SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/761 E. 2024/571 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2015/761

Karar No

2024/571

Karar Tarihi

10 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/761 Esas

KARAR NO : 2024/571

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 20/07/2015

KARAR TARİHİ : 10/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin babası müteveffa ...'nun ... plakalı motosikleti ile seyir halindeyken davalılardan ...'un kullandığı ... plakalı araç ile asli ve tam kusura çarpması sonucu öldüğü, ceza mahkemesindeki davanın sürdüğü, müvekkillerinin kaza sonucunda ölen babasının kusurla çarpması sonucu öldüğünü, ceza mahkemesindeki davanın sürdüğü, müvekkillerinin kaza sonucunda ölen babasının sigortalı olarak çalışarak ailesinin geçimine yardımcı olduğunu, ölümü ile her iki çocuğunun da büyük üzüntüye boğulduğunu, manevi tazminat talep ettiklerini, müteveffadan miras kalan motosiklet içinde müvekkillerine 3/8 ve 3/8 olmak üzere toplam 3/4 olduğundan şimdilik 500,00 TL maddi tazminat talep ettikleri diğer hususlarla birlikte belirtilerek ... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, ... ile ...'nın adlarına olan araç ve gayrimenkul kayıtlarına, ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilleri için 30.000,00 TL'şer olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, kazada zarar gören ... plakalı motosiklet için müvekkillerinin miras payları oranında ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın kaza gününden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte sigorta şirketi için teminat limitleri dahilinde olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ... plakalı aracın sigortalısının ... tarafından yapıldığından bahsedildiğini, olay tarihinin dava dilekçesinde belirtilmediğini, delil listesinin tebliğ edilmediğinden öncelikle olay tarihinin ve poliçe numarasının bildirilmesinden sonra beyanlarını sunacakları diğer hususlarla birlikte belirtilerek yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın Silivri'de gerçekleştiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine girmediğini, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, müvekkiline ait aracı kullanan sürücünün kaza raporunda belirtildiği gibi tam kusurlu olmadığını, kazanın raporda belirtildiği gibi meydana gelmediğini, maktulün 60 yaşını geçtiğini, motosiklet ehliyeti bulunmadığını, koruma başlığı ve gözlüğü takmadığını, nefes darlığı çektiğini, kalp hastası olduğunu, motosikletin trafie elverişli olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini, maktulün tali yoldan kontrolsüz bir şekilde çıkıp ya da yaşının verdiği rahatsızlıklar sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şüphelinin kullandığı araca sol arka kapı ve tekerlek kısmına çarptığını, kafa kafaya çarpışmadığını, şüphelinin maktule çarpmamak için direksiyonu kırıp tarlaya girmek zorunda kaldığını, jandarmanın fotoğraf dahi çekmediğini, soruşturmayı gereği gibi yürütmediğini, yol güzergahında doğalgaz boru döşemesi nedeniyle kazı çalışması yapıldığını, şüphelinin hızlı gitmesi olanağı bulunmadığını, yüzeyi çukurlarla dolu bir yol olduğunu, sürücünün eylemi ile maktulün ölümü arasında nedensellik bağı bulunmadığını, asıl ölümünün kalıp rahatsızlığı olduğunu, davalıların maddi zararların müvekkiline ait aracın trafik sigortası tarafından ödendiğini, talep edilen manevi tazminatın usul ve yasaya aykırı ve fahiş olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan Deliller:

10/01/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu,

05/11/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu,

22/01/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu,

... Tarafından hazırlanan 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporu,

...1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının gerekçeli karar evrakı ve istinaf formunu,

...1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı, ayrı ayır celp edilerek dosya arasına alındı.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava, trafik kazasından kaynaklı pert olan motosikletin bedeli ve manevi tazminat tazmini istemine ilişkindir.

Haksız Fiile ve Maddi Tazminat İstemine Yönelik;

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Uyuşmazlığa konu somut olayda, 21/07/2013 günü davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken karşı yönden gelen müteveffa sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motorlu bisikletin çarpışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde sürücü ...'nun vefat ettiği, vefat olayı ve motosikletin pert olması ile trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğu, bu itibarla haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazası nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin yapılan araştırmalar ile maddi ve manevi tazminata ilişkin tüm koşulların oluştuğu kabul edilmiştir.

Mevcut Delil Durumuna ve Raporlara Yönelik;

Kural olarak trafik kazası sonucu maddi ve manevi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir.

... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma neticesinde, ...'un bilinçli taksirle öldürme suçundan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, ilgili kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile, dosya davalısı ... yönünden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği ve UYAP sisteminden yapılan incelemeye göre dosyanın 30/05/2024 tarihinde kapatıldığı anlaşılmıştır.

Toplanan tüm delillere göre uyuşmazlık konusu trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti için dosyada tanzim edilen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 10/01/2023 tarihli raporu ile, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile seyrini; olay mahalli özelliklerini dikkate alarak şeridi içerisinde kalacak şekilde müteyakkız olarak sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, müteveffa sürücü idaresindeki aracın seyir halinde bulunduğu karşı yön şeridine sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek girip bu aracın seyir yönünü kapatması ve şerit ihlali yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet vermesi neticesi olayda tam kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'nun ise sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile şeridi içerisinde yolun sağına yakın mesafede seyirle olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek kontrolsüzce şeridine doğru yönelen karşı yönden gelen davalı sürücü idaresindeki otomobile karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup dosya kapsamındaki çelişkileri giderdiği anlaşıldığından hükme esas alınabileceği değerlendirilmiştir.

... 2. Noterliği tarafından düzenlenen 30/07/2013 tarihli mirasçılık belgesine göre; miras bırakan ...'nun terekesi 8 pay kabul edilerek, 3 payının ...'na, 3 payının ...'a, 2 payının ise ...'na ait olduğunun belirtildiği görülmüştür.

Davacıların maddi zarar talebine ilişkin tazminat alacağının hesaplanması için dosyanın makine mühendisi bilirkişisine gönderildiği, düzenlenen rapor ile, kaza tarihinde davacılar murisi müteveffa ...'na ait olan ... plakalı motosikletin; ikinci el piyasa değerinin; haksız eylem tarihinde 3.000,00-TL, dava tarihinde 2.350,00-TL olduğu, hasarlı haldeki sovtaj bedelinin; haksız eylem tarihinde 500,00-TL, dava tarihinde 350,00-TL olduğu, pert total (tam ziya) uygulaması nedeniyle hasarlı hali-sovtaj bedeli davacı tarafa bırakılmak kaydıyla davacı tarafın uğrayacağı net zararın; haksız eylem tarihinde 2.500,00-TL, dava tarihinde 2.000,00-TL olduğu kanaatinin bildirildiği, zararın belirlenmesinde haksız eylem tarihinin dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.

Kusura ve Sorumluluğa Yönelik;

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır.

Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.

Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/1983 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.

Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.

Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.

Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ... Esas ... Karar).

Ayrıca; ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, bunun yanında, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/01/1985 tarih ... Esas ... Karar) ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturacağı, bunun nedeninin, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasından kaynaklandığı, (Mustafa Çemberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22 vd; Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, S. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve 19-24 esas, 243 karar sayılı ilamı) böylece, kural olarak hukuk hakiminin ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmadığı, ancak ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir.

Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; davacılar, dava dilekçesinde açıkça davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasını istediği, davalıların açıklanan kanun hükümleri gereği araç sürücüsü, araç maliki ve sorumluluk sigortacısı olması sebebiyle maddi tazminat yönünden müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, manevi tazminat bakımından ise davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, teselsül hükümlerine dayanıp müteselsilen tahsilin istendiğine göre zararın belirlenmesinde kusur oranları gözetilerek araç sürücüsü ve malikinin sorumluluklarının araç sürücüsü ...'un kusuru oranında sorumluluk olduğu belirlenmiş ve bu ilkelere göre tazminatların tahsiline karar verilmiştir.

Maddi Tazminat İstemine Yönelik;

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre tereke iştirak halinde mirasçılara geçer. Bir başka söyleyişle, elbirliği mülkiyeti hallerinden birisi de miras şirketi olup miras şirketinden bahsedilebilmesi için murisin terekesi üzerinde mirasçı sıfatını haiz birden fazla kişinin bulunması gereklidir. Miras şirketinin tüzel kişiliği yoktur. Terekeye dahil mal veya haklar üzerinde tüm mirasçılar iştirak halinde maliktir. Bu durum mirasın taksimine kadar devam eder. 4721 sayılı Yasa'nın 701/2. maddesi çerçevesinde bu mülkiyet ortaklığa ait olduğundan, terekeye dahil mal veya haklar üzerinde ortakların belli bir payı yoktur ve bu nedenle mirasçıların tümünün birlikte hareket etmesi gerektiğinden söz edilmelidir. Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca terekenin tümüne ait davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerekip ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi payı oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez. Zira, yalnız başına bir mirasçının iştirak halindeki tereke üzerinde tasarruf ehliyeti yoktur. Davayı açan mirasçı ya da mirasçılar, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçıların davaya katılmalarını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın usulden reddine karar verilir. Bu itibarla, davacıların motosiklette trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini için tek başına dava açma ehliyeti bulunmadığından maddi tazminat talebinin aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar) karar verilmesi gerekmektedir.

Manevi Tazminata Yönelik;

Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar).

O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/06/2004 tarih 13/291-370)

Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Bu nedenle yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, davacıların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, tespit edilen kusur oranı, davacılar murisinin trafik kazası sonucunda vefatı, haksız fiilin meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, kesinleşen ceza yargılamasında teşdit yapılıp bilinçli taksirin varlığına kanaat getirilmesi dikkate alındığında, davacılar lehine toplam 30.000,00'er-TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmakla manevi tazminat takdir olunmuştur.

Tüm Dosya Kapsamına Göre;

Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılacağından, yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları, kusur raporu, makine mühendisi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : İzah olunan nedenlerle;

Davanın KISMEN KABULÜ ile,

  1. 30.000,00. TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan haksız eylem tarihi olan 21/07/2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

  2. 30.000,00. TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan haksız eylem tarihi olan 21/07/2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine,

  3. Davacılar tarafından motosiklet hasarına ilişkin davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine,

  4. Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden (60.000,00. TL) alınması gereken 4.098,60. TL harçtan peşin alına 206,63. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.891,97. TL harcın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

  5. Davacı tarafından peşin yatırılan 206,63. TL harcın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yapılan 4.494,20. TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 4.457,06. TL'lik kısmının davalılar ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalı ... tarafından yapılan 33,00. TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 0,27. TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

  8. Davacı yönünden reddedilen maddi tazminat sebebiyle davalılar ... ve ... dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak; davalılar ... ve ...'ne verilmesine,

  9. Davacı yönünden kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin; davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,

Dair, E-duruşma ile katılan davacılar vekilinin yüzüne karşı, E-duruşma ile katılan davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiyleistanbulVeTazminat)kısmenCismanikabulüZararAçılanTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim