SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/118 E. 2024/72 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/118

Karar No

2024/72

Karar Tarihi

21 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/118 Esas

KARAR NO : 2024/72

DAVA :556-Marka Tecavüzü-Haksız Rekabet (Manevi Tazminat İstemli)

DAVA TARİHİ : 17/05/2016

KARAR TARİHİ : 21/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Tecavüzü -Haksız Rekabet (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, müvekkili ...'ın İngiltere yasaları uyarınca kurulu ve faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin ... Tarih ve ... sayılı kanun ile onaylanarak yürürlüğe girmiş olan "Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere Hükümeti Arasında ... Adliye Mukavelenamesi" uyarınca ve ... kapsamında yabancılık teminatı ödemekten muaf olduğunu, müvekkillerinin her iki devletinde taraf olduğu Sınai Mülkiyet'in korunması ile ilgili 1883 tarihli Paris Sözleşmesi'nin 3. ve 4. maddeleri uyarınca ve ... kapsamında yabancılık teminatı ödemesinin istenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ...'in çok tanınmış ... yağlarının belirli bir ambalaj ve takdim şekilde tüketiciye ulaştırıldığını, bu ambalaj ve ticari takdim şeklinin müvekkilleri ve ürünleri ile bütünleştiğini, müvekkilinin ... ambalaj şekli ve ambalajlar üzerinde yer alan logo için Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescillendiğini, 1927'de Türkiye'de tescil edilmiş olan ... markasının, 1953 yılından beri müvekkillerinin Türk ortakları tarafından ithal edilip pazarlandığını, müvekkillerinin markalarının ambalaj şekilleri ve ... markalı ürünlerine ait ticari takdim şeklinin davalı firma tarafından taklit edildiğini, müvekkillerinin markalarının ve ... ürününe ait ticari takdim şeklinin tanınmışlığından haksız kazanç elde etmek isteyen kişilerce çeşitli yol ve şekillerde sıklıkla taklit edildiğini, davalı şirketin tescilli ve tanınmış markalarını ve ticari takdim şeklini birebir taklit ederek ürettiğini ve sattığını, ilgili şirketin müvekkillerinin markalarını ticari takdim şeklini birebir taklit etmek suretiyle, müvekkillerinin faaliyetleri ve iş mahsulleri ile iltibas yarattığını ve bu suretle haksız rekabette ve markaya tecavüzde bulunduğunu beyan ederek davalıya tebligat yapılmaksızın davalı şirket tarafından üretilen veya satışa arz edilen tüm şekil markaları ile müvekkillerinin ... markalı ürünlerinin ticari takdim şekliyle iltibas yaratacak şekilde herhangi bir renk veya boyutta benzeri şekilde ürünün üretiminin, satışının, pazarlamasının, dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine, ... sitesinde ve internetteki ve diğer mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımlarının durdurulmasına, mütecaviz görüntülerin web sitesi içeriğinden çıkartılmasına, çıkartılması mümkün olmadığı takdirde web sitesine erişimin engellenmesine, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, delillerinin toplanması ve yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, Talep eden şirket vekilince tescilli markalarına "..." ismiyle üretilen ürünlerin tecavüz ettiği, ticari unvan ve markalarından haksız bir şekilde faydalanıldığı iddia edilerek markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ile manevi tazminat talep edildiğini, anılan davanın tümüyle haksız ve mesnetsiz olup reddinin gerekmekte olduğunu, davacı yanın davasına delil olarak ... 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş ve ... 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyalarını göstererek müvekkili şirketin "..." markası adı altında "..." markasını taklit ederek üretim ve satışını yaptığını iddia ettiğini, dosyaya sunulan tespit dosyaları bilirkişi raporlarına itiraz edildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bu kapsamda raporların delil özelliğinin kalmadığını, markaya tecavüz hususunun ancak yargılama sonunda incelenebileceğini, markalarının 15 yıldır kullanımla tescilli olduğunu, bu durumda markaya tecavüzün iddia edilemeyeceğini, uzun süredir markanın kullanımına rıza gösterildiği, marka tescilinden 10 yıl sonra açılan davanın TMK md.2'ye aykırı olduğunu, 2005 yılından beri kullanılan ...markasından davacı tarafından 2012 yılına kadar habersiz olduğunun düşünülemeyeceği, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, davacı markasının TPE Tanınmış Markalar listesinde yayınlanmış bir marka olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/09/2016 Tarih, ... Esas ...Karar sayılı kararı ile birleştirme kararı verilerek, mahkememizin 2016/118 Esas sayılı dosyası ile birleşmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin markalarının, ambalaj şekillerinin ve ... markalı ürünlerine ait ticari takdim şeklinin davalı şirketler tarafından taklit edildiğini, davalı ... .. A.Ş'nin dava konusu ürünleri üreten firma olduğunu, davalı ... A.Ş'nin ise dava konusu ürünlerin ana distribütörü olduğunu, davalı şirketler tarafından üretilen veya satışa arz edilen müvekkilinin ... ve ... şekil ve türevi markalı ürünlerinin, ticari takdim şekliyle iltibas yaratacak şekilde kullanması nedeniyle davalıların haksız fiillerinin tespitini, haksız rekabetin men'ini, davalıların fiillerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, men ve ref'ini, taklitli ürünlerin toplatılmasını, manevi tazminat ve verilecek hüküm özetinin ilanı talebi ile birlikte öncelikli olarak dosyanın mahkememizin işbu ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında bilirkişiler özetle; ... web sitesinde yayınlanan ürünlerin davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı yönünde inceleme yapıldığı, davacının şikayetinin kelime unsurlarının benzerliği iddiasına değil, şikayet konusu kullanımlarda yer alan şekiller ve renk kombinasyonundan oluşan genel tertip tarzının, yani ticari takdim şeklinin davacı adına tescilli markalarda yer alan ticari takdim şekliyle benzerliği iddiasına dayandığı, bu bağlamda ticari takdim şeklinin bilirkişi incelemesinin esasını oluşturduğu, 556 sayılı KHK md. 5'te malların biçim ve ambalajlarının, diğer bir deyişler ticari takdim şekillerinin markayı oluşturan işaretler arasında yer aldığının belirtildiği, bu bağlamda 556 Sayılı KHK kapsamında markalara sağlanan korumayla eşdeğer korumadan yararlanabileceği kanaatinin olduğu, davacı markaları kapsamı ile davalı kullanım kapsamının aynı mallara (motor yağları) ilişkin olduğunun belirlendiği, davacı markaları ile davalı kullanımları karşılaştırıldığında, davacı adına tescilli olan ve davacının ticari takdim biçimini gösteren ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı “... şekil”, “şekil”, “şekil”, “... şekil”, “şekil”, “... şekil” markalarının karakteristik ve ayırt edici özelliğini teşkil eden görsel niteliklerin çok benzerlerinin davalı kullanım biçiminde yer aldığı ve davalı ürünlerinin ticari takdim biçimi ile davacı markalarının ayırt edici özelliğini oluşturan ticari takdim biçimi arasında karıştırma ihtimalinin ortaya çıkabileceği sonucuna ulaşıldığı, bu çerçevede ... internet sitesinde davalı ürünlerinin ticari takdim biçiminin davacı marka haklarına tecavüz niteliğinde fiil olduğu yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.

... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında bilirkişiler özetle; aleyhine tespit istenen firmanın ... internet sayfalarında inceleme yapıldığı, tanıtımlarda ... ve ... tanıtım işaretlerinin kullanıldığı, ...markalı ürün reklam ve tanıtımlarının yapıldığının görüldüğü, aleyhine tespit talep edilen firmaya ait 2 farklı adresteki iş yerinden birinin ön/yan cephesinde ... ve ... tanıtım işaretlerinin kullanıldığı, ... markalı ürünlerin satışının yapıldığı, diğer iş yerinden alınan broşürlerde ... ve ... markalı ürünlerin tanıtımının yapıldığı, 556 Sayılı KHK md.61 uyarınca markaya tecavüz olup olmadığının ancak yargılama ile hüküm altına alınabileceği yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.

... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında bilirkişiler özetle; aleyhine tespit talep edilen iş yerinde yapılan incelemede, "..." ibaresini içeren satışa sunulabilecek toplam 6 adet ürünün, "..." ibaresini içeren plastik ambalajların ve yapıştırılmaya uygun "..." ibaresini içeren etiketlerin bulundurulduğunun tespit edildiği, tespit talep edenin markalarının kullanımları ile karşılaştırıldığında, tespit talep edenin tüm markalarının ortak unsurunun dairesel bir şekil içinde bir dirsek şekli olduğu, bu dirseğin köşesinin sol alt tarafa doğru olduğu, sağ çapraza uzanan kolunun daha ince, sağa yatay uzanan kolunun daha kalın olduğu, aleyhine tespit talep edilen iş yerindeki ürünlerin benzer dairesel şeklin içinde dirsek şeklinin olduğu, bu şeklin tespit talep edene ait... sayı ile tescilli şekli markası ile büyük benzerlik gösterdiği, ayrıca ... sayılı tescilli markada yer alan kırmızı, beyaz ve yeşil renklerin üçünün de aleyhine tespit talep edilen iş yerindeki ürün üzerinde yer aldığı, bu bağlamda tescilli markalar ile aleyhine tespit talep edilen tarafın kullanımının karıştırılma ihtimaline neden olacak derecede benzer olduğu, bunun da ötesinde markaların kullanımlarının ayırt edilemeyecek derecede bezerliği de kapsadığının görüldüğü, kullanımların mal ve hizmet sınıfının da tescilli markanın mal/hizmet sınıfında yer alan mallar ile aynı ve aynı tür mallardan olan “madeni yağlar” üzerinde kullanıldığı, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı, logoda kırmızı, beyaz, yeşil ve siyah renklerin kullanıldığı, davacı markası, aleyhine tespit talep edilen iş yerinde bulunan ürünler ile karşılaştırıldığında, “...” ve “...” kelime unsurlarının farklı olduğu ve iltibas teşkil etmeyeceği, şekli unsurlar karşılaştırıldığında, dairesel şekil içinde dirsek şeklinin her iki kullanımda da ortak olduğu, “...” ve “...” ibarelerinin, dirsek kısmının sağa yatay uzanan kısma yerleştirildiği, kırmızı, yeşil, beyaz, siyah renklerinin her iki firma kullanımında da ortak olduğu, her iki ibarenin de kırmızı ve kırmızı üzerine beyaz fontlarla yazıldığının tespit edildiği, “....” ... ibaresinin genel kullanım içinde oldukça küçük fontlarla kullanıldığı, genel tanzim tarzının daha ön planda olduğu, tali olması beklenen ibarelerin daha büyük fontlarda yazıldığı ve “...” ibaresinin arka plana itildiği, ibarelerinde geometrik şekil olarak aynı formun iki tarafça da kullanıldığı, renklerin kırmızı, beyaz ve yeşil olduğu ve aynı tonlarda olacak kadar benzer olduğu, aleyhine tespit talep edilen tarafın kullanımının, aynı firmaya ait ...sayı ile tescilli markasının geometrik şekil ve renk kombinasyonundan farklı olduğu, tespit isteyenin kullanımı ile tıpatıp aynı ve ... tescil sayılı ... markası ile yüksek benzerlik taşıdığı, tespit talep edenin tescilli markasının kapsamında yer alan 4. sınıfa dahil “sınai yağlar” malları ile aleyhine tespit talep edilen firmanın markasal unsurları üzerinde kullandığı “madeni yağ” malının aynı/aynı tür mallar olduğu, kullanımların davacı markalarının mal/hizmet listelerinde yer alan mallar ile karıştırılma ihtimaline neden olmak suretiyle 556 Sayılı KHK md.9/1-b bendi ve KHK md.61/a bendinin yaptığı yollama nedeni ile marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanım olarak kabul edilebileceği, ancak bu hususun esas davada incelenmesi gerektiği, aleyhine tespit talep edilenin ticari kullanım şeklinin ve aynı zamanda markasal kullanımının TTK md. 54 ve 55 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.

... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında bilirkişiler özetle; ... internet sitesinin incelendiği sitede yer alan davalı kullanımları ile davacı markaları karşılaştırıldığında, davacı markalarının lafzi unsuru “...” ile davalı kullanımının lafzi unsuru “...” itibarıyla markalar arasında benzerlik bulunmadığı, Yargıtay kararları dikkate alınarak kullanımlar değerlendirildiğinde, davalı kullanımındaki markasındaki renkler ve tertip tarzı itibarıyla algı yanılgısı yaratabilecek biçimde karışıklığa mahal verebileceği, davacı markasındaki kırmızı bölge davalıda yeşil, yeşil renkli bölgenin de kırmızı olarak yer aldığı, aleyhine tespit istenilen tarafından üretile ve internet sitesinde tanıtımı ve satışı yapılan madeni yağlardaki ambalaj kullanımının davacının marka hakkına tecavüz fiili oluşturduğu yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.

... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle; sanığın yetkili olduğu şirkette ele geçen ürünler üzerindeki "..." ibareleri ve şekli unsurlardan oluşan kullanımlar ile katılan adına..., ..., ..., ..., ... ve... sayılar ile tescilli olan "..." ibaresi ve şekillerden oluşan markalar arasında iktibas veya iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığı, bu nedenle sanığın kullanımının katılan firma adına tescilli markalardan doğan haklara iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz oluşturmadığı yönünde görüş beyan edildiği, katılan firma adına tescilli davaya konu ... şekil markalarının söz konusu markaların ortalama tüketicilerinin bilinçli tüketiciler olması ve bu tüketicilerin katılan firma adına tescilli markalar ile sanığın kullanımları arasında herhangi bir bağlantı kuramayacak ve her iki markanın birbirinden farklı olduklarını rahatlıkla anlayabilecek durumda olmaları nedeniyle, sanığın yetkilisi olduğu şirkete ait işyerinde bulunan ürünler ile "..." isimli web sitesinde kullanılan "...şekil" markaları ile katılan firma adına tescilli markalar arasında iktibas veya iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığı, "..." ibareli markanın ...A.Ş. adına 03/06/2005 tarihinde tescil edildiği yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.

... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında özetle; ... şirketinin ... tescil nolu markasının tesciline yapılan itirazın tam reddine ilişkin verilen YİDK kararının iptaline ilişkin davacı tarafından açılan ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... E. dosyası gerekçeli kararında bilirkişi raporunda özetle; "...556 sayılı KHK madde 8/1-b koşullarının somut olayda oluşmadığı, davacı taraf markasının 556 sayılı KHK madde 8/4 kapsamında tanınmış olmasının davalı markasının tesciline etkisi olmadığı, davalı markasının kötü niyetle tescil edildiği iddiasının ispat edilemediği, davalı şirketin dava konusu başvuru üzerinde öncelik hakkına dayalı olarak hak sahibi olduğu, Türk Patent'in ...sayılı YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu" şeklinde ifade edildiği, davalının "şekil+..." ibareli başvuru markasıyla davacının ... sayılı "şekil" ibareli markası ile ... sayılı "şekil+..." ibareli markaları arasında dava konusu başvurunun 4. Sınıf ile 35. Sınıfta yer alan mallar ve hizmetleri yönünden görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının bu markalarındaki renk kombinasyonunun davalı başvurusunda da aynen kullanılmak suretiyle (aynı sektörde yer alan firmaların marka başvurularıyla ilgili tercih ve seçenek özgürlüğü çok olmasına rağmen aynı renk kombinasyonu seçildiği) ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde yukarıda belirtilen mal/hizmetler" yönünden birbiriyle bağlantılı ve ilişkili markalar algısı oluşabileceği, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yukarıda belirtilen mal/hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içerisinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının ... sayılı "şekil" ibareli markası ile ... sayılı "şekil+..." ibareli esas unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu mal ve hizmetler yönünden taraf markalarının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda birbirleriyle bağlantılı işletmelere ait marka olduğu kanaati oluşabileceği, bu açıdan bu mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali koşulu olduğundan HMK 282. Maddesinde belirtilen “hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle yukarıdaki gerekçelerle bilirkişinin "taraf marka işaretleri benzemediği" şeklindeki görüşüne itibar edilmediği ve davanın kismen kabulüne karar verildiği, iltibas-benzerlik-karıştırılma olasılığı oluşmayan mallar/hizmetler yönünden ise davanın reddine karar verildiği, dosyada istinafa başvurulduğu, 16.01.2020 tarihli Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2018/1840 E. ve 2020/12 K. Sayılı dosyası incelemesi neticesinde istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür.

Mahkememizin 25/07/2017 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle: Davacı vekilinin taleplerinin tescilli markalarının ticari takdim şekli ve logo-amblem bütünlüğüne karşı tecavüz iddiası çerçevesinde toplandığı, davalı vekillerinin savunmalarının da tescilli markalarının bir bütün halinde değerlendirildiğinde gerek kelime gerek ticari takdim, ambalaj ve logo bütünlüğü bakımından davacı markasından ayrıldığı, karıştırılma ihtimalinin olmadığı çerçevesinde toplandığı, 556 Sayılı KHK 5. Maddesinde “markanın...malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her türlü işaretten oluşabileceğinin” düzenlendiği, marka unsurları ve ticari takdim şeklinin birbiri ile ortak yönleri ve özellikle malların biçimi veya ambalajlarının marka korumasından yararlanması karşısında, ticari takdim şeklinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, davacı markalarına bakıldığında, ticari takdim şekli ile birlikte marka unsurlar bakımından tamamında şekil unsurunun yer aldığı, davacı markalarının ticari takdim şeklini oluşturan ürün görsellerinde dört ana bölümün yer aldığı, bu bölümlerin davacı tarafından farklı renk veya görsel özelliklerinde veya farklı kelime unsurlarıyla birlikte kullanıldığının görüldüğü, davacının ticari takdim biçiminde yer alan dört ana bölüm görsel özelliğinin, davalıların delil tespitlerine konu kullanımlarında da, aynı bölümleme ve sayı bakımından yer aldığı, ... sayılı başvuru ile... tescil numaralı markaları arasındaki ilişkinin 556 sayılı KHK'nın 8/b maddesi kapsamında değerlendirildiğinde, davalı markasının yalnızca geometrik şekil ve renk kombinasyonu karşılaştırıldığında, davacının ... tescil sayılı markası ile benzer geometrik şekil içinde ... kelimesinin yer aldığı, aynı renk kombinasyonlarının kullanıldığının görüldüğü ve “karıştırılma ihtimali” dahilinde benzer olduklarının düşünüldüğü, bu kapsamda “...” ve “ŞEKİL” markalarının karakteristik ve ayırt edici özelliğini teşkil eden görsel niteliklerinin oldukça benzer şekilde davalı ürünlerinde kullanıldığı, davalı kullanımının davacı markasının, ticari takdimi ile “karıştırılma ihtimalinin” olduğu ve 556 sayılı KHK md.61 kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğu, ayrıca davalı kullanımları ve satışa arz yöntemlerinin TTK md.55/1-a 4 uyarınca karıştırılmaya yol açan eylemler olduğu hususları tespit edilerek, davalı şirketler tarafından üretilen ve satışa arz edilen ... markalı “madeni yağ” niteliğindeki ürünlerin satışa arz biçimi, logo ve ambalaj düzenlemesi ile kullanılan renk kombinasyonu bakımından ve davalıların ... ve ... adreslerindeki tespit edilen kullanımları ile davacının tescilli markası olan ... markası ile bilirkişi raporunda yer alan diğer markalarının ticari takdim biçimi ile marka logo düzeni-tasarımı bakımından iltibas yaratacak kadar benzer unsurlar içermesi nedeniyle karıştırılma ihtimaline neden oldukları ve bu nedenle davalı kullanım ve eylemlerinin bir bütün olarak 556 Sayılı KHK md.61/a ve 9/b kapsamında marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığı ve davalılar tarafından üretilen ve satışa arz edilen ...markalı “madeni yağ” niteliğindeki ürünlerin satışa arz biçimi, logo ve ambalaj düzenlemesi ile kullanılan renk kombinasyonu bakımından ve davalıların ... ve ... adreslerindeki tespit edilen kullanımları ile davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler aldığı düşünüldüğünden, eylemlerinin TTK md. 54 ve 55 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.

Mahkememizin 14/06/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle: Kök rapordan sonra dosyaya alınan ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında mübrez bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalıların adına tescilli ... markasının davacı adına tescilli ... markasına karşı iktibas veya iltibas yaratacak derecede benzerliğinin olmadığı, ancak tüm dosya kapsamı ve kök rapordaki ayrıntılı değerlendirmeler ışığında davalı şirketler tarafından üretilen ve satışa arz edilen ...markalı “madeni yağ” niteliğindeki ürünlerin satışa arz biçimi, logo ve ambalaj düzenlemesi ile kullanılan renk kombinasyonu bakımından ve davalıların ... ve ... adreslerindeki tespit edilen kullanımları ile davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler aldığı düşünüldüğünden, eylemlerinin TTK md. 54 ve 55 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu sonuç ve kanaatinde bir değişiklik olmadığı hususları belirtilerek, davalı şirketler tarafından üretilen ve satışa arz edilen ... markalı “madeni yağ” niteliğindeki ürünlerin satışa arz biçimi, logo ve ambalaj düzenlemesi ile kullanılan renk kombinasyonu bakımından ve davalıların ... ve ... adreslerindeki tespit edilen kullanımları ile davacının tescilli markası olan markası ile ... ibareli markalarının marka ibaresi bakımından iltibas veya iktibas yaratacak kadar benzer unsurlar içermemesi nedeniyle karıştırılma ihtimaline neden olmadıkları ve bu nedenle davalıların dava konusu kullanımının 556 sayılı KHK md.61/a ve 9/b kapsamında marka hakkına tecavüz niteliği taşımadığı ancak, davalıların bu kullanımları ile davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler aldığı düşünüldüğünden, eylemlerinin TTK md. 54 ve 55 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.

Mahkememizin 18/12/2020 tarihli 2. bilirkişi raporunda özetle; davanın açılış tarihi itibarı ile yürürlükte olan 556 sayılı KHK kapsamında ilgili maddelerin tek tek somut olayda incelenmesi neticesinde davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ettiği, davalılar tarafından üretilen ve satışa arz edilen dava konusu markalı ürünlerin, satışa arz biçimi, logo ve ambalaj düzenlemesi ile kullanılan renk kombinasyonu bakımından ve davalıların internet sitelerinde tespit edilen kullanımları ile davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile davalının karıştırılmaya yol açan eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 18/12/2020 tarihli 2. bilirkişi raporunda sektör bilirkişisi ...'nun ayrık görüşünde; davacı şirket ... ile davalı şirket ...'in logo/etiketleri arasındaki renk ve tasarım benzerliği, tüketici tercihlerini etkileyecek nitelikte olmadığından ve sektörde tüketici tercihlerini marka ismi ve fiyat gibi unsurların belirlediğinden hareketle takdiri mahkemede olmak üzere marka tecavüzünden bahsetmenin mümkün olmadığını, farklı tasarım ve renk seçme özgürlüğüne sahip olmasına rağmen sektörün en tanınmış firmasına ait tasarım ve renkleri çağrıştıracak içerikler kullanmasının dürüstlük ilkesine aykırı olup olmadığının ve bu davranışların haksız rekabet teşkil edip etmediği hususunun takdirinin mahkemede olduğu yönünde sonuç ve kanaate ulaştığını belirtmiştir.

Dava, gerek asıl davada gerekse de birleşen davada marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Mahkememiz asıl davalısı ... Ltd. Şti.'nin ve birleşen dosya davalısı ...A.Ş'nin dava konusu ürünleri üreten firmalar, birleşen dosyanın diğer davalısı ...A.Ş'nin ise dava konusu ürünlerin ana distribütörü olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla her iki dava dosyası açısından aynı başlık altında ve aynı gerekçelerle değerlendirme yapılmıştır.

Bu doğrultuda markaya tecavüz iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ;

Mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kayıtlarından, "...", "...", "...", "...", "...", "..." tescil numaralı "..." markasının davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır.

Markaya tecavüz halleri, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 61.maddesinde sayılmıştır. Buna göre ;

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak.

d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

fiilleri marka hakkına tecavüz sayılmıştır.

Bu maddenin a fıkrasında atıf yapılan 9. maddede ise marka tescilinden doğan hakların kapsamı belirlenmiştir.

Yukarıda da belirtildiği üzere, davacı, davalı kullanımının iltibas tehlikesi doğurduğunu iddia etmektedir.

Dosya içerisinde mevcut ve yukarıda özetlenen, gerek mahkememizce alınmış, gerekse de diğer mahkemelerce temin edilmiş bilirkişi raporları incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

İltibas değerlendirmesinin hâkim tarafından yapılabileceği yönündeki 08.06.2016 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı HGK kararı da dikkate alınarak, anılan kararda belirtilen ilkeler ışığında, dava konusu özelinde -özel ve teknik bilgiyi gerektirmeyen yönlerden- bu doğrultuda da değerlendirme yapılmıştır.

Karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.

Karıştırma ihtimali incelemesi, esas itibariyle markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel izlenime göre ve markaların asli ve ayırdedici unsurları esas alınarak yapılmalıdır. Bu inceleme sırasında önce sınıfsal benzerlik olup olmadığı araştırılmalı, daha sonra ortalama tüketici kitlesi de dikkate alınarak, markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal bir benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama tüketicinin markayı taşıyan mal veya hizmetin kaynağı konusunda yanılgıya düşüp düşmeyeceği, işletmeler arasında organik, işletmesel bir bağlantı olduğunu düşünüp düşünmeyeceği, sonraki markayı, önceki markanın bir serisi gibi algılayıp, algılamayacağı hususlarının tartışılması gerekmektedir.

Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır.

Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve 2012/11-155 E. 2012/376 K. sayılı kararı). Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir.

Somut olaya dönüldüğünde, davacı, markalarına ve tescillerle de korunan ticari takdim şekline davalıların iltibas yaratacak nitelikteki eylemlerinin tecavüz teşkil ettiğini belirtmiş ise de, ... 1. FSHCM'nin 01.11.2018 tarihinde kesinleşen ve mahkememiz davalılarından ...Ltd. Şti. yetkilisine karşı açılan ... esas sayılı dosyasında da işbu davamıza konu kullanımların iltibas ve iktibas açısından değerlendirildiği, bu doğrultuda yukarıda anılan şirket yetkilisine ait işyerinde ve internet sitesinde bulunan ürünler ile -mahkememiz davacısı- katılan adına tescilli markalara ait ürünler arasında iktibas veya iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığının tespit olunduğu anlaşılmıştır.Benzer davada, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/3370 Esas ve 2023/7802 Karar sayılı kararında da işaret edildiği üzere, kesinleşen ceza mahkemesi kararında saptanan olaylarla bağlı olunması gerektiği, bu hususun adalete güveni sağlamak, çelişik hükümlerin çıkmasını önlemek ve kesin hükmün toplum vicdanındaki haklılığının sarsılmasına engel olmak açısından önem arz ettiği şüphesizdir. Tüm bunlardan ayrıca, "..." ibareli markanın ... A.Ş. adına 03/06/2005 tarihinde tescil edildiği, davanın açılış tarihi itibarı ile somut olaya uygulanması gerekli 556 sayılı KHK hükümleri ışığında davalı kullanımlarının tescilli markaya dayandığı, mahkememizce aldırılan 14.06.2018 tarihli ek raporda ve 15.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda sektör bilirkişisi tarafından sektörel açıdan da tespit edildiği üzere , davalı şirketler tarafından üretilen ve satışa arz edilen ... markalı madeni yağ niteliğindeki ürünlerin davacının tescilli ... markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ... ve ... olarak incelenen ürünler arasında marka ismi noktasında benzerlik de bulunmadığı, bilinçli bir hedef kitleye sahip sektörde marka isminin ürün seçiminde ön planda yer aldığı, marka ismini dikkate almayan tüketiciler için ise ürünün satış fiyatının belirleyici unsur olduğu, ... ürünlerinin marka ve kalite algısı gibi fiyatlarının da ... markasına göre yüksek olduğu, böylelikle davacının marka hakkına tecavüz unsurularının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklanan kesinleşen mahkeme kararı, anılan mahkemede aldırılan bilirkişi raporu, mahkemece takdir olunan ve açıklanan diğer hususlar çerçevesinde, yukarıda belirtilen ve tartışılanlar dışındaki bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun düşmediği anlaşılarak bu doğrultuda bu raporlar hükme esas alınmamıştır.

Haksız Rekabet davası yönünden yapılan değerlendirmede ise ;

6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükümlerine amridir.

Yine TTK madde 55 hükmü haksız rekabet hâllerinin başlıcalarını düzenlemiş, 55/1-a fıkrası ise dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışları haksız rekabet eylemleri olarak belirtmiş ve sınırlı olmayan 12 farklı ihlal haline yer vermiştir. Bu noktada açılabilecek davalar ise Madde 56'da belirtilmiş ve ; "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.

TTK hükümlerinden de anlaşılacağı üzere dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri kullanmak haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.

Tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok "özen göstermesi" gerektiği kabul edilmektedir. Tacir devamlı olarak yaptığı işlerle ilgili mevzuatı, ne yapması gerekeceğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorundadır. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir. Bu bağlamda, başvuru sahiplerinin tacir olması durumunda T.T.K. M.18/f.2 uyarınca "basiretli bir tacir gibi" hareket etme yükümü altında oldukları kabul edilmektedir.Bu noktada sektördeki ürünlerin davalılar tarafından bilineceği açıktır.

Her ne kadar davalıların ürünleri ve kullanımları, davacının ürünlerinin ve kullanımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olmasa da, -başkaca ihtimaller de bulunduğu halde- sektörün en tanınmış firmalarından olduğu anlaşılan davacı şirketin kullandığı tasarım, sunum, dizayn ve renklerine yakın seyredecek ve çağrışım yapabilecek nitelikteki davalı kullanımlarının dürüstlük ilkesine aykırı bir ticari satış yöntemi olduğu vicdani kanaatine varılarak TTK'nın 54. ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği, TTK m. 56/1-a-b-c fıkraları uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede, TTK 56/1-e maddesinde düzenlenen şartların sağlandığı, kullanımında dürüstlük kuralına aykırı davranan davalıların iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmış, haksız rekabet eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereğince manevi tazminat miktarı takdiren belirlenmiş, açıklanan tüm hususlar çerçevesinde aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Mahkememiz asıl dosyası yönünden;

1)Marka hakkına tecavüz davasının REDDİNE,

2)Haksız rekabetin önlenmesi davasının KABULÜ ile, davalının fiillerinin haksız olduğunun tespitine, davalının haksız rekabetinin men’ine, davalının mütecaviz ürünleri ve ürünlerine ait, şişe, etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının, davalıya ait işyer(ler)inden ve ticari amaçla bulundukları her yerden toplanmasına, imha edilmesine, davalıya ait ... isimli web sitesi ve bağlı web siteleri içeriğinden haksız rekabet teşkil eden davalının tüm kullanımlarının çıkarılmasına; kullanımların çıkarılması mümkün olmaz ise web sitelerine erişimin engellenmesine,

3)-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,

4)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL harçtan, daha önce ödenen 341,55 TL peşin harcın mahsubu ile artan kalan 683,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

5)Davacı tarafından yapılan; 29,20 TL Başvuru Harcı ve 341,55 Peşin/Nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6)Davacı tarafından sarfedilen 11.034,05 TL Bilirkişi Reddiyatı+Tebligat Posta ve diğer masrafların, davanın niteliği ve tarafların haklılık durumu göz önünde bulundurularak takdiren 8.275,53 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7)Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin 12,50 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden ;

a)Haksız rekabet davası yönünden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b)Manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;

a)Markaya tecavüz davası yönünden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

b)Manevi tazminat davasında reddedilen kısım yönünden 5.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10)Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

11)Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,

Birleşen ... 3. FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyası yönünden;

1)Marka hakkına tecavüz davasının REDDİNE,

2)Haksız rekabetin önlenmesi davasının KABULÜ ile, davalıların fiillerinin haksız olduğunun tespitine, davalıların haksız rekabetinin men’ine, davalıların mütecaviz ürünleri ve ürünlerine ait, şişe, etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının, davalılara ait işyer(ler)inden ve ticari amaçla bulundukları her yerden toplanmasına, imha edilmesine, davalılara ait ... isimli web sitesi ve bağlı web siteleri içeriğinden haksız rekabet teşkil eden davalıların tüm kullanımlarının çıkarılmasına; kullanımların çıkarılması mümkün olmaz ise web sitelerine erişimin engellenmesine,

3)Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,

4)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL harçtan, daha önce ödenen 341,55 TL peşin harcın mahsubu ile artan kalan 683,10 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,

5)Davacı tarafından yapılan; 29,20 TL Başvuru Harcı ve 341,55 Peşin/Nisbi Harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden ;

a)Haksız rekabet davası yönünden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

b)Manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;

a)Markaya tecavüz davası yönünden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

b)Manevi tazminat davasında reddedilen kısım yönünden 5.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

8)Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

9)Masrafı davalılardan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

556-Markaistanbulreddinekısmenkabulü“şekil”Tecavüzü-HaksızRekabet(Maneviİstemli)hükümTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim