İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/226 E. 2024/104 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/226
2024/104
3 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/226 Esas
KARAR NO : 2024/104
DAVA : Marka (Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 29/05/2015
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ...'ın "...” markasının, diğer tüm markaları gibi tüketiciler nezdinde yüksek tanınmışlık / ayırt edicilik gücüne ulaştığını, ... ile özdeşleşmiş bir marka olduğunu, müvekkillerinin “...” olarak bilinen markasının enstitü nezdinde pek çok tescille korunduğunu, davalılar tarafından üretilerek piyasaya sürülen ve pazarlanan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod nolu ürünlerin üzerinde müvekkillerine ait olan ülkemizde TPE nezdinde ve dünyanın birçok ülkesinde ulusal ve uluslararası tescille korunan, tüm dünyaca tanınmış, müvekkilleriyle özdeşleşmiş "...” markasının iltibas yaratacak derecede benzerlerinin kullanıldığını ve yine anılan işaretlerin müvekkillerine özgü şekliyle ürünler üzerinde konumlandırıldığını, davalılara ait spor ayakkabılarının müvekkillerince kamuya tanıtılan ..., ..., ..., ..., ..., ... modellerinin tüketici nezdinde karışıklığa ve iltibasa yol açacak nitelikte kopyaları olduğunu, davaya konu ayakkabıların müvekkillerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmenin yanı sıra genel görsel bütünlüğü, desen ve renk kombinasyonları, taban yapısı ile tüketici zihninde oluşturdukları genel intiba yönünden müvekkillerine ait ayakkabıların tüketiciler nezdinde karışıklık, iltibas yaratacak derecede benzerleri olduğunu, müvekkilinin markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer markasal kullanımların yer aldığı ve yine müvekkillerinin orijinal modellerinin de iltibas yaratacak derecede benzeri olan ürünlerin davalılara ait ... ve ... adresli internet sitelerinde kamuoyuna sunulduğunu, anılan ürünlerin online satışının yapıldığını, davalıların kasten gerçekleştirdikleri marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri vasıtasıyla müvekkillerinin ticari itibarına önemli ölçüde zarar verecek ciddi boyutta haksız kazanç elde ettiklerini, davalıların dava konusu ürünler üzerinde kullandığı işaretlerin müvekkillerinin ... markası ile iltibasa yol açtığını, yine davaya konu ürünlerin tasarım, dizayn, model ve diğer kamuya sunuluş biçimlerinin müvekkilinin ürünleri ile iltibas yarattığını, böylelikle davalıların fillerinin müvekkillerinin marka hakkına tecavüz yarattığını, haksız rekabete sebebiyet verdiğini, bu durumunun tespit edilmesini ve önlenmesini, davalı ... Aş ile müvekkili arasında imzalanan 02/08/2000 tarihli sulh protokolü çerçevesinde anılan davalının protokole aykırı davranışları nedeniyle sözleşme gereğince 250.000 ABD doları cezai şartın davalı ... A.Ş'den faiziyle tahsilini, 100.000 TL manevi tazminatın ve davanın ıslah edilmesi sonucu 52.116,81 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini, müvekkilinin markalarını taşıyan ürünlerin ve tanıtım araçlarının, bunların imalinde kullanılan tüm malzemelerin imhasını ve hüküm özetinin ilanını talep dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların 02/08/2000 tarihli batıl protokole göre taleple bulunduklarını, söz konusu batıl protokole dayalı olarak davacıların ... 1. FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyası ile derdest olarak dava açtıklarını, davacıların başka bir davaya konu ettikleri haksız taleplerini bu davada da dava konusu yaptıklarını, davacıların mükerrer talepte bulunamayacaklarını, davada belirsiz alacak davası açma koşullarının bulunmadığını, müvekkillerinden ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, zira bu davalının söz konusu batıl protokolde taraf olarak yer almadığını, davacıların dava dilekçesinde belirtiği iltibas iddialarına konu "..." markalı spor ayakkabılarının hiçbirisinde ...'ın 3 Şerit markasının kullanılmadığını, dava dilekçesinde yer alan "..." markalı spor ayakkabılarının kullanılan şeritlerinin 2 ve/veya 4 şerit olduğunu, 2 ve 4 şerit şekillerinin "..." adına kayıtlı olmadığını, çizgilerin hiçbir yaratıcı ve özgün şeklinin bulunmadığını, şeritlerin spor ayakkabıların vazgeçilmez figürleri olduğunu, dolayısı ile davacı tarafından dava konusu edilen ayakkabıların iltibasa yol açmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkillerine yöneltilen tüm iddialarında haksız olduğunu, ayrıca davacının herhangi bir zararının da bulunmadığını belirterek davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 12/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda; ... ve ... isimli internet sitelerinde yapılan incelemeler sonucunda; ... adlı web sitede, “...” markalı ürünlerin koleksiyonlarda sunulduğu ancak ürünlerin online satışının gerçekleştirilmediği, online satış için shop.jump.com.tr isimli siteye yönlendirme yapıldığı, ... adlı web sitede, dava dilekçesinde örnekleri sunulan ürünlerin fiyat bilgisi ile birlikte görsel olarak sunulduğu ayrıca ürünlerin online satışının yapıldığının tespit edildiği yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 13/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu ayakkabı modelleri ile ... 1. FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyasında davaya konu ayakkabı modelleri arasında farklılıkların bulunduğu, davacının üç çizgili markaları ile ... içeren (..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı) markalarının dava tarihi itibariyle tanınmış oldukları, ürün bazında belirtilen istisnalar dışında davacının üç çizgi içeren markalarının benzerlerinin davalı tarafça dava konusu ürünlerde kullanıldığı ve bu kullanımın 556 sayılı KHK m.9/f.1/(b) ve m.9/f.1/(c) bentleri anlamında ortalama tüketici kitlesinde davacıya ait marka ile davalı ürünleri arasında bir bağ (karıştırılma ihtimali ve sulandırma) oluşturur nitelik taşıdığı, ürün bazında belirtilen istisnalar dışında davalıya ait çizgilerin konumlandırmalarının süsleme mahiyetini aştığı ve markasal bir kullanıma dönüşerek iltibasa yol açtığı yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 15/01/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; ... kod numaralı davalı ayakkabısının dış yan tarafında kullanılan paralel şerit kullanımının, tüketici zihninde ...'a ait "..." markalı ayakkabılara gönderme yapmadığı ve ...'a ait "..." markasının tanınmışlığından faydalanmaya çalışmadığı, ...'ın yurtdışında patentle korunan ve tüketici nezdinde bilinirliğe ulaşmış ... modeline ait tabanın görsel tasarımını meydana getiren kanalların ve kanalların kesişimleri sonucu oluşan desenlerin, davalı tarafa ait olduğu beyan edilen ... kodlu ürüne ait taban tasarımını oluşturan kanalların oluşturduğu desenlerden farklı olduğu ve aralarında görsel bir benzerlik ilişkisi bulunmadığı, davacı tarafa ait ... modelinin tabanının görsel tasarımını meydana getiren kanalların ve kanal kesişimleri sonucu oluşan desenlerin, davalı tarafa ait olduğu beyan edilen ... kodlu ürüne ait taban tasarımını oluşturan kanalların oluşturduğu desenler ile son derece benzer ögelerden oluştuğu, tasarımların benzer olarak algılandığı yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 16/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... Şirketi bakımından hesaplanan maddi tazminat bedelinin 2391 kodlu ürünün hesaplamaya dahil olduğu durumda 52.116,81 TL olduğu, 2391 kodlu ürünün hesaplamaya dahil olmadığı durumda 51.584,79 TL olduğu, davalı İntermar Simanto Nahmias bakımından maddi tazminat bedeli hesaplanamadığı, manevi tazminat ve cezai şart konularının mahkeme takdirine olduğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 17/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında dava konusu ürün tasarımlarından yalnızca birinin, davalı ... ürününün tasarımsal unsurlarının bilgilenmiş kullanıcı-tüketici nezdinde genel izlenimde davacı ... tasarımıyla iltibas yaratacak düzeyde benzer olarak algılandığı, dosya kapsamındaki diğer tüm ürünlerde ... ya da ... şerit kullanımı bağlamında tasarımsal benzerliklerin bulunduğu, bu bağlamda bütünsel yaklaşımda bilgilenmiş kullanıcı tüketici nezdinde genel izlenimde ürünlerin farklı firmaların/markaların benzer bir koleksiyonuymuş gibi algılanabileceği, dosya kapsamındaki diğer tüm davacı ürünlerindeki şeritlerin şekil markası/desen olduklarına dair mesaj verdiği, tüm davalı ürünlerindeki şeritlerin desen olduklarına dair mesaj verdiği, bütünsel yaklaşımda tüm ürünlerdeki ilgili isim+şekil markalarının kullanım yoğunluğu ile kullanıcıya verdiği ürün-marka aidiyeti mesajının davacı tarafın şekil markası kullanımıyla verdiği mesaja baskın olduğu ve tüm ürünlerin isim+şekil markası kullanımlarının ilgili ürünlere ayırt edicilik kazandırdığı, bu nedenle davacı tarafın markasına tecavüz şartlarının bütün boyutlarıyla oluşmadığı, dosya kapsamındaki tüm ürünlerde markasal kullanımların fazlalığı nedeniyle, tüm ürünlerin aidiyet taşıdıkları markaların bilgilenmiş kullanıcı-tüketici nezdinde açık ve net olarak algılandıkları, bu bağlamda markaya tecavüz koşullarının oluşmadığı, davalı tarafın ürünlerindeki desen/süsleme amaçlı şeritsel unsurların davacı tarafın ürünlerindeki markasal kullanımları çağrıştırmasıyla haksız rekabet koşullarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemi ile cezai şart alacağı taleplerine ilişkindir.
Davacı taraf, davalılara ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod nolu ürünlerin davacıların markası ile iltibas oluşturacak şekilde kullanımının davacıların marka hakkına tecavüz ettiğini ve davalıların bu suretle haksız rekabette bulunduğunu belirterek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile bu doğrultuda hesaplanacak maddi tazminat miktarının ve 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrıca 02.08.2000 tarihli sulh protokolünde belirtilen şartların ihlal edildiğinden bahisle 250.000 USD cezai şart alacağının davalı ... A.Ş'den alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri 50.000,00 TL maddi tazminat talebini 2.116,81 TL artırarak maddi tazminat talebi açısından davayı 52.116,81 TL olarak neticelendirmiştir.
Mahkememizce bekletici mesele yapılan ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı dosyasının kesinleştiği, anılan dosyadaki dava konusu ürünlerle mahkememiz dosyasındaki ürünlerin farklı olduğu, ayrıca dosyada 02.08.2000 tarihli protokol doğrultusunda değerlendirme yapılarak 250.000 USD cezai şart alacağının davalı ... A.Ş.'den tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalılara ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... kod nolu ürünlerin değerlendirilmesinde ;
Marka hakkına tecavüz davası yönünden dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan KHK hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda ;
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve 2012/11-155 E. 2012/376 K. sayılı kararı). Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Tüm dosya kapsamı, dosya içerisinde mevcut 13.05.2016-15.01.2018 ve 16.10.2018 tarihli bilirkişi raporları, ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı dosyasında mevcut Yargıtay ilamlarında işaret olunan iltibas unsuruna ilişkin değerlendirmeler ve taraf delilleri ışığında ; davacı tarafa ait marka tescillerinde yer alan ve ayakkabıların dış yan taraflarında kullanılan paralel şeritlerin, davalılara ait yukarıda kod numaraları belirtilen ayakkabıların dış yanında kullanılan paralel şeritlerle gerek birbirleri ile ilişkileri ve oranları, gerekse de uygulanma açıları bakımından son derece benzer oldukları, karşılaştırılan uygulamalar arasında bulunan tek farkın davalı ayakkabılarında fazladan bulunan bir şerit olduğu, şerit gruplarını oluşturan tasarımsal unsurların ve şeritlerin ürünler üzerindeki yerleşimlerinin benzerliği dikkate alındığında bütünsel yaklaşımda ... ya da .. şerit kullanımının ürünler arasında iltibasa yol açtığı hususunun denetlenebilir raporlarla gözlemlendiği, davalıların ayakkabılarının dış yan tarafında kullanılan dört paralel şerit kullanımının davacı ...'a ait ... markalı ayakkabılara gönderme yaptığı, bu noktada ...'ın ... markasının tanınmışlığından faydalanılmaya çalışıldığı, davalıya ait bu hususun ortalama tüketici zihninde karıştırılma ihtimali yaratacağı ve sulandırma oluşturur nitelik taşıdığı, davalıya ait çizgilerin konumlandırmalarının süsleme mahiyetini aştığı ve iltibasa yol açtığı, davalı tarafın ürünlerindeki desen ve süsleme amaçlı unsurların davacı ürünlerindeki markasal kullanımları çağrıştırdığı, başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı, böylelikle yukarıda kod numaraları belirtilen ürünler nedeniyle davalıların davacıların marka hakkına tecavüz ettikleri ve eylemlerinin haksız rekabete yol açtığı anlaşılmış, 16.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılarak 51.584,79 TL maddi tazminatın davalılardan ( ... 1. FSHMM'nin ... esas sayılı dosyasında tespit olunan hususlar doğrultusunda tarafların sorumluluğuna ilişkin Yargıtay ilamı da dikkate alınarak) tahsiline karar verilmiş, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten dolayı davacıların şeref ve saygınlığı ile ticari itibarının ihlal edildiği anlaşılmakla, manevi tazminat miktarı, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereğince takdiren belirlenmiştir.
Davalılara ait ... kod nolu ürün yönünden yapılan değerlendirmede, anılan ürünün kullanımının, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet unsurlarına ilişkin yukarıda açıklanan ve mahkememizce hükme esas alınan kriterlere uymadığı, karşılaştırılan uygulamalarda kullanılan şeritlerin yüzey yerinde uygulanma yerlerinin ve uygulanma açılarının farklı olduğu, ürünün ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği ve iltibas unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmakla bu ürün yönünden davalılara yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.
13.05.2016 tarihli bilirkişi raporu ve rapor içeriğinde dört şerit kullanımına ilişkin (uluslararası karşılaştırmalı) sektörel değerlendirmeler mahkememizce dosya kapsamına uygun bulunarak, bununla birlikte, ... 1. FSHMM'nin ... esas sayılı kesinleşen dosyasında mevcut Yargıtay ilamlarında iltibasa ilişkin işaret olunan hususlar gözetilmekle, dosyada mevcut 17.02.2020 tarihli bilirkişi raporuna itibar olunmamıştır.
Davalı ...A.Ş'ye yöneltilen cezai şart alacağı davası yönünden yapılan değerlendirmede ise,
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacılar (her iki tüzel kişilik de ... olarak anılacaktır) ile davalı ... A.Ş. Arasında imzalanan ... tarihli ... yevmiye numaralı “Sulh Protokolü” başlığını taşıyan sözleşmenin 10. maddesinde yer alan cezai şart' hükmünden kaynaklanmaktadır. Anılan protokolün 10. maddesinde : “... işbu protokolün 3,4,5 ve 6 ncı maddelerinde belirtilen hükümlerin herhangi birine veya tümüne aykırı davranması halinde ...'a 250.000.-$ (ikiyüzellibin Amerikan Doları) cezai şart ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmü düzenlenmiştir.
Protokolün 10. maddesinde yollama yapılan 3. maddesinde ...'ın ...'a ait markalar ile iltibas teşkil edecek işaret veya ibareleri taşıyan ürünlerin, üretimini, ithalini, satışını yapmama, stoklamama, reklam, ilan, katalog ya da diğer vasıtalarda kullanmama, kutu, poşet ve ambalajlarda yer vermeme taahhüdünde bulunduğu; 4. maddesinde ...'a ilişkin logoyu ya da ... logosu ile iltibas teşkil edebilecek başka bir logoyu kullanmama taahhüdünün yer aldığı; 5. maddesinde piyasada bulunan stokların 31.12.2000 tarihine kadar eritilmeyi taahhüt ettiği; 6. maddesinde ise, kararlaştırılan para borçlarının belirli tarihlerde ödenmesini taahhüt ettiği görülmektedir.
Yukarıda da belirtildiği üzere ... 1. FSHMM'nin ... esas sayılı kesinleşen dosyasında iş bu davaya da konu 02.08.2000 tarihli sulh protokolü kapsamında değerlendirme yapıldığı, bunun sonucunda davalı...'ın davacılara 250.000 USD cezai şart ödemesi yaptığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu protokolün her iki tarafı da tacirdir.Tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok "özen göstermesi" gerektiği kabul edilmektedir. Tacir devamlı olarak yaptığı işlerle ilgili mevzuatı, ne yapması gerekeceğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorundadır. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, 02.08.2000 tarihli Sulh Protokolü m. 10 hükmünde cezai şartın talep edilebilmesinin davalı ...'ın “protokolün 3,4,5 ve 6 ncı maddelerinde belirtilen hükümlerin herhangi birine veya tümüne aykırı davranması halinde” söz konusu olacağının kararlaştırıldığı, tacir olan tarafların, cezai şarta ilişkin sözleşmeye yansıyan iradelerinin her bir yükümlülük ihlali durumuna göre değerlendirilmediği, bu noktada sulh protokolünde her bir yükümlülük ihlali halinde davalı ... tarafından davacılara 250.000 Amerikan doları cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmadığı, davalının protokolün 3,4,5 ve 6. maddelerinde belirtilen hükümlerin herhangi birine veya tümüne aykırı davranması halinde, her bir yükümlülük ihlalinde ve aynı miktarda ...'a 250.000.-$ cezai şart ödenmesinin kararlaştırılması yönünde protokolde açıkça bir irade bulunsa idi cezai şart alacağının mahkememiz dosyasında da varlığından söz edilebileceği, kaldı ki protokolün birden fazla maddesinin ihlali halinde dahi tek bir cezai şarta hükmedileceğinin tarafların iradesine yansıdığı, tacir olan tarafların, bu maddelerin aynı ya da farklı ürünlerlerle aynı ya da farklı zamanlarda da ayrı ayrı ihlal edilebileceği hususunu öngörebilecekleri, aksi yorumda, davacı tarafça davaya konu edilen tüm ürünler açısından -yapıldığı belirtilen ihlaller nedeniyle- toplam 250.000 USD olarak talep olunan cezai şart alacağı davasında, davaya konu edilen farklı ayakkabı modellerindeki ihlaller için dahi her bir ürün açısından ayrı ayrı cezai şart talep edilebileceği hususunun da gündeme gelebileceği, sözleşmenin yorumlanmasında tarafların gerçek ya da farazi ortak arzularının tespit edilmesinde ilk başvurulacak unsurun sözleşmenin metni olduğu, bu doğrultuda sulh protokolünde yer alan yükümlülüklerin ihlali halinde ...'ın cezai şart ödeme yükümlülüğünün taraflarca cezai şart tutarı olarak belirlenen 250.000 Amerikan doları ile sınırlı olduğu, bu miktara da ... 1. FSHMM'nin ...esas sayılı dosyasında hükmedildiği ve kararın kesinleştiği, mahkememizde dava konusu yapılan cezai şartın tahsilinin şartlarının oluşmadığı, sulh protokolündeki yükümlülüklerin davalı tarafından yeniden ihlal edilmesi halinde, şüphesiz ki, şartları gerçekleşmişse tazminat talebinde bulunulabileceği anlaşılarak, açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde cezai şart alacağı yönünden ise talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere,
-
Davalılara ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... kod nolu ürünlerin davacıların markası ile iltibas oluşturacak şekilde kullanımının davacıların marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, davalıların bu suretle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıların davacılar aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan ürünlerin imalinin, ithalatının ve ihracatının, stoklanmasının, satış ve pazarlanmasının, ilan, reklam, katalog ve diğer basılı kağıtlarda ve diğer şekillerde her türlü kullanımının önlenmesine, bu suretteki eylemlerin tekrarının yasaklanmasına, dava konusu ürünlerin, etiket, ambalaj, katalog, ilan, reklam ve diğer tanıtma araç ve gereçleri ile bunların imalinde kullanılan tüm malzemelere el konularak karar kesinleştiğinde masrafları davalılardan alınarak imhasına,
-
Davalılara ait ... kod nolu ürün yönünden davalılara yöneltilen davanın tümden reddine,
-
Davacıların yoksun kaldığı kazanca ilişkin davalılara yönelttiği maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 51.584,79 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine,
-
Davalılara yöneltilen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
-
Davalı ...A.Ş'ye yöneltilen cezai şart alacağı davasının reddine,
-
Alınması gereken 8.647,007 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 13.881,45 TL peşin harç + 54,40 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 5.288,84 TL harcın davacılara iadesine,
-
Davacılar tarafından yapılan 8.647,007 TL peşin harç + 27,70 TL başvuru harcı + 54,40 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.729,10 TL harç ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
-
Davacılar tarafından sarfedilen 4.344,50 TL bilirkişi, posta/tebligat giderleri vb. yargılama giderinin, tarafların haklılık oranlarına göre yapılan hesaplamasına göre 3.258,37 TL'sinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, arta kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
-
a)Marka hakkına tecavüz davası yönünden; Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
b)Haksız rekabet davası yönünden; Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
10-Reddedilen kısım için ;
a)Marka hakkına tecavüz davası yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
b)Haksız rekabet davası yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
11-Maddi tazminat davası yönünden ;
a)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
b)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 532,02 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
12-Manevi tazminat davası yönünden;
a)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
b)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
13)Cezai şart alacağı talebi yönünden; Davalı ... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 384.591,00 TL (UYAP kayıtlarına göre 1 USD'nin 03.04.2024 tarihli TCMB efektif satış kuru karşılığı 32.2364 TL, 250.000 USD cezai şart talebi karşılığı dava değeri 8.059.100,00 TL) vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,
14-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
15-Mahkeme karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, ilan ücretinin peşin olarak davalıdan alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49