İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/470 E. 2024/536 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/470
2024/536
15 Ağustos 2024
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/198 Esas
KARAR NO : 2024/497
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2021
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2021
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA TALEP: Davacı-birleşen davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirketi arasında "... Köyü, .../ " adresinde bulunan akaryakıt istasyonu için 20/02/2019 - 20/02/2021 tarihleri arasını kapsayan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalı yetkililerinin sözleşmenin sona ermesine yakın bir zamanda yeni bir sözleşme imzalanmadığı takdirde yüklü cezai şart tahakkuk edileceği ve bu bedellerin tahsili için dava açacakları yönünde baskı uyguladıklarını, bunun sonucunda davalının 18/02/2021 tarihinde keşide etmiş olduğu ... yevmiye sayılı ihtarname ile müvekkili şirketten 115.009,50-TL cezai şart talebinde bulunduğunu, müvekkilinin borcu olmamasına rağmen ve sözleşmenin sona ermesinden bir hafta sonra davalı şirketin; 27/02/2021 tanzim tarihli ve 24.208,00-TL bedelli faturayı DBS sistemi ile müvekkilinden habersiz tahsil ettiğini, davalı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1. ve 5.2. maddelerine aykırı fiyatlandırma ile müvekkiline ürün sattığını, müvekkilinin 23/03/2021 tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarname ile davalı şirketin faturasına itiraz ederek 24.208,00-TL'nin iadesini talep ettiğini ancak tahsilin sağlanamadığını iddia ederek; akaryakıt bayilik sözleşmesi ile ceza şart adı altında müvekkilinden haksız şekilde tahsil edilen 24.208,00-TL'nin 23/03/2021 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini, sözleşmenin 5.1 ve 5.2 maddelerine aykırı şekilde oluşturulan ürün satışı sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA TALEP: Davalı-birleşen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında 20/02/2019 tarihli Bayilik Sözleşmesi ile protokol, Cari Hesap Sözleşmesi, Ariyet Sözleşmesi ve Otomasyon Otoyakıt ve Creditp Sözleşmesi akdedilerek, davalı şirkete ait olan Kırklareli İli ... İlçesi ... köyü adresinde kayıtlı olan taşınmaz üzerinde 2 yıl süre ile akaryakıt bayiliği ve işletmecilik hakkı tesis edildiği, taraflarca akdedilen protokol hükümleri uyarınca asgari ürün alım taahhüdünde bulunan davalı şirket sözleşme süresi boyunca, müvekkil şirketten yalnızca 469,98 m3 beyaz ürün alımı gerçekleştirmiş olup davalı şirketin tonaj taahhüdünün 230,02 m3 gerisinde kaldığını, davalı tarafından ... Noterliğinin 17/02/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iki yıl süreli bayilik sözleşmesinin süresinin sona ermesi akabinde sözleşmelerin yenilenmeyeceği hususunun ihtar edildiği, sözleşme ve eki niteliğindeki tüm protokollerin sona ermesi sonucunda taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol uyarınca taahhüt edilen bir takım yükümlülükler dolayısıyla davalı şirketin sözleşme ve protokol süresince almayı taahhüt etmiş olduğu perakende özel satış fiyatından 700,00 m3 beyaz ürün miktarının eksik kalan 230,02 m3'lük kısım için beher m3 başına 500,00 TL'den toplam 115.009,50 TL cezai şart borcu muaccel hale geldiğini, sözleşmenin sona ermesi üzerine müvekkili şirket tarafından ... Noterliği'nin 18/02/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile asgari ürün alım taahhüdünün ihlalinden kaynaklı olarak 115.009,50 TL cezai şart borcunun ödenmesi ihtar edildiğini, söz konusu ihtarname ile davalının temerrüte düşürüldüğünü, davalı ile arabuluculuk toplantısında da anlaşılamaması üzerine işbu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol gereğince ödenmesi gereken şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki cezai şart borcunun temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 2.maddesi uyarınca TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP: Davalı-birleşen davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 20/02/2019 tarihinde iki yıllık Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve eki niteliğinde Protokol imzalandığını, işbu sözleşmeler ile davacıya "... Köyü .../KIRKLARELİ adresinde bayilik hakkı verildiğini, bahse konu sözleşmenin sona ermesi sebebiyle ürün alım taahhütlerinden kaynaklanan eksik ürün alımına ilişkin tüm borçların, sözleşme ve eki niteliğindeki protokollerde yazılı şartlar ve şirket kayıtlarında görünen diğer cari hesap borçlarının muaccel hale geldiğini, buna göre akdedilen sözleşme ve aynı tarihli Bayilik Protokol gereği protokolün "Asgari Ürün Alımı Taahhüdü" başlıklı 4.4. ve 4.5. Maddeleri uyarınca davacının protokol süresince Perakende Standart standart satış fiyatından olmak ve Perakende satış yapmak üzere; 60m³ Beyaz Ürünü ...'den ve 700m³ Beyaz Ürünü ...'den satın almayı taahhüt ettiğini, davacının Perakende Özel satış için alım miktarı 700m³ olması gerekirken 230,02m³ eksik alım yaptığını ve müvekkiline 115.009,50-TL cezai şart borcu doğduğunu, davacının protokolün 5.1. ve 5.2. Maddelerine aykırı davranıldığı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının 115.009,50-TL cezai şartının 24.208,001-TL'lik kısmını DBS ile mahsup ettiklerini ve 90.800,00-TL'lik ödenmeyen ceza şart bedelinin bulunduğunu, bu durumu ihtarname ile davacıya bildirdiklerini, bir an için sözleşmeye aykırı davranıldığı düşünülse de müvekkilinin muaccel hale gelen cezai şart alacağının olmasından dolayı Borçlar Kanunu'nun 139. Maddesi uyarınca "takas" defiini ileri sürdüklerini, bu nedenle davacının reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı-birleşen davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı şirket aleyhine müvekkili şirketten haksız şekilde tahsil edilen 24.208,00 TL'nin ve taraflar arasında imzalanan protokolün 5.1 ve 5.2.maddesine aykırı şekilde oluşturulan ürün bedeli üzerinden ürün satışı sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/198 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup söz konusu davanın açılış tarihi 29/03/2021 olup , eldeki davadan önce açıldığını, müvekkili tarafından açılan davanın bilirkişi incelemesi aşamasında olup, mahkememiz dosyasındaki yargılamaya göre daha ileri bir safhada olduğu, eldeki dava dosyasının usul ekonomisi açısından mahkememiz dosyası ile tarafları ve konusu aynı olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLER: Taraflar arasında imzalanan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, arabuluculuk son tutanağı, davacı ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... Esas sayılı dosyası,
... San.ve Tic.Ltd.Şti'nin 2019-2021 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamesi, ...'ın 29/01/2024 tarihli müzekkere cevabı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... E. Sayılı dosyasının Mahkememiz iş bu dosyası ile dosyanın taraflarının ve dava konusunun aynı olması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dava taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafça davacının DBS sisteminden kesilen 24.208,00 TL'nin iadesinin mümkün olup olmadığı, davalının sözleşmedeki ürün satış şartlarından kaynaklı olarak zarara neden olup olmadığı hususlarından ibarettir. Birleşen dava taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalıdan cezai şart alacağının olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen akaryakıt bayilik sözleşmesi ile müvekkilinin 20/02/2019-20/02/2021 tarihleri arasında davalının bayisi olarak faaliyet sürdürdüğünü, sözleşmenin sona ermesinden sonra davalının 115.009,50 TL cezai şart talebinde bulunduğunu, müvekkil şirketinin borcu olmamasına rağmen davalı şirketin sözleşmenin sona ermesinden bir hafta sonra 27/02/2021 tarihli 24.208,00 TL faturayı müvekkilinin DBS sisteminden tahsil ettiğini, davalı tarafın protokolün 5.1 ve 5.2 maddelerinde yer alan ürün satış şartlarına uymadığını, protokole aykırı fiyatlandırma yapmak suretiyle ürün sattığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin ve davalı şirket tarafından cezai şart adı altında haksız yere tahsil edilen 24.208,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin cezai şart alacağının doğduğunu, davacı bayinin perakende özel satış için alım miktarı 700 m3 olması gerekirken davacının 230,02 m3 eksik alım yaptığını ve davacının 115.009,50 TL cezai şart borcunun doğduğunu, müvekkilinin sözleşme ve eki niteliğindeki protokollere uygun olarak ürün ikmal ettiğini, davacı bayinin oluşan 115.009,50 TL cezai şart borcunun 24.208,001 TL'lik kısmının DBS sisteminden kesilip mahsup edildiğini ve davacının 90.800,99 TL'lik ödenmeyen cezai şart borcunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının 115.009,50 TL cezai şart borcunun bulunduğunu, davalının ... Noterliğinin 18/02/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğünü ancak borcun ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL cezai şart borcunun temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangi bir cezai şart borcunun bulunmadığını, davacı tarafından haksız yere müvekkilinin DBS sisteminden 24.208,00 TL'nin tahsil edildiğini, davacının sözleşme süresi boyunca sözleşmeye aykırı şekilde ürün fiyatlandırmak suretiyle müvekkiline zarar verdiğini ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, davacının cezai şart talebinin TBK'nun 179/II maddesine uygun olmadığını, cezai şartın müvekkili şirketin ekonomik mahvına sebep olması halinde indirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 16/03/2021 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
... Noterliğinin 18/02/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı-birleşen davacı ... A.Ş tarafından davacı-birleşen davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti aleyhine; taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinden kaynaklı eksik ürün alımından kaynaklı olarak 115.009,50 TL cezai şart borcunun bayilik sözleşmesi ve eklerinin münfesih hale geleceği 20/02/2021 tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davacı-birleşen davalıya tebliğ edildiği ve davalı-birleşen davacının 24/02/2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Pınarhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2022/... Talimat Sayılı dosyasından asıl davacı-birleşen davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan mali müşavir bilirkişi Prof. Dr ... tarafından düzenlenen 11/02/2022 tarihli raporunda özetle; "taraflar arasında 20.02.2019 tarihinde bir ticari ilişki başlamakla birlikte 20.02.2021 tarihinde bu ilişkinin sona erdiği, sözleşmenin bitimi sonrasında davalı ... AŞ/nin 27.02.2021 tarihinde fatura düzenleyerek, bu fatura bedeli olan 24.208,00 TL tutarı ... Bankası DBS sistemi üzerinden davacı hesabından tahsil etmiş olduğu, davalı yan tarafından düzenlenmiş olan fatura davacı tarafından kabul edilmediğinden davacının ticari defterlerine kaydedilmemiş olduğu, dolayısıyla yapılan ödeme tutarı olan 24.208,00 TL kadar davalının davacıya borcu olduğu, hesaplamalara göre davalı tarafın davacıdan 115.009,50 TL cezai şart alacağı hesaplandığı, hesaplanan cezai şartın davacının mahvına sebep olacağı, bu nedenle %50 indirimli uygulanmasının yukarıda sunulan gerekçelerle uygun olacağı, tarafların karşılıklı alacaklarının “Takas” kapsamında değerlendirilmesinin takdirin mahkemeye ait olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... , Akaryakıt Uzmanı ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından 23/08/2022 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Taraflar arasında 20.02.2019 tarihinde 2 (iki) yıllık Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve eki niteliğinde Protokol imzalanmış, sözleşme 20.02.2021 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle davacının, davalıya cari, hesap anlamında herhangi bir borcu bulunmadığı, davalı tarafından davacıya 24.208,01 TL tutarlı “ kısmi cezai şart” içerikli fatura Davacı bayini DBS hesabından tahsil edildiği, davacı firma tarafından eksik alım kaynaklı ödenecek cezai şart tutarının 32.190TL olduğu ve tahsil edilen tutardan sonra davalı firmanın 7.981,99TL cezai şart alacağı olduğunun hesaplandığı, davacı firmanın ürün alım koşullarının protokol şartlarına ve sektörel uygulamalara uygun olarak düzenlenmiş olup EK-1 listede peşin alım koşullarını netleştirdiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi kök raporuna yönelik itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve birleşen dosya bakımından değerlendirme yapmak ve davacının bilanço kayıtları ve incelenen ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda cezai şartın davacının ekonomik olarak mahvına neden olup olmayacağı hususu da değerlendirilerek gerektiğinde HMK 218 maddesi uyarınca yerinde inceleme yapılarak asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa alacak türü ve miktarı hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi ... , Akaryakıt Uzmanı ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından 08/12/2022 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "birleşen dosya yönünden ... tarafın belirttiğinin aksine kök raporumuzda cezai şart alacağının 115.009,50 TL olarak hesaplanmadığı, firma tarafından eksik alım kaynaklı ödenecek cezai şart tutarının 32.190TL olduğu ve tahsil edilen tutardan sonra davalı firmanın 7.981,99TL cezai şart alacağı olduğu davacı firmanın depo satış fiyatından fazla yapmış olduğu alımlar sektörel uygulamalar gereği diğer alım koşulundan yapılan eksik alımlarla mahsup edilebildiğini , bu nedenle eksik alım kaynaklı tahsil edilemeyen tutar 7.981,99 TL yönünden davacının alacağının olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Talimat raporu ile tespit edilen cezai şart miktarı ile bilirkişi kök ve ek raporunda tespit edilen cezai şart miktarının birbiriyle uyuşmadığı ve çelişki oluşturduğu ve taraf vekillerinin itirazlarının bilirkişi ek raporu ile karşılanmadığı anlaşılmakla; dosyanın tarafların iddia ve savunmaları toplanan deliller ve ön incelemede tespit edilen hususlar dahilinde davacı ve davalı tarafın defter ve kayıtları üzerinde iddia ve savunma hudutları doğrultusunda, taraf iddialarının yerindeliği, taraflar arasında düzenlenen akaryakıt protokolünde yer alan ürün alış-satış şartlarının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı, davacının DBS sisteminden çekilen alacağın iadesi koşulları oluşup oluşmadığı, davalının cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı, bundan kaynaklanan alacağı varsa miktarının belirlenmesi, cezai şartın davacının ekonomik olarak mahvına neden olup olmayacağı hususu ve takas-mahsup definin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi ..., Akaryakıt Uzmanı ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından 11/07/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre;"Davalı/birleşen davacının 2019, 2020, 2021 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı/birleşen davacı yan tarafından “kısmi cezai şart” adı altında 27.02.2021 tarihli ... sayılı 24.208,01 TL bedelli fatura düzenlendiği, iş bu faturanın bedeli ise 01.03.2021 tarihinde davalının DBS sistemi üzerinden tahsil edildiği, cari ekstre bitim tarihi (17.03.2021) itibariyle davacı/birleşen davalı ile borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacı bayi ...’ün Davacı firmanın ürün alım koşullarını protokol şartlarında uygulamadığı iddiasından hareketle davacı firmadan talep edilen fatura döküm listesinde perakende özel alım koşullarıyla yapılan ürün alımlarından peşin alım yapılanlar üzerinde 31 adedi üzerinde yapılan incelemede EK-1de detaylı dökümü yer alan faturalar protokol şartları ile karşılaştırıldığında küçük farklar tespit edildiği, 31 faturadaki toplam farklılık 788 TL olup tutar dava konusu ihtilafın nedeni olmayacak boyutta olduğu ve bu farkların sigorta, yuvarlama vb. etkenlerden kaynaklandığını, sektörel uygulamalar açısından olağan farklar olduğu değerlendirildiği, taraflar arasında akdedilen Protokolün Asgari Ürün Alım Taahhüdünden Kaynaklanan Cezai Şart başlıklı 4.5. maddesinde "...Bayi her ne sebeple olursa olsun, bayilik sözleşme süresinin sonunda veya fesih tarihinde; asgari ürün alım taahhüdü maddesinde bahsi geçen ve taahhüt ettiği halde, perakende standart satış fiyatından ...’den satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 500,00 TL, Perakende özel satış fiyatından ...’den satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 500,00 TL tutarında cezai şart bedelini ...’ye ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” denildiği, akdedilen protokolde yer verilen düzenlemeye göre davacı/birleşen davalı şirket sözleşme süresinde belli miktarda “standart” ve “özel” olmak üzere iki farklı kategoride “Beyaz Ürün” almayı taahhüt etmiş ve bu alımları belirlenen tutardan daha az alması durumunda ise ceza ödemeyi de kabul ettiği, davalı/birleşen davacı şirketin kayıtlarıyla tetkik edilen davacı/birleşen davalı şirketin yaptığı alım tutarları ve taahhüt edilen tutarlar nezdinde davalı/birleşen davacı şirketin 115.009,50 TL tutarında cezai şartı talep edebileceği hesap edildiği, belirlenecek cezai şartın davacının/birleşen davalının mahvına sebep olup olmayacağı incelendiğinde, davacının/birleşen davalının tüm malvarlığı, borçları ve son iki yıldır pandemi nedeniyle gelirlerin olağanüstü düştüğü, akaryakıt istasyonlarının kâr marjı yetersizliği nedeniyle kapanma eğiliminde olduğu gözetildiğinde davacının/birleşen davalının mahvına neden olacağı kanaatiyle Sayın Mahkemece belirlenecek oranda bir indirim yapılmasının uygun olabileceği kanaati hasıl olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarının ayrıntılı olarak irdelenip değerlendirilmesi bakımından ek rapor tanziminin istenilmesine karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi ..., Akaryakıt Uzmanı ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından 20/02/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; Davalı tarafın itirazları bakımından sektörel yönden yapılan incelemede; Dağıtıcı firmaların kar marjını ... tarafından kendilerine sunulan primlerden oluştuğu, ... tarafından mahkemeye sunulan 29.01.2024 tarihli metinde ... tarafından ... A.Ş.’ye iade faturası dışında düzenlenmiş bir prim faturası bulunmadığı bilgisi verildiği, diğer yandan ürün maliyetinin doğru olup olmadığı yönünde incelemenin sektör olarak hesaplanması mümkün olmayıp, davalı taraf bu hususta da dosyaya herhangi bir çalışmada sunulmamış olup, böyle bir hesaplamanın en başından yapılması mümkün olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davalı-birleşen davacı vekili birleşen dava yönünden 24/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL olan dava değerini 80.801,499 TL arttırmak suretiyle 90.801,499 TL olarak ıslah ettiği, ıslah harcını yatırdığı ve ıslah dilekçesinin davacı-birleşen davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 20/02/2019 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile davacı-birleşen davalının 20/02/2019-20/02/2021 tarihleri arasında davalı-birleşen davacının bayisi olarak faaliyette bulunduğu, sözleşmenin süresinin 2 yıl olduğu ve davacı-birleşen davalı tarafından gönderilen ... Noterliğinin 17/02/2021 tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi ile sözleşmenin süresinin sona ermesi nedeniyle bayilik sözleşmesinin münfesih olduğunun davalı-birleşen davacı tarafa bildirildiği, davalı-birleşen davacı tarafından gönderilen ... Noterliğinin 18/02/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinden kaynaklı eksik ürün alımından kaynaklı olarak 115.009,50 TL cezai şart borcunun bayilik sözleşmesi ve eklerinin münfesih hale geleceği 20/02/2021 tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, taraflar arasında akdedilen Protokolün Asgari Ürün Alım Taahhüdünden Kaynaklanan Cezai Şart başlıklı 4.5. maddesinde "...Bayi her ne sebeple olursa olsun, bayilik sözleşme süresinin sonunda veya fesih tarihinde; asgari ürün alım taahhüdü maddesinde bahsi geçen ve taahhüt ettiği halde, perakende standart satış fiyatından ...’den satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 500,00 TL, Perakende özel satış fiyatından ...’den satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 500,00 TL tutarında cezai şart bedelini ...’ye ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” denildiği, akdedilen protokolde yer verilen düzenlemeye göre davacı/birleşen davalı şirket sözleşme süresinde belli miktarda “standart” ve “özel” olmak üzere iki farklı kategoride “Beyaz Ürün” almayı taahhüt ettiği ve bu alımları belirlenen tutardan daha az alması durumunda ise ceza ödemeyi kabul ettiği, talimat bilirkişi raporu ile ve Mahkememizce alınan 11/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile davalı-birleşen davacı şirketin kayıtlarıyla tetkik edilen davacı-birleşen davalı şirketin yaptığı alım tutarları ve taahhüt edilen tutarlar nezdinde davalı-birleşen davacı şirketin 115.009,50 TL tutarında cezai şartın hesaplandığı, düzenlenen bilirkişi raporlarında sözleşme ve protokole uygun olarak hesaplama yapıldığı anlaşılmakla hükme esas alındığı, davalı-birleşen davacını cezai şart alacağının bulunduğu anlaşılmakla davalı/birleşen davacı yan tarafından “kısmi cezai şart” adı altında 27.02.2021 tarihli ... sayılı 24.208,01 TL bedelli fatura düzenlendiği ve iş bu faturanın bedeli ise 01.03.2021 tarihinde davacının DBS sistemi üzerinden tahsil edildiği ve davacının DBS sisteminden kesilen 24.208,01 TL bedelin mahsubu sonucunda davalı-birleşen davacının birleşen dava kapsamında 90.801,49 TL cezai şart alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin süresinin 2 yıl olması ve cezai şart bedelinin sözleşme süresi sonunda ödeneceğinin kararlaştırılmış olması karşısında TTK 179/II maddesinin somut olayda uygulanamayacağı kabul edilmiş olup dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 24.maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu fahiş olduğu iddiasıyla ceza koşulundan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de kararlaştırılan cezai şartın borçlunun ekonomik yönden yıkımına neden olacak tarzda fahiş olduğunun belirlenmesi halinde cezai şarttan indirim yapılabilecektir. Mahkememizce cezai şartın davalının ekonomik mahvına yol açıp açmayacağı yönünde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yapılan incelemede davalının mahvına sebep olacağı belirtilmiş olmakla; Mahkememizce 90.801,49 TL cezai şart alacağından %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak birleşen dosya kapsamında davalının davacıya 45.400,75 TL cezai şart borcunu ödemesi gerektiği, davacı taraf davalı tarafı ... Noterliğinin 18/02/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 24/02/2021 tarihinde temerrüde düşürmüş olmakla 24/02/2021 tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınmıştır. davacı taraf davasını kısmi alacak davası olarak açmakla; davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın birleşen davanın kısmen kabulü ile davacının cezai şart alacağından takdir edilen hakkaniyet indirimi sonrası davacının 10.000,00 TL cezai şart alacağının 24/02/2021 temerrüt tarihinden itibaren, 35.400,75 TL alacağının ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak 3095 Sayılı Kanu'nun 2/2 maddesi gereğince TCMB ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Birleşen davacı taraf toplam 90.801,49 cezai şart talep etmiş olup, davalının ekonomik mahvına sebep olacağı gerekçesi cezai şart miktarından indirim yapıldığından cezai şart talebi açısından ret edilen kısım yönünden birleşen davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
Asıl dava yönünden davacı taraf, davalı şirketin sözleşmenin sona ermesinden bir hafta sonra 27/02/2021 tarihli 24.208,00 TL faturayı müvekkilinin DBS sisteminden tahsil ettiğini, davalı tarafın protokolün 5.1 ve 5.2 maddelerinde yer alan ürün satış şartlarına uymadığını, protokole aykırı fiyatlandırma yapmak suretiyle ürün sattığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin ve davalı şirket tarafından cezai şart adı altında haksız yere tahsil edilen 24.208,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmakla; davalının cezai şart alacağına mahsuben davacının DBS sisteminden 27/02/2021 tarihli 24.208,00 TL faturayı tahsil ettiği ve tahsil etmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı, birleşen dava yönünden tahsil edilen kısım düşülerek davalının birleşen dava yönünden cezai şart alacağının hesaplandığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davacı bayinin fatura döküm listesinde perakende özel alım koşullarıyla yapılan ürün alımlarından peşin alım yapılanlar üzerinde 31 adedi üzerinde yapılan incelemede protokol şartları ile karşılaştırıldığında küçük farklar tespit edildiği, 31 faturadaki toplam farklılık 788 TL olup tutar dava konusu ihtilafın nedeni olmayacak boyutta olduğu ve bu farkların sigorta, yuvarlama vb. etkenlerden kaynaklandığını, sektörel uygulamalar açısından olağan farklar olduğu değerlendirildiği, davacı tarafın talebi ile ... kayıtlarının celp edildiği ancak gönderilen müzekkere cevabında ... tarafından davacıya iade faturası dışında düzenlenmiş bir prim faturası bulunmadığı bilgisi verildiğinin, davalı tarafından davacıya protokole aykırı fiyatlandırma yapmak suretiyle ürün sattığı yönünde iddialar yönünden ispat yükü davacı taraf üzerinde olup davacı tarafça iddiasını ispatlar mahiyette yazılı delil sunamamıştır. Bu nedenle asıl dava yönünden; davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
ASIL DAVA YÖNÜNDEN; davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60. TL harcın peşin alınan 430,49. TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2,89. TL'nin davacıya iadesine,
-
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesap olunan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının cezai şart alacağından takdir edilen hakkaniyet indirimi sonrası davacının 10.000,00 TL cezai şart alacağının 24/02/2021 temerrüt tarihinden itibaren, 35.400,75 TL alacağının ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak 3095 Sayılı Kanu'nun 2/2 maddesi gereğince TCMB ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.101,33. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.721,44. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.379,89. TL harcın davalıdan ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A. 13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00. TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
-
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan 59,30. TL başvuru harcı, 1.550,66. TL ıslah harcı ve 170,78. TL peşin harç olmak üzere toplam 1.780,74. TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
10-Davacı tarafından yatırılan 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti ve 340,35-TL posta giderinden ibaret toplam 4.840,35-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
12-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı asıl dava yönünden kesin birleşen dava yönünden HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55