SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/276 E. 2024/542 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/276

Karar No

2024/542

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/276 Esas

KARAR NO : 2024/542

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 02/05/2024

KARAR TARİHİ : 17/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, davalı tarafça ifa edilecek hizmetlere ilişkin olarak 05/07/2023 tarihli ... Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin dava dışı 3. kişi olan ... şirketine danışmanlık hizmeti verdiğini, davalının şahsına ait elektronik posta adresinden ...tarafından hizmet verilen müşteri firma ... yetkililerinin silsileye eklenmesi suretiyle iletmiş olduğu metin ile taraflar arasındaki gizli bilgi kapsamındaki ücret bilgisinin sözleşme dışı üçüncü kişilere ifşa edilmesi suretiyle ilgili madde hükmünü açıkça ihlal ettiğini, davalı tarafın müvekkili davacı şirket ile arasında ticari sır mahiyetindeki maliyet bilgisinin dava dışı 3. kişi ... firmasına ifşa edilmiş olmasının gizlilik sözleşmesinin ihlali niteliğinde olduğunu, davalının sözleşmede yer alan ücret 3.500,00 TL'nin 10 katı tutarında cezai şart olan 35.000,00 TL'nin tahsili amacıyla öncelikle tarafına ... 69. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, 25/01/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine borçlu aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptalini, davalıya %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı yüklenmesini ve vekalet ücreti ve masrafların davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı bünyesinde 31.12.2023 sona erme tarihli iş sözleşmesi uyarınca "..." olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin davacı şirketin bilgi ve talimatları doğrultusunda davacı şirketin belirlediği çalışmalara yönelik olarak yapacağı çalışmaları içerdiğini, bu çalışmalarda oluşturulan gruplar, kendilerine tahsis edilen email bağlantıları üzerinden toplantılarını ve çalışmalarını devam ettirmekte olduğunu, çalışmaların davacı şirketin talimatları ve belirlemeleri doğrultusunda ve emek karşılığında gerçekleşen çalışmalar olduğunu, gerçekleşen çalışmaların Türk Borçlar Kanunu uyarınca "hizmet sözleşmesi" olarak karşılık göreceğini, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli mahkeme olmadığını, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine talep ettiklerini, müvekkili ve davacı şirket arasındaki iş ilişkisi boyunca müvekkil aleyhine herhangi bir uyarı, bildirim veya tutanak söz konusu değilken müvekkilin çalışmalarının devam ettiği dönem olan 23.12.2023 tarihinde müvekkile hiçbir şekilde bildirimde bulunulmadan müvekkilin davacı şirket tarafından kendisine tahsis edilen "..." e-mailine erişimi kapatıldığını, müvekkilinin davacı şirket tarafından oluşturulan "rise ve ... çalışanlarının bulunduğu" e-mail gruplarından da çıkarıldığını, müvekkilinin bu süreçten sonra herhangi bir çalışması olmadığını, imzalamış olduğu sözleşme uyarınca çalışmalarını sürdüren ve buna yönelik olarak çalışmalarını planlayan müvekkilinin söz konusu duruma ilişkin şirketten bilgi almak için şirket ile iletişime geçmeye çalışmasına rağmen kendisine herhangi bir bilgi verilmediğini, haksız duruma rağmen muhatap bulamadığını, müvekkilinin dava dilekçe ekinde yer alan sözleşmede de görüleceği üzere çalışmasının karşılığı olan günlük ücret 3.500,00 TL + KDV 'dir. Müvekkilin 10 günlük çalışmasının karşılığı olan "35.000,00-tl + kdv" ücretin ödenmemesine yönelik olarak davacı şirketten alacaklarını istemesi üzerine davacı şirketin ilgili e-maili, müvekkilin kendilerine işçi alacaklarına yönelik dava açmamasına yönelik caydırıcılık yaratmak için işbu davayı ikame ettiğini, emeğinden doğan karşılığın ödenmesine ilişkin alacakların kabul anlamına gelmese de "gizli bilgi" olarak kabulünde dahi davacı şirketin iddiasının aksine davacıya herhangi bir zarar verme kastına sahip olunmadığını, müvekkili ile imzalanan sözleşmede yer alan cezai şart hem tek taraflı şekilde oluşturulmuş hem de fahiş miktarda bir cezai şart belirlenmediğini, davacı tarafın haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

... 2. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan 05/07/2023 tarihli ... İşbirliği Sözleşmesi, mail sureti, ... 69. Noterliğinin ...tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, ... 18. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalı gerçek kişinin tacir sıfatının bulunup bulunmadığı hakkında kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkere cevapları celp edilmiş, incelenmiştir.

Dava, freelancer sözleşmesinden kaynaklanan ve gizli bilgilerin ifşa edildiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi, bu çerçevede Mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi zorunludur.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi Hakim tarafından da yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması zorunludur.

6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir.Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,

6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. TTK gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, gizli bilgilerin ifşa edildiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının taraflar arasında akdedilen freelancer sözleşmesinden kaynaklandığı, freelancer işbirliği sözleşmesinin TTK'da bentler halinde sayılan (TTK m.4/1) ya da bu Kanunda (6102 s. TTK) gösterilen yahut diğer Kanunlarda özel olarak düzenlenen ticari davalardan olmadığından işbu davanın, mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır.

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulunca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nin 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden, Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir.

Nispi ticari dava bakımından, davacı ticari şirket olduğundan tacir olmakla birlikte; davalının gerçek kişi olması sebebiyle tacir sıfatının bulunup bulunmadığının araştırılması zorunludur.

Buna göre;

  1. Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,

  2. Vergi Usul Kanunu’na istinaden BİRİNCİ SINIF TACİR SAYILAN VE BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTANLAR ile İŞLETME HESABINA GÖRE DEFTER TUTAN VE BİRİNCİ MADDE DE BELİRTİLENLERİN DIŞINDA KALANLARIN tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

21/07/2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ... tarihli ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile esnaf ve tacir ayrımına esas sınırlar belirlenmiş olup, bu kararda 213 Sayılı VUK 177. maddesinde belirtilen hallerden 1. ve 3.bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda belirlenen sınırların yarısını, 2.benddeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların tacir olacağı belirlenmiştir.

Davalı ...'nın gerçek kişi olarak birinci sınıf tacir olup olmadığı ve bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, ... tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ... sayılı BKK. uyarınca esnaf sınırını aşıp aşmadığının tespiti bakımından ise bu yıllarda verdiği Gelir Vergisi Beyannamesi, eki gelir tablosu ve performans bilgilerinin gönderilmesi ve bu bilgilere göre VUK 171/1 ve 3 no.lu bentlerde ilgili yıl için belirlenen nakdi limitin yarısını, 171/2 no.lu bentte belirlenen nakdi limitin tamamını, ilgili yıl yıllık gayrisafi iş hasılatı tutarı yönünden aşıp aşmadığının araştırılmış, nihayetinde dava tarihi itibariyle davalının 1. sınıf tacir olmadığı ve bilanço usulüne göre defter tutan kimselerden de olmadığı, bu itibarla davacının VUK 177. maddesi ve Bakanlar Kurulu kararı uyarınca tacir sıfatının olmadığı anlaşılmıştır. Dava tarihi itibariyle davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, celp edilen gelir beyannameleri ve eki performans tabloları incelendiğinde yukarıda değinilen Bakanlar Kurulu kararı uyarınca esnaf - tacir ayırımına göre faaliyetinin esnaf sınırını aşmadığı görülmüştür. (Yıllık alış, satış ve gayri safi hasılat miktarları / limit hadleri ayrıca incelenmiştir). Hasılı, davalının gerçek kişi tacir sıfatının bulunmadığı belirlenmiştir.

Bu halde, davalının tacir sıfatının bulunmadığı ve nispi ticari dava da söz konusu olmadığından Asliye Ticaret Mahkemesi olarak işbu davada Mahkememizin görevli olmadığı, davaya konu uyuşmazlık bakımından genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu tespit edilmiştir.

Bu aşamada ayrıca ve önemle vurgulamak gerekir ki, davalı vekili cevap dilekçesinde freelancer sözleşmesinin hizmet sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında işçi - işveren ilişkisi bulunduğundan Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, İş Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmüş ise de; freelancer sözleşmesinin tanımlar başlıklı 2. maddesinde davalının / freelancerin sözleşmedeki ifa edilecek çalışmayı bağımsız olarak yapacak kişi olarak kararlaştırıldığı, başka bir anlatımla davalının davacı şirketin işçisi ve ona hizmet akdiyle bağlı olan bir çalışan olmadığı kanaatine varılmakla İş Mahkemelerinin görevli olmadığı değerlendirilmiştir.

Yapılan açıklamalar karşısında; eldeki davanın, mutlak ticari dava olmadığı, ayrıca davalının tacir sıfatının bulunmaması sebebiyle nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı, bu nedenle somut uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin / Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin ise genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle 6100 s. HMK 114/1-c ve HMK 115/2. madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);

  1. HMK.'nın 114/1. c. ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,

  2. HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine,

  3. HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  4. Harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/07/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulİtirazınİptali(HaksızEylemdenZararKaynaklananNedeniyle)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim