İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/828 E. 2024/98 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/828
2024/98
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/828
KARAR NO : 2024/98
DAVA : Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali
DAVA TARİHİ : 20/12/2023
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan bilgi alma ve inceleme hakkı ihlali davasının yapılan incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dava dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu'nun 392.maddesinde yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkının düzenlediğini, anılan maddeye göre her yönetim kurulu üyesinin yönetim kurulu başkanının izniyle işlerin gidişi hakkında bilgi alabileceğini, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebileceğini, anılan kanun hükmü kapsamında yönetim kurulu üyesi sıfatıyla bilgi alma ve inceleme isteminin yönetim kurulu başkanı tarafından haksız ve dayanaksız bir şekilde reddedilmiş olması nedeniyle ikame edildiğini, davalı şirketin tüm varlığının ... İlçesi, ... Mahallesi, 2052 Ada, 632 Parsel sayılı boş arsa olduğunu, davalı şirketin maliki olduğu taşınmazların tapu kaydının celbi gerektiğini, davalı şirketin tek geliri bu taşınmaz üzerinden elde ettiği kira geliri olduğunu, davalı şirketin aktif ve pasif kira sözleşmelerinin celbinin gerektiğini, 11/10/2023 tarihinde şirket merkezinde buluşulduğu, gündem olarak arsanın kar karşılığı verilmesi oylandığında ...'ın kişisel davalarının görüşüldüğü, şirketin işleyişi hakkında yönetim kurulu üyelerine hiçbir bilgi veya açıklama yapılmadığını, davalı şirketin 11/10/2023 tarihli yönetim kurulu kararlarında olumsuz oy kullanarak özetle “söz konusu arsanın mevcut imar durumu ve kiracısı hakkında yeterli bilgi sahibi olunmadan yapılacak görüşmelerin sağlıklı olmayacağı ve hak kaybına sebebiyet vereceği,..” şeklinde muhalefet şerhi koyduğunu, ... 25. Noterliği... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile yönetim kurulu üyesi olduğu şirketlerde 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun 392. maddesine uygun olarak yönetim kurulu toplantısı yapılmasını ve her bir şirketten talep olunan bilgileri yönetim kurulu başkanı ...'a bildirildiğini, anılan ihtamamenin 1., 9., 10. ve 11. maddeleri davaya konu ... A.Ş.'ye ilişkin olup muhataba 22/11/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ... 25. Noterliği ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile davaya konu ... A.Ş.'den talep edilen bilgiler ve incelemek istenilen hususların 2011 senesinden günümüze kadarki yönetim kurulu faaliyet raporları, bilanço ve gelir tabloları, kapanış öncesi ayrıntılı mizan dökümleri ve yönetim kurulu karar defteri, 2011 senesinden günümüze kadarki dönemde avukatlara yapılan ödemelerin dökümü ile fatura ve serbest meslek makbuzlarının sureti, ... A.Ş, ile ... A.Ş. arasındaki kira sözleşmesinin ve ... A.Ş. ile üçüncü taraflar arasındaki tüm alt kira sözleşmelerinin sureti, 01/01/2023 tarihinden günümüze kadar ki yevmiye defteri, tüm ana ve alt hesaplarıyla birlikte muavin defter, tüm muhasebe fişleri, tüm personel bordroları, tüm ana ve alt hesapları gösteren mizan, bilanço ve gelir tablosunun incelenmesi, 01/01/2023 tarihinden günümüze kadarki tüm banka hesap hareketlerinin incelenmesi, ... A.Ş.'nin maliki olduğu arsanın geçerli güncel imar durumunun bir sureti, arsaya talip firmayla yapılan görüşmeler hakkında bilgi verilmesi, 11/10/2023 tarihinde yapılan toplantının sesli kamera kaydının tarafına verilmesini içeren ihtarnameye cevap verilmediğini, davaya konu şirkette yönetim kurulu toplantısının yapılmadığını, talep olunan bilgilerin tarafına verilmediğini, incelenmesi gereken evrakların görülmesine izin verilmediğini, 29 21/11/2023 tarihli ihtarname ile talep olunan bilgilerin PDF formatında CD ortamında tarafına verilmesini, gerekirse bir muhasebeci ve/veya avukat yardımıyla bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasını, dava dilekçesinin 25.paragrafında 8 madde halinde sıralı bilgi ve belgeler üzerinde bilgi alma ve inceleme hakkımın kullandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinin 13 numaralı maddesinde müvekkilin maliki olduğu Şişli İlçesinde bulunan taşınmaza ilişkin tapu kaydının celbini talep ettiğini, müvekkili şirketin tapu bilgi ve kayıtları davacıda ayrıntılı olarak olduğunu, mahkemeden tapu müdürlüklerine yazı gönderilerek tapu kayıtlarının celbi yönündeki talepte bulunulması angaryadan başka bir amaca hizmet etmediğini, davacının huzurdaki davaya ilişkin dilekçesinde müvekkil şirket yönetim kurulu başkanı aleyhine ikame edildiğini belirttiği asliye ceza mahkemesi dosyasının celbini talep ettiğini, müvekkil şirketle ve dava konusu ile ilgisi bulunmayan salt davacının kişisel hırs ve husumetine hizmet edecek söz konusu talebin yukarıda izah edilen sebeplerle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı bilgi alma inceleme kapsamında şirketin kurulduğu 2011 senesinden bu yana (13 sene) sayısız evrak talep ettiğini, buna gerekçe olarak yönetime yeni giren üyelerin şirketler hakkında bilgi edinmesini bahane ettiğini, davacının uzun yıllar zaten yönetimde bulunduğu göz önüne alındığında yönetime yeni giren tek üye tereke idare memurunun ...olduğu, Mukbil...'ın,...'ü defalarca ofisinde ziyaret ederek şirketin durumu hakkında bilgi paylaşımında bulunduğunu, bunun haricinde mahkeme koridorlarında sıklıkla karşılaştıklarını, ...'e her fırsatta görüşlerini aktardığını, ayrıca ... görevi itibariyle 2018 senesinden günümüze müvekkilin ve diğer aile şirketlerinin taraf olduğu birçok dava dosyasında taraf olarak yer aldığını, Mukbil ...'ın dosyalara sunduğu dilekçeler ve ekleri vasıtasıyla tereke idare memuru ile şirket hakkında zaten geniş bilgi sahibi olduğunu, tereke memuru ... geçmişte ve halen sayısız şirketin tereke idaresini yönettiği için tecrübe sahibi olduğunu, ancak Mukbi...'ın kişisel menfaati ile tereke menfaatinin çeliştiği noktada tereke menfaatini ön planda tutması nedeniyle ... davacı tarafından baskıya maruz kaldığını, davacının huzurda ikame etmiş olduğu bu dava, TTK m. 392 gereğince şirkete karşı bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması talepli dava olduğunu, 6012 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 392.maddesine göre yönetim kurulu üyelerinin toplantı esnasında ve toplantı dışında bilgi alma ve inceleme hakları olup bu hakkın sınırsız kullanılmasını kabul etmek hatalı olduğunu, muhasebe sistemleri uygulama genel tebliğleri gereğince defter ve kayıtlar dijital ortamda tutulduğu, dolayısıyla zaten davacının erişimine de açık olan bu kayıtlardan birer suret istenmesi iyi niyetli gözükmediği, davacı tarafından bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında talep edilen bilgi ve belgelerin yönetim işi ile bağdaşması ve orantılı olması gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkının sınırları belirtildiği, bu kapsamda, talep edilen bilgiler davacının yasadan kaynaklanan yönetim görevini ifa etmeye katkı sağlayacak bilgi ve belgeler olmayıp görev sınırı kapsamında kabulü mümkün olmayacağını, ayrıca davacı yönetim kurulu üyesi seçildikten sonra bir çok defa şirket merkezine gelerek müvekkili şirketin mali müşaviri ve diğer görevlilerden istemiş olduğu her bilgiyi aldığını, davacının zaten kendisine verilmiş olan bilgileri TTK m.392 gereğince tekrar istediğini, kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, tüm bu sebeplerle, kötü niyetli olarak açılmış olan huzurdaki bu davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı yönetim kurulu üyesi sıfatına dayanan bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak amacında olup Mahkememiz görevli ve yetkilidir.
Davacı gerçek kişinin, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi konumunda olduğu kayden tartışmasız olmakla bu noktada davacının aktif sıfatının varlığı da açıktır.
Bilindiği üzere davacının yönetim kurulu üyesi sıfatıyla açmış olduğu bu davada, TTK m.392/f.4 son cümle uyarınca dosya üzerinden inceleme yapılması ve karar verilmesi yasal olarak mümkündür.
Davacı vekilinin bu talebine ilişkin değerlendirme yapılmadan önce ilgili yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK m.392 hükmünde yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkını düzenlemiş olup adı geçen hükme göre " (1)Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fıkra hükmü uygulanır.(2) Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bu konudaki istemi de reddedilemez; soruları cevapsız bırakılamaz.(3) Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse, yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebilir. (4)Başkan bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde üye, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurulabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabilir, mahkemenin kararı kesindir.
Dava dilekçesi ile dayanılan vakıalar dikkate alındığında davacı vekilinin yönetim kurulu üyesi olarak ve toplantı dışında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığı, dava öncesi ile bu doğrultuda şirketten talepte bulunduğu, bu talebe olumlu cevap verilmediği anlaşılmaktadır.
Davacının, bu maddeye dayalı haklı olup olmadığının irdelenmesi açısından öncelikle dayanak hükmün içeriğinin hukuki olarak yorumlanmasında fayda bulunmaktadır. Bilindiği üzere yönetim kurulu üyeleri aksine bir düzenleme olmadığı sürece her türlü bilgiyi yönetim kurulu toplantısında almak ve gerekli belgeleri incelemek hakkına haizdir. Esasen şirket yönetiminde görevlendirilen kişiler de bu bilgiyi vermekle yükümlüdür. Nitekim TTK m.392/f.2 hükmü de bu konuda emredicidir. Öte yandan somut olayda olduğu üzere yönetim kurulu üyesi olan davacının yönetim kurulu dışında kural olarak bilgi alma ve aynı zamanda yine kurul dışında şirkete ait defter ve dosyaları inceleme hakkı yoktur. Zaten ve bu nedenle TTK m.392/f.3 hükmü davacı yönetim kurulu üyesi aleyhine olacak şekilde ve mutlak olarak yorumlanmasının önüne geçmek amacıyla yönetim kurulu üyesine,belirli şartlar altında bilgi alma ve inceleme hakkı vermiştir.
Yukarıda anılan Kanun hükmünün bu yönden istisnai nitelikte olduğu ve yorum kuralları çerçevesinde dar yorumlanması gerektiği öncelikle kabul edilmelidir. Bu kapsamda kanun koyucu,yönetim kurulu üyesinin toplantılar dışında şirketten bilgi alabilmesi için yönetim kurulu başkanından izin alması,ayrıca şirketin yönetimi ile ilgili görevlendirilmiş olan kişilerden de "işlerin gidişi ve belirli münferit işler" hakkında bilgi alma talebini ortaya koyması şartını getirmiştir. Öte yandan yönetim kurulu üyesi,şirketin defter ve dosyalarını incelemeyi talep edebilir ise de bu yöndeki talebin kabulü dahi "hesap verebilirlilik ilkesine uygun olması" gerekli ise söz konusu olacaktır. (Türk Ticaret Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu Esas No:1/324,S.sayısı 96).
Davacının yönetim kurulu üyesi sıfatıyla bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak istediğini sadece belirtmesi değil,bu noktadaki "haklılığını" da ortaya koyması gerekir.
Somut olayda gerek dava dilekçesi gerek cevap dilekçesi dikkate alındığında, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talep olunan şirketin tek mal varlığının sadece tek bir taşınmaz olduğu, ancak taşınmazın davalı vekili beyanına göre dahi 2023 sonu itibariyle sadece emlak rayiç değerinin dahi 55.145.141,00-TL olduğu anlaşılmaktadır. Sadece emlak rayiç değeri bu olan taşınmazın güncel ve rayiç değerinin, hayatın olağan akışı gözetildiğinde ciddi anlamda ve daha yüksek bir değerde olacağı bilinen bir durumdur. Davacının, söz konusu taşınmazın özellikleri gözetildiğinde yapılacak tasarruflar açısından, taşınmaz ile ilgili tasarrufun içeriği ve değerlendirmesine yönelik bilgi alma talebini açıkça ortaya koyduğu, böylelikle münferit işler ile ilgili talebini somutlaştırdığı anlaşılmaktadır. Böylelikle şirketin kayıtlarının açık ve şeffaf şekilde incelenmesi mümkün olabilecektir. Zaten somut olayda davacı, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla, davalı şirkete yöneltmiş olduğu başvuruda bilgi alma hakkını toplantı dışında neden kullanmak istediğini dahi açıklamış ve somutlaştırmıştır.
Davacı yönetim kurulu üyesinin bu talebi kayıtsız şartsız kabul olunmaz ise bu durum ileride davacının doğal olarak 6102 sayılı TTK gereği sorumluluğunu dahi gündeme getirecektir. O halde doktrinde de kabul olunduğu üzere "yönetim kurulu üyelerine söz konusu belgelerin şirket merkezinde her zaman inceleme fırsatı verilmesi gerekir. Bu görüş haklı ve yerinde olabilir. Özellikle yönetim kurulu üyelerinin üyelik sıfatının sona ermesinden sonra haklarında açılacak sorumluluk davalarında kendilerini layıkıyla savunabilmesi için, söz konusu belgeleri inceleyebilmesi gerektiği" kabul edilmelidir. (Prof.Dr.Hasan PULAŞLI, Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Yönetim Kurulu Üyelerinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Dergisi, 2012, İstanbul, Sayı 2, Sayfa 587) Bu suretle somut olay yönünden davacının talebine konu hususlarla ilgili bilgi alma ve inceleme hakkı verilmemesi, ileride davacının hukuki ve cezai sorumluluğuna dahi yol açacaktır. Hal böyle olunca davacı yönetim kurulu üyesinin, belirtmiş olduğu hususlar çerçevesinde bilgi alma ve inceleme hakkına izin verilmesi gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Bu noktada ifade etmek gerekir ki doktrinde de kabul olunduğu üzere, kanunda belirtilen şirket defterlerinden ve şirketin muhasebe kayıtlarına ilişkin belgelerden, şirketin dışarıyla yaptığı her türlü yazışmaya ilişkin belgeler ile iç işleyişiyle ilgili belgeler anlaşılmalıdır. (Prof.Dr.Hasan PULAŞLI, Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Yönetim Kurulu Üyelerinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Dergisi, 2012, İstanbul, Sayı 2, Sayfa 597) Buna göre davacının bilgi alma ve inceleme hakkına konu etmiş olduğu tüm defter ve kayıtlar, kanunda belirtilen şirket defterleri ve şirketin muhasebe kayıtları kapsamında kaldığından bu açıdan dahi davacı lehine bilgi alma ve inceleme talebinin kabulüne engel bir durum yoktur.
Kanun koyucu "TTK m.392/6 hükmü yönetim kurulu üyesinin bu maddeden doğan hakları kısıtlanamaz, kaldırılamaz. Esas sözleşme ve yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir." şeklinde düzenleme getirmiştir.
Böylelikle kanun koyucunun, yönetim kurulu üyelerinin kanundan doğan bilgi alma ve inceleme hakları noktasında yönetim kurulu üyeleri aleyhine kısıtlayıcı değil, genişletici yönde amaç taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu noktada davacı yönetim kurulu üyesi aleyhine yorum yapmayı gerektirecek somutlaştırılmış vakıa ve delil durumu ise zaten davalı tarafından ortaya konulamamış, ispatlanamamıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında 2011 senesinden itibaren yönetim kurulu faaliyet raporları, bilanço ve gelir tabloları, kapanış öncesi ayrıntılı mizan dökümleri ve yönetim kurulu karar defteri, 2011 senesinden itibaren avukatlara yapılan ödemelerin dökümü ile fatura ve serbest meslek makbuzlarının sureti, ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasındaki kira sözleşmesinin ve ... A.Ş. ile üçüncü taraflar arasındaki tüm alt kira sözleşmelerinin sureti, 01/01/2023 tarihinden dava tarihine kadarki yevmiye defteri, tüm ana ve alt hesaplarıyla birlikte muavin defter, tüm muhasebe fişleri, tüm personel bordroları, tüm ana ve alt hesapları gösteren mizan, bilanço ve gelir tablosunun incelenmesi, 01/01/2023 tarihinden dava tarihine kadar tüm banka hesap hareketlerinin incelenmesi, ... A.Ş.'nin maliki olduğu arsanın geçerli güncel imar durumunun bir sureti, arsaya talip firmayla yapılan görüşmeler hakkında bilgi verilmesi, 11/10/2023 tarihinde yapılan toplantının sesli kamera kaydının davacıya verilmesine dair bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
G.D : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Davacının davasının kabulüne,
2011 senesinden dava tarihi olan 20/12/2023 tarihine kadar yönetim kurulu faaliyet raporları, bilanço ve gelir tabloları, kapanış öncesi ayrıntılı mizan dökümleri ve yönetim kurulu karar defterinin incelenmesi,
2011 senesinden dava tarihi olan 20/12/2023 tarihine kadar olan dönemde avukatlara yapılan ödemelerin dökümü ile fatura ve serbest meslek makbuzlarının suretinin incelenmesi,
... A.Ş. ile ... A.Ş. arasındaki kira sözleşmesinin ve ... A.Ş. ile üçüncü taraflar arasındaki tüm alt kira sözleşmelerinin suretinin incelenmesi,
01/01/2023 tarihinden dava tarihine kadar yevmiye defteri, tüm ana ve alt hesaplarıyla birlikte muavin defter, tüm muhasebe fişleri, tüm personel bordroları, tüm ana ve alt hesapları gösteren mizan, bilanço ve gelir tablosunun incelenmesi,
01/01/2023 tarihinden dava tarihine kadar tüm banka hesap hareketlerinin incelenmesi,
... A.Ş.'nin maliki olduğu arsanın geçerli güncel imar durumunun bir suretinin incelenmesi,
Arsaya talip firmayla yapılan görüşmeler hakkında bilgi verilmesi,
11/10/2023 tarihinde yapılan toplantının sesli kamera kaydının davacıya verilmesi,
suretiyle davacıya bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma yetkisi tanınmasına,
-
İnceleme için davalı şirket tarafından uygun bir yer teminine,
-
Teslim olunan kayıtlar ve belgeler hakkında bilgi verebilecek ehliyet ve tecrübedeki bir kişinin davalı şirket tarafından görevlendirilmesine,
-
Davacı tarafından kararın kendisine ya da vekiline tebliğinden itibaren on (10) iş günü içinde uzmanların ve incelemeye başlama gününün belirlenerek noter kanalıyla davalı şirkete tebliğ olunmasına;
-
Bu tebliğ işlemi ile incelemeye başlama günü arasında davalının gerekli hazırlıkları yapması bakımından en az iki (2) hafta bulunması gerektiğinin dikkate alınmasına,
-
İncelemenin belirlenen günden başlayarak en çok bir birini izleyen (10) iş günü içinde ve mesai saatleri içinde yapılıp sonuçlandırılmasına,
-
İnceleme sırasında gerekmesi halinde masrafları davacı tarafından karşılamak koşuluyla, bir noterin yahut yetkilendireceği bir görevlinin hazır bulunmasına,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından harcanan 269,85TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı toplamı olan 539,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davanın kabulü nedeniyle davacı tarafından harcanan 532,00 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davanın kabulü nedeniyle ve davacı vekille temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın niteliği gereği kesin olarak ve oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12