İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/814 E. 2023/557 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/814
2023/557
13 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/814 Esas
KARAR NO : 2023/557
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 13/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Ülkesi ile ticaret yapan ... merkezli bir ticari işletme olduğunu, Irak ülkesinin çeşitli zamanlarda kısıtlı bir süre için Irak Ülkesi için buğday tohumu ithalatına izin verdiğini, 2020 yılında Irak meclisinin ithalat ile ilgili bir sınırlama kararı verdiğini, müvekkili şirketin kriterlere uygun olduğunu düşündüğü buğday tohumu ithalatı yapmak üzere Tükriye' de mukim davalı şirketle görüşmelere başladığını, Irak tarafından verilen izin doğrultusunda 3000 tona kadar buğday tohumunu Tekfen tarım firmasından ihraç amaçlı satın almak niyetine girdiğini, tarafların 04/11/2020 tarihinde ticari bir sözleşme imzalandığını, taraflar arasında yazılı sözleşme imzalanmadan önce davalıya 250.000 USD ödeme yapıldığını, sözleşemenin 5.2/i maddesine göre bu ödemenin 100.000 USD'sinin ilk yapılacak sevkiyatlardan mahsup edilmesine, kalan 150.000 USD nin ise teminat olarak davalıda kalması, son sevkiyatın yapılmasından sonra iadesi husususunun kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre müvekkili şipariş verdikten sonra davalı tarafından fatura kesileceği, davalıya ödeme yapılacağı ve davalı ürünleri hazırlamaya başlayacağı, paketleyeceği ve müvekkiline teslim edeceğini, bu hususun sözleşmede açıkca yazdığını, ilk siparişler arka arkaya verildiğini, ödemelerinin yapıldığını, verilen siparişler doğrultusunda siparişte belirtilen kadar ürünün toplam 1760 ton davalı tarafından hazırlandığını ve paketlendiğini, müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin bu ürünler için toplam 818.390,00 USD bedel ödediğini, müvekkili bu ürünleri sınır kapısından Irak'a sokmak istediğinde ise gümrükte sorun yaşandığını, bazı paketli ürünlerin içinden haşerat çıktığını, müvekkilinin;... tipi buğday tohumunun Irak'da satma yetkisinin olmadığını, bu ürünün Irak'a sokabilmesi için Irak' da kuruli... ünvanlı firmanın onay vermesi gerektiğini, zira bu ürünleri Irak'da satma yetkisinin o firmada olduğunun uyarısıyla karşılaştığını, müvekkilinin itiraz ederek davalı ile yapmış olduğu sözleşmenin noter onaylı tercümesini gösterdiğini, Irak' lı yetkilileri tarafından müvekkiline Irak Cumhuriyeti Tarım Bakanlığının, Tarım varlıkları koruma ve sicil ulusal heyetinin 10/10/2019 tarih ve 175 sayılı yazısını gösterdiğini, bu yazının çevirisinde davalı tarafından üretilen... buğday tohumu ile ilgili ... firmasının davalı... tarafından Irak'daki yetkili temscilsi olarak atandığının görüldüğünü, bu nedenle gönderilen tohumun Irakta teslim alacak olan müvekkilinin Irak'lı müşterisi ... firmasının ürünleri gümrükten alabilmek için Iraklı dava dışı ... şirketine ton başına para ödemek zorunda kaldığını, ödediği bu bedeli müvekkili şirkete yansıttığını, sürecin bu şekilde sekteye uğraması üzerine, davacı müvekkilinin durumu davalı firmaya bildirdiğini, davalı tarafın sorunu çözeceğini bildirdiğini ancak çözemediğinden Irak' daki buğday tohumu ithalatı süresinin sona erdiğini, müvekkilinin, büyük bir şirket olmasına güvenerek kısa sürede ürün tedarik edebileceğine inandığı davalı ile sözleşme yapıp başka alternatif fırsatları kaçırdığını, aldığı ürünleri Irak'a sokmak isterken davalının kusurlu hareketleri ve Irak'da önceden başka bir firmaya satış yetkisi vermesinden dolayı ürünleri Irak' a sokmakta sıkıntı yaşadığını, ve bu sebeple Irak ülkesindeki şirkete ayrıca para ödemek zorunda kaldığını ve zarara uğradığını beyanla, kalan teminatından davalının irad kaydetmesi nedeniyle 150.000 USD alacağın ve şimdilik 1.000 USD zararın davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşme ile,... 'in tohumların sevk programlamasını, ...'in de paketleme programını belirleyeceğini, her iki tarafın mutabakatı ile paketleme ve sevk programının hazırlanacağı, ...'in paketleme işlemi başlamadan önce Irak Cumhuriyeti Devletinin Tahıl Tohumu kalite standartlarını gösteren ilgili kurumdan alınmış resmi bir yazıyı temin ederek ...'e teslim edeceğini, ..., buğday tohumlarını bu yazıda belirtilen kalite standartlarına uygun olarak proses ve paketleme işlemlerini yapacağını, Paketleme yapıldıktan sonra Irak Cumhuriyeti hükümetinin Tahıl Tohumu Kalite Standartları mevzuatında yapacağı değişiklikler sonrası ortaya çıkacak uyumsuzluklardan ...'in sorumlu olmayacağını, Irak Cumhuriyetinde sorun çıkması durumunda tamamen ... sorumlu olacak ve ...'den her hangi bir hak talebinde bulunmayacağını, ...'in 2020 yılı satış sezonunda geçerli olmak üzere Irak Cumhuriyeti'nde 3.000 Ton ... tohumlarının pazarlama ve satış yetkisinin ...'de olduğunu belirten bir yazıyı ...'e keseceği fatura miktarı baz alınarak istenen ilgili mercilere verilmek üzere hazırlayıp vereceğini, ... 'in, Irak Cumhuriyeti'ne satılması amacı ile kendisi için işlenen ve paketlenen tohumları Kasım - Aralık 2020 ayları içerisinde çekmek zorunda olduğunu, aksi takdirde oluşabilecek zarardan ...'in sorumlu tutulamayacağını, son teslim alma tarihinin 31 Aralık 2020 olduğunu, davalı şirketin, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede kendisine yüklenen sorumluluklara uygun olacak şekilde hareket ederek davacı tarafın satın almayı taahhüt ettiği miktarda ve nitelikte tohumluk buğdayı davacı tarafa satışı yapılmak üzere hazır ettiğini, ancak bu aşamadan sonra davacı taraf gerçeğe aykırı farklı sebepler ileri sürerek sözleşme gereği kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemeye başladığını, davacı tarafın sözleşmede belirlenen yükümlüklerini yerine getirmemesi üzerine, davacı şirkete yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda müvekkil şirket tarafından Beşiktaş ... Noterliğinden keşide edilen 15.12.2020 tarihli ... numaralı ihtarname çekildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen 15.12.2020 tarihli ... nolu ihtarnameye karşı davacı tarafça gönderilen 30.12.2020 tarihli cevabi yazı ile ihtarname çekildiğini, tohumluklar işlemiş, paketlemiş ve tahıl tohumu sertifikasyonu ve pazarlaması yönetmeliği esaslarına göre sertifikasyon işlemlerini yerine getirerek sevkiyatın gerçekleştirildiğini, davacı tarafın “ürünleri sınır kapısından Irak'a sokulmak istediğinde ise; gümrükte sorun yaşadığını, zira “ağzı kapalı çuvallarda paketlenmiş" ürünlerin bir kısmının içinde haşerat çıkmıştır” şeklindeki beyanının müvekkili şirketle hiçbir ilgisi olmadığını, tohumluk buğdayların üretilip paketlenmesine kadar tüm aşamalarda Tohumculuk Kanunu ve yönetmeliğe uygun üretim yapıldığını, ürünün alıcı tarafından teslim alınması, depolanması veya nakliye edilmesi sırasında oluşabilecek durumların müvekkili şirketle ilgili olmadığını, taraflar arasındaki ihtarname sürecinden anlaşılacağı üzere davacı tarafın işbu dava ile iadeye konu ettiği 150.000 USD'nin, taraflar arasında akdedilen 04.11.2020 tarihli sözleşme yükümlülüğü gereğince sözleşme konusu ürünleri teslim almaması halinde irat kaydedileceği açık olduğunu, davacı dava dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşmede cayma parasına ilişkin açık bir düzenleme olmaması nedeniyle davalının bu tutarı cayma parası niteliğinde irat kaydedemeyeceğini iddia ettiğini, davalı şirketin sözleşmede kendisine yüklenen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin gereği gibi ifa edilememesi tamamıyla davacıdan kaynaklandığını, davacının mahrum kaldığı bir kar kaybı var ise, bunun da davacının sorumlu olmayan davranışları ve basiretli hareket etmemesinden kaynaklı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinin raporunda özetle ; "Davacı ve davalı tarafından düzenlenen/alınan faturaların davacı ve davalı tarafın yasal defterlerinde yer aldığını, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğunu, faturalarla ilgili mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığını, belgelerin kaydedildiği dava döneminde davalı tarafın açılış ve kapanış kayıtlarının kanun öngördüğü süreler içinde yaptığını, davacının 2020 -2021 yıllarında kapanış kayıtlarını yaptırmadığını, davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğunu, davacı konusunda kararın sayın mahkemeye ait olacağını, tarafların fatura ve ödeme konusunda mutabık olduklarını, dava konusunun davacının “teminat” olarak banka kanalı ile ödediği 150.000 USD'nin davalı tarafından 30.04.2021 tarihinde “irat” olarak muhasebe kayıtlarında yer alması olduğunu, davalı taraf kanuni defterlerinde 30.04.2021 tarihinde... yevmiye madde numarası ile 150.000 USD karşılığı 1.226.295,00 TL “teminatın irat” olarak kaydettiğini, davalı tarafın cari hesap ekstresine göre cari hesaptan kaynaklı dava tarihi itibari ile 694 USD davacı tarafa borçlu olduğu, davacının 694 USD alacağının dava tarihinde TCMB Döviz Alış kurundan karşılığının 12.949,47 TL'a olacağını, davacının faiz talebi doğrultusunda dava tarihine kadar hesaplanan faiz'in “dava tutarı 1.000 USD için 27,07 USD olacağı”, İrat kaydedilen “150.000.- USD için ise faizin 4.060,27 USD” olacağının hesaplandığını, dava tarihi itibari ile T.C. Merkez Bankası Döviz Alış Kurundan 18.6592 TL kurdan TL 1.000 USD karşılığı alacak için hesaplanan 27,07 USD karşılığının (27,07 USD x 18,6592 T) 505,08 TL olacağını, 150.000 USD karşılığı alacak için hesaplanan 4.060,27 USD karşılığının (4.060,27 USD x 18,6592 TL) 75.761,46 TL olacağını hesap edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ile davacının 3.000 ton alım yapmayı üstlendiği, 1.708 ton alım yaptığı, ancak davalının beyanının 1.240 ton eksik kaldığı yönünde olduğunu, davalı yanın yetkilendirmiş olduğu ...'nun 07.04.2020 tarihinde muvafakat yazısı verdiği, bu belgenin esas alınması durumunda davacının ihracatının önünde engel bulunmadığı, bu durumda eksik alım söz konusu olacağı, ancak 150.000 USD teminatın irat kaydedileceğine dair bir anlaşma bulunmaması nedeniyle bu tutarın iadesinin gerekeceğini, davacının ihracat yapmasının ...tarafından engellendiği ve bu nedenle ihracatın yapılamamış olduğu sonucuna varılması durumunda davacının eksik kalan kısım için zararının giderilmesini isteyebileceğini ancak kar marjları hakkında bilgi bulunmadığından bir zarar hesabı yapılamadığını," bildirmiştir.
Davacı tarafın zararını somutlaştırmaması ve bu konuda delil sunmaması nazara alınarak rapor yeterli görülmüş ve itirazlar red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında yurt dışına ihraç edilmek üzere buğday tohumu alım satımı sözleşmesi kapsamında davalının edimini usulüne uygun yerine getirmediğinden bahisle tazminat ve 150.000,00 USD teminatın iadesine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşme tarihi 04/11/2020 olup 31/12/2020 tarihine kadar geçerli kabul edilmiştir. Sözleşmenin 5.1. Maddesine göre davalının davacıya satış yetkisi vereceği belirtilmiş ve bu yetkinin 07/11/2020 tarihinde verildiği anlaşılmıştır.
Davalının ...şirketiyle 10/06/2019 tarihinde sözleşme yaptığı, bu şirketin Irak devletindeki tek yetkili satıcı kılındığı ve bunun davacı tarafça yapılmak istenen ihracatta engel teşkil ettiği,... şirketinin rıza beyanı sonrası gümrükteki malların Irak'taki alıcıya teslim edilebildiği, analiz raporunda haşere kalıntısı nedeniyle uygun olmadığına dair rapor da verildiği belgelerden görülmüştür.
Taraflar arasında sözleşme yapıldığı ve 3000 ton buğday tohumu satışının kararlaştırıldığı, bu ürünün Irak ülkesine ihraç edileceği, irat kaydedilen 150.000USD'nin karşılığında mal teslim edilmediği sabittir.
Davacının ihraç edeceği ürün konusunda davalı tarafından yetkilendirileceği sabit olup, davalını daha evvel ... firmasına yetki vermiş olması nedeniyle davacının gümrükte sorun yaşadığı ve ...firmasının gümrükteki ürünler için muvafakat verdiği anlaşılmıştır. ...'nun verdiği muvafakat sonradan gelecek mallar için değil, gümrükte bekleyen mallar için olduğu belge içeriğinden anlaşılmıştır. Sonradan bu sorun giderilmediğinden kalan kısmın davacı tarafça alınamadığı ve davalının bu konuda kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle bilirkişi görüşüne mahkememiz katılmamıştır.
Davalı kusurlu ve sorumlu olduğundan ve sözleşmede cezai şart veya bağlanma parası da kararlaştırılmadığından, irad kaydedilen 150.000USD'nin davacı iadesi talebi mahkememizce yerinde görülmüştür.
Dava taraf 60.000USD'nin ıraktaki lıcısı tarafından...'ya verilidği ve bunun kendisine yansıtıldığını savunmuş ise de, parayı verenin ve alanın davacı ile bağlantısı ve bunun davacıdan kesildiğine dair bir belge sunulmamış, bu nedenle bu kısım için tazminat talebi mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalı kusurlu olmasına rağmen, davacının eksik alım nedeniyle ne kadar kardan mahrum kaldığını önceki satışları veya davaya konu sipariş kapsamında elde ettiği kar oranını sunması gerekmektedir. Ne var ki davacı taraf bu konuda da bil belge sunmamış ve talebi ıspata muhtaç kalmıştır. Davacının cari hesap alacağını da bilirkişi hesaplamış ise de, bu husus dava konusu olmadığından mahkememizce değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Davacının, kendisine yansıtıldığını iddia ettiği 60.000 USD ve kar mahrumiyetine ilişkin zararını ıspatlayamadığından bu talep yönünden davanın reddine, irad kaydedilen kısım yönünden ise kabulüne ve bunun arabuluculuk anlaşmazlık tutanak tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte tahsiline karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-
Zarar ve kar kaybı yönünden davacının iddiası ispatlanamadığından reddine,
-
Teminat iadesi yönünden talebinin kabulüne, 150.000,00 USD nin 27/07/2022 tarihinden itibaren işleyen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 191.814,48 TL harçtan, peşin alınan 48.290,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 143.524,14 TL harcın davalıdan alınarak haziyene irat kaydına,
-
Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 235.240,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Red edilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 18.720,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından tebligat, müzekkere ve sair giderler için sarfedilen toplam 12.068,00 TL yargılama giderinden, kabul red oranına göre; 11.988,07 TL'nin davalı alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafça peşin ödenen 48.290,34 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazireye irat kaydına,
10-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/09/2023
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49