SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/957

Karar No

2024/649

Karar Tarihi

7 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/957 Esas

KARAR NO : 2024/649

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/11/2017

KARAR TARİHİ : 07/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında imza edilen 30/04/2014 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi inşasının davalı tarafından eksiksiz şekilde tamamlanarak taşınmazın anahtar teslim şeklinde müvekkiline devir ve teslimi en geç 31/08/2015 tarihinde gerçekleştirmek zorunda iken, işbu dava tarihi itibariyle taşınmazın, davalı tarafından sözleşmeye uygun şekilde müvekkiline teslim edilemediğini, sözleşme madde 7/B ye göre 4 aylık teslimat uzatma tarihinin de tamamlandığını, Nisan 2016 ayında davalı tarafından müvekkiline taşınmazın teslime hazır olduğu şeklinde ihtarname gönderildiğini, yapılan inceleme sonucunda anılan devir / teslim ihtarının gerçekle uyuşmadığı görülerek teslimden imtina edildiğini, bu hususta .. 25. Noterliğinden ... tarihli ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamede taşınmazın sözleşmeye aykırı şekilde tesliminin kabul edilmediğinin ihbar ve ihtar edildiğini, müvekkilinin, aksi halde taşınmazı hiç teslim alamayacağı ya da teslim almış sayılacağı şekilde davalı tarafından tehdit ve baskı ile taşınmaz fiilen teslim almaya zorlandığını, bu şekilde usulsüz teslimin 2016 yılında gerçekleştiğini, teslim tutanağında devam eden inşaat ve revizyon çalışmalarına işaret edilerek teslimin müvekkilinin mecbur bırakılması ile ve sözleşmeye aykırı teslimin müvekkili tarafından kesinlikle kabul edilmediğini, hukuken yok hükmünde olduğunu, ortak alanlardaki inşaat işlerinin sözde teslim tarihinde yoğun şekilde devam etmekte olduğunu, teslimin sözleşmeye aykırı şekilde gerçekleşmeye çalışmasından kaynaklı tüm hakların saklı olduğunu, imar kanununa göre inşaatın teslim tarihinin yapı kullanma iznini verildiği tarih olarak kabul edildiğini, dava tarihi itibarı ile taşınmazın iskan iznini bulunmadığını, müvekkilinin davalı tarafından yanlış ve aldatıcı şekilde bilgilendirildiğini, açıklanan nedenlerle sözleşmenin kurulması aşamasında davalıya güvenen müvekkilinin zarara uğradığını, tanışmazın sözleşmeye aykırı şekilde devir edilmeye çabalandığını, davalının sözleşmenin kurulmasından itibaren sergilediği kusurlu davranışları ile tanışmanız müvekkiline ayıpsız ve mükemmel bir şekilde teslimi borcunun ihlali ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, sözleşmesel teslim tarihinden bu yana doğan kira kaybı ile geciken teslim ve kusurlu davranışlar nedeni ile doğan değer kaybına ilişkin bu aşamada 1.000,00 TL'nin ihtarname ile temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınıp müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin teslim tarihini sözleşmelere uygun şekilde ertelediğini, ... projesinde ... tarihinde meydana gelen elim kaza sonucunda şantiyede inşai faaliyetlerin durdurulduğunu, daha sonra iş güvenliği ile ilgili önlemlerin A dan Z ye kontrolü için de inşaat faaliyetlerinin bu sefer de idari kurumlar tarafından resmi olarak durdurulduğunu, sonrasında resmi kurumlardan gelen bilgilendirmeler nedeni ile inşai faaliyetlerin yeniden başladığını, şantiyede faaliyet gösteren 50 den fazla firmanın ve onların ekiplerinin tekrar tekrar organize edilmesinin 4 aylık bir süre aldığını, bu sürenin mücbir sebep olarak müvekkilinin inisiyatifi dışında gerçekleştiğini, bu sürenin inşaat süresine eklenmesi gerektiğini, bu nedenle bağımsız bölümün teslim süresinin sözleşme ve hukuka uygun olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bu beyanları tevsik ettiğini, bu durumun davacıya 05.04.2015 tarihli yazı ile bildirildiğini, akabinde davacıya gönderilen 25.12.2015 tarihli yazı ile teslimin Aralık 2015 ayı sonu itibarı ile yapılacağının bildirildiğini, müvekkilinin anılan tarihte ofis/işyerlerinin teslimine başladığını, davacıya bağımsız bölümün teslime hazır olduğun ve teslim alınabileceğinin bildirilmesine rağmen davacının haksız ve mesnetsiz gerekçelerle bildirilen tarihte bağımsız bölümü teslim almaya gelmediğini, ilk teslimin 31.12.2015 olduğunu, bu tarihin sözleşme ve gönderilen ihtarnameler doğrultusunda davacıya ait bağımsız bölüm icin de geçerli teslim tarihi olacağının açık olduğunu, davacının teslim tutanağında yazılı olmayan hususları sanki yazılı gibi belirttiğini, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davacının teslim tutanağında yazılı olmayan hususları sanki yazılı gibi belirttiğini, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu blokun iskanının alındığını, davacının ... 7. İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı verdiği şeklindeki iddialarının haksız ve asılsız olduğunu, bu konuda davacının bu iddialarına itiraz edildiğini, 22.09.2016 tarihinde yayınlandığı belirtilen haberin gerçeğe aykırı olduğunu, ayrıca davaya konu bağımsız bölümün içinde bulunduğu blok için yapı kullanma izninin alındığını, yetki itirazı çerçevesinde dosyanın İstanbul (Anadolu) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi, Usul Hukukuna ilişkin itirazların kabulü ile dava dilekçesinin reddi ile işbu davanın açılmamış sayılmasına, zamanaşımı itirazı nedeni ile müvekkili aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Müvekkili aleyhine ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.

Toplanan Deliller:

... tarafından hazırlanan 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporu,

..., ... ve ... tarafından hazırlanan 05/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu,

..., ...ve ... tarafından hazırlanan 08/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,

..., ...ve ... tarafından hazırlanan 29/09/2022 tarihinde hazırlanan bilirkişi ek raporu,

..., ...ve ... tarafından hazırlanan 03/09/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,

... 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,

... 3. İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının gerekçeli karar evrakı,

... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,

... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin gecikmeli olarak yerine getirilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1).

Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.

Dosya kapsamında davacı vekilinin 04/10/2024 tarihli feragat dilekçesi özetle; dava konusu talepleri bakımından davalı şirketi ile sulh olduklarını, bu kapsamda dava konusu taleplerine ilişkin olarak davadan feragat ettiklerini, bu hususta gereğinin yapılmasını talep ettiği; davalı vekilinin 08/10/2024 tarihli dilekçesi özetle; davacı tarafın davasından feragat ettiğini, feragat nedeniyle vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin bir taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri "Maddi Tazminat" davası olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur.

HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;

  1. Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken karar ve ilam harcı olan 285,07. TL'nin, başlangıçta peşin alınan 31,40. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 253,67. TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  3. Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,

  4. Tarafların talepleri dikkate alınarak taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulFiilden(HaksızhükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim