SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/744 E. 2023/710 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/744

Karar No

2023/710

Karar Tarihi

31 Ekim 2023

T.C.

İSTANBUL

21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/744 Esas

KARAR NO : 2023/710

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/12/2021

KARAR TARİHİ : 31/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 23/12/2021 tarihli dilekçesi ile, Müvekkili şirketin, iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti vermek üzere kurulmuş bir Anonim Şirket olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında 02.01.2019 tarihli OSGB Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sağladığını, davalı şirketin 26.01.2021 tarihinde, davacı şirkete mail yolu ile bildirimde bulunduğunu, Şubat 2021 yılı sonu itibari ile İSG sözleşmesini fesh edeceğini bildirdiğini, gelen mailde sözleşmenin bitirilmesi ile ilgili hiçbir gerekçe gösterilmediğini, davalının sözleşmenin 9/C maddesine aykırı davrandığını, davalı şirkette çalışan İş güvenliği uzmanı ... ve İş yeri Hekimi ...isimli personellerin 2020 Mart ayında davacı şirketten ayrıldığını ve 2021 Nisan ayında davalı şirkette çalışmaya başladığını, sözleşmenin 3/B Maddesine göre henüz 3 üç yıl süre geçmediğini, bu iki işçinin davalı şirkette çalışmasının açıkça sözleşmeye aykırı olduğunu, bu nedenle de davacı şirketin 12 aylık (60.720,00 TL) ücret tutarında tazminat hakkının bulunduğunu, davalının 05.03.2021 tarihli faturaya Kadıköy ...Noterliğinin 30.05.2021 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturaya itiraz ettiğini, itiraz üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız itiraz yapıldığını belirterek, davalı tarafından yapılmış haksız itirazın iptali ile icra takibinin her iki takip yönünden de asıl alacak üzerinden devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile müvekkil şirket lehine alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı müvekkil arasında 02.01.2019 tarihli OSGB Hizmet Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme uyarınca davacı şirketin, müvekkili şirkete iş sağlığı ve şirket bu yükümlülüklerine uymadığı için sözleşmenin müvekkili şirket tarafından fesih edildiği, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin görev, yetki, sorumluluk ve eğitimleri hakkında yönetmeliğin 9. Ve 16. maddelerinin tamamına aykırılık mevcut olduğu, söz konusu sözleşmede müvekkil şirkette iş güvenliği uzmanı, hemşire ve doktor ismen belirlenmiş ve bakanlığın ilgili sistemine bu kişiler bildirildiği, ancak bu kişiler yerine sürekli şirkete gelen kişilerin değiştiği, şirkete gelen kişilerin başkaları adına sahte imza attığı, bu durumun tanıklarla ve şirketin resmi iş güvenliği sağlığı defterlerinde sabit olduğu, sözleşmede belirlenen kişinin haftanın belirli günleri gelmesi gerektiği, ancak bu şartında yerine getirilmediği ve gelmesi kararlaştırılan gün ve saat sayısına da uyulmadığı, 2021 yılı yıllık çalışma planı ve yıllık eğitim planının davacı şirket tarafından hazırlanması gerekirken hazırlanmadığı, müvekkili şirket çalışanlarının sağlığının geliştirilmesi ile ilgili herhangi bir önerinin tespit defterinde mevcut olmadığı, işyeri bölümlerine düzenlenmiş hijyen check-list olarak adlandırılan liste oluşturulmadığı, 2020 değerlendirme raporu hazırlanmadığı, müvekkili şirketin çalışanlarının eğitim süreleri dolduğu ancak eğitimlerinin yenilenmediği, çalışanların işe giriş raporları Temmuz 2019 yılında sonlandığı, sözleşme feshine kadar herhangi bir yenileme yapılmadığı, Kişisel Koruyucu Donanımlar standartları ile birlikte yazılmış ve sadece 2020 Şubat tarihli olarak mevcut olduğu, müvekkili şirkette bir iş kazası gerçekleşmiş olup bu iş kazası ile ilgili herhangi bir evrak düzenlenmediği bu olay ile alakalı tespit öneri defterinde de herhangi bir bildirim yapılmadığı, müvekkili şirketin davacı şirkete sorumluluklarını hatırlatma gibi bir zorunluluğu bulunmadığı, müvekkilinin, sürekli olarak; isteksizlik, sözleşmeye ve mevzuata uymama, doğru olmayan şekillerde hizmet vermeye devam eden ilgili OSGB firması ile çalışmayı derhal durdurduğu, Eylül 2020 tarihinden itibaren müvekkil şirkete hizmet vermeyi eksik de olsa sözleşme taahhütlerini yerine getirmeyi tamamen bıraktığı, bu durumun müvekkil şirketin İSG kayıtları ile sabit olduğu, belirtilen Eylül 2020 tarihinden itibaren şirkete hiç bir şekilde gelinmediği ve hiç bir kayıt, defter tutulmadığı, bu aşamada davacı şirkette müvekkili şirkete verilen hizmetin kayıtlarının tutulması gerektiği için bu hususun davacı şirket tarafından kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın yetkisizlik nedeni ile reddine, yetkili mahkemesine gönderilmesine, mahkemenin aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış olan itirazın iptali davasının tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe

Dava itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık davacı şirket ile davalı arasında OSGB sözleşmesi dolayısıyla davalının davacıya takip tarihi itibariyle borçlu olup olmadığı, alacağın muaccel hale gelip gelmediği, temerrüt oluşup oluşmadığı, sözleşmenin haksız sebeple feshedilip eidlmediği, haksız rekabet oluşup oluşmadığı, faiz borcu bulunup bulunmadığı, itirazın haksız olup olmadığı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.

Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede İstanbul ...İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti bakımından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 02/06/2022 tarihli kök ve 16/01/2023 tarihli ek raporunda özetle;"...Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinde haklı sebep olarak nitelendirilebilecek görevlendirilen kişiler yerine farklı kişilerin gönderilmesi doğuran olayın en son 24.06.2019 tarihinde meydana gelmiş olmasına rağmen makul düşünme süresini aşar düzeyde 1,5 yıl sonra 26.01.2021 tarihinde bu haklı sebebe dayanarak sözleşmenin feshedilmesi, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olabileceği, Taraflar arasındaki Sözleşme kapsamında İşyeri hemşiresi olarak atanan ...'un işyerine gelmediğinin kabulü halinde davalının sözleşmeyi feshinin haklı olacağı ve davacının Sözleşme m.9/a uyarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takibe konu fatura alacağına hak kazanamayacağı, Davalının Sözleşme m.3'e aykırı davrandığı ve bu aykırı davranışın hükümde öngörülen ceza koşulu uyarınca İstanbul ... İcra Mi...sayılı takibe konu fatura alacağı olan 60.720,00 TL'yi talep hakkı doğuracağı,..." şeklinde görüş bildirmiştir.

18/09/2023 tarihli 2. Ek raporda ise; "...İşyeri Hekimi olarak görevlendirilen kişi yerine başka kişilerin gönderilmesi" veya "İşyeri hemşiresinin işe gelmemesi" hususlarından her ikisinin de fesihi haksız kılan hususlar olduğu kanaatine varılacak olması halinde son ay fatura bedeli olan (2021 Şubat) esas alınarak 5.060,00X10= 50.600,00 TL tutarında Davalının ödeme yapması gerekecektir..." görüş belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 02/01/2019 tarihli sözleşme kapsamında ticari ilişkinin kurulduğu, sözleşme hükümleri gereğince davacının davalıya iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri vereceği, davalının 26/01/2021 tarihli maili ile Şubat sonu itibariyle sözleşmeyi feshedeceğini bildirdiği anlaşılmıştır. Davacı yan işbu davaya konu icra takiplerinde sözleşmenin haksız feshi sebebiyle cezai şart alacağını ve haksız fesih sebebiyle bakiye sözleşme bedelini talep etmektedir. Davalı yan ise feshin haklı olduğunu, davacının alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalının feshinin haklı sebep teşkil edip etmediği hususunda mahkememizce yapılan incelemede; davacının fesih tarihinin 2021 Şubat olduğu, feshe gerekçe gösterdiği eylemlerin ise fesihten bir buçuk yıl önce gerçekleştiği, davalının bu feshe sebep olan eylemler sebebiyle davacıyı uyardığı yahut ihtar ettiği hususunda belge ibraz etmediği, bir buçuk yıl sonra kollanılan fesih hakkının hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiği bu nedenle feshin haksız olduğu hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla davacının sözleşmenin haksız feshi sebebiyle bakiye sözleşme bedelini ve cezai şart alacağını talep edebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne ve takiplere yapılan itirazların iptaline karar verilmiş , İstanbul ...İcra Müdürlüğü...Esas sayılı ve İstanbul ...İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası üzerinde yürütülmekte olan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davalının icra takibine yaptığı itiraz neticesinde alacağını tahsilde geciken davacının zarara uğradığı gözetilerek İİK67/2. Maddesi gözetilerek takibe konu alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

-İstanbul ...İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA,

-İstanbul ...İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA,

  1. Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile her iki takibe konu asıl alacak miktarlarının toplamı olan 111.320,00TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine;

  2. Alınması gerekli 7.604,26TL harçtan peşin alınan 1.293,87TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.310,39TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılmış olan 1.293,87TL peşin harç ile 59,30TL başvurma harcı, 8.800,00 TL bilirkişi ücreti, 143,00TL tebligat, müzekkere posta masrafı olmak üzere toplam 10.296,17TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  4. Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

  5. Arabulucu ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,

  6. Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulistinafİtirazınİptalitakibin(HizmetiptalidevamınaitirazınSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim