SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/640 E. 2023/849 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/640

Karar No

2023/849

Karar Tarihi

13 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/640 Esas

KARAR NO : 2023/849

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 10/12/2020

KARAR TARİHİ : 13/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 22.03.2018 tarihinde ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle araç içinde yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ün yaralanmasına sebebiyet verdiğini, ... plakalı aracın ... Sigorta'nın ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, trafik kazası sonucunda müvekkili ...'ün SGK Başkanlığı tarafındna düzenlenen rapora esasen en az %7 oranında sürekli nitelikte malul kaldığını, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle 02.04.2018 tarihli rapor ile 20 gün, 23.04.2018 tarihli rapor ile 20 gün, 14.05.2018 tarihli rapor ile 30 gün, 13.06.2018 tarihli rapor ile ise 5 gün iş göremez olarak tespit edilerek kaza nedeniyle toplam 75 günlük geçic iş göremez hale geldiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere tek taraflı gerçekleşen kaza nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu kaza nedeniyle sorumlu bulunan ...Sigorta'ya başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından eksik evrak yazısı gönderildiğini, başvuru evrakları tam olsa da tekraren söz konusu eksikliklerin tamamlandığını ve ...Sigorta'ya 10/01/2020 tarihinde gönderildiğini, sigorta şirketi tarafından yaklaşık olarak 11 ay geçmesine rağmen hiç bir cevap verilmediğini, müvekkilinin uğramış olduğu zararın karşılanmadığını, ayrıca davalı sigorta şirketinin avans faizden de sorumlu olduğunu, kazadan sonra davalı sürücülerin ve araç maliki şirket yetkililerinin, müvekkillerini aramadığını, herhangi bir şekilde kendileriyle ilgilenmediğini ve acılarını paylaşmadığını, bu durumun davacı müvekkilinin acısını adeta ikiye katladığını ve onları manevi yıkıma uğrattığını, tüm bu sebeplerle; davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; davacı ... lehine aktüer raporu geldikten sonra ıslah hakkı saklı olmakla beraber şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik ve 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının 22/03/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek avansı faizi ile, davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsiline karar verilmesine, müvekkilinin kaza nedeniyle çektiği elem ve ızdıraba karşılık manevi tazminat olarak 20.000,00,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 13.05.2017 - 13.05.2018 tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ...LTD. ŞTİ. adına sigortalı olduğunu, bu poliçede, kişi başına sakatlık ve ölüm teminatının 330.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının maluliyeti ile trafik kazası arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, davacının iddia ettiği maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından müvekkilİ şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin 6111 sayılı yasa ve Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen “Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” gereği, bu yönetmelik kapsamında belirlenen sorumluluklarını, yönetmeliğin belirlediği vadelerde ve Sigorta Bilgi Merkezinin ilgili dönemlerde ne kadar ödeyeceğimizi bildirdiği tutarları Sosyal Güvenlik Kurumu’na düzenli ödemeler gerçekleştirerek yerine getirdiğini, tedaviye ilişkin taleplerin muhatabının SGK olduğunu, davacının dava konusu taleplerini açıklatılması ve tedaviye ilişkin talebi mevcutsa davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığından reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortacı olarak faiz yükümlülüğünün ancak Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince temerrüt tarihinden, yani kendisine gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren söz konusu olabileceğini, dava tarihinden önce gerekli tüm belgelerle birlikte müvekkili şirkete yapılmış usulüne uygun herhangi bir başvuru bulunmadığını, müvekkili şirketten ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, tüm bu sebeplerle; kaza ile iddia edilen maluliyet arasında nedensellik bağı bulunmadığından davanın reddine, müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan Adli Tıp Kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasına, SGK’ya müzekkere yazılarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hang iş kolundan olduğunun araştırılmasına, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınmasına, ceza dosyasının celbine, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yaptırılmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ...Limited Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından da beyan edildiği üzere dava konusu kaza aracın dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde iken meydana geldiğini, ...'ın bu kazanın meydana gelmesinde asıl ve tam kusurlu kişi olduğunu ve davanın şoför ...'a ihbar edilmesini, dava konusu kazanın 22.03.2018 tarihinde meydana geldiğini ve haksız fiilden kaynaklanmadığını, yasa gereği haksız fiile dayalı alacaklara ilişkin zamanaşımı süresi fiilinin, failin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl olduğunu, davacının taleplerinin 22.03.2020 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı vekili tarafından davacının %7 oranında sürekli nitelikte malul kaldığı iddia edildiğini, konuya ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen soruşturma hususunda taraflarına herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğini, bu hususta tespit edilen maluliyet oranına ilişkin itiraz haklarının saklı olduğunu, davacı tarafından davacının 02.04.2018 tarihli rapor ile 20 gün, 23.04.2018 tarihli rapor ile 20 gün, 14.05.2019 tarihli rapor ile 30 gün, 13.06.2018 tarihli rapor ile 5 gün olmak üzere toplam 75 gün işgöremez olduğu beyan edildiğini, ilgili sürelerin geçici iş göremezlik süreleri niteliğinde olduğunu, bu sürelerin karşılığının SGK tarafından ilgililere ödendiğini, davacı vekili tarafından davacının %7 oranında malul kaldığı iddia edildiğini, 5510 sayılı yasa uyarınca bir kişinin sürekli işgöremez kabul edilmesi için maluliyetinin %10 - %60 sınırları arasında bulunması gerektiğini, %10' un altındaki maluliyetlerin sürekli işgöremezlik olarak değerlendirilmediğini, davacının geçici işgöremezlik sürecinin sonundan itibaren davacının çalışmasına engel teşkil edecek nitelikte bir zarar meydana gelmediğini, davacı tarafından kaza sebebiyle büyük bir elem ve ızdırap çekildiği iddia edilerek manevi zararın tazminini talep etseler de ilgili zararın asıl muhatabının ...'a bu dava yöneltilmediğini ve davacının manevi zararının tazmini talebinin maddi çıkar sağlama amacının ötesinde olmadığını, müvekkilinin dava konusu olaya ilişkin tek sorumluluğunun yasadan kaynaklı kusursuz sorumluluk hali olduğunu ve diğer davalı sigorta da aynı şekilde eyleme ortak olduğundan ödeme yükümlüsü olmadığını, davacının manevi zararının tek muhatabı kazaya tam kusuruyla sebebiyet veren ... olduğu halde dava bu kişiye yöneltilmediğini, tüm bu sebeplerle; davanın araç sürücüsü ...'a ihbarına, haksız ve hukuka aykırı davanın usule ve esasa ilişkin itirazlarımız doğrultusunda reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İHBAR: İhbar olunan ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının maluliyet oranının kaza tarihi geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre adli tıp kurumundan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, iddia olunan maluliyet oranının fahiş olduğunu, asli ve tam kusurlu olduğunun doğru olmadığını, ... Belediyesi'nin temizlik işlerini üstlenen ...A.Ş.'nin sigortalı işçisi olduğunu, 22.03.2018 tarihinde ... plakalı çöp kamyonu ile seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını ve en az %92 oranında malul kaldığını, meydana gelen trafik kazasının, görevi nedeniyle yürütmekte olduğu işi ifa ederken gerçekleştiği için bir iş kazası olduğunu, iş kazası sonucu yaralandığını ve malul kaldığını, bu nedenle meydana gelen maddi zararın tazmini amacıyla İstanbul ... İş Mahkemesinin... Esas sayılı dosya kapsamında açtığı davanın devam ettiğini, geçici iş göremezlik talebi yönünden tüm sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na yüklendiğini, davacının herhangi bir geçici iş göremezlik zararı söz konusu ise SGK tarafından ödeme yapıldığı için herhangi bir alacağının bulunmadığını, geçici iş göremezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu ve davacının geçici iş göremezlik kaldığını ispat etmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının ispat edilemediğinden talebin reddinin gerektiğini, davacının yargılamaya konu trafik kazasından bahisle 20.000,00-TL manevi tazminat talep ettiğini, talep edilen manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, tüm bu sebeplerle; itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:... Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları, ...Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları ve CD, ... Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait iş göremezlik dökümü, 10.07.2019 tarih 142 sayılı ünite kararı, 04.11.2019 tarih 20193402708 sayılı SKK belgelerini içerir müzekkere cevabı, sigorta şirketine başvuru evrakları, kaza tespit tutanağı, ATK raporu, ATK Üst Kurulu Maluliyet Raporu, bilirkişi raporu, arabuluculuk son tutanağı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 22.03.2018 tarihinde davalılardan sigorta şirketinin sigortalısının kusurundan kaynaklandığı iddia edilen trafik kazası sebebiyle davacı...'ün malul kalması sonucu davalı sigorta şirketinden 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve davalı işletenden 20.000,00-TL manevi tazminat talebinden ibaret Tazminat davasıdır.

Davacı, 22/03/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanarak malul kaldığını, kazaya neden olan araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle uğradığı zarara ilişkin maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta vekili özetle, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve yine poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, sigortalının meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının adli tıp kurumu tarafından, zararın ise aktüerya bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, geçici maluliyetten ve manevi tazminat taleplerinden sorumluluklarının bulunmadığını tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... Hizmetleri vekili özetle, talebin zamanaşımına uğradığını, davacı yanın sürekli iş göremezlik durumunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının SGK tarafından karşılandığını, iş göremezlik oranının çalışamaya engel teşkil etmediğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın kazaya sebebiyet veren sürücü ...'a ihbar edilmesini, tüm sorumluluğun kazaya sebbeiyet veren sürücüde olduğunu, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava konusu trafik kazasının 22.03.2018 günü saat:12.00 sıralarında, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu (çöp kamyonu) ile İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesinde, TEM E-80 Otoyolu üzerinde Çatalca Gişeleri istikametinden Mahmut Bey gişeleri istikametine seyir halindeyken, Karaağaç Köyü karşısına geldiği esnada, yoldan çıkıp takla atarak devrilmesi sonucu, dava konusu Trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde araç içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı anlaşılmıştır.

Davalı sigorta şirketinin kaza tarihini kapsar şekilde ... plakalı aracı 13/05/2017 - 13/05/2018 vadeli dönemi ZMMS poliçesi ile sigortalandırmış olduğunun mevcut poliçenin tetkikinden tespit edildiği anlaşılmıştır.

2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.

Zamanaşımı defi yönünden;

2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.

Yine maddi ve manevi tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı süreleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.) maddesinde de düzenlenmiştir.

6098 Sayılı TBK'nın 72/1. maddesinde "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." denilerek mülga 818 sayılı BK'nın 60. maddesinde olduğu gibi üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

6098 Sayılı TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/1.) maddesi, özellikle zamanaşımının başlangıç anını belirleyen bir düzenlemedir. Bu düzenlemeye göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Burada, uygulamada "kısa süreli zamanaşımı" olarak adlandırılan süre söz konusu olup, sürenin başlangıcı sübjektif bir koşula bağlanmıştır. Çünkü, sürenin başlaması zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusu kişiyi öğrenmesi gibi sübjektif bir koşulun gerçekleşmesi ile mümkündür.

Mutlak nitelikteki "uzun süreli zamanaşımı"nın başlangıç tarihi ise zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir. Buna göre, tazminat istemi her halde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Burada on yıllık sürenin başlangıç anı, zarar verici eylemin gerçekleştiği tarih gibi objektif bir koşula bağlanmıştır. Olağan zamanaşımı süresi iki yıllık olan kısa zamanaşımı süresidir. Diğer bir anlatımla iki yıllık zamanaşımı süresi on yıllık süre ile sınırlıdır. Zarar ve zararın sorumlusu olan kişi öğrenildiği takdirde davanın kısa zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerekir. Zarar veren eylemin işlenmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra zarar ve zararı veren kişi öğrenilmiş olsa bile tazminat istemi, zamanaşımı def'î ile karşılaştığında reddedilir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20/12/2017 tarih ve 2017/3-2786 E., 2017/2016 K. Sayılı kararı).

TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/2.) maddesinde düzenlenen üçüncü süre ise "ceza zamanaşımı süresi"dir. Zarara neden olan eylem, aynı zamanda ceza kanunları uyarınca suç teşkil eden bir eylem oluşturuyor ve bu eylem için ceza kanunlarının öngördüğü zamanaşımı süresi daha uzun bir süre ise bu takdirde uygulanacak olan zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu ceza zamanaşımı süresidir. Ceza zamanaşımı süresinin başlangıç anı da zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir.

Dava konusu yaralamalı trafik kazası 22/03/2018 tarihinde meydana gelmiş, görülmekte olan dava ise 10/12/2020 tarihinde açılmıştır. Her ne kadar 2 yıllık kısa zamanaşımı süresi dolmuş ise de, somut olayda KTK'nın 109.maddesinde düzenlenmiş olan uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmektedir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında somut olay içi öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olup 8 yıllık uzun zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce alınan 02/09/2021 tarihli kusur raporunda; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonu (çöp kamyonu) ile trafik kazasının meydana geldiği, İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesinde, TEM E-80 otoyolu üzerinde Çatalca Gişeleri istikametinden Mahmut Bey gişeleri istikametine seyir halindeyken Karaağaç Köyü karşısına geldiği esnada, yoldan çıkıp takla atarak devrilmesi sonucu dava konusu Trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda hava yağışlı ve zemi nemli olduğu halde, aracının hızını o andaki görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, mahal şartlarını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği, yolda seyrini dikkatsiz ve tedbirsiz sürdürmesi sonucu, direksiyon hakimiyetini kaybederek, yoldan çıkmak suretiyle trafik kazasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından,, meydana gelen trafik kazasında %100 ORANINDA KUSURLU olduğunun tespit edildiği, düzenlenen raporda kazanın oluşu, ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.

ATK 2. Üst Kurulunun 27/03/2023 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan hem Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak hem de Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında yapılan değerlendirme sonucu davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 18/07/2018 tarihinde meydana geldiği ve ATK 2. Üst Kurulundan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmakla; düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır.

Dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş olup aktüer bilirkişinin 05/07/2023 tarihli raporunda özetle: "Davalılar tarafından yapılan herhangi bir ödeme olmadığı, dava dışı SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik tazminatı kapsamında 4.376,77-TL ödeme yapıldığı, SGK - İstanbul ...Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 12/04/2022 müzekkere cevabında davacıya 22/03/2018-07/09/2018 tarihleri arasında toplam 4.376,77 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının belirtildiği, ekinde sunulan belgelerde, davacının kaza tarihindeki günlük brüt gelirinin 72,95 TL olduğu, Hizmet dökümünde de görüleceği üzere davacının kaza tarihi itibarı ile (son 3 ay ortalaması) günlük brüt geliri 72,95 TL, aylık brüt gelirinin (72,95 *30 gün) 2.188,50 TL olduğu, 2018 kaza tarihinde brüt asgari ücretin 2.029,00 TL olduğu görülmekle, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği, Davacının net gelirinin 1.564,58 TL olduğu, AGİ de eklenerek (152,21 TL) hesaplandığında, davacının net kazancının ... dahil 1.716,79 TL olduğu, Davacının 3 aylık geçici iş göremezlik zararı işbu tutar üzerinden hesaplanmış olup 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının ve sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabulü ile 5.150,37 TL olduğu, SGK tarfaından yapılan ödemenin tenzili ile toplam 773,06-TL geçici iş göremezlik zararının bulunduğu, sürekli maluliyetinin %0 olduğu anlaşıldığından sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.

Trafik kazasına neden olan...plakalı araç ticari araç olmakla ticari faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.

Tarafların iddia,savunmaları, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 22/03/2018 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu (çöp kamyonu) ile İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesinde, TEM E-80 Otoyolu üzerinde Çatalca Gişeleri istikametinden Mahmut Bey gişeleri istikametine seyir halindeyken, Karaağaç Köyü karşısına geldiği esnada, yoldan çıkıp takla atarak devrilmesi sonucu, dava konusu Trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde araç içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvurduğu, Mahkememizce alınan kusur raporunda davacı yayanın %100 kusurlu olduğu, düzenlenen bilirkişi raporunun kazanın oluşu, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı, Mahkememizce alınan ATK 2. 2. Üst Kurulunun 27/03/2023 tarihli raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranınının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik süresinin) kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, düzenlenen raporun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve kaza tarihinden sonraki tedavi evrakları esas alınarak düzenlendiği anlaşılmakla hükme esas alındığı, dosyanın aktüerya raporu alınmak üzere aktüer bilirkişisine tevdii edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli aktüer raporunda davacının geçici iş göremezlik zararının 5.150,37 TL olduğu, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, ve maddi zarardan davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında davalıların sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafından her ne kadar sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmişse de alınan ATK raporunda davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle kaza tarihinde uygulanması gereken yönetmelik hükümlerine göre kalıcı maluliyetinin bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde bildirildiği, kalıcı işgöremezlik tazminatının ilk şartının mevcut durumda sürekli maluliyetin bulunmasından kaynaklandığı, alınan rapor doğrultusunda da mevcut durumda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu anlaşılmakla, sigorta şirketinin 01/03/2019 tarihinde temerrüde düştüğü ve ticari faiz istenebileceği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacı taraf trafik kazası nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K. sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.

Davaya konu somut olay anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası neticesinde, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza nedeniyle davacı tarafta yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak davacının manevi tazminat davasının kabulü ile, davacının 20.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 22/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının 50,00. TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 22/03/2018 tarihinden itibaren ( Davalı ... Sigortası yönünden temerrüt tarihi olan 01/03/2019 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

  2. 20.000,00. TL manevi tazminatın 22/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...Hizmetleri Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,

  4. Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.369,62. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 68,83. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.300,79. TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde. 13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 100,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken müteselsilen verilmesine,

  7. Davacı tarafından yapılan; 54,40. TL Başvuru Harcı, 68,83. TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 123,23. TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  8. Davacı tarafından yapılan; 4.650,00. TL Bilirkişi ücreti, 642,00. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.292,00. TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.265,74. TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

  9. Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A. 13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00. TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.313,45. TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen, geri kalan 6,55 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydedilmesine,

10-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,

Dair, davacı vekilinin, davalı ...vekilinin ve ...Sigorta vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapSebebiyleistanbultalepVeTazminat)ihbardelillerCismaniZararkusurluoranındaAçılanTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim