Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/242
2024/632
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/796 Esas
KARAR NO : 2024/627
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davalı ile müvekkili arasında ... NUMARALI ... TARİHLİ 3.832,64-TL FATURA ve ... NUMARALI 24/05/2022 TARİHLİ 17.519,34-TL FATURA kapsamında HİZMET yapılmış olmasına karşın davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, hali hazırda taraflar arasında geçmişe dayalı ticari bir ilişkinin de mevcut olduğunu, takibe dayanak işbu fatura bedeli davalıdan defalarca kez talep edildiğini, davalının haksız ve keyfi olarak ödemediğini, davalı /borçlunun müvekkiline olan borçlarını ödememesi üzerine, alacağının tahsili amacıyla ... 36. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasından genel haciz yolu ile icra takibine başlandığını, ancak borçlunun, icra dairesine itiraz dilekçesi ile borca ve faize tümüyle itiraz ederek haklarındaki takibin durmasına neden olduklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun, ... 36. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazların iptali ile takibin itiraza uğrayan asıl alacak miktarı ve takip tarihinden sonra işleyecek faizi ve diğer tüm ferileri ile devamına karar verilmesini, davalı adına kayıtlı araçlara ve gayrimenkuller ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine işbu dava bitip kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz konulmasına, davalı takibe kötüniyetle ve haksız olarak itiraz etmiş olmakla, müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu, davacının şirketimiz uhdesinde herhangi hak ve alacağı bulunmadığını, verilmeyen hizmet karşılığı, davacı tarafından istenmekte olduğundan müvekkili tarafından yapılan itirazın yerinde olduğunu, davacı yan talebine konu hizmeti ve yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, işbu dava dosyası ile ispat edilemediğini, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan faturaların dikkate alınmaması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesi eki olarak sunmuş olduğu faturaları kabul etmediklerini, faturaların takip dayanağı olarak belirtilmediğini, itirazın iptali davasında alacaklı takipte dayanmadığı belgelere dayanılamayacağını, davacı tarafından talep edilen %20 oranında icra inkar tazminatı talebinin kabulü mümkün olmadığını, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, işbu cevaplarının kabulü ile, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, her durumda davacı tarafından talep edilen haksız ve hukuka aykırı kötü niyet tazminatının reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 2022 yılı BA / BS formaları,
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 36.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi davaların ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir.Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, faturadan kaynaklanan alacağın tazminine yönelik açılan davanın, TTK' da yahut diğer Kanunlarda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır.
Nispi ticari dava bakımından; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak ilamsız takip başlatılmış olup, dosyada yer alan Ticaret Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabı yazılarına göre, davacının dava tarihinde tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunduğu ancak işletme hesabına göre defter tuttuğu, gelirinin de kanunda belirtilen sınırı aşmadığı, yapılan araştırmaya göre davacının tacir olmadığı bu nedenle nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşılmakla, takibinin ilamsız takip olmasına göre uyuşmazlığın, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
-
Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,
-
Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine,
Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce HMK.m.20 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine,
-
Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, E-duruşma ile katılan tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2024
Katip
Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59