Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/367
2024/602
25 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/367 Esas
KARAR NO : 2024/602
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2023
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Ltd. Şti. araç servis taşımacılığı hizmeti veren bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalı ... ...'ın ruhsat sahibi olduğu ve diğer davalı ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 24.06.2023 tarihinde İstanbul, Arnavutköy'de trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait araçta 144.912,17-TL hasar onarım zararının mevcut olduğu tespit edildiğini, onarım bedelinin bizzat müvekkili şirket tarafından karşılandığını, kaskodan veyahut davalı yana ait trafik sigortasından herhangi bir dosya açılmadığını ve ödeme alınmadığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutulmak kaydıyla davanın kabulü ile müvekkili şirket ... Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı araçta meydana gelen ve Sayın Mahkeme tarafından yapılacak yargılama neticesinde alınacak bilirkişi raporuna göre artırılmak üzere şimdilik kısmi 100,00-TL hasar onarım zararı ile bilirkişi raporuna göre artırılmak üzere belirsiz alacak olarak 100,00-TL değer kaybı ve aracın onarım süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklı 100,00-TL kazanç kaybı zararlarının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan ... plakalı karşı aracın sahibi davalı ... ... ve diğer davalı sürücü ... ... tarafından, kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tazmin edilmesine, davalıların, alacağa yetecek miktarda menkulleri, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın trafik kazasından kaynaklı bir tazminat davası olduğunu, her ne kadar görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi de olsa davacı şirket tacir olduğu için TTK ve HMK'ya göre görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araç değer kaybı davalarının haksız fiile ilişkin olduğundan yetkili mahkeme haksız fiilin yani kazanın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri olduğunu, davacı şirketin adresinin ... Merkez, ... Cd. No:1 ... , İstanbul olduğunu, kazanın meydana geldiği yer İstanbul Havalimanı bağlantı yolu olduğunu, kazanın meydana geldiği yer Arnavutköy ilçesi olduğunu, Arnavutköy ilçesi ise adliye olarak ... Adliyesi Mahkemelerine bağlı olduğunu, ancak ... Adliyesi Mahkemelerinde Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığından, davacının ikameti ve haksız fiilin meydana geldiği yer itibariyle yetkili mahkemenin Bakırköy Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, ticari davalarda arabulucuya başvurunun zorunlu hale getirildiğini, başvurunun ticari başvuru olacağı aracın değer kaybı tazminatı istemli davalarda arabulucuya başvuru da zorunlu olduğunu, Sayın Mahkemede açılan huzurdaki davada davacının arabulucuya başvurmadığını, davanın bu husus yönünden de reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, sayın mahkeme tarafından 25.07.2023 tarihli tensip zaptının 15. No'lu ara kararı ile 15.000-TL nakit teminat depo edilmesi halinde ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, davacının nakit teminatı yatırmadığını, bu sebeple ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, davacının her ne kadar müvekkiline ait ... plakalı aracın kusuru nedeniyle zararın doğduğunu ileri sürmüş ise de bu konuda herhangi bir delil dosya kapsamında yer almadığını, kazaya konu araçta tamir edilen bölgede daha önce hasar kaydı olup olmadığı, sadece müvekkiline ait araç ile yaşanan trafik kazası sonucu söz konusu hasar onarım zararı meblağın müvekkillerine yüklenip yüklenmeyeceği hususu sayın mahkemece yetkilendirilecek bilirkişi incelemesi sonucu ancak ortaya çıkacağını, söz konusu hasar bedelinin fahiş olduğunu, davacı şirketin, taraflar arasındaki 24.06.2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı olarak aracın uzun bir süre kullanılamadığından bahisle mahrumiyet tazminatı da talep ettiğini, ancak araçta meydana gelen hasarın ön lastik ve çamurluğa çarpılması suretiyle gerçekleştiğini, bu hususun aracın uzun süre tamirde kalmasını gerektirecek türden zararlardan dahi olmadığını, aynı zamanda dosya içerisindeki evraklardan da anlaşılacağı üzere, davacının, müvekkilinin aracının sigortalı olmasına ve bunu bilmesine rağmen, kötü niyetli şekilde sigorta şirketine başvurmadığını, 12.07.2023 tarihli ... Tic. A.Ş.'den fiyat teklifi alarak dosyaya sunduğunu, teklifteki rakamın, piyasanın üstünde fiyat verilerek şişirilmiş bir meblağ olduğunu, söz konusu tamirat fiyat teklifinin alındığı şirkette yapılmadığını, tamirat fiyat teklifi veren şirkette yapıldıysa eğer, davacının söz konusu tamiratı hangi kurumda veya serviste yaptırdığının belirsiz olduğunu, aracın tamir olma süresinin de bu açıdan belirsiz olduğunu, araçta oluşan zararların mahrumiyet yaratacak yoğunlukta hasarlardan olmadığını, olayın meydana geldiği tarih itibariyle müvekkili, ... -karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Avantaj Trafik Paket Sigorta Poliçesi kapsamında ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen trafik kazası sebebi ile müvekkillerinin herhangi bir bedel ödemek zorunda kalırsa, sigorta poliçesi hükümleri uyarınca sigorta şirketine işbu bedelin rücu edilecek ve sigorta firmasının da bu zararı karşılaması gerekeceğini, bu sebeple davanın anılan sigorta şirketine ihbarı gerektiğini, tüm bu sebeplerle; öncelikle görev ve yetki itirazı nedeniyle davanın usulden reddine, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, talepleri kabul edilmediği takdirde davanın reddine, mahkeme masrafları ile avukat vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İHBAR: İhbar olunan vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ... numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi'nin mevcut olduğundan bahisle müvekkili şirkete ihbar edildiğini, huzurdaki davanın ve ihbar talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... sayılı ve 10.06.2023/2024 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle yapılan ödemeler nedeniyle maddi araç başına azami 3.733,70-TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından 24.06.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle hasar bedeli talebi ile müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, yapılan başvuru sonucu eksper ataması yapılarak rapor doğrultusunda davacı hesabına 25/08/2023 tarihinde 116.266,30-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun, karayolları motorlu araçlar zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti ile birlikte sigortalının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, araçların kaza geçirmelerinden sonra yapılan onarıma rağmen, aracın marka ve modeli, hasar durumu ve onarım şekli, kullanım şartları ve kilometresine göre aracın ikinci el değerinde azalma meydana geldiğini, mahkemeniz nezdinde görülmekte olan davada değer kaybı tespiti alınacak bilirkişi raporunda, raporun 04.12.2021 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları değişikliğine göre hesaplanması gerektiğini, maddi hasar istemi ile talep edilen miktarın da fahiş olduğunu, davacının sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, tamir faturasının ibraz edilmemesi kazanç kaybının gerçek zarar niteliğinde olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin ZMMS Poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını,
müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdü de söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz taleplerinin haksız olduğunu, tüm bu sebeplerle; dava taraf sıfatı bulunmadığından dahili davalı sıfatına HMK 61 gereğince itiraz ettiklerini, dava ihbar edilmiş olduğundan ve de davada taraf sıfatları bulunmadığından müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasını, müvekkili şirket tarafından yapılmış olan ödemenin ve poliçe teminat limitinin dikkate alınmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 24/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacı şirkete ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davalı tarafın hasardan sorumlu olup olmadığı, kaza sebebiyle davacının kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı, davalı yanın kazanç kaybından sorumlu olup olmadığı, tazminatın varlığı ve miktarı, faiz türü ve başlangıcından ibaret Tazminat davasıdır.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyasından 29/02/2024 tarihinde verilen Görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası Mahkememizin 2024/... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre :
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile
“Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Bu haliyle eldeki 25/07/2023 tarihli tazminat dava dosyasının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyasından 29/02/2024 tarihinde verilen Görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası olduğu, görevsizlik kararı üzerine gönderme talebinden sonra dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığı, dava şartı olan arabuluculuk şartı davacı tarafından yerine getirilmediği, dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğu, tazminat davasının TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A. 1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60. TL harcın peşin yatırılan 269,85. TL harçtan mahsubu ile 157,75. TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 300,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde ... Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59