SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/181 E. 2024/513 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/181

Karar No

2024/513

Karar Tarihi

5 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/347

KARAR NO : 2024/497

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

DAVA TARİHİ : 11/05/2022

KARAR TARİHİ : 28/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ihracat sıralamasında önemli bir yere sahip olduğunu, müvekkilinin marka değerinin yüksek olduğunu, yaklaşık 18 yıl boyunca aktif ticaretine öz sermayesiyle devam ettiğini, çok ciddi yatırımlar yaptığını, hammadde ve ambalaj stoğuna haiz olduğunu, çalışanların maliyetinin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artışların olumsuzluk oluşturduğunu, iflas halinde müvekkilinin varlıklarının değerinin çok çok altında satılacağını, projenin tamamlanmasıyla birlikte müvekkilinin durumunun düzeleceğini, bu durumun alacaklıların menfaatine uygun olduğunu, bu çerçevede müvekkilinin faaliyetlerine devam etmesinin sağlanmış olacağını, bu nedenle konkordato talep eden lehine konkordato taleplerinin kabulünü, bu suretle konkordatonun tasdikine karar verilmesini, ayrıca müvekkillerinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun ... maddeleri gereğince; İİK..'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkilleri aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacı müvekkilleri hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacı müvekkillerinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkillere ödenmesine, davacı müvekkillerin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillere iadesine, davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nin 200.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkillerinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı müvekkillerine ait çeklerin arkasının karşılıksızdır olarak yazılmasının önlenmesi, senetlerin protesto edilmesinin önlenmesine, davacı müvekkillerinin bankalar nezdinde ki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkillerine komiser tayinine, davacı müvekkillerinin konkordato talebinin kabulüne, öncelikle İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince üç aylık geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde işbu müddetin iki ay daha uzatılmasına, İİK 285. maddesi çerçevesinde ve geçici mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının altı ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.

Talep, 2004 sayılı İİK'nun 7101 sayılı yasa ile değişik 285 vd. maddeleri uyarınca konkordato talebine ilişkindir.

Davacı şirket vekilinin konkordato talep etmesine engel bir dava şartı olmayıp dava görevli ve yetkili olan mahkememizde açılmış, "itiraz eden alacaklılar" karar başlığında gösterilmiş, yargılama aşamasında komiser ve temsilci dinlenilmiştir.

Uyuşmazlık davacı şirket yönünden konkordato projesinin tasdiki koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olup davacı şirket yönünden mahkememizce 13/05/2022 günü saat 11:30 itibariyle üç ay süreyle geçici mühlet kararının verildiği, akabinde yeniden geçici mühletin uzatıldığı, 16/09/2022 tarihinden itibaren bir yıllık kesin mühlet verildiği, akabinde "İİK m.289/f hükmünde belirtilen somut koşul vakıaların oluşması nedeniyle bu defa davacı şirket hakkında 16/09/2022 tarihinde verilen bir yıllık kesin mühletin, 15/09/2023 günü saat 16:15'den itibaren ve altı (6) ay süre ile uzatılmasına; bu mühlet dolmadan önce ise sunulan komiser heyeti rapor içeriği ve davacı şirket vekilinin talebi karşısında mevcut ara kararlar, henüz tasdike dair bilirkişi incelemesine dahi başlanmamış olması, icra olunması gereken iş ve işlemlerin alacağı süre, konkordatonun tasdikinin yargılama aşamasına henüz yeni geçilmesi ve karar verilmesinin imkansız olduğu da gözetilerek tasdik yargılamasında kesin mühletin 15/03/2024 günü 16:15'den başlamak üzere altı (6) ay süre ile uzatma kararı verildiği, tasdik yargılaması için ek süre uzatım kararının Ticaret Sicil Gazetesine ve Basın İlan Kurumu'na gönderilmesine dair karar verildiği, bu arada tasdik yargılamasının sonuçlandırılması açısından kanunun mahkemeye tanıdığı ek imkânın dahi kullanıldığı, bu suretle konkordato tasdik duruşması öncesi süreye ilişkin usuli işlemlerin tam ve eksiksiz şekilde gerçekleştirildiği açıktır.

Somut uyuşmazlık açısından uygunlanması gereken 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun m.305 ve bu hükmün atıf yaptığı 302.maddesinde konkordato tasdiki şartları açıkça belirtilmiştir.

İİK m.302 maddesine göre;

"Komiser alacaklılar toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor verir.

Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur.

Konkordato projesi;

a)Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya

b)Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz.

Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298 inci madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar.

Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.

Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklarda kabul olunur.

Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder. " 305.maddesinde ise "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:

a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.

b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).

c)Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.

d)206 nci maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).

e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması,

Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." hükmü yer almaktadır.

Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen mevcut koşullar varsa konkordato tasdik edilecektir; koşullardan birinin dahi bulunmaması halinde konkordato tasdiki mümkün olmayacaktır...(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak/Müjgan Tunç Yücel/Serdar Kale/Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, Ankara, 2019,Budak/Kale, Sayfa 527) O halde bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir.

Yargılama aşamasında davacı gerçek kişi yönünden kesin yetki nedeniyle ayırma kararı verilmiş, akabinde gerçek kişi yönünden mahkememizin 2022/247E.dosyasına istinaden yetkisizlik kararı verilmiştir. Bu nedenle konkordato talebi mevcut olan davacı şirket yönünden değerlendirmeler yapılacaktır.

Tasdik koşullarının araştırılmasına yönelik olarak konkordato komiser heyetinin hazırlayarak 30/01/2024 tarihinde sunmuş olduğu kök gerekçeli rapor, 01/04/2024 tarihli gerekçeli ek rapor, 03/05/2024 tarihinde sunmuş olduğu gerekçeli ek rapor, 24/06/2024 tarihli gerekçeli ek rapor içeriklerine göre davacı şirket yönünden tasdik şartlarının tek tek ele alındığı, davacı şirket yönünden alacak sayısı ve meblağ açısından kanunda öngörülen çoğunluğun incelendiği, bu inceleme sonucunda davacı şirket yönünden gerekli incelemelerin yapıldığı, tasdik şartları ile ilgili yargılama aşamasında Mahkememizce atanan bilirkişi kurulunun hazırlamış olduğu 27/03/2024 tarihli raporunun dahi üzerinde ayrıntılı olarak durulduğu, konkordato komiser heyetinin raporları ile bilirkişi raporları arasında tasdik şartlarına ilişkin çelişkinin mevcut olmadığı, davacı borçlu şirketin mali tabloları üzerinde yapılan incelemede, teklif edilen tutarın borçlu şirketin iflası halinde elde edilebilecek tutardan çok daha ve önemli oranda fazla olduğu, davacı şirketin rayiç değerlere göre dahi borca batık durumda olmadığı, konkordato projesine göre davacı şirket yönünden konkordato projesinin İİK m.305 hükmü uyarınca tasdik koşullarının oluştuğu, davacı şirket yönünden sunulan proje gereği sonuç olarak, davacı borçlu şirketin tasdikini talep ettiği ve Mahkemece kabul edilmesi halinde "tasdiki gereken konkordato teklifinin konkordatoya tabi borçların tamamının %19,5 oranında sabit faiz ile birlikte tasdik kararı sonrası ilk üç ay ödemesiz geçecek süreden sonraki 36 ay içerisinde eşit taksitler halinde ödeneceği, buna göre davacı şirketin konkordato teklifine göre halihazırda ödenmesi gereken konkordatoya tabi toplam borç miktarı 19.467.606,20 TL asıl alacak ve 3.796.183,21 TL faiz olmak üzere 23.263.789,41 TL olarak, ödenmesi gereken aylık taksit miktarı ise 540.766,84 TL asıl alacak ve 105.449,53 TL işlemiş faiz olmak üzere 646.216,37 TL olarak hesaplandığı açıklanmıştır.

Mahkememizce oluşturulan 08/02/2024 tarihli ara kararda ise;

"Komiser heyetinin davacı vekili ile görüşerek hazırlayacağı raporu en geç müteakip duruşmadan üç hafta önce sunmasına,

Bu suretle;

a)Bu raporda konkordato tasdikine dair şartlarda davacı lehine değişme olup olmadığının mutlak suretle açıklamalarına,

b)Rehinli alacaklı yönünden tüm ödemelerin sona erip ermediği, tasdiki gereken bir protokolün mevcut olup olmadığını açıklamalarına,

Konkordato komiser heyetinin müteakip duruşma öncesi sunacağı raporda davacı lehine tüm tasdik şartlarının oluşması halinde ise;

a-Komiser heyetinin tasdikini uygun gördüğünü açıkladığı projenin alacaklılar tarafından hangi tarihte kabul olunduğunu,

b-Söz konusu proje tasdikinin mahkemenin kısa kararını verdiği tarih itibariyle yürürlüğe girmesine engel herhangi bir anlaşma olup olmadığını, hangi tarihte yürürlüğe gireceğini,

c-Çekişmeli alacak kalemleri açısından tasdik tasdikin uygun bulunduğu tarih itibariyle çekişmeli olup da kesinleşmiş bir icra takibi alacağı olup olmadığını; buna göre depo kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız bir sonuçla karşılaşılabilecek çekişmeli alacak olup olmadığını,

ç-Konkordato komiserlerinin UYAP ortamında 30/01/2024 tarihli raporun özellikle 13.ve 27.sayfaları bir arada gözetildiğinde tasdiki talep olunan projenin "30/092023 tarihli şirket bilançosunda gözüken 33.862.659,47TL mühlet öncesi ve 8.891.313,14 TL'si ise mühlet sonrası olmak üzere toplamda 42.753.972,61TL borcun ve bu borç için %19,50 faiz oranın üzerinden hesaplanan 8.337.024,66TL faiz olmak üzere toplamı 52.025.813,89 TL bedelin, tasdik karar tarihinden sonra ilk üç ayı ödemesiz olmak üzere 36 ay içinde ve eşit taksitler halinde ödenmesi" olup olmadığının yeniden ve teyiden açıklanması,

d-Rehinli malın iadesi ve satışın ertelenmesi ile finansal kiralamasına söz konu mal iadesi talebi olup olmadığını,

e-"Borçlunun adi konkordatoda alacaklı lehine rehin tesis ettiği alacaklardan davacının yapılandırma teklif edip etmediği ve rehin alacaklılar ile yapılmış bir anlaşma olup olmadığı yönünde açıklama olmakla birlikte bu konuda değişiklik olup olmadığını,

f-Nihai raporda irdelenmiş olmakla birlikte konkordatoda gerçekleşen nisap oylamasına katılan veya iltihak süresi içerisinde katılan ve kabul oyu verenlerden vekil yoluyla katılan var ise bu vekilin HMK m.74 uyarınca "konkordato teklifine muvafakat" noktasında yetkisinin olup olmadığı, bu noktada herhangi bir eksikliğin mevcut olup olmadığını,

g-Eksiklik var ise asilden bu noktada muvafakat alınıp alınmadığını, alınamayacak ise nisap oylamasındaki sonuca olumsuz bir etkisinin olup olmadığını,

h-Davacı borçlunun beklenen haklarının olup olmadığı, var ise neler olduğunu,

ı) Konkordato projesinde, konkordato tasdikinin kesinleşme ile bağlı hale geleceğine dair özel ve istisnai bir düzenleme olup olmadığını,

açıklaması amacıyla ek raporlarını sunmasına" dair karar verilmiştir.

Ayrıca konkordato tasdik yargılaması aşamasında itiraz eden alacaklılar vekillerinin beyanlarıyla ilgili gerekli araştırmalar yapılmış, özellikle konkordatonun tasdikinin gerektiren şartların oluşmadığı yönündeki iddialar ele alınmıştır.

Mahkememizce bu görevlendirmenin yapılması mevcut konkordato komiser heyetinin kök nihai rapor içeriği karşısında ise usulen gerekli görülmüştür. Zira "İİK 305. maddesi konkordatonun tasdikini belirli koşulların varlığına bağlamıştır. Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerektiği gibi mahkemece konkordato projesini yetersiz bulunması halinde kendiliğinden veya talep üzerine gerekli düzeltmenin yapılması öngörmüştür. Konkordato prosedürü çerçevesinde yapılan incelemeler sonucunda borçlunun ödeme teklifinin aktifinin değerine göre düşük düzeyde olduğu belirlendiği takdirde boçlunun ödeme teklifini aktifi ile uyumlu duruma getirmek üzere değiştirmesi mümkündür. Borçluya ödeme teklifinde değişiklik yapmasını konkordatonun aşamalarına göre konkordato komiseri ve alacaklılar önerebilecekleri gibi ticaret mahkemesinin de resen konkordato projesini uygun hale getirmesi gereklidir". (Yargıtay 6.HD 2021/4289E. 2022/1147K.sayılı kararı) Nitekim somut olayda, konkordato komiserinin önerisi doğrultusunda nihai proje teklifinin sunulması için sürecin yönetimine Mahkememizce doğrudan müdahale edilerek sürece yön verilmeye çalışılmıştır. Böylelikle "konkordatoya ilişkin düzenlemelerden beklenen faydanın elde edilmesinde zorlukların yaşanması yanında telafisi zor ve/veya imkansız usuli hak kayıplarıyla karşılanması engellenmeye çalışılmıştır. Mühlet sürecinin yargısal olarak yönetimi bu noktada önem arz etmektedir. (Mustafa AKIN, Konkordatoda Kesin Mühlet İşlemlerine Hazırlık Tutanağı, İBD, Ocak-Şubat 2020, Sayfa 133-142)

Hal böyle olunca konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu kök raporun denetlenmesi amacıyla oluşturulan ara karar çerçevesinde bilirkişi inceleme konuları ve bilirkişi uzmanlık alanları belirlenmiştir.

Buna göre Mahkememizce oluşturulan 08/02/2024 tarihli ara kararda;

"İİK m.305/f.l- bend (a),(b) ve (d) bendlerinin davacı borçlu lehine gerçekleşip gerçekleşmediği konkordatoya tabi olmayan imtiyazlı alacakların, rehinli alacakların, kamu alacaklarının ve gerekir ise düşümü gereken başkaca alacakların borçlunun aktifinden düşülmesi, bu suret ile davacının net aktifinin tespiti ile borçlunun konkordatoya tabi borçlarının yani pasifinin tespiti,akabinde en son teklif edilen oranın mevcut mal varlığı, haklarda gözetildiğinde finansal,muhasebesel, işletmesel ve mali durum ile orantılı olup olmadığını incelemeleri, bu inceleme sonucunda alacaklarını bildirmeyen veya konkordatoya olumlu oy vermemiş alacaklar yönünden daha elverişli bir teklifin söz konusu olup olamayacağının, halihazırdaki mevcut teklifin yukarıda açıklanan ölçüler gözetildiğinde makul ve kabul edilebilir olup olmadığı,

Buna göre davacının genel olarak mal varlıkları karşısında şirket alacaklarının kanunda belirtilen oranlar çerçevesinde onaylamış oldukları projenin konkordatoya tabi olan tüm alacaklıların aleyhine olan miktar ve ödeme tarihi içerip içermediği, bu noktada komiser heyetinin nihai raporunda miktar ve ödeme tarihleri ve diğer konularda alacaklıların lehine değişiklik yapmayı gerektiren şartların davacının borca batık olmaması da gözetildiğinde finansal, muhasebesel yönden davacı lehine oluşup oluşmadığı,

Özellikle konkordato komiser heyetinin "konkordato tasdikine dair gerekçeli raporlarının" içeriğinin mali, oylama açılarından denetlenmesi, bilirkişi kurulunun "raporlarını hazırlayacakları tarih itibariyle" İİK m.305/f.l-bend (a),(b) ve (d) hükümleri çerçevesinde konkordato tasdikine dair şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, konkordato nisap oranlarının davacı şirket lehine oluşup oluşmadığı, nisap hususlarının gerekçeli ve denetime elverişli şekilde ele alınması, ayrıca itiraz eden alacaklıların bu yönlere ilişkin itirazlarının muhasebesel ve işletmesel açıdan incelenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına"

dair ara karar oluşturularak tasdik yargılamasına yön verilmiştir.

Bilirkişi kurulu hazırladığı 27/03/2024 tarihli ve 22 sayfadan ibaret raporlarında sonuç olarak ve özetle; "komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç değer tablosu incelendiğinde, komiser

heyeti tarafından görevlendirilen bilirkişilerin hazırladıkları raporların bir yıldan daha

