Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/574
2024/614
4 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/574 Esas
KARAR NO : 2024/614
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/10/2024
KARAR TARİHİ : 04/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 19/04/2024 tarihinde saat 13.10 sıralarında sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Lapseki'den ... istikametine seyir halindeyken otoyolda 13+500 km'deyken direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığını, önce yolun sağında bulunan bariyere daha sonra yol kenarında bulunan elektrik direğine çarptığını ve bunun sonucunda ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... ...'in KTK madde 56/1-a'da düzenlenmiş olan sürücünün geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmesi kuralını ihlal etmesi nedeniyle tam ve asli kusurlu olduğunu, meydana gelen kazada yolcu konumunda bulunan ... ...'in kusuru bulunmadığını, ... ...'in kaza neticesinde olay yerinde hayatını kaybettiğini, müvekkillerinden ... ... müteveffanın annesi, ... ... ... müteveffanın babası, ... ..., ... ..., ... ... ise müteveffanın evlatları olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye teminat limitleri içerisinde 8 iş günü içinde ödeme yapmaları ihtarı ekleriyle birlikte kargo ile 04/06/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak 04/06/2024 tarihinde ihtarı tebliğ alan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 17/06/2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, dava şartı olarak arabulucuya başvurulduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. ile yapılan müzakereler neticesinde anlaşmaya varılamadığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, meydana gelen trafik kazası sonucu ... ...'in vefat etmesi nedeniyle; davacı ... ... için 230.000,00-TL, davacı ... ... ... için 230.000,00-TL, davacı ... ... için 180.000,00-TL, davacı ... ... için 180.000,00-TL, davacı ... ... için 180.000,00-TL olmak üzere toplam 1.000.000,00-TL manevi tazminatın diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 61, 2918 sayılı KTKnın 88/1 ve Türk Borçlar Kanunun 163/1 maddeleri gereği davalı sigorta şirketinden (teminat limitleri dahilinde) temerrüt tarihi olan 17/06/2024 itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan 19/04/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle yakınını kaybeden davacıların uğradığı manevi zarara yönelik manevi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4-(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a)Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5-(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
Ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticari davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile ticari sayılması için en azından bir ticari işletmeyi ilgilendirmesi gereken davalar ve her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır (ticari Dava, s.8-9 Dr. Levent Börü - İlker Koçyiğit, Ankara 2013).
Mutlak ticari dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Örneğin; acentelikle ilgili davalar, deniz ticaretine ilişkin davalar, sigorta hukuku ile ilgili davalar, taşınır rehni karşılığında ödünç verme işlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, rekabet yasağından kaynaklanan davalar, yayım sözleşmesine ilişkin davalar, kredi mektubu ve kredi emrinden doğan davalar, alım satım komisyonuyla ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar, fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan davalar, borsa, sergi, pazarlar ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ve nihayet bankalara ilişkin uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Bundan başka; özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar da bulunmaktadır. Örneğin; Kooperatifler Kanunu’nun 99. maddesi gereğince bu kanundan kaynaklanan davalar, İcra İflas Kanunu’ndan kaynaklanan iflasa ilişkin tüm davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır.
Nisbi ticari dava ise; tarafları tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
Somut olayda davalı şirketin TTK anlamında tacir olmasına karşın ... plakalı hususi aracın sahibi davacı gerçek kişi olup tacir değildir. Hal böyle olunca da dava; TTK kapsamında mutlak yada nispi ticari dava olmadığı gibi yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, davacı 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici de değildir. Bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, davanın; genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
(-bkz..Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2016/12639 esas, 2017/5840 karar sayılı ve 24/05/2017 tarihli kararı-, -bkz.. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/15199 esas, 2016/2972 karar sayılı ve 09/03/2016 tarihli kararı-)
Bu haliyle haksız fiilden kaynaklı manevi tazminat istemine yönelik eldeki dava mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, davanın zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı yöneltilmediği, kasko sigortacısına karşı dava açılmış olması kasko sigortasının zorunlu sigortalardan olmaması nedeniyle de, dava konusu alacağın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve ticari iş niteliğinde olmadığından somut olayda dava TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan da değildir. Trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkin benzer davaların zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı yöneltilmemesi halinde yargılama görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğuna dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 13/04/2017 tarih, 2017/678 Esas, 2017/680 Karar, 25/02/2021 tarih, 2020/1241 Esas 2021/355 Karar, 16/11/2022 tarih 2022/549 Esas, 2022/2857 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2021 tarih,2021/934 Esas 2021/1072 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 15/09/2022 tarih 2022/1639 Esas 2022/1645 Karar sayılı içtihatları da mevcuttur. Bu itibarla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, mahkememizin görev alanında değildir.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1. c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine,
-
Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerine yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59