SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/744 E. 2024/8 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/744

Karar No

2024/8

Karar Tarihi

9 Ocak 2024

T.C

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/744 Esas

KARAR NO : 2024/8

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)

DAVA TARİHİ : 31/12/2019

KARAR TARİHİ : 09/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı asıl kredi borçlusu Müflis ... Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bahse konu sözleşmeyi davalı kefilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, davalı kredi lehtarı şirket lehine verildiğini, teminat mektuplarının 3'er aylık devreler halinde tahakkuk eden devre komisyonunun, gecikme faizi ve BSMV'si ödenmediğini, ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... ime ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarları keşide edildiğini, teminat mektubu komisyonundan dolayı nakdi borcun ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını, ... 13. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası şikayetin yerinde bulunması ile birlikte ... 1.ATM ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini, her türlü hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 41.727,93 TL alacağın 20.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek %135 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte müvekkiliye ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında 25.08.1999 tarihinde sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin zaman aşımına uğradığını, ... 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi esas alınarak inceleme yapıldığında, alacağın zaman aşımına uğradığını, uzman bilirkişilerden alınan mütalaaya göre nakdi kredi alacağından dolayı müvekkilinin 806.127,68 TL davacıdan alacaklı olduğunu, işlenmiş faizler dahil edildiğinde 2.967.984,11 TL yükseldiğini, davacının teminat mektupları ile ilgili olarak birden fazla keşide ettiği ihtarnameler içerik itibariyle anlaşılır olmadığını bu sebeple geçerliliğinin bulunmadığını, ... 9.ATM ... Esas sayılı dosyasına sunulan raporlara göre borcun fazlasıyla ödenmiş olduğunu sabit olduğunu göz önüne alınarak, dava konusu teminat mektuplarından dolayı alacak talebinde bulunulmayacağını belirtip, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan Deliller:

... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...sas sayılı dava dosyası aslı,

... 21. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası aslı,

... 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyası aslı,

... tarafından hazırlanan 26/03/2021 tarihli bilirkişi raporu,

... tarafından hazırlanan 13/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporu,

... tarafından hazırlanan 21/06/2022 tarihli bilirkişi raporu,

... tarafından hazırlanan 03/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava genel kredi ve kefalet sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden doğan borcun, davalı kefilden tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dava dosyasına sunulan takip dayanağı genel kredi ve kefalet sözleşmeleri incelendiğinde; davacı ... Bankası'na devredilmiş olan ... A.Ş. ... Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu/lehtarı (asıl borçlu) ... A.Ş. arasında 3.000.000,00-DEM (Federal Alman Markı) limitli kredi kullandırılması amacıyla genel kredi sözleşmesi bağıtlandığı, bahse konu sözleşmenin davalı kefilin (müteveffa ...) 3.000.000,00 DEM (1.533.876,00 EURO) kefalet limiti dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı anlaşılmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 598/3,4,5 fıkraları uyarınca; bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir

6098 sayılı TBK'nın 598/3.fıkrasında düzenlenen süre, hak düşürücü süre niteliğindedir. Bu nedenle sürenin durmasından veya kesilmesinden bahsedilemeyeceği gibi, bu süre mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmak zorundadır.

6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1.maddesine göre; Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Aynı Kanunun 5/2 bendine göre Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz.

Somut olayda, kredi sözleşmesinin 25/08/1989 tarihinde akdedildiği, davalı müteveffa ...'ın bu tarihte kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle 6098 Sayılı Kanun yürürlükte değil ise de; 6101 Sayılı Kanunun 1.maddesi uyarınca, Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki fiil ve işlemlerin sona ermesinde Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, hak düşürücü sürenin, öngörüldüğü hakkı ortadan kaldırıcı başka ifade ile sona erdirici mahiyette olduğu, şu halde 818 Sayılı Borçlar Kanununda yer almayıp, 6098 Sayılı Kanunun 598/3 fıkrasında öngörülen, kefalet sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin hak düşürücü sürenin, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki sözleşmelere de uygulanacağı anlaşılmaktadır. Buna göre davalı tarafça imzalanan kefalet sözleşmesinin tarihinin 25/08/1989 olduğu, Yasanın açık hükmü karşısında kefalet sözleşmesi için on yıllık hak düşürücü sürenin kefalet sözleşmelerinin yapıldığı tarihler itibariyle işlemeye başlayacağı ve kefalet sözleşmesi için 25/08/1999 tarihinde dolacağı, dava konusu takip tarihinin 20/10/2009 olduğu, buna göre takip tarihinde, takip dayanağı kefalet sözleşmesi yönünden hak düşürücü sürenin dolduğu, kefaletin sona erdiği, davacının bu kefalet sözleşmelerine dayalı olarak davalıya başvuru hakkı takip tarihinde ortadan kalktığı kanaatine varılmıştır (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 2021/545 Esas 2023/1028 Karar).

Hak düşürücü süre def'i değil itiraz mahiyetinde olduğundan ve kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Bu nedenle açılan davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,

  1. Hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın REDDİNE,

  2. Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.240,00. TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. 6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine,

Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

DiğeristanbulKrediBankaKuruluşlarınaİlişkin(Alacak)DüzenlemelerdenKaynaklananDışındakihüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim