarak çalınmıştır. Müvekkil davacı şirket tarafından .... T.A.Ş. ... Şubesi'ne çalınan çeklerin numarasını bildirmiştir. Bu numaralar arasında ... Numaralı çek de bulunmaktadır. Söz konu çalıntı çekin 30.05.2077 tarihli ve 30.000,00 TL bedelli olarak doldurularak, ödemcsinin yapılması için ibraz edildiği görülmüştür. Müvekkil şirketin davalı ...'na lehdar olarak gözüken davalı ...'e ne de cirantalara herhangi bir borcu olmadığı gibi lehtar hamil ve cirantalarla hiçbir ticari ilişkisi bulunmamaktadır. Çeklerin çalınmasına ilişkin olarak soruşturma ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma Numaralı dosya üzerinden devam etmektedir.. Soruşturma dosyasına ilişkin şikayet dilekçemizi ve dilekçede belirtilen çeklerden (davadışı) ... no.lu çeke istinaden icra takibi yapıldığını öğrenmemiz üzerine savcılığa 28.06.2017 tarihinde yapmış olduğumuz ek başvuru dilekçesi üzerine savcı tarafından "çalıntı çeklerden biri bankaya ibraz edildiğinden soruşturmanın bu yönde genişletilmesi için ....28.06.2017 " havalesini içeren dilekçe örneği işbu dava dilekçesi ekinde sunulmaktadır. Şikayet dilekçesinden de görüleceği üzere ... çek numaralı çek de çalınan çekler arasındadır. İcra takibine konu edilen çalıntı çekte keşideci müvekkil şirket unvanı yazılı olan bölümdeki imza ile müvekkil şirket yetkililerinin imzaları çok açık şekilde farklıdır. 27.03.2017 Tarih ve 9292 sayılı ticaret sicil gazetesi vs ilanlardan da görüleceği üzere Yönetim Kurulu Başkanlığı'na ... Ticaret Sicitine ... numara ile kayıtlı ...A.Ş. yönetim kurulu Başkan Yardımcılığı'na ... seçilmiştir. ...Tic A.Ş.'nin yetkilileri ... 6. Noterliği... tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerinden anlaşılacağı üzere ... ve ...'dır. Çalıntı çek üzerindeki imza ile müvekkil şirket yetkililerinin imzası birbirinden açık şekilde farklıdır. Zaten çek bankaya ibraz edildiğinde banka yetkililerince "Çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından işbu çek hakkında herhangi bir işlem yapılmamıştır. 30 Mayıs 2017" şerhi düşülmüştür. Muhatap banka tarafından dahi gerekli tespit yapılmıştır. Bu husus zaten yapılacak yargılama neticesinde aldırılacak bilirkişi raporları ile dahi ortaya çıkacaktır. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere yösterilecek teminat mukabilinde, icra takihinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” şeklindedir. Arz ve izah edilen sebeplerle ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; yapılacak yargılama neticesinde davamızın kabulü ile ... çek numaralı ...bank...Şubesine ait 30.05.2017 tarikli 30.000,00 TL'lik keşidecisi ...Tic. A.Ş. gözüken çek ile ilgili müvekkil şirketin (davalılara) Borcu bulunmadığının tespitine, tedbir kararı alınmaması nedeniyle ve/veya borcun ödenmiş olması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesine, İİK'nın 72 maddesi gereğince teminatsız veya müvekkil davacı tarafından gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-alacaklı tarafa yükletilmesine, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.

CEVAPLAR: Davalı ... vekili 23/08/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "....Davacı tarafın dava dilekçesi ile menfi tespit davası açılmış ise de; iş bu dava haksız ve mesnetsiz niteliktedir. Müvekkil ...BANK 03/10/2014 çek basım tarih ve ... çek nolu 30.000TL bedel ve 30/05/2017 keşide tarihli çeki 30/05/2017 tarihinde tahsil etmek için ...Bankası A.Ş. ... Şubesi ibraz etmiş ancak çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından çek hakkında herhangi bir işlem yapılamadığından müvekkile ödeme yapılmamıştır. Bahse konu çek sahte olduğu tespit edilmiş ve müvekkilin çek üzerindeki bedeli alamadığından dolayı dolandırılmıştır. Bu nedenle şüpheli/şüpheliler hakkında TCK ‘nın ilgili maddelerince ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ...nolu soruşturma dosyası ile şikayette bulunulmuş olup soruşturma halen daha devam etmektedir. Ayrıca her ne kadar davacı şirket tarafından menfi tespit davası açılmış ise de; tarafımızdan başlatılmış bir icra takibi bulunmamaktadır. Bu anlamda da açılan dava mesnetsiz olacağından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu çek yaprağı ve şirketin kaşesi sahte olmamakla birlikte müvekkilin çek üzerinde bulunan imzaların şirket yetkilileri tarafından imzalanıp imzalanmadığını veya imzaların sahte olup olmadığını bilme şansı bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkilimde mağdur edilmiştir. Tüm bu nedenlerle çek üzerindeki imzaların müvekkil tarafından sahte olup olmadığının bilinmesinin imkansız olması dikkate alındığında açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Arz ve izah etmiş olduğumuz tüm bu nedenler ile öncelikle ve davacının taleplerinin usul ve esastan reddine karar verilmesini yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini...." talep etmiştir.

Davalı ...'in 25/10/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "...Davacı tarafıN dava dilekçesi ile menfi tespit davası açılmış ise de; iş bu dava haksız ve mesnetsiz niteliktedir. Bahse konu çek ... tarafından iş karşılığı nedeni ile tarafıma verilmiş olup bu çeki daha sonra iş ortağım olan ...'na vermiştim. Bahse konu çek ile ilgili olarak davalı ...BANK 03/10/2014 çek basım tarih ve ... çek nolu 30.000TL bedel ve 30/05/2017 keşlde tarihli çeki 30/05/2017 tarihinde tahsil etmek için ...Bankası A.Ş. ... Şubesi ibraz etmiş ancak çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından çek hakkında herhangi bir işlem yapılamadığından tarafına ödeme yapılmamıştır. Bahse konu çek sahte olduğu tespit edilmiş ve Davalı ... çek üzerindeki bedeli alamadığından dolayı dolandırılmıştır. Bu nedenle şüpheli/ şüpheliler hakkında TCK 'nın İlgili maddelerince ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... nolu soruşturma dosyası ile şikayette bulunulmuş olup soruşturma halen devam etmektedir. Ayrıca her ne kadar davacı şirket tarafından menfi tespit davası açılmış ise de; tarafımızdan başlatılmış bir icra takibi bulunmamaktadır. Bu anlamda da açılan dava mesnetsiz olacağından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu çek yaprağı ve şirketin kaşesi sahte olmamakla birlikte çek üzerinde bulunan İmzaların şirket yetkilileri tarafından imzalanıp İmzalanmadığını veya imzaların sahte olup olmadığını bilme şansı bulunmamaktadır. Bu nedenle mağduriyetimiz söz konusudur. Tüm bu medenlerle çek üzerindeki imzaların tarafımızdan sahte olup olmadığının bilinmesinin imkansız olması dikkate almdığında açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Arz ve izah etmiş olduğumuz tüm bu nedenler ile öncelikle ve davacının taleplerinin Usul ve Esastan reddine karar verilmesini yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini..." talep etmiştir.

Davalı ...'in 20/11/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; " ....Ben bu davada ne alacaklı Şirketi ve ne de diğer davalılar; ..., ...-... isimli kişileri tanımam. Benim davacı olan şirketle herhangi bir ticari ilişkimde yoktur. Ben bu şirketle ilişiğim olmadığı gibi ...'yı da bilmem gidip gelmişliğimde yoktur. Davaya konu çekle de benim uzaktan yakında ilgi ve alakam bulurmamaktadır, Adımın soyadımın ve kimlik numaramın nasıl elde edildiğinide bilmiyorum. Beni bu şekilde itham eden davacı şirket şirket aleyhimde tazminat davası açacağım. Cevaplarım bunlardan ibarettir...." şeklinde cevap dilekçesi sunmuştur.

DELİLLER:

.. CBS'nin ... sayılı Sorusturma Dosyası dosyası, ... Ticaret Odası'ndan gelen cevabi yazı, ... CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyası, ... tarihli, ... yevmiye nolu İmza Sirküleri, ... tarihli, ... yevmiye nolu İmza Sirküleri, ... tarihli, .. yevmiye nolu İmza Sirküleri, ... tarihli, ... yevmiye nolu Vekaletname fotokopisi, ... tarihli, ... yevmiye nolu İmza Sirküleri, ATK'nun ... tarihli raporu, ATK'nun 04/05/2023 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, takip dayanağı çekteki imzanın sahte olduğu gerekçesiyle, İİK 72. madde uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2020/1427 E. - 2020/1293 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi; senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; TTK. mad. 659/II, 592, TBK. mad. 19/II, 605/II olduğu gibi) düzenlemiştir.

Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay HGK 2013/1746 esas ,2015/896 karar sayılı 4.3.2015 tarihli ilamı )

Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.

Mahkememizin 06/10/2021 tarihli duruşma zaptının 1 ve 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın imza incelemesi için Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar verilmiş olup; Adli Tıp Kurumu 28/12/2021 tarihli raporunda özetle; ".... biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile ..., ..., ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur...." yönünde görüş bildirmişlerdir.

Mahkememizin 25/01/2023 tarihli duruşma zaptının 1-2-3 nolu ara kararı gereğince; dosyanın Adli Tıp Kurumu'na tevdine karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu 04/05/2023 tarihli raporunda özetle; "...Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur...." yönünde görüş bildirmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça şirkete ait boş çek karnesinin çalındığı, davaya ve takibe konu çekin de bu çeklerden birisi olduğu, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığı iddiasıyla iş bu menfi tespit davasının açılmış olduğu, imza definın kişisel defi niteliğinde değil, mutlak defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, senette imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükü alacaklılara ait olduğu, dava konusu çekte keşideci imzasının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumunun raporları ile tespit edildiği, ilgili raporlarda senedin tanzim tarihinden önce şirket yetkililerince düzenlenen belgelerdeki imzaların usule uygun şekilde incelenerek rapor tanzim edildiği, Adli Tıp Kurumu raporunun denetime ve hükme elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, ... CBS'nin soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı itibariyle koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

  1. Davanın KABULÜ ile; davacının ... A.Ş ... Şubesi'ne ait ... numaralı, keşidecisi ... Tic. A.Ş olan 30/05/2017 tarihli ve 30.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı olarak davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

  2. Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine

  3. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 2.049,3 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 1.028,00 TL yargılama gideri( posta ve tebligat gideri) ile 3.388,00 TL ATK fatura ücreti ve 512,33 TL Peşin olarak ödenen harç olmak üzere toplam 4.928,33 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  6. Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/11/2023

Katip ...

E-imza

Hakim ...

E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbuldelillerMenfi(KıymetlicevaplarEvraktanTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim