SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/502 E. 2023/390 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/502

Karar No

2023/390

Karar Tarihi

11 Temmuz 2023

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/502 Esas

KARAR NO : 2023/390

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 24/09/2020

KARAR TARİHİ : 11/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : "...Müvekkil ... A.Ş. 233 sayılı KHK ile kurulmuş, sermayesinin tamamı devlete ait 4046 sayılı yasa kapsamına alınmış (özelleştirme ) bir kamu kuruluşudur. Özelleştirme Yüksek Kurulunun 03.02.2017 tarih ... sayılı kararı ile Müvekkil Kuruluş sermayesinde bulunan 5 49 oranındaki hisse, ...tarih ve ... sayılı Kanun'un 4. Maddesinin (a) bendi uyarınca Türkiye Varlık Fonu'na devredilmiştir. Davalı taraf ... 33. İora Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından başlatılan içra takibine 20.07.2020 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına, işlemiş faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmiştir. Davalımın itirazı haksız ve kötüniyetli olup, itirazın iptali için huzurdaki davanın açılması zorunluluğu doğmuştur. 1-)Mülkiyeti - Kuruluşumuza ait ... Limanının, Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... Kararı ile İşletme Hakkının devrine karar verilmiş, müvekkil Kuruluş ite ... A.Ş arasında ... tarihli ... Limanı İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi akdedilmiştir. ( EK-İ 30.06.1997 tarihli ... Sözleşmesi)... A.Ş. Hisselerini davalı ...Ş.'ye devretmiştir. Halihazırda ... Limanı davalı şirket tarafından işletilmektedir. Davalı şirketin müvekkil Kuruluşa muhatap 15.05.2020 tarihli cevabi yazısıyla avalı şirkete tahakkuk ettirilen 207.101,80 USD TDİ payının 6.429,65 USD'lik kısmının “(İHDS)'nin 4. Maddesinin “Faaliyet Dışı Gelirler” başlığı altında sayılan gelirler içerisinde “Kur Farkı gelirleri yer almadığı” belirtilerek, ödenmeyeceği, 200.672,15 USD'nin şirketleri tarafından ödeneceği bildirilmiştir. (EK-$ Davalı şirketin müvekkil Kuruluşa muhatap 15.05.2020 tarihli cevabi yazısı) Müvekkil Kuruluş Limanlar Dairesi Başkanlığı'nın davalı şirketin itiraz dilekçesine muhatap 21.05.2020 tarihli cevabi yazısında kısaca; Davalı tarafından itiraz edilen gelirin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereğince faaliyet dışına ait gelir kalemi olduğu anlaşılmakta olduğu, İHDS'nin 4.maddesinde ilgili vergi dairesine ibraz edilen mali tablolardaki rakamlar esas alınmak üzere faaliyet dışı gelirlerden Yo2 TDİ payı tahakkuk ettirilerek İiman işleticisinden tahsil edileceği hükmü yer aldığı, İHDS'nin 4. Maddesi'nde “...devir teslimi yapılacak Himanın kullanımında bulunan kapalı ve açık alanlar içinde yapılacak faaliyet diğer faali dışı işlemler ile faiz, komi . raliyet dışı gelirlerden elde edilecek hasılartarı 944 (akarvakıt hasılatından 960,$) pay alınaçak ....” denilmekte olduğu, İHDS'de Faaliyet dışı işlemler ile faiz, komisyon v.b. diğer faaliyet dışı gelirlerden ekle edilecek hasılattan 42 (akaryakıt hasılatından *0,5) pay alınacak ibaresinde yer alan “ y.b. diğer faaliyet dışı gelirlerden elde çdilecek haşılattan” ibaresinden de anlaşılacağı üzere faaliyet dışı gelir kalemlerinden 2 alınması çok açık bir ifade olduğu, Vergi Usul Kanunu'na ilişkin 1 Sıra No.Lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'nde İşletmelerin esas fanliyeti dışında ekle ettiği gelirlerin kaydedildiği hesap grupları ve hesaplara ilişkin açıklamalar doğrultusunda — Kur Farkı Gelirleri (İŞLETİCİ)'ye gelir olarak yansıdığı; — müvekkil Kuruluşun hesaplamış olduğu 207.101,80 USD tutarındaki USD TDİ payının Vergi Usul Kanunu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ndeki açıklamalara göre doğru hesaplandığı bildirilmiştir. (EK-6 Müvekkil Kuruluş Limanlar Dairesi Başkanlığı'nın davalı şirketin itiraz dilekçesine karşı 21.05.2020 tarihli cevabi yazısı ) Ancak davalı şirket tarafından itiraz edilen 6.429,65 USD müvekkil Kuruluşa ödenmemiştir.5-) Davalı şirket tarafından işlemiş faize itiraz edilmişse de taraflar arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 38. Maddesi; ... Ödemelerin vade tarihinde yapılmaması durumunda döviz bazında aylık 61 gecikme faizi uygulanacaktır.” Şeklindedir. Yine İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 4, Maddesinde “...işletici tarafından yıllık mali tabloların ilgili vergi dairesine ibrazını müteakiben 30 gün içerisinde TDİ'ye ödenecektir” şeklindedir. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 17.04.2020 tarihinde yayımlanan 127 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2019 hesap dönemine ait Kurumlar Verpisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 1 Haziran 2020 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmış olup, ... A.Ş.'nin 2019 yılı TDİ payı ödeme tarihleri de Kurumlar Vergi Beyannamesi'nin verilme ve son ödeme tarihinden itibaren 30 gün ilave edilmek suretiyle 01.07.2020 tarihi olarak dikkate alınarak faiz hesaplaması yapılmıştır. (EK-7 Müvekkil Kuruluş Mali İşter Dairesi Başkanlığı tarafından 03.07.2020 tarihine (icra takip tarihi) kadar yapılan faiz tablasu) Yapılan faiz hesabı yasal mevzuata ve İHDS'nin 38. Maddesine göre hesaplanmış olup, davalı şirketin işlemiş faize ilişkin itirazları haksız ve yersizdir. ©) Müvekkil Kuruluş tarafından Arabuluculuğa başvurulmuşsa da, arabuluculuk toplantısında olumlu sonuç alınamamıştır. Arabuluculuk Son Tutanağı dilekçemiz ekinde sayın mahkemenize sunulmaktadır. (EK-8 Hukuk Uyuşmazlılarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı) Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı işbu itirazın iptali davasını açıma zorunluluğu hasıl olmuştur. Davalı-borçlu tarafından yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin devamına, İtirazın haksız ve kötüniyetli olmasından dolayı 420'den aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini,Yargılama masraflarıyla ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini sayın mahkemenizden saygılarımla bilvekale arz ve talep ederim..."

CEVAP:

Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle şöyledir;"...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 4. ncü maddesinde liman hizmetleri tahdidi olarak sayılmıştır. Bunlar; “pilotaj ve romorkaj hizmeti satışı, barınma yerleri hizmet satışı, tatlı su satışı, yükleme hizmeti satışı, boşaltma hizmeti satışı, atıkların alınması hizmeti satışı, tartı hizmeti satışı, ardiye ve terminal hizmeti satışı, eşya dondurma ve muhafaza hizmet satışı, yolcu salonu hizmet satışı ve diğer Liman hizmetleri”ile devir teslime konu limanın açık ve kapalı alanlarında kiraya verilmiş yerlerimden işletici tarafından alınacak kiralardan elde edilecek hasılattan %25 oranında TDİ Payı ödeneceği belirtilmiş olup Şirketimiz 2019 yılı ile ilgili %25 oranında hesaplanan TDİ Payının tamamını davacı tarafa ödemiştir. Ayrıca İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 4. ncü maddesinde “Devir teslimi yapılan Limanın kullanımında bulunan kapalı ve açık alanlar içinde faaliyet dışı işlemler ile faiz, komisyon vb. diğer faaliyet dışı gelirlerden elde edilecek hasılattan%2 oranında TDİ Payı ödeneceği“belirtilmiştir.

Müvekkil Şirket, Davacı ... ya ... Limanında devir teslimi yapılan Limanın kullanımında bulunan kapalı ve açık alanlar içinde faaliyeti dışı işlemlerinde elde ettiği hasılattan %2 oranında TDİ Payını ödemiştir.

Ancak;

Davaya konu edilen 6.429.65 USD, Müvekkil Şirketin, ... Limanında Devir teslimi yapılan Limanın kullanımında bulunanbulunan kapalı ve açık alanlar içinde elde ettiği faaliyet dışı gelirden kaynaklanmamaktadır. Davaya konu edilen 6.429.65 USD Kur Farkının hatalı bir şekilde Faaliyet Dışı Gelir olarak değerlendirilmesinden ve hatalı kurun esas alınmasından kaynaklanmaktır.

Davacı TDİ tarafından 2019 yılı TDİ Payı hesaplamasında hem hatalı bir gelir kalemi ihdas edilmiş hem de hatalı döviz kuru esas alınmıştır.

Müvekkil Şirketin haklı ve yerinde itirazının dayanağı, “ Kur Farkı Geliri”nin mezkur işletme sözleşmesi tahtında gelir kalemi olamayacağı ve hatalı döviz kurunun hesaplamada esas alınmış olmasıdır. Davacı TDİ’ya %2 oranında TDİ Payı ödeyeceğine ilişkin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 4. ncü maddesinde ya da diğer maddelerinde açık bir düzenleme bulunmadığını önemle belirtiriz.

Davacı TDİ ,İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinde açık hüküm bulunmamasına rağmen hatalı, zorlama bir yorum ile müvekkil şirketi borç altına sokmaya çalışmaktadır. Davacı TDİ kendisini haklı çıkarabilmek adına, özelleştirilen diğer limanlarda[ ..., ..., ...] özelleştirildiği tarih olan 1997’den bu yana aynı esas alınarak hesaplama yapılmakta olduğu, şimdiye kadar hiçbir itirazın bulunulmadığını belirterek haksız ve yersiz taleibi haklı, hukuki zemine çekmeye çalışmaktadır. Her borç ilişkisinde alacaklı, borçlu ve borcun kaynağı olmak üzere üç temel unsur bulunur. Dava dilekçesinde belirtildiği üzere Borcun kaynağı İşletme Hakkı Devir Sözleşmesidir. Yani akitten doğan borç yani iki taraflı iradeden doğan borçtur.

Davaya konu edilen borcun yani iki tarafın iradesinden kaynaklanan borç olması için, iki tarafın iradesinin uyuşması gerekiyor. Bu davada Şirketimizin iradesi borcun oluşmayacağı yönündendir.

Giresun Limanı tarafından yabancı bayraklı gemilere Liman hizmetleri USD cinsinden verilmektedir.

Bu uygulamanın 32. sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kararın 4. üncü maddesinin“g) fıkrasındaki “Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.” Şeklindeki düzenlemenin dışında kaldığını belirtiriz.

Ayrıca İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 4 maddesinde “TDİ Payı, hasılatın elde edildiği faaliyet dönemine ait T.C Merkez Bankasınca belirlenecek yılık ortalama döviz kuru üzerinden ABD Dolarına çevrilecektir” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Bu düzenlemeye bağlı olarak Davacı TDİ tarafından geçmiş yıllarda olduğu gibi 2019 yılı TDİ Payının hesaplanması USD cinsinden yapılmış ve bu davada USD Cinsinden açılmıştır.

Bunun davamız için önemi şudur. Gelirimizin bir kısmı USD cinsinden olup TDİ Payının tamamı USD cinsinden ödenmektedir.

Bu nedenle Şirketimiz Davacı , TDİ ‘ye ne USD cinsinden borcunu ödemek için USD temin etmek zorundadır.

İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 4. maddesindeki düzenlemeye bağlı olarak, mecburiyetten, Şirketimiz hesaplarında bulunan USD kaynaklanan kur farkına dayalı olarak, Davacı TDİ Ş’ nin müvekkil şirketi borçlandırmasının ve talepte bulunmasının Hakkaniyete ve Hukuka uygun olmadığını önemle belirtiriz.

Müvekkil şirket Davacı TDİ’ye hitaben yazdığı 15.05.2020 tarihli yazısında;

2019 TDİ Payının hesaplanmasında 6.429.65 USD tutarın hatalı hesaplandığı ve itiraz ettiğimiz belirtilerek aşağıdaki gerekçemiz Davacı tarafa itiraz nedeni olarak bildirilmiştir.

Gelir kalemlerinden, “Faaliyet Dışı Gelirler” başlığı altındaki, SGK Pirim Teşvik Düzeltmesi, Personel Maaş Ödemeleri Hesabı [335 Hesap] , Ödenecek Vergiler Hesabı [ 360 Hesap] , Ödenecek SGK Prim Hesabı [ 361 Hesap], Enflasyon ve Amortisman Düzeltmesi, Geçmiş Dönemde Fazla Atılan Faiz Giderlerinin Düzeltme Kaydı ve Kur Farkı Geliri işletme payı hesaplamasında esas alınabilecek kalemler değildir. Yargılamaya konu uyuşmazlığı Sayın mahkemenize çok basit ve teknik bir şekilde tarif etmek zorunluluğu hasıl olmuştur.

Şöyle ki,

Kur Farkı kavramı, Türk Dil Kurumu tarafından yayınlanan iktisat sözlüğünde aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır.

Kurlardaki değişme nedeniyle ulusal para cinsinden yapılacak ödemelerde ortaya çıkan farklar. Dövizin değişik kurlardan ulusal paraya çevrilmesi sonucu ortaya çıkan fark.” Kur, yabancı paraların ulusal paralar cinsinden değeridir. Kur farkı, ulusal paraların yabacı paralar karşısında değer kaybetmesi veya kazanmasıdır.

Vergi Usul Kanunu’un[ VUK] 215nci maddesindeki düzenlemeye göre; Defter ve kayıtlar Türkçe tutulmak zorunda olup (koşulları sağlayan ve Cumhurbaşkanı Kararnameleri tahtında izin verilenler hariç) kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar, vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilerek, diğer defterlere de yapılabilir. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı yoktur.

VUK’un 258nci maddesindeki düzenlemeye göre değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir. Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur (VUK Madde 259). Bu iki VUK maddesi ile birlikte kur farkının temel yasal dayanağı VUK 280, VUK 281 ve VUK 285nci maddelerini gösterebiliriz.

Kısaca bahsi geçen VUK maddelerinde, yabancı paranın borsada rayici ile değerleneceği, borsa rayicinin bulunmaması durumunda değerlemenin, Maliye ve Hazine Bakanlığı (MB) tarafından belirlenecek kurla yapılacağı, bu hükmün yabancı paralı borç ve alacaklar içinde geçerli olacağı, borç ve alacakların mukayyet değerleriyle değerleneceği (yabancı paralı olanlar hariç) , mevduat veya kredi sözleşmelerine ilişkin borç ve alacakların değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınacağı, vadesi gelmemiş olan senede bağlı borç ve alacakların değerleme gününün kıymetine irca (indirgenebileceği) olunabileceği, senette faiz oranı açıklanmış ise bu oran, açıklanmamışsa TCMB’nin resmi iskonto oranının (238 S.Numaralı VUKGT’ne göre TCMB’ce yıl sonu itibariyle belirlenecek kısa vadeli faiz oranı) uygulanacağı dövizli senetler içinse LİBOR’un esas alınacağı ifade edilmiştir.

dolayısıyla anılan maddelerde kur farkının gelir veya gider unsurundan ziyade bir finansman giderici unsur olduğu ortaya konulmuştur.

Müvekkil şirket, muhasebe kayıtlarını Vergi Usul Kanunu’na ilişkin olarak yayımlanan 1 Sıra Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği uyarınca Tek Tüzen Hesap Planına uygun olarak tutmaktadır.

Muhasebe uygulama tebliğinin kendi içerisinde bir sistematiği vardır. Bu sistematik gerek bilanço hesaplarında gerekse gelir tablosu hesaplarında pozitif karaktere sahip işlemleri kendi grubu altında negatif karaktere sahip işlemleri kendi grubu altında toplamıştır. Bu gerekçe ile sınıflandırılan kambiyo kar ve zararlarının ay ayrı olarak değerlendirilemeyeceği ortadadır.

13 Ağustos 2008 tarih ve 26966 sayılı resmi gazetede yayımlanan finansal tabloların sunuluşuna ilişkin TMS (Türkiye Muhasebe Standardı) hakkındaki tebliğin 35nci maddesi “benzer işlemlerden kaynaklanan kazanç ve kayıplar, örneğin kur farklarından kaynaklanan kazanç veya zararlar veya ticari amaçla elde tutulan finansal araçlardan kaynaklanan kazanç veya kayıplar, netleştirilerek raporlanacağı” hükmünü vaazetmektedir.Davanın esastan reddine karar verilmesi ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesi ile Davacının Davalı Müvekkil Şirkete %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.

GEREKÇE:

10/05/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:"...Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ve de dosyaya sunulu bilirkişi raporları ve Uzman Görüşleri / üzerinde - yapılan - inceleme/ neticesinde tespit - edilen - hususlar - topluca değerlendirildiğinde; 1) 2018 yılı için tespit edilen 2771036 TL kambiyo karlarında ters yapılan kaydın 31072018 ve 30092018 tarihlerinde yapılan kayıt düzeltimesi olup TDİ payı hesaplanmasının gerekmediği, 2) 2019 yılındaki kur farkından kaynaklı gelirlerin gerçek bir gelir olmayıp enflasyondan kaynaklanan fiktif bir gelir olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede kur farkından TDİ Payı alınacağına ilişkin açık bir düzenleme olmadığı, faaliyet dışı işlemler ile, faiz, komisyon vb. diğer faaliyet dışı gelirler arasında sayılmadığı, sözleşmede bulunan “...vb” ibaresinden kastedilenin davalı ... eylemlerinden kaynaklanan faaliyet gelirleri olduğu, oysa kambiyo karlarının veya - zararlarının davalı eylemlerinden kaynaklanmadığı, genel ekonor politikalarından ortaya çıktığı dolayısıyla bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacının bu kapsamda bir alacağının bulunmadığı 3) Mahkemenin yukarıdaki görüşe katılmaması halinde, kur farkı giderleri hiç dikkate 'alınmadan kur farkı gelirleri üzerinden hesaplama yapılmasının hiçbir yasal düzenleme ve muhasebenin temel ilkesi ile bağdaşmayacağından kaldı. Ki sözleşmede bu uygulamanın nasıl yapılacağına ilişkin açık hüküm bulunmadığından taraflar arasındaki çekişmenin kambiyo karlarında gözüken 1.823.073,80 TL'nin kur farkı gelirlerinden kaynaklandığı ayrıca kambiyo zararlarının ise 1.596.798,65 TL olduğu, buna göre net kambiyo karı (1.823.073.80 TL - 1.596.798,65 TL<) 226.275,15 TL olarak hesaplanacağı, davacının talep edebileceği tutar (226.275,15 TL x 2 - 4452550 / 5,67083x) 798,03 USD olacağı, talep tarihi itibariyle bu tutara ilişkin faiz tutarının ise 8,66 USD olacağı, Mahkemenin yukarıdaki görüşü de uygun bulmayıp yani kambiyo gelirlerinin tamamını faaliyet dışı işlem olarak görüp TDİ payı hesabının bu tutar üzerinden kambiyo zararları elimine edilmeden davacı iddiasında olduğu gibi hesaplanması gerektiği sonucuna varması halinde, akdedilen sözleşme çerçevesinde davacının talep edebileceği tutar (1.823.073,80 TL x 2 » 3646148 / 5,67083-) 6429,65 USD olacağı, talep tarihi itibariyle bu tutara ilişkin faiz tutarının ise 69,76 USD olacağı, kanaat ve sonucuna varılmıştır..."

Davalı tarafından yargılama devam ettiği sırada itirazın iptali davasına konu ... 33. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası borcu ödenmiştir. Nitekim davacı vekili de 11.07.2023 tarihli duruşmada davaya konu alacağın tahsil edildiği bilgisini mahkemeye sunmuştur. Dolayısıyla, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlık konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş; dava tarihindeki haklılık durumuna göre mevcut bilirkişi raporu da dikkate alınarak yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, alacağın yargılama gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

  1. Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,

  2. Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine,

  3. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 544,30. TL harcın mahsubu ile bakiye 274,45 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereği takdir ve tayin olunan 9.200,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 13.950,00 TL yargılama gideri ( bilirkişi ücreti. posta gideri ) ile 606,50 TL harç masrafı olmak üzere toplam 14.556,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine

  6. Davacı tarafça gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/07/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistanbulİtirazınİptali(HaksızEylemdenZararKaynaklananNedeniyle)hükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:01:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim