İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/221 E. 2024/594 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/221
2024/594
23 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/221
KARAR NO : 2024/594
DAVA : MENFİ TESPİT & İSTİRDAT (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tüketici İşlemi)
DAVA TARİHİ : 03/04/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT & İSTİRDAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin karı koca olup, ...'de bulunan arazileri üzerine çelik konstrüksiyon ev yapmak istediklerini, davalı ile bu konuda sözlü olarak anlaştıklarını, yazılı bir sözleşme bulunmadığını, söz konusu yapının malzemelerinin teminine ve yapımına başlandığını, davalının çalışacak işçileri ayarladığını, malzemelerle yapılan işler için davalı talep ettikçe davalıya talep edilen bedellerin gönderildiğini, davalı ile davalıya ait ...nolu hattan yapılan whatsapp yazışmaları bulunduğunu, yapının kaba inşaatının bitiminden sonra ince işlerine ve PVC doğramalarına başlanıldığını, PVC doğrama ve camları için toplamda 217.000 TL'ye anlaşıldığını, bu bedelin 117.000 TL'si peşin olarak ödenmiş olup kalan 100.000 TL'si için de 25.10.2023 düzenleme tarihli 50.000 TL bedelli, 10.11.2023 vade tarihli senet ile 25.10.2023 düzenleme tarihli 50.000 TL bedelli, 30.11.2023 vade tarihli senet olmak üzere 2 adet senedin davalıya verildiğini, ilk senedin ödemesininin 10.11.2023 olan vade tarihinden 1 gün önce davalıya ödendiğini ancak açıklamasına "Pencere doğrama 1.taksit" ibaresinin yazıldığını, diğer taksit olan senedin ödemesininin de yine 30.11.2023 olan vade tarihinde davalıya ödendiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak PVC doğramaları için verilen ve ilk taksidi olan 10.11.2023 vade tarihli senedi ... 22.İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı kambiyo senet takibine koyduğunu, müvekkillerinin mallarına haciz ve yakalama koydurarak, araçlarının da yakalanmasına sebebiyet verdiğini, bunun üzerine müvekkillerinin haciz ve mallarının satışı tehdidi altında ihtirazi kayıt ile dosya borcunu "ihtirazi kayıtla" ödemek durumunda kaldığını, müvekkilinin, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, whatsapp yazışmalarına da bakıldığında söz konusu çelik yapımının yapımı ve malzemeleri için davalıya 1.000.000 TL'ye yakın parça parça para gönderildiğini, söz konusu senetlerin PVC doğrama ve cam malzemeleri için verildiğinin bir diğer ispatı açısından davalı ile olan yazışmalara bakıldığında söz konusu haksız şekilde icraya konulan senedin ödemesinin yapıldığı gün müvekkilinin davalıya bildirdiği, davalının ise ödemeyi PVC doğramacıya gönderdiğine dair mesaj olduğunu, davalının gelen 50.000 TL senedin ödemesini PVC doğramacı ...'a (...) gönderdiğine dair dekontu da müvekkile ilettiğini, kaldı ki müvekkilinin, sonrasında davalının ayarladığı PVC doğramacı ... (...) ile iletişime geçilmiş olup doğrama ve cam malzemeleri için verilen senetlerin görüntüsünün istendiğini, dava dışı...'ın ise müvekkiline haksız şekilde icraya konu edilmiş olan senedin görüntüsünü ilettiğini, PVC doğramacı ...'a (...) ait ... nolu hattan yapılan yazışmalara dair whatsapp dökümlerini de sunduklarını, mükerrer ödeme yapılmış olmasına rağmen davalının PVC doğramaların dahi tam olarak teslim edilmediğini, işin tamamlanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkillerinin, davaya konu ... 22.İcra Müdürlüğü ... E. Dosyasından ve işbu dosyaya konu 25.10.2023 düzenleme tarihli, 10.11.2023 vade tarihli ve 50.000,00 TL bedelli senetten kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 76.626,09.-TL’nin ödeme tarihi olan 11.03.2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkiline olan borçları nedeniyle 25.10.2023 düzenleme tarihli ve 10.11.2023 vade tarihli 50.000-TL bedelli ve 25.10.2023 düzenleme tarihli ve 30.11.2023 vade tarihli 50.000-TL bedelli 2 adet senet verdiğini, 25.10.2023 düzenleme tarihli ve 30.11.2023 vade tarihli 50.000-TL bedelli senet bedelini “30.11.2023 vade tarihli senet ödemesi” açıklamasıyla 30.11.2023 tarihinde banka yoluyla gönderdiğini, ancak 25.10.2023 düzenleme tarihli ve 10.11.2023 vade tarihli 50.000-TL bedelli senedin bedelini zamanında ödemediğini, bunun üzerine bu senedi ... 22.İcra Müdürlüğü'nün ...E. Dosyası ile Kambiyo Senedine Mahsus Haciz Yoluyla takiple icra takibine konulduğunu, soyut iddialarla haksız ve hukuka aykırı olarak iş bu davanın açıldığını, davacı tarafın daha önceden gönderdiği "Pencere doğrama 1.taksit" ibaresi ile yaptığı ödemenin takip konusu senede ilişkin olduğunu iddia ederek iş bu haksız davayı açtığını, davacının, müvekkiline gönderdiği bu paranın açıklama kısmında "Pencere doğrama 1.taksit" ibaresini yazmış olması, müvekkilininde gelen bu parayı doğrudan ...'a (...) hesabına göndermiş olması ve gönderdiğine ilişkin dekontu da davacıyla paylaşmış olması, bu ödemenin takip konusu senetle ilgisi bulunmadığının en büyük kanıtı olduğunu, davacının soyut iddialarla haksız kazanç elde etmek gayesinde olduğunu, kaldı ki ödeme yapıyorken dekonta yazılan açıklamadan da anlaşılacağı üzere ödemenin takip konusu senetle ilgisi bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olup, davacının söz konusu havale bedelini müvekkile senet bedeli olarak gönderdiğini ispat etmekle yükümlü olduğunu, dekont üzerinde yazan açıklamadan başka bir amaçla yapıldığının ileri sürülmesi halinde bu iddianın ispatlanması gerektiğini, tanık dinletme deliline de muvafakatlarının bulunmadığını, dosyaya sunulan Whatsap yazışmalarını da kabul etmediklerini, delil değeri olmadığını, mesajlarda da takip konusu senedin ödendiğine dair hiçbir somut delil bulunmadığını, elektronik ortamdaki fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıların ancak diğer delillerle desteklendikleri takdirde delil olarak hükme esas alınabileceğini (Yargıtay 2. H.D. 25/04/2018 Tarih ve ... E., ... K.) belirterek davanın reddine, kötüniyetli bu dava nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, İİK.nun 72/7.maddesine göre açılmış Menfi Tespit ve İstirdat istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 72/7.maddesi gereğince; Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Davalının ... 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 01/12/2023 tarihinde, davacı borçlular aleyhine, 50.000,00 TL miktarlı 25/10/2023 tanzim tarihli,10/11/2023 vade tarihli senede dayanarak, 50.000,00.-TL asıl alacak, 4.700,00.-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 481,85.-TL işlemiş faiz, 754,30.-TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 55.936,15.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalılara 14/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 11.03.2024 tarihinde 26053 nolu, 76.626.09.-TL reddiyat ile dosya borcunu kapattıkları, davalı alacaklıya vergiler düşüldükten sonra net olarak 70.696,87.-TL ödendiği, davacıların da 03/04/2024 tarihinde 76.626.09.-TL toplam ödeme üzerinden İİK.nun 72/7.maddesinde belirtilen 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki Menfi Tespit ve İstirdat davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında PVC pencere yapımı konusunda anlaşma yapıldığı, bakiye borç için senetler verildiği, senet bedellerinin ödendiği hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, 10.11.2023 vade tarihli, 25.10.2023 düzenleme tarihli 50.000 TL bedelli senet nedeniyle davacının borcu bulunup bulunmadığı, bu senedin davalı tarafından icra takibine konu edilerek ikinci kez (mükerrer) tahsil edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Öncelikle mahkememizin davaya bakmakta görevli olup olmadığının üzerinde durmak gerekir. Zira 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Huzurdaki dava anılan maddede belirtile; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise TTK.nun 5.maddesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Tarafların tacir olmadığı, davalının esnaf olduğu, davacıların ikametleri için davalıdan PVC doğrama hizmeti satın aldıkları hususunda tartışma yoktur.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir.
6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasındaki sözlü anlaşma ilişkisinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir (Emsal; Yargıtay 13.HD.nin 13.11.2014 tarih ve ...E....K.ile Yargıtay 20.HD.nin 13.10.2016 tarih ve... E. ... K Yargıtay 17.HD.nin 28.02.2013 tarih ve ... E.... K.ile Yargıtay 3.HD.nin 23.03.2015 tarih ve... E.... K.ile İstanbul BAM 19.HD.nin 20.05.2024 tarih ve... E.....K.ile aynı dairenin 16.05.2024 tarih ve ... E. ... K.ile İstanbul BAM 18.HD.nin 07.12.2017 tarih ve ... E. ..K.).
Somut olayda davacıların davalıdan ikametlerine PVC doğrama ve pencere hizmeti aldıkları, davanın temel ilişkisinin kambiyo senetlerinden kaynaklanmadığı, kambiyo senedi hakkında bir tartışma bulunmadığı, temel ilişkinin her iki tarafında kabulünde olduğu, çözümlenmesi gereken temel sorunun, yukarıda açıklanan temel ilişkiden kaynaklı borcun ödenip ödenmediği ile sınırlı olduğu, bakiye borç için iki senedin verilmiş olmasının davayı kambiyo senetlerine özgü bir ticari dava yapmadığı kabul edilmiştir. Aksi halde her tüketici işlemi için, bakiye borç nedeniyle çek veya senet verilmiş olmasının tüm tüketici işlemlerini ticari dava yapacağı, kanunun amacının bu olmadığı, davacıların tüketici konumunda oldukları ve bu ilişki nedeniyle hizmet satın aldığı açıktır. Bu nedenle tüketici ilişkisinden kaynaklanan davalara bakma görevi tüketici mahkemelerine ait olup görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.23/09/2024
KATİP ...
HAKİM ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59