SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/191 E. 2024/186 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/191

Karar No

2024/186

Karar Tarihi

26 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/691 Esas

KARAR NO : 2024/155

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/12/2020

KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle;

Müvekkili sigorta şirketine sigortalı, ...adresindeki binada, adrese yakın idare hattındaki sızıntı nedeniyle su basması sonucu 05.05.2017 tarihinde hasar meydana geldiği, davacı şirketin eksper marifetiyle hasara tespiti yaptırdığını ve sigortalısına hasarı gidermek için toplam 64.711,12-TL hasar tazminatı ödediğini, böylece sigortalının kanuni halefi olarak ödenen işbu meblağı tahsil için

müvekkil şirketin idareye karşı ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas no.lu dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekkil idarenin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, alacağın likit olduğunu, itirazın iptalini ve müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları vekalet ücreti, işleyen faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle;

Davalı vekili idarenin olayda kusurlu olmadığını, gerçekleştiği iddia edilen hasar ile idarenin failleri arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, sebebiyle davanın reddi talep edildiğini icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, davacının davasını hasar dosyasına ve ekspertiz raporuna dayandırdığını, davacının dilekçesinde belirtmediğini ve tebliğ ettirmediğini delillerin hasar dosyası olarak davacı şirketten istenmesinin mümkün olabileceğini, hasarın, bina sahiplerinin kusuru olmaksızın meydana gelmesinin mümkün olamayacağının iddia edildiği dilekçede, ....Başkanlığının ... tarih, ... yazısı içeriğinde "Yerinde ve arşiv kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda; ... adresindeki binanın atıksu şebeke bağlantısının idaremizce onaylı projesinin bulunmadığı, mevcut atıksu bağlantısının gayri fenni ve işletilebilir olmadığı, rabıt bağlantısının cephe aldığı caddedeki atıksu şebeke hattından düşük kotta bulunduğu ve motopomp sistemi ile cephe aldığı caddeye deşarj yapılması gerekirken atıksu bağlantısının abone tarafından uzak mesafeli gayri fenni ve gayri resmi olarak tesis edilerek ... Caddesindeki atıksu şebeke hattına cazibe ile mansaplandığı, olayın yaşandığı tarihte ve öncesinde parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek herhangi bir tedbir (çekvalf) bulunmadığını, kayıtlarımızda yapılan incelemede ise olay tarihinde bahse konu adresteki komşu binalarda herhangi bir kanal baskınının yaşanmadığı tespit edilmiştir." Bu gerekçelerden dolayı idarenin yaşanan olayda kusuru olmadığının ifade

edildiğini, ayrıca ... Yönetmeliği'nin 49'uncu maddesinde "Binaların atık suları, doğal akış ile şebeke kanalına akıtılabilse dahi, taşınmaz sahini parsel çıkış bacasında binaların su basman seviyesi altında kalan kısımlarında atık suyun geri gelmesini önleyecek çek valf vb. ekipman ile önlem almalıdır. İdarece onaylanan projede atık suyun geri gelmesini önleyici tedbirlerin ilgilisince alınması gerektiğinin zorunlu tutulmasına rağmen uygulamada dikkate alınmamasından kaynaklı zarar ve ziyandan yapı sahipleri sorumludur.” Maddesi uyarınca davanın reddinin gerektiği, ayrıca sigorta ekspertiz raporunun gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle usule aykırılık itirazlar ve davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmaması nedeniyle Redini talep ettiğini, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddini, yargılama masrafının karşı tarafa yüklenilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalı kurumdan 6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

... 6. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosya aslı celp edilmiş ve incelenmesinde; alacaklısı ... Sigorta A.Ş tarafından, borçlu ... Aleyhine 64.771,12 TL asıl alacak, üzerinden asıl alacağa takip tarihi olan 10/04/2018 tarihinden itibaren ticari faiz işletmek kaydıyla tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ...'a ait işyeri için 14/05/2016-14/05/2017 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı ticari paket sigorta poliçesi düzenlenmiş, dava konusu hasar 05/05/2017 tarihinde meydana gelmiş ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 16/10/2017 tarihinde 64,771.12 TL ödeme yapılmıştır. Poliçede sel/su basması klozu; "....a) Bina, sabit tesisat ve dekorasyon, b) Emtia, c) Makine, taçhizat, demirbaş ve diğer tesisatlar gruplarının her birinin toplam sigorta bedeli üzerinden %2 oranında bulunacak bir tenzili muafiyet bu grupların her biri için ayrı ayrı uygulanır ancak bu muafiyetlerin toplam azami 50,000.00 EURO'dan fazla olamaz" şeklinde belirtilmiştir.

Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hasar nedeniyle davalının kusur ve sorumluluğunun yada kusursuz sorumluluğunun olup olmadığı ve zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.

... Başkanlığı tarafından gönderilen 17/11/2021 tarihli yazı cevabında; muhtelif adreslerden kanal baskını olaylarının ihbar edilmediği, adresteki su baskının binanın atık su şebeke bağlantısının idarece onaylı proje olmaması sonucu meydana geldiği, kendilerinin bir kusuru olmadığını belirttikleri görülmüştür.

... İlçe Belediye Başkanlığı'nın 13/02/2001 tarihli yazı cevabından dava konusu parsele ait atık su bağlantısının projesine uygun olarak inşa edildiği yerinde yapılan incelemeyle tespit edildiği anlaşılmıştır.

Ekspertiz raporunda; bölgede bulunan ... borusunun patlaması sonucu akan suların sigortalıya ait binanın bodrum katına yayıldığı, suların zeminden yaklaşık 60-70 cm. kadar yükselerek hasarlara neden olduğunun gözlemlendiği, teminat daihilndeki meydana gelen hasarın 62.322,20 TL olduğu belirtilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya bir İnşaat Mühendisi, Bir Sigortacı Ve Bir Makine Mühendisi alanında uzman bilirkişiye tevdii edildiği, 12/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...sigorta kapsamında ödenen tutarın piyasa fiyatları ile uygun olduğunu, yapının rabit bağlantısının uygun olduğunun Ek-1’de sunulan belgede tespit edildiğini, söz konusu yapıya Ek-2’de görüleceği üzere iskan verildiği, sigorta expertiz tutanağında 2. Bodrum katın 60-70 cm su bastığının belirtildiğini, 20/06/2017 tarihli dilekçede “-2 bodrum kattaki pis su giderinden yüksek tazikli su geri teptiğinin” tespit edildiği, binada geri tepmeyi engelleyici çekvalf sisteminin bulunmadığını, ...’nin 17/11/2021 tarihli dilekçe ekinde sunduğu “hali hazır pafta”dan da görüleceği üzere geri tepme hadisesinin iskinin ana hattında meydana gelen arıza nedeniyle olduğu tespit edilmiş olup, arz edilen bilgiler dahlilinde yapılan teknik inceleme neticesinde meydana gelen arızanın iskinin ana hattında vuku bulması nedeniyle ...’nin %75 oranında kusurlu olduğu, yapının iskanının olması ancak çek valf sisteminin yapıda mevcut olmaması nedeniyle %25 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. sigorta Yönünden İncelemede ...davacı sigorta şirketinin eksper raporu ile tespit edilen 62.322,20 TL hasar bedeline istinaden sigortalısına neden 64.771,12 TL ödediği anlaşılmadığı, davacı sigorta şirketinin, davalı kurumun kusur oranınca ve icra takip tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte rücu edebileceği kanaatine varıldığı, hasar yönünen incelemede, 15.07.2017 tarihli eksper raporunda yer alan Hidrofor- kalorifer kazanı –ahşap oda kapılar-çelik kapılar- duvar boya ve temizlik işlemleri ile moloz atımı ve nakliyesi için belirlenen kalemlerin piyasa rayiç değerine uygun olduğu kanaatine varıldığı..." şeklinde görüş bildirmiştir.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek raporda; "...hukuki ve nihai karar tamamen sayın mahkemenize ait olmak üzere yapılan incelemeler doğrultusunda, davalı iskinin %75 oranında kusurlu olduğu bedelin 48.578,34TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, davacı sigorta şirketi nezdinde dava dışı sigortalısına ait iş yerinin ... sayılı poliçe neticesinde hasar miktarının 62.322,20 TL olarak tespit edildiği, ancak davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ek talep doğrultusunda 16.10.2017 tarihinde 64.771,12 TL ödeme yapıldığı ve yapılan ödeme 64.771,12TL bedelin piyasa rayiç değerine uygun olduğu kanaatine varıldığı, davacı sigorta şirketinin 48.578,34TL'yi davalıdan talep edebileceği hususundaki kanaatimizi içerir raporu takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere arz etmiştir..." şeklinde görüş bildirmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hasar nedeniyle davalının kusur ve sorumluluğunun yada kusursuz sorumluluğunun olup olmadığı ve zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.

2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2.maddesinde ...'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, d bendinde ise "... hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 17.maddesinde "Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır.", 18.maddesinde "Yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişiler, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorundadır. ... o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi verir. Yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümleri uygulanır. İmar planlarının hazırlık safhasında altyapı tesisleriyle uyum yönünden ...'nin de görüşünü almak şarttır." hükümleri yer almaktadır. Yasal düzenlemeler uyarınca ...'nin yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır. Dosyada mevcut ve bilirkişi incelemesine esas olan belgelerden yapının rabit bağlantısının uygun olduğunun Ek-1’de sunulan belgede tespit edildiğini, söz konusu yapıya Ek-2’de görüleceği üzere iskan verildiği anlaşılmıştır.

... Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinde evsel atıksu kanalizasyon bağlantılarının ne şekilde yapılacağı, buna dair ruhsatın nasıl verileceği hususları düzenlenmiş, yönetmelik hükümleri uyarınca ya da diğer mevzuatla yasaklanmış olan eylem ve eylemlerin ya da faaliyetlerin tespiti halinde bu faaliyetlerin veya eylemlerin durdurulması, engellenmesi ya da ortadan kaldırılması için yapılacak işlemlerin neler olduğu belirtilmiştir. Yönetmeliğe göre mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasına atıksuyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almalıdır. Ancak bu önlemlerin alınmamış olması davalının denetim yükümlülüğü nedeniyle olan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait atık su hattı maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahildir ve davalının kusursuz sorumluluğu mevcut olup sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/2031 E. 2019/10321 K. sayılı, 2018/5489 E. 2020/3698 K. sayılı ilamları).

Tüm dosya kapsamından; 05/05/2017 tarihinde davalının bakım, gözetim ve denetiminde olan kullanılmış su ana hatta yer alan borulardaki arıza nedeniyle dava konusu binada su basması sonucu hasar meydana geldiği, sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalı kurumdan 6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ...'nin ana hattında meydana gelen arızadan davalının kusursuz sorumluluğunun anlaşıldığı, her ne kadar binada "çekvalf" sistemi mevcut olmadığından da tazyikli suların içeri girdiği tespit olunmuşsa da bu durumun davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, ancak müterafik kusur durumunun değerlendirilebileceği, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 27/10/2020 tarihli 2019/3211 E. 2020/6301 K. sayılı ilamında da ifade edildiği şekilde müterafik kusur indirim oranının % 20 olarak belirlenmesi gerektiği, bu nedenle sigortalıya ödenen miktar kadri maruf olduğu tespit edilmekle; toplam alacağın %20 si oranında tazminatta indirim uygulanmış; sigortalıya yapılan ödemeden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davacının davasının kısmen kabulüne; icra inkar tazminatı talebi yönünden ise alacak likit olmayıp yargılama neticesinde belirlendiğinden talebin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının ... 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline; takibin 51.816,90TL asıl alacak ile ödeme tarihi olan 16.10.2017 tarihinden takip tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,

  2. Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,

  3. Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 3.539,61 ₺ harçtan peşin alınan 782,27 ₺'nin mahsubu ile bakiye 2.757,34 ₺ harcın davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,

  4. Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 782,27 TL peşin harç ile 54,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 7.635,40 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 6.108,32 ₺'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Zorunlu Arabuluculuk başvurusu nedeniyle harcanan 1.320,00TL'nın davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 264,00 ₺'sinin davacıdan; 1.056,00 ₺'sinin ise davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

  7. Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 17.900,00 ₺ vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. Maddesine göre hesap ve takdir edilen 12.954,22 ₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  9. Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. 07/03/2024

Katip

e-imzalıdır

Hakim

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulİtirazınİptali(TicariSatımdanhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim