SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/421 E. 2024/518 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/421

Karar No

2024/518

Karar Tarihi

23 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/421 Esas

KARAR NO : 2024/518

DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)

DAVA TARİHİ : 07/03/2024

KARAR TARİHİ : 23/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, internet üzerinden yapılan alışverişlerde "..." sistemi ile ödeme yapılabilmesi adına ... A.Ş ile 20/10/2022 tarihinde sözleşme imzaladığını, yapılan sözleşme sonrasında müvekkili, belirli zamanlarda gerek internet siteleri ve sosyal medya aracılığı ile kampanyalar düzenlediğini, bu kampanya dönemlerinde online store mağazasından yapılan satışlarda anlaşmalı olduğu ...A.Ş sistemleri üzerinden ödemeler gerçekleştirildiğini, ancak 09/07/2023 tarihinde tamamen ... A.Ş'nin kusuru dolayısı ile gerçekleşen sistem arızası neticesinde bir çok siparişten ödeme alınamamış, müşterilerin siparişleri birden fazla girilmiş, sistem arızası nedeni ile meydana gelen karışıklıklardan ötürü müvekkil ürünlerini satamamıs maddi zarara sebebiyet verildiğini, 09/07/2023 tarihinde ... A.Ş sistemlerinde meydana gelen zarar neticesinde müvekkil, şirket maddi ve manevi olarak telafisi imkansız zararlara uğradığını, maddi tazminat miktarının şu an için etde bulunan veriler ışığında tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmaması sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak şimdilik HMK 107 gereği 09/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 5.000 TL maddi tazminat talebinin kabulüne, müvekkil şirketin ticari itibarının, iyi ve haklı şöhretinin zarara uğratılması dolayısıyla 09/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal taizi ile birlikte 250.000 TL, manevi tazminat talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talepleri belli/belirlenebilir olan davacının huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki yarar bulunmadığını, arabuluculuk tutanağı kanunun aradığı şartları ihtiva etmediğini, müvekkilinin davacının iddia ettiği şekilde davacıya sözleşme kapsamında hiçbir taahhütte bulunmamış olup hiçbir şekilde müvekkil şirket’in davacıya karşı bir sorumluluğu olmadığını, davacı ürünlerinin satışını yaptığı internet sitesinde ...’ın e-ticaret altyapısını kullandığını, ... bir e-ticaret altyapısı şirketi olduğunu, manevi tazminatın koşulları oluşmadığını, davacının hiçbir iddiasının ispat edememesi ve müvekkil şirketin de davacıya karşı davacının iddia ettiği şekilde hiçbir yükümlülüğünün bulunmaması, keza yükümlülüğü bulunan aşamaları da tam olarak layığıyla yerine getirdiğinin sabit olması ve sair nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, taraflar arasındaki mağaza hizmet sözleşmesinden kaynaklanan Tazminat davasıdır.

5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN’nun 5/5. maddesinde “Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere, esasen bir iş dağılımı olan bu husus, kanunun “Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.” lafzı ile neredeyse bir görev ilişkisi gibi düzenlenmiştir.

Bunun içindir ki, eldeki davaların istinaf incelemesine bakan İstanbul BAM 13. HD’nin 28.12.2023 tarih, 2023/1132 E ve 2023/2120 K sayılı emsal kararında;

“…Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35 inci maddesine dayalı olarak verdiği, 2023/4482 esas, 2023/5883 karar sayılı, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik 16/10/2023 tarihli ilamı ile; Hakimler ve Savcılar Kurulu 1 inci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararının, mahkemelerin görevine ilişkin değil daireler arasındaki iş dağılımının belirlenmesine ilişkin olduğu, diğer ifade ile kararda belirtilen finans davalarına bakacak asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğu, bu sebeple, açılan davanın konusu banka ve finans uyuşmazlıklarına ilişkin ise adliye tevzi bürosunun, dosyayı anılan karar doğrultusunda ilgili mahkemeye tevzi etmesinin gerektiği, tevzinin yanlış yapılması durumunda dosya kendisine tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin, bu durumu tespit ederek dosyanın doğru daireye tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine/gönderilmesine karar vereceği, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin vereceği kararın, teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmadığı, gönderme kararı niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; Hakimler ve Savcılar 1 inci Dairesinin 1232 sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, iş dağılımına ilişkin bulunduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından davanın yanlış tevzii edildiğinin tespiti ile, dosyanın iş dağılımına göre finans davalarına bakmakla görevli İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne tevzii edilmek üzere tevzii bürosuna iadesine/gönderilmesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmesi gerekirken, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/1 fıkraları uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.” denilmiştir. Görüldüğü üzere, anılan emsal kararda mahkemenin yaptığı yargılama sonunda verdiği karar irdelenmiş ve gönderme kararı verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Bu emsal karar göz önüne alındığında, yargılamada daha en başta dosyanın iş dağılımı bakımından görevli mahkemeye gönderilmesi, HMK 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi bakımından ehemmiyet arz etmektedir.

Esasen mahkememizce, talep hakkında 03/07/2024 tarih, 2024/145 E ve 2024/2491 K sayılı kararı ile bu bağlamda gönderme kararı verilmiş ise de, dosya kendisine tevzi olan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/07/2024 tarih, ... E ve ...K sayılı kararı ile dosyayı karşı gönderme kararı ile mahkememize geri göndermiştir.

Bilindiği üzere, iki mahkeme arasında yargı çevresi, görev ve kesin yetki halinde davaya bakmakta karşılıklı uyuşmazlık çıkması halinde merci tayini hususu HMK 21, 22 ve 23. maddelerinde düzenlenmiş olmasına karşın, iş dağılımı halinde çıkabilecek menfi uyuşmazlıklara dair sarih bir düzenleme yapılmamıştır. Bu noktada bir mevzuat boşluğu olduğunu söylemek mümkün. Öğretide de kabul edildiği üzere medeni usul hukukunda kıyasa başvurmak mümkündür. (PEKCANITEZ, Hakan, Medeni Usul Hukuku, 2016, 4. Bası, 59.s;ATALI, Murat, Medeni Usul Hukuku, 2023, 6. Bası, 16. S) O halde, görev ve yetkiye dair merci tayini hükümlerinin, iş dağılımı hususunda da kıyasen uygulanması mümkündür. Bunun için HMK 22. maddesine göre davaya bakacak ilk derece mahkemesini tayin edecek merci İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’dir.

Yapılan bu izahatlardan da anlaşılacağı üzere, mahkememizce gönderme kararı verildikten sonra, dosya kendisine tevzi olan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, kendisi de bu davaya bakmakla görevli görmüyorsa bu durumda HMK 22. maddesine göre merci tayini için dosyayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne göndermesi gerekir idi. Zira dosyaya resen emsal olarak alınan İstanbul BAM 43. HD’nin 16.02.2023 tarih, 2023/220 E ve 2023/153 K sayılı kararı da bu yöndedir. Bu sebeple, anılan gerekçe ile merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Mahkememiz dosyasının merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,

  2. Dosya esasının bu şekilde kapatılmasına

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 23/07/2024

Katip

e-imzalı*

Hakim

e-imzalı*

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

derece(Tazminat)adliyeKanunundanSermayemahkemelerininmahkemeleriyargıistanbulyetkilerikuruluşgörevhakkındaKaynaklananhükümPiyasasıcevaptaleppekcanıtezbölge

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim