Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/352
2024/638
2 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/352 Esas
KARAR NO : 2024/638
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/06/2024
KARAR TARİHİ : 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar/borçlular tarafından 16.02.2021 tarihinde ... adresinde yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunu, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 4.247,20 TL borç davalılar yana tahakkuk ettirildiğini, Davalılar/borçlular tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 4.247,20-TL hasar bedeli i1e 516,50-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 4.763,70-TL'nin tahsili amacıyla ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalıların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçluların itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, davalıların her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacağın, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğunu ve zarar veren davalıların bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görüldüğünü ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkili şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, davalıların haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş olduğu zararı henüz tazmin etmediklerini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiklerini, hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davanın haklılığı ve davalıların itirazlarının haksızlığının ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle, davalıların .... 13. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Müvekkilinin davacıyı zarara uğratan bir eylemi ve işlemi bulunmadığını, davacının davasını hem kusur hem de zarar yönünden ispatla mükellef olduğunu, dosyada yer alan belge ve bilgilerin bu hususları ispatlayacak yeterlilikte olmadığını, davalının her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürdüğünü, davacıdan müvekkili şirketlere oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmadığını, bu hasar ile ilgili olarak gerek müvekkili şirket yönetiminden gerekse de şantiye sahasından yapılan araştırmada iddia konusu hasardan haberdar olan birine rastlanılmadığını, talep edilen miktarın, fahiş tutar olduğunu, öncelikle davacının bir zarar gördüğünü ardından ise zararın giderimi için yapılan masrafı ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan hasar tutanağında taraflarına herhangi bir tebliğ yapılmadığını, taraflarının bilgilendirilmediğini, hasar tutarı ve kusurun olabildiğince müvekkiline yüklenmesi açısından tek taraflı olarak hareket edildiğini, hasar tutanağına ve faturasına, dağıtılamayan enerji bedeli, etüd koordinasyon bedeli gibi afaki bedellerin yansıtıldığını, KDV yansıtıldığını, ancak müvekkiline bu hususta bir fatura iletilmediğini, müvekkilinin devam eden bakım-onarım işleri kapsamında kamu hizmeti yürütmekte olan ... tarafından abonelerin arıza şikayetlerine istinaden oluşturulan iş emirlerine istinaden kazı çalışmaları yapıldığını, bu çalışmaların 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile de kanun altına alındığını, bu çalışmaların aksatılması, toplum sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlara sebebiyet vereceğinden, kazı çalışmalarının ötelenmesi ve/veya ertelenmesi söz konusu olmadığını, Günlük yapılan rutin ve/veya planlı bakım onarım kazı çalışmalarının çoğunda diğer alt yapı kuruluşlarına ait, alt yapı tesislerine rastlanıldığını, alt yapı tesislerinin şartnamesine uygun döşetilmediği birçok durumda alt yapı tesislerine kazı çalışması sırasında kazı ekiplerimizce hasar verildiğini ve sonrasında ilgili alt yapı kuruluşunca bu hasarlar tutanak haline getirenler oluşan hasar ve ceza bedelinin ödenmesine yönelik firmalarına karşı hukuki süreç başlatıldığını, alt yapı konusunda gayri nizami ve gayri fenni altyapı sistemine sahip olan ... A.Ş. nin hatları kazı çalışmalarının çoğunda hasara uğradığını, bu hasarlanmaların büyük çoğunluğunun alt yapı hatlarının fen ve sanat kaidelerine, teknik şartnamelere uygun olarak döşenmemesi, gerekli ikaz ve uyarı önlemlerinin alınmamasından kaynaklandığını, elektrik mecralarının ve hatlarının döşenmesine ve işletilmesine yönelik şartname hükümleri açık olmasına rağmen, davalara konu hasarların elektrik kabloları; gelişi güzel şekilde, hiçbir güzergah gözetilmeksizin, elektrik kablolarına ilişkin uygun dolgu uygulaması yapılmaksızın, her hangi bir uyarı ve ikaz önlemi alınmaksızın alelade bir şekilde toprak zemin içerisine döşendiği ve işletmelerinin bu uygunsuz koşullarda yapıldığı açık olarak görüleceğini, ilgili tüzel kişilik olan ... A.Ş. alt yapısının iyileştirilmesi ve fen sanat kaidelerine uygun hale getirilmesi konusunda gerekli alt yapı yatırımlarını yapmakla yükümlü olduğunu, fenni olmayan elektrik iletim altyapısı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gereği ötelenmesi ve/veya ertelenmesi söz konusu olamayan içmesuyu ve kanalizasyon çalışmalarını sekteye uğratmakta olduğunu, bu çalışmalar esnasında can ve mal güvenliğini tehlikeye soktuğunu, izahı yapılan durumların ... Genel Müdürlüğünce de tespit edildiğini, bu hususların 05.12.2019 tarih, ... sayılı yazı ile...A.Ş. ye bildirildiğini, bu minvalde dava ya konu hasar bedellerinin; ilgili alt yapı kuruluşunun alt yapısının gayri fenni döşenmiş olması, gerekli ikaz ve uyarı önlemlerinin alınmamış olması, tutanak ve tebligatların tek taraflı düzenlenmiş olması hasebi ile iptal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ... ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında kazı işlemi yapacağı mahal ile ilgili kurum ve kuruluşlardan ruhsat talep ettiğini, ruhsat talebinde bulunduğu kurumlardan birinin de davacı ... olduğunu, ... tarafından müvekkiline kazı yapılacak alanda elektrik kabloları olduğunu gösteren bir harita belirtilmediğini ve kazıya onay verildiğini, Ancak örneğin ... tarafından her ruhsat talebinde bu talebe karşılık boru hattı haritası verildiğini, ... tarafından harita verilmediği sürece ise müvekkilinin burada elektrik kablosu bulunduğu bilmesi mümkün olmadığını, mahkemece kazı yapılan yerin şartnameye uygun yapılıp yapılmadığı konusunda keşif ile tespit yapılması gerektiğini, davacı ..., gerek ruhsat talebinde kazı yapılacak yerdeki elektrik kablolarının haritasını vermeyerek, gerekse de şartnameye uygun döşemeyerek, hem kazıyı yapan çalışanların hayati tehlike altına girmesine hem de kabloların zarar görmesine sebep olduğunu, ...’ın işi usulüne uygun yapmaması sonucu istihdam ettikleri işçilerin iş sağlığı ve iş güvenliği açısından ciddi tehditlere maruz kaldığını, tüm bu açıklanan nedenlerle husumet yokluğundan müvekkili şirket yönünden davanın reddine, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, yargılamada davacının tanık dinletilmesi taleplerinin reddine, davacının tek taraflı ve müvekkili şirket yetkililerinin hazır bulunmadan tuttuğu tutanakların, üçüncü kişiler eliyle yapılan tamirat nedeniyle tahakkuk ettirilen faturaların içeriğindeki tüm fatura kalemleri ile birlikte delil olarak kabulü talebinin reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama ve vekalet ücretlinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu icra takibi ve davanın müvekkili ile bir ilgisi bulunmadığını, davaya konu edilen söz konusu hasarın müvekkili şirketin faaliyetleri sonucunda oluştuğuna ilişkin herhangi bir belge söz konusu olmadığını, iddia edilen olayın meydana geldiği alanda hangi firmanın çalışmasının olduğunun kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, icra takibinde borçlu olup icra takibine itiraz eden diğer borçlu aleyhine dava açılmamasının da hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazında da bulunduklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı taraf iddialarını hem kusur hem de zarar yönünden ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı yanın ne şekilde düzenlediği, müvekkili şirket çalışan ve yetkililerinin imzasının olup olmadığı bilinmeyen birtakım belgelere dayalı olarak icra takibi başlattığını, davacı tarafça, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edildiği gibi bir hasar olması durumunda dahi, bunun en makul şekilde nasıl giderilebileceğinin sayın mahkeme tarafında araştırılması gerektiğini, davacı tarafın üçüncü kişilerce yapıldığı belirtilen hasar onarımlarına ait fahiş bedeller talep ettiğini, söz konusu bu bedellerin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından kamu kurumlarına iş yapılırken, kamu kurumlarının yer göstermesi neticesinde çalışmaların yürütüldüğünü, dolayısıyla müvekkilinin tek başına herhangi bir faaliyet alanında idarenin bilgi ve izni dışında faaliyette bulunmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebini de kabul etmediklerini, davacı tarafın, müvekkilinin taraf dahi olmadığı bir dava ile ilgili gerekçeli karar sunarak kendi lehlerine haklılık yaratmak amacında olduğunu, mahkeme tarafından UYAP sisteminde yapılacak sorgulama neticesinde de görüleceği üzere davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan ve reddedilen de birçok davada bulunduğunu, açıklanan nedenlerle; zamanaşımı, husumet, hak düşürücü süre, usul ve esasa ilişkin sebeplerden ötürü haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, davacı taraf aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 13.İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyası, hasar tespit tutanakları, altyapı kazı ruhsat dosyası celp edilmiş incelenmiştir
Dava, haksız fiil sebebiyle uğranılan zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir
Dava, çalışma esnasında davalılar tarafından gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini iddiasına dayalı olarak yürütülen ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
-
İlamsız takip yapılmış olması,
-
Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
-
Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
-
İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalılar aleyhine, 4,247,20-TL asıl alacak ve 516,50-TL faiz olmak üzere toplam 4,763,70-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 16/02/2021 tarihinde ...adresindeki hasar olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine yasal süresinde olan itirazlar ile takibin 10/12/2021 tarihinde durduğu, davalılar tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara tebligat çıkarılmadığı, bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 04/06/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının 16/02/2021 tarihinde ...adresinde yapılan çalışma esnasında davalılar tarafından gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin iddia edildiği, davalılar tarafından davaya konu hasarın dava dışı ... tarafından verildiği ve davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiğinin savunulduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde haksız fiil tanımlanmış, aynı Kanun'un 72.maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 154.maddesinde zamanaşımını kesen nedenler düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasına göre, alacaklının, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa işlemeye başlayan zamanaşımı süresi kesilir. Yine TBK 157.maddesine göre zamanaşımı icra takibiyle kesilmişse alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. TBK 156.maddesi uyarınca da; zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar.
Zamanaşımı bir defidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Bir borcun, alacaklısı tarafından zamanında ileri sürülmemesi yine de borçlunun borcu ifasına engel değildir. Çünkü hukuk sistemimizde zamanaşımı borcu sona erdirmez, yalnızca alacaklıya bir def’i hakkı verir. Bu nedenle hakim zamanaşımını, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu durumlardaki gibi kendiliğinden göz önünde bulundurmaz (6098 sayılı TBK m. 161).
Dosya kapsamında, yasal süresi içerisinde davalılar tarafından sunulan ayrı ayrı cevap dilekçeleri ile zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, haksız eylem tarihinin 16/02/2021 olduğu, icra takibinin 14/11/2021 tarihinde başlatıldığı, bu sebeple belirtilen tarihte fiilin ve faillerin öğrenildiğinin ve icra takibi ile zamanaşımı süresinin kesildiğinin açık olduğu, yapılan icra işlemleri ile zamanaşımı süresinin tekraren kesildiği ve icra müdürlüğünce yapılan son işlemin 10/12/2021 tarihinde olduğu, iki yıllık sürenin yapılan bu son işlem tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, zira zamanaşımını kesen başkaca bir işlemden bahsedilemeyeceği / bulunmadığı, bu suretle zamanaşımının 10/12/2023 tarihinde dolacağı, fakat iş bu davanın 04/06/2024 tarihinde yani zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine (emsal bkz. İstanbul BAM 4. HD. ... E. ...K.) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
-
Davanın zaman aşımı nedeniyle reddine,
-
Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine,
-
Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davanın başında peşin alındığından başkaca ve yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalılar ...Şirketi ve ...Şirketi yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 4.763,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
-
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekile İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekillerinin yokluğunda, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59