İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1332 E. 2024/406 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/1332
2024/406
31 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/1332 Esas
KARAR NO : 2024/406
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/12/2019
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 29/12/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; 15/12/2016 tarihinde davacının kullandığı ...plakalı motosiklet ile kaza tarihinde ZMMS poliçesi bulunmayan ... yönetimindeki 33LV 863 plakalı kamyonun karşılıklı çarpışması sonucu davacının ağır yaralandığını ve malul kaldığını, kazada ...'in tam ve asli kusuru olduğunun ATK raporu ile tespit edildiğini, işbu dava öncesi davalı aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E. Numaralı dosyası ile geçici ve sürekli maluliyet tazminatı talebiyle dava açıldığını, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu Raporuna göre davacının %39,3 oranında sürekli maluliyetinin tespit edildiğini, işbu davada davalı ... ile sulh olunduğunu, ancak davacının maluliyetinin arttığını, yeniden ATK “dan alınacak rapor ile maluliyetinin tespitini talep ettiklerini, ayrıca alınacak rapor ile davacının kısmi bakıcı oranı ve artan maluliyet oranının (geçici ve kalıcı iş göremezlik) açığa kavuşacağını, dava öncesi 09/01/2019 tarihinde davalı ...na başvuruda bulunulduğunu ancak taleplerinin karşılanmadığını belirterek, 15/12/2016 tarihli trafik kazası nedeni ile, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davacı için şimdilik 100,00 TL Kısmi Bakım Ücreti ve 100,00 TL Artan Maluliyet Tazminatının başvuru tarihinden itiabren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 22/05/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihi 15/12/2016 olduğundan 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların işbu davada uygulanması gerektiğini, dava öncesinde davalı kurumda açılan ... sayılı hasar dosyasından toplam 149.000,00 TL ödeme yapıldığını ve davacı tarafından ibra edildiğini, davalı kurumun tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, şayet yargılamaya devam edilmesi durumunda, öncelikle aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi olup olmadığının araştırılmasını, kusur durumunun tespitini, davacının maluliyetinin ATK tarafından düzenlenecek raporla belirlenebileceğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararından sorumlu olmadıklarını, sağlık giderleri olarak değerlendirildiğini ve 6111 sayılı yasa gereği SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, dava tarihinden itiabren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... Esas sayılı dosyası, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/ ... Esas sayılı dosyası, Hastane kayıtları, Kazaya ilişkin tutanaklar, Hasar dosyası, Poliçe, Islah dilekçesi, Bilirkişi raporu, Adli Tıp raporları ve tüm dosya kapsamı.
Adli Tıp Kurulu ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 20/05/2021 tarihli adli tıp raporuna göre; Mevcut belgelere göre; 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60'ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği, ... ve ... oğlu, 23/01/1967 doğumlu, ... ...’in 15/12/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 VII(11Aa.........40)A %44, Gr1 XII(20d.........1)A %5, Gr1 XII(22Ha.........15)A %19, Balthazard formülüne göre: %56.9, E cetveline göre %%61.0 (yüzdealtmışbirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli Tıp Kurulu ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 18/10/2021 tarihli adli tıp raporuna göre; Sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ... ...'ün kusursuz olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli Tıp Kurulu ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 22/03/2022 tarihli adli tıp raporuna göre; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 23/01/1967 doğumlu, ... ...’in 15/12/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Tablo 3.3’e göre %20, Tablo 3.9’a göre (%10, %20), Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %42 olduğu, Tablo 3.2’ye göre %21 olduğu, Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.8’e göre (%19, %4) toplam üst ekstremite özürlülük oranı %23, Tablo 2.3’e göre %14 olduğu, Balthazard formülüne göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %32(yüzdeotuziki) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 29/05/2023 tarihli adli tıp raporuna göre; ... ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1967 doğumlu, ... ...’in 15/12/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 VII(11Aa……….40)A %44, Gr1 XII(20d.........1)A %5, Gr1 XII(22Ha.........15)A %19 Balthazard formülüne göre: %56.9 E cetveline göre %%61.0 (yüzdealtmışbirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında Kas-İskelet Sistemi, Tablo 3.3’e göre %20, Tablo 3.9’a göre (%10, %20), Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %42 olduğu, Tablo 3.2’ye göre %21 olduğu, Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.8’e göre (%19, %4) toplam üst ekstremite özürlülük oranı %23, Tablo 2.3’e göre %14 olduğu, Balthazard formülüne göre; %32 olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %32(yüzdeotuziki) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 4(dört) ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Sigorta alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda göre; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. Artan Sürekli Maluliyet Tazminatı Talebi; Sulh Anlaşmasına konu maluliyet raporunda; %39,3 oranında kişinin tüm vücut engelli olduğu belirtilirken, ATK Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu raporunda kişinin tüm vücut engellilik oranının %32 olduğu belirtilmiştir. Dolayısı ile davacının maluliyetinde bir artışın söz konusu olmadığı ve talep edilebilecek bir maddi zararın bulunmadı; Kısmi Bakıcı Giderleri Zararı Talebi; T.C. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/10/2018 talimat yazılı 2017/... E. Sayılı dosyası incelendiğinde; 06/07/2017 tarihinde ikame edildi Davacı ... ...” ün 15/12/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile ... plakalı aracın ZMMS poliçesi bulunmadığının tespiti ile; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan talep edildiği görülmektedir. Sulh yapılan davada geçici bakıcı giderleri zararı talep edilmemiş ve sulh anlaşmasına konu ödenen tazminat içinde de olmadığı görülmüştür. Yukarıda ayrıntılı olarak verilen makbuz ibraname ve feragatname başlıklı 26/10/2018 tarih ... kayıt numaralı belge içeriğinde dava konusu 15/12/2016 tarihli kaza neden vs. Herhangi bir başkaca nam ve ad altında bir hak taleplerinin olmadığı olmayacağı ...na herhangi bir itiraz def ve her ne nam ve ad altında olursa olsun herhangi bir talep dava ileri süremeyeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiği belirtilmiş olması sebebi ile davacı tarafın aynı 15/12/2016 tarihli kaza nedeni ile geçici bakıcı gideri kısmi bakıcı gideri zararı talep edip edemeyeceğinin tüm hukuki takdiri elbetti yüce mahkemeye ait olmak üzere, Şayet Sayın Mahkeme tarafından davacının 15/12/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporunda belirtilen 4 ay süre ile iyileşme döneminde bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı ve bu zararın davalı ...ndan talep edilebileceğine hüküm kurulması durumunda; davacının davalıdan talep edebileceği geçici bakıcı gideri zararının, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabul ile 7.040,00 TL olabileceği, dava öncesi sulh anlaşmasına konu Maluliyet Raporunda kısmi geçici bakıcı ihtiyaç süresinin belirtilmemiş olduğu görülmekle, işbu tutarın 25/12/2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (talebe bağlılık ilkesi gereği) talep edilebileceğinin münakaşasının elbette Yüce Mahkemeye ait olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 21/02/2024 tarihli Islah dilekçesinde özetle; Davacı ... ... için talep edilen 100 TL bakıcı gideri tazminatını 6.940,40 TL arttırmak suretiyle 7.040,40 TL'ye arttırdıklarını, Toplam 7.140,40 TL ( 7.040,40 TL bakıcı gideri tazminatı , 100,00 TL artan maluliyet tazminatı ) tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilinei , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan kısmi bakım ücreti ve artan maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. İncelenen sigorta kayıtları ve tutanaklara göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki Adli Tıp Kurulu ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 18/10/2021 tarihli adli tıp raporuna göre; Sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... ...'ün bir etkisi bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49 maddesi gereğince; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve ...nın 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; ibraname ve feragatname başlıklı 26/10/2018 tarih 28665 kayıt numaralı belge içeriğinde dava konusu 15/12/2016 tarihli kaza neden vs. herhangi bir başkaca nam ve ad altında bir hak taleplerinin olmadığı olmayacağı ...na herhangi bir itiraz def ve her ne nam ve ad altında olursa olsun herhangi bir talep dava ileri süremeyeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiği belirtildiği Sulh Anlaşmasına konu maluliyet raporunda; %39,3 oranında kişinin tüm vücut engelli olduğu belirtilirken, ATK Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu raporunda kişinin tüm vücut engellilik oranının %32 olduğu tespit edilmiş ve dolayısı ile davacının maluliyetinde bir artışın söz konusu olmadığı ve talep edilebilecek bir maddi zararın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının bakıcı gideri talebi yönünden ise ... tarafından kaza sebebi ile yeterli miktarda ödeme yapıldığı ve ibraname ve feragatname başlıklı 26/10/2018 tarih 28665 kayıt numaralı belge içeriğinde dava konusu 15/12/2016 tarihli kaza neden vs. herhangi bir başkaca nam ve ad altında bir hak taleplerinin olmadığı olmayacağı ...na herhangi bir itiraz def ve her ne nam ve ad altında olursa olsun herhangi bir talep dava ileri süremeyeceğini kabul beyan ve taahhüt ettiğinden davacının 15/12/2016 tarihli kaza sebebi ile davalıdan herhangi bir hak ve alacak talep edemeyeceğinden ve artan bir maluliyetinin bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 427,60. TL karar harcından peşin ve ıslah harcın mahsubu ile bakiye kalan 358,20. TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 7.140,40 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideriş bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
-
Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A. 13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00. TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024
Katip ...
e-imza *
Hakim ...
e-imza *
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27