SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/986 E. 2024/522 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/986

Karar No

2024/522

Karar Tarihi

8 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2018/986

KARAR NO : 2024/522

DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 23/10/2018

KARAR TARİHİ : 08/07/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.05.2016 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın, karşıdan karşıya yürüyerek geçmekte olan müvekkili ... 'e çarpması neticesinde tek taraflı, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın fren yerine gaza basarak trafikte yeterli dikkat ve özeni göstermediğinden asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, kaza tarihinin 17.05.2016 olması nedeniyle Kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak tespit edilmesini, sürekli iş görmezlik tazminatının tahsilini talep ettiklerini, davalı ... Hesabı İdaresine başvuru yapıldığını ancak yasal süre geçmesine rağmen netice alınamadığını belirterek, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100-TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş gücü tazminatının davalıdan sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Talep net bulunmadığından mahkememizin 10.05.2019 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile açıklama istenmiş, davacı vekili 17.05.2019 tarihli dilekçesi ile taleplerinin sadece sürekli iş göremezlik davası olduğunu, belirsiz alacak davası açtıklarını, şimdilik 100,00.-TL talep ettiklerini bildirmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, kazanın ispatı gerektiğini, kusur ve malüliyetin tespiti gerektiğini, teminat limiti ile sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:

Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.

Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır

Uyuşmazlık; kazanın varlığının ispatı, kusur ve malüliyet durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.

Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, davacının ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü .. Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 20.02.2023 tarihli cevabi yazısında olay nedeniyle davacıya 17.05.2016 - 20.10.2016 tarihleri arasında 8.9186,04.-TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı bildirilmiştir.

Hasar dosyası getirtilmiş, davalı kurumun 17/01/2019 tarihli cevabi yazılarından davacının 02/02/2018 tarihinde davacı kuruma başvurduğu anlaşılmıştır. Böylece 8 iş günü hesabı ile davalının 15.02.2018 tarihinde temerrüt halinde olduğu anlaşılmıştır.

Davaya konu trafik kazası nedeniyle ... 21.Asliye Ceza Mahkemesi'nin... E. ... K. Dosyasında sanık ... hakkında kamu davası açılmış açılan dava 28.12.2017 tarihinde beraatle sonuçlanarak 25.01.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Her ne kadar davada yargılanan sanık ... hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ise de davada dinlenen tanık ..."ün "...olay tarihinde ben ... aracımla seyir halindeyken bir aracın bir şahsa çarptığını gördüm, bu şahıs yere düştü, yaya çarpan aracın plakasını 58 556 olarak gördüm ancak aradaki harfleri net olarak görmedim, bu aracın rengide beyaz renkli hacback bir binek otomobildi, her ne kadar emniyetteki ifademde AS olarak gördüğüm yazılı ise de; ben emniyette de harfleri ne olarak görmediğimi söylemiştim, benim net olarak gördüğüm araç beyaz renkli hacback marka ... plakalı idi ancak plakadaki harfleri ben net olarak görmedim..." şeklindeki beyanları dikkate alındığında kazanın varlığının sabit olduğu kabul edilmiştir.

Kusur konusunda mahkememizce alınan 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacı yaya ...'in yaya geçidi olmayan taşıt yolunda karşıdan karşıya geçerken, kendi güvenliğini yeterince emniyet altına almadığı; sol şeritte duran minibüsün önünden kontrolsüzce sağ şeride girerek sağ şeritte normal seyreden ve sürücüsü / plakası bilinmeyen bir araç ile kazaya karışarak yaralandığı için KTK 68/b/3 ve KTY 138/b/3 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli ve % 100 kusurlu olduğu, kaza mahallini terk ettiği için bilinmeyen dava dışı sürücünün idaresindeki plakası bilinmeyen aracı ile sağ şeritte normal seyrederken karşıdan karşıya geçen yaya ...'in sol şeritte duran minibüsün önünden kontrolsüzce sağ şeride girmesi nedeniyle kazaya karıştığı için yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı bildirilmiştir.

İtirazlar üzerine bu kez Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden görüş sorulmuş, kurumun talepleri doğrultusunda 28/03/2022 tarihinde keşif yapılmış, bilirkişi raporuyla olay yeri fotoğraflanıp ayrıntılandırılmış, ceza davasındaki CD getirtilmiş, buna göre verilen raporda 17.05.2016 tarihinde kimliği belirsiz sürücü yönetimindeki plakası belirsiz otomobil ile ... Caddesini takiben merkez yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiği esnada aracının ön kısmıyla; seyir istikametine göre ön ilerisinde sağ şeritte aynı yöne doğru araca doğru yürüyen davacı yaya ...'e çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, olay mahallinde yolun; bölünmüş cadde, şerit sayısı 2, genişliği 7,10 metre, vakit gündüz, hava ve görüş açık, mahal meskun içi olduğu, dosyada mevcut 27/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda yayanın karşıdan karşıya geçiş yaptığı değerlendirilmiş olup, Kimliği belirsiz sürücünün kusursuz olduğu, Davacı yaya ...'in asli ve %100 kusurlu olduğu kanaati belirtilmiş ise de; kaza anı görüntüsü ve mahalde yaya kaldırımının mevcut olduğu dikkate alındığında bilirkişi raporunun kusur oranı yönünden değerlendirmesi isabetsiz bulunarak; Kimliği belirsiz sürücü sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri esnasında yola gereken dikkatini vermediği, görüş alanını kontrol altında bulundurmadığı, ön ilerisinde aynı yöne doğru yürüyen yayaya önlemsiz şekilde çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinden kazada asli ve %90 (yüzde doksan) oranında, davacı yaya ... yaya kaldırımı bulunan mahalde kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolunda yürüdüğü anlaşılmakla; kazada alt düzey tali ve %10 (yüzde on) oranında kusurlu bulunmuştur.

Raporlar arasında bariz bir çelişki oluştuğundan, bu çelişkinin giderilmesi için Karayolları Trafik Fen Heyetinde görevli üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırmak gerekmiştir. Heyet tarafından verilen 12.07.2023 tarihli raporda; kazanın meydana gelmesinde, plakası belirsiz otomobilin sürücüsünün %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, yaya ...’in %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve 2020/7120 E. 2021/2627 K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; malüliyet hesabının kaza tarihi olan 17.05.2016 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Olay nedeniyle, tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 26.02.2020 tarihli raporuyla davacının tüm vücut engellilik oranının %26 (yüzdeyirmialtı) olduğu bildirilmiştir.

Davacının ve davalı gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, davacının 02.03.2023 tarihi itibariyle; davacının 35 yaşında bekar olduğu, ön lisans mezunu olduğu, şu an çalışmadığı, herhangi bir gelirinin olmadığı, bakmakla yükümlü kimsesinin olmadığı, geçiminin babası tarafından karşılandığı, ...adresinde babasına ait evde ikamet ettiği, kira ödemediği, üzerine kayıtlı menkul ve gayri menkul bilgisinin bilinmediği, üzerine kayıtlı araç olmadığı, çalışmaya engel hastalık ve sakatlığının bulunmadığı ve telefon kullanmadığı (...-babasının telefonu) şeklinde kollukça tespit yapılmıştır.

Bu raporlara istinaden dosya tazminat bilirkişisine verilmiş;

06.10.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Sürekli iş göremezlik- efor kaybının % 26 (yüzde yirmi altı) maluliyet oranı sonrası 349.789,92 TL olduğu, davalı ... Hesabının sorumluluğunun plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında olduğu dikkate alındığında, kazanın oluşumunda % 100 kusuru bulunan davacının (plakası tespit edilemeyen sürücünün kusursuz olduğu) davalı ... Hesabından tazminat talep edilemeyeceği, başka bir değişle ... Hesabının davacının maddi zararından sorumlu olmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.

Kusur konusundaki itirazlar ciddi bulunarak yukarıda belirtilen kusur araştırması sonucunda davacının kusurunun % 40 olduğu kabul edilerek tazminat hesabı için alınan 12.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda: sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 3.439.112,06.-TL olduğu, davacının % 40 oranda kusurlu olduğu kabul edildiğinde davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 2.063.467,24.-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin tazminat üst limitinin 310.000,00.-TL olması nedeniyle davalının bu miktar ile sorumlu olduğu hesaplanmıştır. Rapora itibar etmemek için bir neden görülmemiştir. Zira davalı vekili rapora karşı beyan ve itirazlarını sunmuş ise de hesaplama konusunda somut bir itiraz ileri sürmemiş, sadece 1.8 teknik faiz oranının kullanılmamış olmasını eleştirmiş ancak ek veya yeni bir rapor talebinde bulunulmamıştır.

Tazminat hesaplamaları yapılırken ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) hareket edilmekteyken, bu hesabın yapılmasına ilişkin olarak KTK’nun 90. maddesinde yapılan değişiklik, Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarih ve 2019/40 E-202/40 K. Sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Bu nedenle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekecektir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'de uygulama birliğinin sağlanması bakımından tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması, hesaplamalarda da progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerektiğine işaret etmiştir (Emsal; Yargıtay 17.HD.nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. 2021/1848 K.). Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki itirazı da yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni veya ek bir rapor almaya gerek duyulmamış, rapor hükme esas alınmıştır.

Davacı vekili de bu miktarlar üzerinden 17/05/2024 tarihinde, belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu ek-bilirkişi raporundaki miktara göre tamamlayarak harcını yatırmıştır.

Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Ceza davasındaki yargılama ve dosyadaki CD ve tanık anlatımına göre, 17.05.2016 tarihinde kimliği belirsiz bir sürücü yönetimindeki plakası belirsiz otomobil ile ... Caddesini takiben merkez yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiği esnada aracının ön kısmıyla; seyir istikametine göre ön ilerisinde sağ şeritte aynı yöne doğru araca doğru yürüyen davacı yaya ...'e çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, olay nedeniyle davacının % 26 oranında sürekli malül olacak şekilde yaralandığı, kazanın oluşumunda davacının % 40 kusurlu olduğu, buna göre davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının kusur oranına göre 2.063.467,24.-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin tazminat üst limitinin 310.000,00.-TL olması nedeniyle davalının bu miktar ile sorumlu olduğu kabul edilerek 15.02.2018 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davanın KABULÜNE,

  1. Temerrüt tarihi olan 15.02.2018 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 310.000,00.. TL maddi (sürekli iş göremezlik) tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

  2. Alınması gereken karar ve ilam harcı 21.176,1‬0. TL olup, peşin alınan 35,90. TL ile 1.058,81. TL tamamlama harcı toplamı 1.094,71‬. TL harcın mahsubu ile bakiye 20.081,39‬. TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  3. Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 610,8‬0. TL, keşif harcı 419,90. TL, bilirkişi ücreti, ATK faturası ve ATGV araç ücreti 12.332‬,00. TL'den oluşan 13.362,7‬0. TL yargılama gideri ile 35,90. TL başvuru harcı, 35,90. TL peşin harç, 1.058,81. TL tamamlama harcı toplamı 14.493,31‬. TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,

  4. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 48.500,00. TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

  5. Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.08/07/2024

KATİP

HAKİM

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiylecevapistanbulhaftaVeTazminat)tazminatCismanikatipTAZMİNAThakimZararAçılanistinafkabulüne(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim