İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/736 E. 2023/878 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/736
2023/878
19 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/736 Esas
KARAR NO : 2023/878
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2022
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 27.11.2020 tarihinde saat 15:00 sıralarında sürücü müvekkili ..., kendisine ait ... Plaka sayılı aracıyla, ... Mah.'den ikametini bulunan ... Mah. adresinde ... plakalı aracın sürücüsü olan ...'in kusuru nedeniyle trafik kazası geçirdiğini, kaza sonucu; müvekkilinin sırtı, kaburgası ve başı ağır şekilde yaralanırken ayrıca müvekkilinin sol el serçe parmağı koptuğunu ve tüm elinin avuç içi kırıldığını ve yaralandığını, ... plaka sayılı aracın sahibi olan diğer davalı ...Ltd.şti. mevzuat gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Trafik kazasına karışan aracın ... Sigorta A.Ş. Tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereği, 27.11.2022 tarihli kazadan dolayı davalı ... Sigorta A.Ş’ye hasar dosyası açılması için başvuru yapıldığını, akabinde ... sigorta tarafından maddi tazminat taleplerinin ödenmeyeceğine dair başvurularının olumsuz kaldığını beyan ederek; işletenin ve sürücünün, sigorta şirketinin taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, söz konusu kazada müvekkili şirket sigortalısının herhangi bir kusuru olmadığından, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirket sigortalısı olan sürücünün kusursuz olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde kusur durumunun tespiti gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere öncelikle davacının, trafik kazasından kaynaklanan gerçek kalıcı maluliyet oranının tespiti bakımından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartlar Ve Ekine uygun engelli sağlık kurulu raporunun dosyaya kazandırılması gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine uygun maluliyet oranını gösterir raporun dosyaya kazandırılması ve söz konusu raporun yönetmeliğie uygun şekilde tanzim edilip edilmediği hakkında HMK m. 266 vd anlamında uzman bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasını talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere davacının talebine konu geçici işgöremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından resmi belge sunulmaması durumunda gelirin asgari ücret üzerinden esas alınmasını, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasında TRH2010 tablosunun kullanılması ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınması gerektiğini, dava tarihi öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvuru usulsuz olduğundan geçersiz olduğunu, işbu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere söz konusu kazaya ilişkin olarak davacının koruyucu tertibat kullanmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP: Davalı ... Şti vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisi mahkemede açıldığını, ... Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, davacının 1000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminat dava değeri ile dava ikame etmesi hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle dava şartı hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı ...'in, husule gelen kazada ...'in %100 oranında kusurlu olduğunu iddia ettiğini, bu kusur iddiasını kabul etmediklerini, davacının maddi ve manevi tazminat talep ettiğini, ancak talep edilen kalemlerin haksız ve dayanaksız olduğunu, hak düşürücü süre itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı, kamu kurumlarında ücretsiz olarak tedavisini yaptırabilecek iken özel sağlık kurumunu bizzat kendisi tercih ettiğini, husule gelen masrafları kendisi yüklenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkememizin 16/05/2023 tarihli celsesinde davalı asil ... İSTİCVAP beyanında: "Ben ... isimli firma üzerine kayıtlı olan ... plakalı kamyonetle ... tren yolu mevkiinde seyir halinde ilerliyordum, bulunduğum yol 2 aracın geçebileceği bir yoldur, tren yolu köprüsü üzerinde park halinde şöför kapısı olan sol kapısı açık ... marka araç bulunuyordu, sol kapısı açık olduğu için benim sürücüsü olduğu m kamyonetle geçemiyordum, sürücüsü dışarıda başka bir araç sürücüsü ile tartışıyordu daha sonra ben korna çalarak araç kapısını kapamasını ve geçmek istediğimi kendisine söyledim daha sonra kendisi aracın içerisine geçmeden aracın kapısını yarı kapalı vaziyette tutarak yanında bekleyerek benim geçmemi bekledi, bende kamyonetimle aracın kapısı kapandığı için yanından geçtim, kasanın bitim noktasında araç sürücüsü aracın kapısını dışardayken açtı ve bunun üzerine araçtan indim yanına gittim, araç sürücüsü elini tutuyordu ve bağırıyordu yanında da eşi bulunmaktaydı araçta başka kimse yoktu, ben parmağını görünce 112 ve 155 i aradım, olay yerini terk etmedim, daha sonra şahsın yakınları geldi onlarla da konuştum daha sonra polis bana karakola gelip ifade vermem gerektiğini söyleyince bende olay yerinden ayrılarak en yakın polis merkezi amirliğine giderek ifademi verdim, alkol testinden geçtim, kapısına çarptığım araç çukur içerisinde değildi ve herhangi bir ikaz işareti yoktu aracın dörtlüleri yanmıyordu, ben kazadan sonrada yakınlarına ulaşmaya çalıştım kolluk aşamasında vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
TANIK BEYANLARI
Mahkememizin 16/05/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında: "Davacı ... benim eşim olur, eşimle birlikte araçta seyir halinde ilerliyorduk, bulunduğumuz mevki köprü olup ancak tek aracın geçebileceği tek geçişli bir yoldur, biz köprü üzerinde ilerlerken aracın sağ tekerliği çukura batmıştı, bunun üzerine eşim araçtan inerek tekerleğe baktı bu sırada da aracın dörtlülerini yakmıştı, aracın tekerliğine baktıktan sonra araç kapısına gelip elini araç kapısının üzerine koyarak bana araçta bir sıkıntının olmadığını yolumuza devam edileceğimizi söyledi, bu sırada ise arkamızdan hızlı bir şekilde araç geldi ve eşimin parmağının bulunduğu araç kapısına çarptı, eşimin parmağı araç kapısına sıkıştı ve kanlar içerisinde kaldı, eşimin sağ serçe parmağı koptu, ben can havli ile eşimin yanına gittim, ben eşime çarpan araç sürücüsünü görmedim ve biz hastaneye gittik, eşim 6-7 ay çalışamamıştır inşaat işçisidir, yaklaşık 3-4 ay kadar hastaneye gidip geldik, bu süre zarfında hastanede tedavi giderlerimiz oluşmuştur, eşimin başka bir araç sürücüsü ile tartışma durumu olmamıştır yolda sadece bizim aracımız vardı, sadece aracın tekerliği çukura battığı için eşim bakmak için inmiştir, eşim aracın tekerliğine baktıktan sonra araç sürücüsünün bulunduğu araç kapısına geldi içeriye girecekken ve eli araç kapısının üzerindeyken bana doğru bir sıkıntı olmadığını söyledi, o sırada aracın içerisine girecek vaziyetteyken arkadan gelen aracın araç kapısına çarpması sonucunda eşimin parmağı yaralanmıştır, eşimin hangi elinin yaralandığını hatırlamıyorum, önceki beyanımda belirttiğim üzere sağ serçe parmağı olduğunu ilk başta hatırladım, kamyonetin baş kısmı araç kapısına çarpmıştı hatta eşimi eli kamyonetin kasasında sürüklenmişti ayrıca eşim kazadan önce kimseyle kavga etmiyordu sadece biz vardık, ben kaza esnasında araç sürücüsünün sağ tarafında ön koltukta oturuyordum kaza anını gördüm ve aracın içerisindeydim, kaza olduktan sonra da dışarıya çıkarak eşimin yanına geldim, ben kaza anına birebir şahit oldum, parmağının sıkışması sırasında eşim can havli ile bağırmıştır acı çekmiştir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 16/05/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında: "Davacı ... benim abim olur, ben kaza gerçekleştiğinde olay yerinde değildim ancak olay yeri ile mesafem 500-600 metre olup kaza gerçekleştikten sonra yengem haber verdikten sonra 4-5 dakika içerisinde olay yerine gittim, gittiğimde abim yerde kanlar içerisindeydi sol serçe parmağı kopmuştu, olay yerine gittiğimde kalabalıktı, ben karşı taraf araç sürücüsünü olay yerinde görmedim, kazanın gerçekleştiği köprü çok dar bir köprü olup 2 aracın geçebileceği bir köprü değildir, ben olay yerine gittiğimde abimin aracı ile karşı tarafın aracı olan kamyonet yan yana duruyordu, kamyonet biraz önde kalmıştı aradaki mesafe çok yoktu gittiğimde abimin aracının dörtlüleri yanıyordu, ben olay yerinde yaklaşık 20-25 dakika kadar kaldım bu süre zarfında ise polis veya ambulans gelmedi bunun üzerine abimi kendi aracımla hastaneye götürdüm, hastanede tutanak tutulmuştur, Ben olay yerine gittiğimde abimin bulunduğu araç çukura girmişti ve askıda kalmıştı, ben olay yerine gittiğimde herhangi bir tartışma kavga durumu yoktu öncesinde de herhangi bir tartışma olmadığını duydum, kazadan sonra davalı ... ya da kazayı yapan araç sürücüsü aramamıştır, herhangi bir maddi ve manevi destek sağlanmamıştır, abim kazadan önce inşaat işiyle uğraşıyordu kalıp işi yapıyordu, kaza geçirdikten sonra parmağındaki yaralanma sebebiyle çalışamamıştır, 6-7 ay kadar tedavi sebebiyle hastaneye gidip gelmiştir, hastaneden sonra da 2 ay fizik tedavi almıştır" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER: ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, dava konusu kazaya ilişkin fotoğraflar, ... ve ... plakalı araçların trafik sicil kayıtları, ... plakalı araca ait sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından davacı hakkında düzenlenen tedavi evrakları, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından davacı hakkında düzenlenen tedavi evrakları, ... Hastanesi tarafından davacı hakkında düzenlenen tedavi evrakları, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 02/12/2022 tarihli müzekkere cevabı, davalı ... hakkında düzenlenen Sosyal ve Ekonomik durum araştırması raporu, davacı hakkında düzenlenen Sosyal ve Ekonomik durum araştırması raporu, olay yeri görgü tespit tutanağı, davacının SGK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava trafik kazasından kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/11/2020 tarihinde müvekkilinin kendisine ait olan ... plakalı aracı ile seyir halinde iken tren yolunu geçtikten sonra aracının tekerleğinin çukura girmesi üzerine aracını durdurarak aracına baktığını, tekrar aracına binmek istediği esnada aracının arkasında bulunan ... plakalı kamyonun müvekkilini sollayarak geçtiğini, bu esnada müvekkilinin yaralandığını ve kazaya sebebiyet veren ... plakalı kamyonun sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, meydana gelen kazada ... plakalı kamyonun sürücüsünün tam kusurlu olduğunu bu nedenle HMK 107/2 maddesi gereğince dava değerini daha sonra belirli hale getirmek üzere 100,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, meydana gelen kazada davacının tam kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden dolayı sorumluluğun bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle davanın yetkili mahkemede açılmadığını, belirsiz alacak davası olarak davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı definde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ltd Şti'nin yetki itirazının HMK 16/1 maddesi gereğince uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve davacının yerleşim yeri ve haksız fiilin gerçekleştiği yer itibariyle Mahkememizin yetki alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı ...Şti'nin zamanaşımı definin KTK 109/1 maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 07/10/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde; 27/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalı ... hakkında müşteki ...'e yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı soruşturma başlatıldığı, soruşturma aşamasında alınan 05/02/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; kaza yerinin yol zeminin asfalt, yolda 8 metre genişliğinde gidiş-geliş yol mevcut olduğu, yolda köprü üzerinde plastik dubaların mevcut olduğu, yolun düz ve görüşe bir engel bulunmadığı, yolda aydınlatma direklerinin mevcut olduğunun tespit edilmediği, müşteki ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Delikkaya- ... caddesi üzerinde seyir halinde iken tren yolunu geçince aracın hareket etmemesi sebebiyle yolda bekleme yapar, ardından da aracına binmek için sol şoför kapısını açmak isterken kapı kısmına, aynı cadde ve istikamette seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ kasa orta kısmı ile çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ...'in Karayolları Trafik Kanununa Bağlı Yönetmeliğin 110/b maddesinde açıklanan kuralları ihlal ettiği ve asli tam kusurlu olduğu, şüpheli ...'in kazanın oluşumu engelleyecek herhangi bir tedbir alma imkanı bulunmadığı değerlendirildiğinden, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, ... CBS'nin ... soruşturma ... karar numaralı kararı ile şüpheli ...'in kusursuz olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara müşteki ... tarafından itiraz edilmesi üzerine ... 10. Sulh Ceza Hakimliğinin ...D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... plakalı araç sürücüsü ...'in isticvaben dinlenmesine karar verildiği, ... Mahkememizce alınan beyanında kazanın gerçekleştiği yolun iki aracın geçebileceği bir yol olduğunu, yol üzerinde sol kapısı açık davacının kullandığı aracının bulunduğu, davacının araç kapısını kapaması üzerine aracın yanından geçtiğini, kasanın bitim noktasında davacının aracın kapısını dışarıdayken açtığını ve bunun üzerine araçtan inip yanına gittiğini, kazanın bu şekilde gerçekleştiğini, kaza gerçekleşmeden önce davacı araç sürücüsünün başkasıyla tartıştığını, aracın çukur içerisinde olmadığını, herhangi bir ikaz işaretinin bulunmadığını ve aracın dörtlülerinin yanmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce davacı tanıkları ... ve ...dinlenmiş olup, kazanın gerçekleştiği tarihte davacıya ait aracın içerisinde olan ... beyanında davacının işi olduğunu, eşi ile birlikte araçta seyir halinde ilerlerken aracın sağ tekerleğinin çukura batması sonucunda eşinin aracın dörtlülerini yakarak araçtan indiğini ve aracın tekerleğine baktığını daha sonra elini araç kapısının üzerindeyken bir sıkıntı olmadığını söylediği bu esnada arkadan hızlı bir şekilde aracın gelerek eşinin parmağını bulunduğu araç kapısına çarptığını ve eşinin yaralandığını beyan etmiştir. Davacı tanığın ...'in kazanın gerçekleştiği zaman aralığında olay yerinde bulunmadığı, olay yerine 4-5 dakika sonra intikal ettiği, bu nedenle olaya ilişkin bir görgüsünün bulunmadığı, sadece olay yerine gittiğinde abisi olan davacıya ait aracın dörtlülerinin yandığını, abisinin kaza nedeniyle sol serçe parmağının koptuğunu ve abisine ait olan aracın çukura girip askıda kaldığını beyan etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Makina Mühendisi Bilirkişi ... ve Adli Trafik Uzmanı Bilirkişi ... tarafından 06/06/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "... plakalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile iki yönlü kazanın meydana geldiği yol olan köprü üzerinde seyir halinde iken, gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında arcının tekerinin boşa düşmesi sebebi ile duraklama yaptığı sırada aynı istikamette sol tarafında seyir halinde olan ... plakalı kamyonun kasanının orta kısmı ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada, sürücülerin çarpışma eylemini gerçekleştirdiklerini alınan beyanlar olay yerinde yapmış olduğu tetkik sonrası sunulan bilirkişi raporu kaza sonrası çekilen fotoğraflardan anlaşılmış olup, ...'in karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde hareket etmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun hareket etmesi, aracı ile yolun sağında duraklama yaptığı sırada öncelikle kendi can güvenliğini ve tedbirini alarak hareket etmesi, aracının kapısını açmadan önce karayolunu kullananlar için bir engel teşkil etmeyeceğinden emin olduktan sonra kapının açılacağı yönü kontrol etmesi, herhangi bir kaza ya da aksaklığa sebep vermeyeceğinden emin olduktan sonra kapıyı açması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde hareket etmemesi, zorunlu dahi olsa yol üzerinde yaya olarak durması ve kapısını açması gerekiyorsa önce yol üzerinde seyreden araçların geçişini kontrol etmesi, dikkatli ve özenli olması gerekirken bu kurallara uymayarak objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemediği, meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda bulunan 47/d kuralını ihlal ederek %100 oranında tam derece etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in aracının çarpışma noktası olan kasa kısmının orta kısmı ile ...'in yaralanan el ile ... plakalı aracının sol ön sürücü kapısının çarpıştığı kısımlar dikkate alındığında meydana gelen yaralanma ve maddi hasarlı trafik kazasında atfı kabil kusur ve etkisinin olmadığı, dava konusu ... plakalı aracın hasarları dikkate alınarak, yetkili servis standardında ve orijinal parça kullanılarak yapılacak olan onarımın bedelinin kaza tarihi bedeli ile KDV dahil 8.614,00-TL olacağı""... plakalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile iki yönlü kazanın meydana geldiği yol olan köprü üzerinde seyir halinde iken, gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında arcının tekerinin boşa düşmesi sebebi ile duraklama yaptığı sırada aynı istikamette sol tarafında seyir halinde olan ... plakalı kamyonun kasanının orta kısmı ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada, sürücülerin çarpışma eylemini gerçekleştirdiklerini alınan beyanlar olay yerinde yapmış olduğu tetkik sonrası sunulan bilirkişi raporu kaza sonrası çekilen fotoğraflardan anlaşılmış olup, ...'in karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde hareket etmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun hareket etmesi, aracı ile yolun sağında duraklama yaptığı sırada öncelikle kendi can güvenliğini ve tedbirini alarak hareket etmesi, aracının kapısını açmadan önce karayolunu kullananlar için bir engel teşkil etmeyeceğinden emin olduktan sonra kapının açılacağı yönü kontrol etmesi, herhangi bir kaza ya da aksaklığa sebep vermeyeceğinden emin olduktan sonra kapıyı açması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde hareket etmemesi, zorunlu dahi olsa yol üzerinde yaya olarak durması ve kapısını açması gerekiyorsa önce yol üzerinde seyreden araçların geçişini kontrol etmesi, dikkatli ve özenli olması gerekirken bu kurallara uymayarak objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemediği, meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda bulunan 47/d kuralını ihlal ederek %100 oranında tam derece etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in aracının çarpışma noktası olan kasa kısmının orta kısmı ile ...'in yaralanan el ile ... plakalı aracının sol ön sürücü kapısının çarpıştığı kısımlar dikkate alındığında meydana gelen yaralanma ve maddi hasarlı trafik kazasında atfı kabil kusur ve etkisinin olmadığı, dava konusu ... plakalı aracın hasarları dikkate alınarak, yetkili servis standardında ve orijinal parça kullanılarak yapılacak olan onarımın bedelinin kaza tarihi bedeli ile KDV dahil 8.614,00-TL olacağı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 27/11/2021 günü saat 14.55 sıralarında sürücü davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ilçesi ... Mahallesi ... caddesi üzerinde seyir halinde iken kazanın meydana geldiği mevkiiye geldiğinde aracı ile yolun sağ tarafında, araç tekerinin boşa çıkması sebebiyle duraklama yaptığı sırada aracının sol ön sürücü kapısı ve sol eli ile gidiş istikametine göre yolun sol tarafında seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kasa kısmının sağ yan orta kısımları ile çarpışması sonucu iki araçlı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun birbiri ile ve olayın oluş şekliyle uyumlu olduğu, bu nedenle düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı, davacı tarafça her ne kadar yolun tek yönlü olduğu iddia edilmişse de savcılık aşamasında olay yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yolda 8 metre genişliğinde gidiş - geliş yolun mevcut olduğu, dosyaya sunulan kazaya ilişkin görüntülerin incelenmesiyle iki aracın gidiş ve geliş yönünde geçebileceği şekilde yolun bulunduğu, bu nedenle davacının itirazlarının yerinde görülmediği, davacı tarafça her ne kadar kazanın meydana geldiği sırada aracının dörtlülerini yaktığını beyan etmişse ve bu konuda da davacı tanık beyanları bulunsa da davacı tarafça sunulan kaza görüntülerinin incelenmesinde davacını sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın dörtlülerinin yanmadığı ve aracın seyir halinde iken durakladığına yönelik herhangi bir uyarıcı işaret ve levhanın konulmadığı anlaşılmakla, bu konudaki itirazların yerinde görülmediği, söz konusu kazanın davacının sevk ve idaresinde olan aracın duraklama yaptığı sırada ... plakalı kamyonun kasasının orta kısmıyla çarpışması sonucu meydana geldiği, söz konusu kazada davacının karayolunu kullananalar için tehlike doğurabilecek şekilde hareket etmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun hareket etmesi, aracı ile yolun sağında duraklama yaptığı esnada öncelikle kendi can güvenliği ve tedbirini alarak hareket etmesi, eğer kapısını açması gerekiyorsa önce yol üzerinde seyreden araçların geçişini kontrol etmesi gerektiğinden söz konusu kurallara riayet etmediği, bu nedenle meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'in meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, davalı zorunlu mali mesuliyet trafik sigorta şirketi işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmekte olup, işleten de sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğundan, somut olayda davalı sürücü ...'in kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmadığından, bu nedenle davalı sigorta şirketi ve işleten ... Şti.'nin de sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafça davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince alınması gereken 269,85. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70. TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 189,15. TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Maddi tazminat yönünden; Davalı ... Sigorta A.Ş. Ve davalı ...Şti. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00. TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş. Ve davalı ... Şti.'ye verilmesine,
-
Manevi tazminat yönünden; Davalı ... Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde. 13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 10.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A. 13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00. TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
-
Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023
Katip
e-imzalı*
Hakim
e-imzalı*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49