İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/217 E. 2024/600 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/217
2024/600
24 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/217
KARAR NO :2024/600
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/04/2024
KARAR TARİHİ:24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki istisna akdi - ticari alım satımdan kaynaklanan alacak ve munzam zarar taleplerimize ilişkin olarak; fazlaya İlişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000.000,00 TL alacağın ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama masrafı ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili, temerrüt nedeni ile davacının uğradığı/uğrayacağı munzam zarar için 10.000,00 TL'nin ise ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, davaya bakmaya ... mahkemelerinin yetkili olduğu, taraflar arasında, 01.07.2022 tarihli, ... işi kapsamında, "Mobilya Dekorasyon Ahşap İşlerinin Yapılması, İşleri Hakkında Sözleşme"nin akdedildiği, sözleşmenin 34. Maddesinde anlaşmazlıkların çözümüne dair düzenlemenin yer aldığı, bu maddede "... İşbu sözleşmeden doğan ve sözleşme ile ilgili veya sözleşmenin geçerliliği ile ilgili bütün ihtilaflarda ... Mahkemeleri ve İstanbul İcra Daireleri yetkilidir." denilerek, taraflarca yetki sözleşmesi düzenlenmiş olup işbu davada da yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olacağının açık olduğu, bilindiği üzere, yetki sözleşmesi kesin yetki hallerinden olup seçimlik yetkili başkaca bir mahkeme de bulunmadığından, işbu davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiği, bu nedenle, yetki itiraz doğrultusunda dosyanın yetkili mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacı tarafın, müvekkil şirketten olan alacağını ...şirketi'ne temlik ettiğini, dolayısıyla bulunduğu iddia edilen alacağı dava ve talep hakkı bulunmadığını, davacı taraf, alacağının bir kısmını finansal kiralama sözleşmesi ile tahsil ettiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinde ve faturalarda yer alan ürünler müvekkile teslim edilemediğini, ayrıca, irsaliyelerde ve faturalarda da müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, öncelikle, yetki itirazının doğrultusunda, dosyanın yetkili yer olan ... asliye ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine, davanın ...A.Ş. (Vkn: ... .... )'ne ihbarına, ikame edilen işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak davasıdır.
Dava dilekçesi davalı tarafa 30/04/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından süre uzatım talebi sunulmuş, talep kabul olunmuş ve bunun üzerine davalı vekili süresi içinde mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığa esas olan sözleşmenin 34.maddesi "... İşbu sözleşmeden doğan ve sözleşme ile ilgili veya sözleşmenin geçerliliği ile ilgili bütün ihtilaflarda ... Mahkemeleri ve İstanbul İcra Daireleri yetkilidir." şeklindedir.
Taraflar arasındaki sözleşme, "sözleşme kanundur" ilkesi çerçevesinde yorumlanmalıdır. Sözleşmedeki ilgili hüküm gözetildiğinde tarafların aralarında yapmış olduğu yetki sözleşmesiyle "... Mahkemelerini", icra daireleri noktasında ise "İstanbul İcra Dairelerini" yetkili kıldığı açıktır. Tarafların bu noktadaki iradeleri herhangi bir yorum gerektirmeyecek şekilde açıktır. Esasen tarafların yerleşim yerinin İstanbul olsa da işin yapım yerinin ... olduğu gerçeği dikkate alındığında, bu hükmün taraflarca takdir edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan icra dairesinin yetkisi, itirazın iptali davaları açısından bir dava şartı iken mahkemenin yetkisi ise alacak davaları açısından ancak bir ilk itiraz konusudur. Bu nedenle şartları ve sonuçları farklı olan iki farklı düzenleme yapılması, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tarafların takdiridir.
Hal böyle olunca ilgili hükmün aksine yorum yapılabilmesi yorum ilkeleri açısından mümkün değildir. Sözleşme özgürlüğü sadece sözleşmeyi yapmayı değil, sözleşme hükümlerini belirleme noktasındaki özgürlüğü de içermektedir. Taraflar tacir olarak ve çekincesiz şekilde bu sözleşmeyi imzalamışlardır. O halde TBK m.26 hükmü dahi dikkate alındığında, taraflar bu hüküm ile bağlı olduğu gibi TBK m.19 hükmü karşısında aksine bir yorum yapılması gerek Anayasa ve gerekse Kanun hükümlerine dahi aykırı olacaktır.
Sözleşme hükmünün bağlayıcı olması karşısında, mahkememizin yetkisine yönelik itirazın kabulünün gerekip gerekmediği üzerinde durulmalıdır.
Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19 maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK'nın 6.maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. TMK'nın 19. Maddesine göre gerçek kişilerin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Aynı Kanunun 51. Maddesine göre tüzel kişilerin yerleşim yeri ise, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. HMK'nın 10.maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. HMK'nın 17. Maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. HMK'nın 18. Maddesine göre ise, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.
Buna göre davanın her iki tarafının tacir olup aralarında yapılmış olan yazılı sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklar noktasında ... Mahkemelerini yetkili kıldıkları, bu noktada taraflarca aksinin kararlaştırılması mümkün olduğu halde taraflarca aksine bir sözleşme hükmünün konulmadığı, uyuşmazlığın konusunun ise tarafların serbestçe tasarruf edebileceği nitelikte olduğu, kesin yetkiyi gerektiren hal olmadığı, davalı vekilinin ise süresi içinde ve açıkça mahkememizin yetkisine itiraz ederek yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu belirttiği açıktır.
Esasen eldeki davanın alacak davası olduğu gözetildiğinde mahkememizin yetkisine yönelik ve usule uygun gerçekleşen ilk itirazın kabulü ve bu çerçevede mahkememizin yetkisizliğine karar verilmesi usulen zorunludur. Açıklanan gerekçeler karşısında davacı vekilinin aksi yöndeki beyanlarına itibar olunabilmesi mümkün görülmemiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında davalının yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine, Mahkememiz kararına karşı kanun yollarına başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın tebliği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birisinin başvurusu halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, 6100 sayılı HMK m.331/f.2 hükmü gereği yetkisizlik kararından sonra dosyaya bir başka mahkemece devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 6100 sayılı HMK m.331/f.2 hükmü gereği yetkisizlik kararından sonra dosyaya bir başka mahkemece devam edilmemiş ise talep halinde ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalının yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
-
Yetkili mahkemenin ... ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
-
Mahkememiz kararına karşı kanun yollarına başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın tebliği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birisinin başvurusu halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine,
-
6100 sayılı HMK m.331/f.2 hükmü gereği yetkisizlik kararından sonra dosyaya bir başka mahkemece devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,
-
6100 sayılı HMK m.331/f.2 hükmü gereği yetkisizlik kararından sonra dosyaya bir başka mahkemece devam edilmemiş ise talep halinde ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine,
Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliğiyle karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59