İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/240 E. 2024/313 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/240
2024/313
24 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/240 Esas
KARAR NO : 2024/313
DAVA : TMSF İşleminin İptali
DAVA TARİHİ : 23/04/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan ... İşleminin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 23/04/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hissedarı olduğu ... Ticaret A.Ş.'ye kayyım olarak atanan ... ve "Kayyım Sıfatıyla Tasarruf yetkisini Haiz" yöneticiler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından ... Ticaret A.Ş.’nin satışına ilişkin olarak tesis edilen Karar, işlem ve bu doğrultuda ilan edilen İhale İlanı, İhale Şartnamesi ve tüm satış ihalesi ve açık artırma işlemlerinin denetlenmesi, öncelikle “hukuken yoklukla malul bu devir işlemlerinin” şikayet başvurusu neticeleninceye kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şikayet konusu edilen kararların ve işlemlerinin hukuka aykırı olduklarının tespiti ile kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı tarafça dava konusu şirkete kayyım olarak atanan ... ve kayyım olarak görev yapan kişiler aleyhine dava konusu şirkete ait hisselerin satışına ilişkin ... fon kurulu kararının satışının tedbiren durdurulması, şikayet konusu edilen kararların ve işlemlerinin hukuka aykırı olduklarının tespiti ile kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Davacı taraf dava konusu davacının hissedarı olduğu ... Ticaret A.Ş. yönetiminin ceza mahkemesi kararıyla devredildiği ... ve Kayyımlar aleyhine dava konusu şirkete ait hisselerin satışına ilişkin ... fon kurulu kararının satışının durdurulması ve satış kararının iptali talebinde bulunmuştur.
Davacı taraf aynı zamanda davalı ...'nin satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde de bulunmuştur.
HMK'nın 389/1. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenleme getirilmiştir.
HMK'nın 390/3 maddesinde ise " Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. " şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafça hissedarı olduğu şirkete kayyım olarak atanan ... tarafından şirket hisselerinin satış ve devrine yönelik işlemin iptaline yönelik açılan davada satış ve devir işlemlerinin tedbiren durdurulması talebinde bulunulmuş ise de davalı ... tarafından alınan satış kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin soyut davacı iddiası dışında dosya kapsamında somut delil bulunmaması nedeniyle davacı tarafça HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulu oluşmadığından haklı ve yerinde olmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... idari bir kurum olup somut olayda CMK'nun 133.maddesi çerçevesinde davalı şirkete kayyım olarak atanması yanında ilgili Bakan'ın kanunla verilen genel kurul yetkisini davalı ...'ye devretmesi nedeniyle davalı ...'nin aynı zamanda davalı şirketin genel kurul yetkilerini de elinde bulundurmasına rağmen davaya konu satış kararını genel kurul yetkisine dayanarak değil, 6758 sayılı Kanun'un 19 ve 20.maddeleri ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134.maddesi çerçevesinde davalı ...'ye verilen yetkiler kapsamında davalı şirketin faaliyetinin devamı için Fon Kurulu tarafından gerekli görülen şirkete ait mal, hak ve varlıkların iktisadi bütünlük kararı çerçevesinde ihale yolu ile üçüncü kişilere devrini içeren bir satış kararı niteliğinde olduğu, buna göre davalı ... tarafından alınan satış kararı ve yapılan işlemlerin davalı ...'nin idari bir kurum olması nedeniyle idari işlem ve karar niteliğinde bulunduğu, buna göre İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri çerçevesinde idari işlem ve karar niteliğindeki dava konusu karar ve işlemlerin iptaline yönelik davanın çözüm yerinin idari yargı mahkemeleri olup adli yargı mahkemelerinin ve dolayısıyla mahkememizin yargı yolu yönünden görevsiz olduğu sabit olmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2021 tarih, 2021/553 Esas, 2021/681 Karar sayılı içtihadında da bu durum açıkça belirtilmiştir.
Bu haliyle somut olayda davacı tarafın hissedarı olduğu ceza mahkemesi kararıyla yönetimine el konularak dava konusu şirkete kayyım olarak atanan davalı ...'nin kamu kurumu olduğu, diğer davalıların da ... adına kayyım olarak hareket ettiği, dava konusu şirkete ait hisselerin satışına ilişkin kararın idari işlem niteliğinde olması, ...'nin kayyım olarak atandıktan sonra aldığı ticari ve iktisadi bütün ve bu karar gereğince davacının şahsi mal varlığının satılmasına ilişkin davalı ... ve davalı kayyımlar tarafından alınan kararın iptali talebi yönünden inceleme yapma yetki ve görevi İdare Mahkemeleri'ne ait olduğundan HMK 114/1-b maddesi gereği yargı yolunun caiz olması dava şartı yokluğundan dolayı davalı ... ve ... adına işlem yapan davalı kayyımlar yönünden açılan davanın HMK 115/2 maddesi gereği usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1. b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Davacı tarafın davalı ...'nin satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine,
-
Davacı tarafça yatırılan peşin harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep eden tarafa resen iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/04/2024
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39