yakın bir zamanda dosyaya sunulduğu, rayiç değer tablosu hazırlanırken de bilirkişiler tarafından belirtilen değerlerin aynen kabul edildiği, alınan raporların tanzim tarihlerine bakıldığında stokların 01.09.2023 tarihinde, marka değer tespitinin 01.09.2023 tarihinde ve diğer makine teçhizat, taşıt ve demirbaşların ise 28.08.2023 tarihinde değerinin tespit edildiği, bugüne kadar aradan geçen dört aylık süreçte sadece stoklardaki değişimin borca batıklığı etkileyebileceği, ancak 31.12.2023 tarihli verilerdeki satışlardaki değişim ile hesaplanan rayiç değerin, özkaynaktaki pozitif durum dikkate alındığında, sonucu değiştirmeyeceği düşünüldüğünden, komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç değer bilançosunun da uygun görüldüğü, şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre hazırlanan borca batıklık bilançosuna göre borca batık olmadığı, rapor içinde izah edilen hususlar bir arada değerlendirildiğinde teklifin değerlendirildiği, “konkordatoya tabi borçların, konkordatonun tasdikinden itibaren üç ay ödemesiz dönemden sonra 36 ayda ve eşit taksitte, ödeme tarihi her ayın 1'i olacak şekilde, tüm ödeme dönemi için borca yapılacak ilave edilmek suretiyle borcun toplam %119,5 olarak ödenmesi halinde adi konkordato ile teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, borçlu şirketin İİK m. 302'de öngörülen alternatifli her iki çoğunluğu da sağladığı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, teminata bağlanması gereken alacak miktarı toplamının 11.260.893,72 TL olduğu, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın 53.403,87 TL olarak hesaplandığı, konkordato talep eden borçlu şirket'in bir tane rehinli alacaklısının bulunduğu, tarafından İİK m. 308/h kapsamında anlaşma yapıldığı, dosyada yapılan inceleme neticesinde son iki taksitin ödendiğine dair dekontun dosyaya sunulduğu, sonuç olarak, tek bir rehinli alacaklı bulunduğu ve işbu rapor tarihi itibariyle de bütün alacağın ödendiği" şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Mahkememizce icra edilen tasdik yargılaması sırasında alınan ve ayrıca yukarıda anılan 27/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile yukarıda anılan konkordato komiser heyeti rapor içeriği ve nihai kök ve ek rapor içerikleri dikkate alındığında, davacı olan şirket yönünden "İİK m. 305’de sayılan tasdik şartları yönünden; konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçeceği muhtemel miktardan fazla olduğu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, davacı şirketin konkordato projesinin İİK m 302/2- b bendi uyarınca kanunda öngörülen alternatifli her iki çoğunluğun kabul olunduğu, teminata bağlanması gereken miktar yönünden gerekli olan teminat tutar ve cinslerinin açıklandığı, söz konusu teminat ile ilgili ise Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanlığına müzekkerelerin yazıldığı, bu konuya ilişkin dahi eksikliğin giderildiği, nitekim konkordato komiser heyetinin 24/06/2024 tarihli raporu ile dahi teminat şartının sağlandığının açıklandığı, böylelikle İİİK m.305 hükmünde belirtilen tasdik koşullarının sağlandığı" görüş olarak bildirilmiştir.

Mahkememizce teminat şartlarının dahi yerine getirildiğinin tam olarak tespiti sonrasında ise alınan raporlar dahi gözetilerek yukarıda belirtilen yasal şartların davacı şirket açısından oluşup oluşmadığı somut olarak ve tek tek irdelenecektir.

a)Öncelikle belirtilmelidir ki "teklif edilen tutar ve iflas halinde elde edilebilecek tutar karşılaştırması, tamamen farazi ve varsayıma dayalı bir incelemedir. Özellikle iflas halinde elde edilebilecek tutarın kesin olarak belirlenmesi mümkün değildir." (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul, 2018, Sayfa 128-129) Bu nedenle teklif edilen tutarın iflas halinde elde edilebilecek tutardan fazla olup olmadığı muhasebesel ve işletmesel incelemeyi gerektirir. İflas halinde şirketin mal varlığının normal şartlar içinde en düşük maddi değere satılması ihtimali bu noktada göz ardı edilemez. Nitekim gerek konkordato komiser heyetinin oy birliği oluşturduğu raporların gerek bilirkişi kurulunun oy birliği ile oluşturduğu raporların hüküm tarihi itibariyle birbirini tamamlamakta bulunduğu dikkate alındığında teklif edilen tutarın iflas halinde elde edilebilecek tutardan fazla olduğunu göstermektedir. "Esasen burada nihai amaç konkordato teklifini kabul etmeyen alacaklıların mağdur edilmesini engellemeye yöneliktir". (İbrahim Ercan, İcra ve İflas Hukukunda Mal Varlığının Terki Suretiyle Konkordato, Konya, 2008, Sayfa 237)

Bu duruma göre davacı borçlu şirket yönünden, mevcut konkordato teklifini kabul etmeyen alacaklılar dikkate alındığında mağduriyet doğmasını gerektirecek somut ve ispatlanmış bir durum yoktur. Özellikle bu noktada davacı borçlu şirketin tüm aktifinin borçların ödenmesine tahsisi mümkün olmadığı gibi konkordatonun talep edilmesini gerektiren amaca da uygun değildir. Zira davacı şirketin faaliyetine devam etme iradesi mevcuttur. Kaldı ki konkordatoda amaç "borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmak ve muhtemel bir iflastan daha kötü duruma düşürülmek istenilmemesidir." (Yargıtay 6.HD 2021/4289E. 2022/1147K.sayılı kararı)

O halde komiser heyeti ve bilirkişi kurulu raporları karşısında, davacı şirket yönünden iflas kararı verilmesi halinde alacaklıların alacağını tamamen tahsil etmesi imkansız gözükmekle davacı şirketin mevcut teklifinin alacaklılara daha uygun ve daha fazla koşullarda bir imkan sağladığı mahkememizce kabul edilmiştir. Kaldı ki "konkordatonun tasdik edilmesine karşı çıkan bir alacaklının İİK m.305 hükmünde düzenlenen bu şartın sağlanamadığına ilişkin itirazda bulunması halinde, aksinin bu alacaklı tarafından da ispatlanması gerekir. (Selçuk Öztek/Ali Cem Budak/Müjgan Tunç Yücel/Serdar Kale/Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku Ankara 2019,Budak/Kale, Sayfa 368)

Oysaki böyle bir olayda ispat yükünü yerine getirmek zorunda olan alacaklıların üzerine düşen yükü yerine getirmedikleri, bu noktada somutlaşmış bir vakıa ve delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı şirket yönünden İİK.m.305/f.2 bend (a) hükmündeki şart gerçekleşmiştir.

Yeri gelmişken ifade etmek gerekir ki davacı şirket yönünden sunulan konkordato projesinde genel olarak her bir alacaklı açısından ödeme tarih ve miktarları yönünden eşitlik sağlanmaya çalışılmıştır. Davacı şirketten alacaklı olanlar arasında, tasdik olunan konkordato projesinde eşit ve dengeli ödeme yapılması kural olup bu kuraldan somut olayda sapmayı gerektiren herhangi bir fiili ve hukuki bir durum ise söz konusu değildir.

Nisabın çok üstünde bir kesim tarafından kabul edilen konkordato projesinde projeye olumlu oy kullanan büyük kesimin kabullerine değer vermek ve sonuca bu düşünceyi hakim kılmak gerekir. (...) Az yukarıda belirtildiği üzere katı uygulanan konkordato kuralları ne alacaklı ne de ekonomiye katılması amaçlanan borçluya fayda sağlamaz. (Yargıtay 15. HD 2021/2083E. 2021/1815K.sayılı ilamı) Bu nedenle somut olayda konkordato projesine olumlu oy kullanılmış olmakla, tasdik yargılaması aşamasında sunulan revize projeye ve ödeme plânına itibar edilmesi gerekli ve mümkündür.

b)Konkordatonun tasdiki açısından İİK m.305/f.2 hükmü gereği projeyle teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması önem arz eder. 4949 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi borçlunun teklifinin mevcudu ile orantılı olması gerekmekte iken "mevcut" ifadesi yerine daha geniş bir kavram olan "kaynakları" sözcüğü maddeye konulmuştur. (Talih Uyar, Alper Uyar, Cüneyt Uyar, İİK Şerhi, Cilt 2, 2010, Sayfa 3154) Buna göre borçlunun kaynakları ibaresini sadece mevcut olan değil ileride mevcut olması muhtemel gelirleri de kapsayabileceği mahkememizce kabul olunmuştur. Zaten yeni düzenlemede, mahkemenin beklenen hakları dahi dikkate alabileceğinin düzenlenmesi bu düşüncenin doğruluğunu ortaya koymaktadır.

Buna göre tasdik aşamasında sunulması sağlanan, alacaklının daha lehine olan revize proje ile ilgili gerek konkordato komiser heyetinin kök ve ek nihai raporları gerek bilirkişi kurulu raporları bir bütün olarak dikkate alındığında, davacı borçlu şirketin halihazırdaki muhtemel gelirleri, halihazırda mevcut kaynakları ve borçlarının dikkate alındığı, buna göre teklif edilen tutarların davacı şirketin kaynaklarıyla orantılı olduğu, konkordato talep eden davacı şirketin bilançolarında ikrar veya konkordato sürecinde kabul ettikleri alacakların gerçek borçlara tekabül ettiği, davacı borçlu şirketin ticari defter incelemelerinde net aktif miktarla birlikte konkordatoya tabi borçların teklif edilen ve kabul edilen konkordato projesi uyarınca iflasa nazaran daha yüksek tutarda olduğu, teklif edilen tutar ile kaynakların orantılı olduğu gerekçeli ve ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Bu arada borç miktarı, tasdik edilen borç ödeme planı ve raporlar karşısında beklenen hakların dikkate alınabilmesi somut olayın özellikleri açısından mümkün değildir. İİK m.305/f.2 bend (b) açısından da tasdik şartı bu suretle davacı şirket yönünden oluşmuştur.

c)Gerek konkordato komiser heyetinin oy birliğiyle hazırlamış olduğu kök ve ek raporların içeriği gerek bilirkişi kurulunun raporlarının içerikleri gözetildiğinde, alacak miktarı ve alacaklı sayısı bakımından kabul edilmiş bir proje bulunmaktadır. Alacaklıların daha lehine olan proje ile ilgili gerekli incelemeler tasdik yargılaması aşamasında tamamlanmıştır. Bu oranın sağlanması esnasında, oy kullanan alacaklıların kaydı, oy kullanma tarzı ve oluşan çoğunluk kanun hükümlerine uygun olarak gerçekleşmiş olup bu açıdan ciddi bir talep ileri sürülmemiştir. Böylelikle "oyların tanzimi ve ilgili alacaklının bizzat kendisinin mi oy kullandığı yoksa bu hususta oy kullanmaya yetkili temsilci tarafından mı oy kullanıldığı, oyun açık bir şekilde mi belirtildiği ve oyu onaylayan kişinin imzasının bulunup bulunmadığı hususlarının dikkatlice tetkik edilmesi" noktasında da gerekli inceleme komiser heyetince yapılmıştır. (Dr.Orhan Eroğlu, Uygulamada Konkordato, Ankara, 2020, Sayfa 213)

Nitekim gerek konkordato komiser heyetinin raporu gerek bilirkişi kurulu rapor içerikleri karşısında toplantıda kullanılan 41 kabul ve iltihak süresinde 32 adet kabul oyu olmak üzere toplam kabul oyunun 73 olduğu, alacaklılar toplantısına konu hazirun cetveline konu alacaklı sayısının 125 olduğu, ... T.A.O.'nun alacaklılarının iki ayrı listede olmakla ve tek alacaklı olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında ise mevcut alacaklı sayısının 124 kişi olduğu, buna göre teklifi kabul eden alacaklı sayısı oranının oran olarak %63,48, yine teklifi kabul edenlerin nisaba mesnet teşkil eden alacaklarının toplamlarının %80,41, buna mukabil konkordatoya tabi alacaklı sayısının 114 ve alacak toplamları ise 19.467.606,20 TL olduğu, bu çerçevede kullanılan oylara itibar edilmesine engel bir halin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Böylece nitelikli çoğunluğu sağlandığı, bu oranların sağlanamadığına dair itibar olunması gereken bir vakıa ve delil durumu ise olmadığı anlaşılmaktadır.

Diğer yandan itiraz eden alacaklı beyanlarında geçen vakıaların bu oranın sağlanmasına engel nitelik taşımadığı anlaşılmaktadır. Buna göre İİK m.305/f.2 bend (c) hükmünde belirtilen şart davacı şirket yönünden oluşmuştur.

ç)Komiser heyeti raporuna ve projeye göre, İİK m.305/f.1 bend (d) hükmünde belirtilen alacaklılar ile ilgili olmak üzere davacı şirket yönünden gerekli teminatların sağlanması zorunludur. Konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu ek raporlar dahi dikkate alındığında gerekli teminatlandırmaların sağlandığı, buna göre şirkete ait marka ve patentleri teminat olarak gösterilme şartının yerine getirildiği yargılama aşamasında konkordato komiser heyeti tarafından açıklanmış, ayrıca Mahkememizce tespit olunmuştur.

Nitekim mahkememizce icra olunan tasdik yargılaması aşamasında "01/04/2024 tarihli raporun 4.sayfasını irdelemek, değerlemeleri yapılan markaların tescile esas olan bilgilerin tek tek açıklamaları, markaların lehine teminat verildiği alacaklı adlarını açıklamak üzere konkordato komiser heyetine bir hafta süre ve imkan tanınmasına, bu yapılacak olan açıklamalar sonrası, açıklanacak tutar üzerinden ve adı verilecek alacaklıların alacakları ile ilgili gösterilen markaların İİK m.305/f.1-bend (d) hükmü uyarınca teminat olarak kabul olunması işlemlerinin tamamlanmasına, adı geçen markaların adı geçen komiser heyeti raporunda adı belirtilecek alacaklıların alacak tutarları yönünden teminat olarak kabul edilmesi işleminin kayıtlara işlenmesi için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun m.148 hükmü ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde kayıtları tutan ilgili kurumca ivedi olarak gerçekleştirilmesine, bu amaçla yukarıdaki paragrafta belirtilen ara kararın icrası için T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu'na müzekkere yazılmasına, komiser heyetinin ek rapor sunmasından sonra bu ek raporun, ayrıca mahkememizin 04/04/2024 tarihli duruşma tutanağının müzekkereye eklenmesine, ayrıca müzekkerenin T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde icrası için, mahkememizce atanan konkordato komiser heyetinin dahi İİK m.359 hükmü çerçevesinde T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu ile doğrudan yazışma yaparak kararın takibini, sonuçlanmasını sağlayarak mahkememize bilgi vermesine" dair ara karar oluşturulmuştur.

Bu ara karar sonucunda, konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu 24/06/2024 tarihli ek rapor, Türk Patent ve Marka Kurumundan gelen 07/06/2024 tarihli yazı cevapları karşısında bu yöne ilişkin şart gerçekleşmiştir. Böylelikle yazıda, raporda belirtilen alacak tutarının İİK m.305 hükmü uyarınca teminat olarak kabulü işleminin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 148’ci ve bu Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 127. maddeleri uyarınca sicile kaydının gerçekleştirildiği sabittir.

Nitekim konkordato talep eden şirkete ait marka ve patentlerin teminat olarak gösterebileceği noktasında doktrin görüşleri dahi mevcuttur. (Serdar KALE, Sorularla Konkordato, İstanbul, Sayfa 54)

Mahkememizce dahi 2019/98E.sayılı dosyasına istinaden yapılan yargılamada marka ve patentlerin teminat olarak kabulü yönündeki yargısal uygulama İstanbul BAM 17.HD 2021/1573E. 2022/58K.sayılı kararı ile dahi denetimden geçmiş, doktrindeki görüş bu suretle benimsenmiştir.

Ayrıca doktrinde de "borçlunun mühlet içinde kendi mal varlığı üzerinde teminat göstermesine m.297/f.2 hükmünün engel olmadığı, gösterilecek teminatın yeterli olmasının gerektiği, yeterli teminattan anlaşılması gerekenin ise teminatın güvence altına alınan alacağın tamamının ödenmesine yönelik olduğu, teminatın ne olacağı konusunda konkordato hükümlerinde ise herhangi bir açıklık bulunmadığı, konkordatonun amacı da düşünülerek teminat konusunda borçlunun çok zorlanmamasının yerinde olacağı, borçlunun göstereceği teminatın şahsi teminat dahi olabileceği" kabul edilmektedir. (Selçuk Öztek/Ali Cem Budak/Müjgan Tunç Yücel/Serdar Kale/Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku Ankara 2019,Budak/Kale, Sayfa 304-305) Böylelikle gerekli ve yeterli olan teminatın, üzerinde haciz gözükmeyen, konkordato kaynakları arasında gösterilmeyen, şirketin manevi değerler arasında kabul edilmesi gereken patent ve markalar ile dahi sağlandığı, bu suretle gerekli teminatların gösterildiği anlaşılmaktadır.

Bu noktada konkordato komiser heyetinin gerek kök gerek ek gerekçeli raporları karşısında teminatlandırma şartının davacı şirket yönünden gerçekleştiği, bu konuya ilişkin konkordato komiser heyetinin raporlarının ise birbirini tamamlayıcı nitelik taşıdığı, bu itibarla İİK m.305-d hükmü kapsamında da bu yöne ilişkin şartın dahi gerçekleştiği kabul edilmelidir. O halde davacı şirket açısından İİK m.305/f.1 bende (d) hükmünde belirtilen şart dahi gerçekleşmiştir.

d)Konkordato tasdikinin gerektirmiş olduğu tüm yargılama giderleri ve özellikle konkordato tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harçların da İİK m.305/f.1 bend (e) gereği tamamlatılması gerekir. Buna göre davacı şirket yönünden 7101 sayılı Yasanın m.51 hükmüyle değişik Harçlar Kanununa bağlı 1.sayılı tarifeye göre adi alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden binde 2,27; yapılandırma sonunda rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinde binde 1,13 oranında harcın karşılanması gerekir.

Konkordato komiser heyetinin hazırlamış olduğu kök rapor içeriğine göre konkordatoya tabi borç tutarının 23.761.790,00 TL olarak açıklandığı, buna göre %19,00 faiz tutarının ise 4.633.549,05 TL olduğu, her iki toplam harca esas harç tutarının 64.457,42 TL olduğu, şirket ortağının alacağından feragat etmesi durumunda ise konkordatoya tabi borç tutarının 19.467.606,20 TL olduğu, %19,50 faiz tutarının ise 3.796.183,21 TL olduğu, buna göre toplam harca esas olan tutarın ise 52.808,60 TL olarak açıklandığı, esasen bilirkişi kurulu raporunda dahi konkordatoya tabi alacak tutarının asıl alacak ve faiz olmak üzere harca esas tutarın yine 23.263.789,41 TL olarak hesaplandığı, konkordatoya tabi harca esas miktarın ve harç miktarının bu çerçevede birbirleri ile uyumlu olduğu, tasdik için yatırılması gereken harcın mahkeme veznesine tasdik kararı öncesi tam ve eksiksiz şekilde depo olunduğu, davacı borçlu şirketin rehin alacaklısına olan borcunun yargılama sırasında ödenmiş olması karşısında ise tasdiki gereken husus bulunmadığından harç alınmasının dahi gerekmediği açıktır.

Böylelikle davacı şirket yönünden, rehinli alacaklıların alacağı tasdik öncesi ödenmiş olduğundan konkordatoya tabi alacaklılar açısından ödenmesi gereken tutar ve bu tutarlar nedeniyle ödenmesi gereken harç gerekçeli ve denetime elverişli şekilde açıklanmış, depo edildiği ise Mahkememizce denetlenmiştir. Yine konkordato tasdiki duruşması öncesi konkordato tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri mahkememizce gerek kalem gerek miktarlar itibariyle ayrıntılı olarak hesaplanmış, karar altına alınmıştır. Davacı şirket yönünden gerek tasdik harcı gerek yargılama giderleri kalem kalem ve tek tek davacı şirket vekili tarafından depo edilmiştir.

Komiser heyeti raporları ve bilirkişi raporları da gözetilerek tasdik şartları (a), (b), (c), (ç), (d) bendleri altında incelenmiştir. Ayrıca itiraz eden alacaklıların itirazlarına esas vakıalar üzerinde dahi durulacaktır.

İtiraz eden alacaklı kavramı ile ilgili ise en son Yargıtay 6.HD uygulaması benimsenmiştir. Buna göre "Toplantıya katılıp ret oyu kullanan alacaklı veya toplantıya katılmadığı halde ret oyu kullanan alacaklıların itiraz eden alacaklı kavramına dahil olduğu, bu alacakların mahkemece verilen karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurabilecekleri kabul edilmelidir."(Yargıtay 6.HD 2023/3490E. 2023/3544K.sayılı kararı) Bu kabul çerçevesinde itiraz eden alacaklılar karar başlığında belirtilmiştir. Bu çerçevede itiraz eden alacaklıların hukuki dinlenilme hakları tam ve eksiksiz sağlanmış olacaktır.

İtiraz eden alacaklılar ...A.Ş., ...Şti. vekili, 36 aylık vade ile davacı borçlu yararına hareket edildiği, alacaklının alacağına kavuştuğunun zorlaştığı, projenin kabulünün uygun vadede ödeyecek olmasının kabulünün mümkün olmadığı yönünde itiraz etmiştir. Ne var ki kabul edilen vade Yargıtay 6.HD'nin son uygulamaları dikkate alındığında uzun vade olarak kabul edilemeyecek bir süredir. Sonuç itibariyle tüm ödemeler 36 ayda ve eşit taksitler halinde yapılacak şekilde onaylanmıştır. Kaldı ki komiser heyeti raporunda açıklandığı üzere, bu süre içinde hükümet tarafından açıklanan ekonomik veriler ve faiz oranları ve bunların ortalamaları dikkate alındığında, ödeme dönemi için %19,50 faiz ödemesi müteakip üç yıldaki ekonomik duruma ve öngörülen faiz oranlarına uygundur. Kaldı ki 2023 yılı üçüncü çeyreğinden başlayarak ve halihazırda devam eden sıkı para politikası karşısında, faiz oranlarının müteakip ay ve yıllarda düşmesi dahi çok yüksek ihtimal dairesindedir. Bir başka deyişle faizsiz bir ödeme durumu da söz konusu olmadığı gibi belirtilen faiz oranları genel ekonomik durum ve resmi öngörüler, piyasa beklentileri ile dahi uyumludur.

... A.Ş., ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... A.Ş. ... A.Ş.'nin ise tasdik edilen projenin tasdikine engel olabilecek somutlaştırılmış bir vakıa ve delil durumları ise mevcut değildir.

İtiraz eden alacaklılar beyanlarıyla konkordato tasdikine yönelik itirazda bulunmuş iseler de tasdik yargılamasına başlandıktan sonra konkordato komiser heyetinden alınan ek raporlar ve özellikle tasdik şartlarına ilişkin olmak üzere bilirkişi kurulunun sunmuş olduğu raporlar karşısında, davacı şirket yönünden gerekli şartların oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu suretle İİK m.305 hükmünde belirtilen şartlar yönünden gerek konkordato komiser heyetinin kök ve ek raporları gerek bilirkişi kurulunun ayrıntılı raporu uyum içinde olmakla bu raporlara itibar etmeye engel bir durumun varlığı ispatlanamamıştır. Öte yandan konkordato komiser heyeti ve bilirkişi raporları dikkate alındığında sunulan belge ve kayıtlara göre nisap çoğunluğunun sağlandığı tereddütsüz olup mevcut kaynaklara göre projenin başarıya ulaşacağı gerekçeli olarak açıklanmıştır.

Somut olayda konkordato kurumunun şartları ve amaçları karşısında davacı olan şirketin, alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiği noktasında da açık, inandırıcı, somutlaştırılmış bir delil tespit edilememiştir.

Doktrinde "konkordato neticesinde ellerine geçecek tutarın iflas tasfiyesi sonucunda ellerine geçecek tutardan fazla olacağının herhangi bir alacaklı tarafından iddia edilmesi halinde bu iddiayı ileri süren alacaklının iflasın alacaklılar bakımından konkordatoya nazaran daha avantajlı olduğunun ispat etmesi gerektiği" vurgulanmıştır. (Selçuk Öztek/Ali Cem Budak/Müjgan Tunç Yücel/Serdar Kale/Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku Ankara 2019,Budak/Kale, Sayfa 527) Somut talep açısından bu konuda ileri sürülen vakıalar gerek komiser heyeti gerek bilirkişi marifetiyle araştırılmış olduğu halde davacı şirket aleyhine ispatlanmış bir durum bulunmamaktadır.

Tüm bu haller karşısında davacı şirket batık olmayıp, herhangi bir faizsiz ödeme dahi teklif etmemiştir. Yalnızca tasdik kararından üç ay sonra ödeme yapılması öngörmüş bu şekilde proje tasdik edilmiştir. Ancak mahkememizce alacaklılar lehine olmak üzere bu noktada düzeltme yapılmıştır.

Zira Yargıtay 6.HD'nin 2022/3191E. 2022/5419K.sayılı kararında "(...)ayrıca konkordato projesinde yer alan kabul sonrası 1 yıl veya 6 aylık dönemlerin ödemesiz dönem olarak kabul edilmesi konkordato kesin mehlinin 1 yıl veya 6 ay daha uzaması anlamına gelmektedir. Halbuki kanun koyucu bu süreleri oldukça kesin şekilde belirlemiş ve uzun olmamasına özen göstermiştir. Hakimin alacaklılar lehine projeye müdahale edebileceği kanun koyucu tarafından kabul edildiğine göre hakimin bu şekilde ödemesiz dönemlere müdahale etmesi mümkündür."

Somut olayda, davacı şirket tarafından sunulan ve onaylanan projede tasdik kararından itibaren üç aylık dönem ödemesiz bir dönem olarak kabul edilmiştir. Bu ödemesiz dönem, Yargıtay'ın olumsuz olarak değerlendirdiği altı aylık dönemden azdır. Ne var ki tasdik tarihinden üç ay sonra başlamak üzere ödeme yapılması konkordato kesin mühletin üç ay uzaması anlamına gelebilecektir. Zaten bu nedenle, bu konudaki projeye "mahkememizce müdahale edilmiş", "tasdiki takip eden ay itibariyle" konkordatoya tabi olan borçların ödenmesi şeklinde proje tasdik olunmuştur.

Mahkememizce düzeltilmek suretiyle tasdik olan projede, İİK m.305 hükmünde belirtilen şartların tam olarak oluştuğu kabul edilmiştir. Ayrıca projenin dürüstlük kurallarına uygun nitelik taşıyan, alacaklılar arasında dengeyi sağlayan, eşitlik ilkesine uygun, nisabın oluşmasında herhangi bir tereddüt oluşturmayan içerik taşıdığı da değerlendirilmiştir.

Bu şartlarda konkordato tasdik şartlarını yerine getiren davacı şirket yönünden yapılan incelemede, itiraz eden alacaklıların itirazlarının mahkememizce kabul olunmasını gerektirecek bir ispat durumu olmadığı gibi kanuni çoğunluk tarafından kabul edilen teklifin içeriği, özellikle borçların ödeme süresi, ödenecek miktarlar ile ilgili ayrıntı olması ve İİK m.305 hükmünde belirtilen tüm yasal koşulların oluşması karşısında konkordato projesinin mahkememizce tasdik olunması pandemi nedeniyle gerçekleşen ve bütün dünya ekonomisini çok olumsuz etkileyen ekonomik süreç nedeniyle karşısında hakkaniyet icabıdır.

Yapılan açıklamalar karşısında davacı olan ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı olan ... ŞİRKETİ'nin konkordato talebinin mahkememizce düzeltilmek suretiyle kabulüne, davacı şirketin konkordatoya tabi olan 19.467.606,20 TL tutarındaki asıl borç ve bu borca tüm ödeme dönemi için %19,5 üzerinden hesaplanan 3.796.183,21 TL tutarında faiz olmak üzere toplam 23.263.789,41 TL tutarındaki borcunun, konkordato tasdik kararını takip eden aydan başlamak üzere ve bu suretle 30/07/2024 tarihinden itibaren 36 ayda aylık 646.216,37 TL tutarındaki eşit taksitler halinde ve her bir taksitteki ödemenin ise her ayın 30.günü olacak şekilde ödenmesine, bu suretle adı geçen davacı şirketin konkordato projesinin İİK m.305 hükmü uyarınca tasdikine, konkordato tasdik kararının kesinleşmesine gerek olmaksızın konkordato tasdikinin 28/06/2024 günü saat: 16:07 itibariyle sonuç doğurmasına, davacı borçlu şirketin rehin alacaklısına olan borcu yargılama sırasında tamamen ödenmiş olmakla bu konuda herhangi bir tasdik kararına karar verilmesine yer olmadığına, davacı şirket lehine mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının ve tüm mühlet kararlarının tasdik karar tarihi olan 28/06/2024 günü saat: 16:07 itibariyle kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine 28/06/2024 günü saat 16:07 itibariyle son verilmesine, mevcut alacak miktarı, alacaklı sayısı ve proje içeriği karşısında İİK m.306 hükmü çerçevesinde tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini alması amacıyla aynı zamanda komiserlik tecrübesi olan SMMM ...'in kayyım olarak tayin edilmesine, kayyım SMMM ...'ye kayyımlık görevi süresi boyunca her ay ve aylık ücret olarak 14.000,00 TL ücret takdir edilmesine, kayyımlık ücretinin 30/07/2024 gününden başlamak üzere ve her ayın 30.günü mahkememiz veznesine depo olunmasına, ücretin davacı şirketçe yapılmasına, bu suretle kayyıma gerekli ödemelerin yapılmasına, kayyımın görevinin 28/06/2024 günü saat 16:07'den itibaren başlamasına, kayyımın davacı borçlunun, işletmesinin durumu ve proje uyarınca davacının borçlarını ödeme kabiliyetinin muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkememize gerekçeli raporunu sunmasına, davacı borçlu şirketin, İİK m.307/f.1 uyarınca rehinli malların muhafaza ve satışıyla finansal kiralama konusu malların ertelenmesine dair talep olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı şirket yönünden telafisi imkansız bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla ve takdiren İİK m.308/b hükmü uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payların bir banka hesabına yatırılmasına dair karar verilmesine yer olmadığına, davacı şirket yönünden İİK m.308/b hükmü gereği çekişmeli alacaklara isabet eden payların bir banka hesabına yatırılmasına dair ara karar oluşturulmadığından çekişmeli alacaklılara dava açmaları için ayrıca süre verilmemesine, davacı şirket yönünden, İİK m.308/c hükmü uyarınca bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğuna, 206'ncı maddesinin birinci fırkasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında adı geçen İİK m.308/c-f.2 hükmünün uygulanmamasına, davacı şirket yönünden, konkordato komiserlerinin görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, davacı şirketin konkordato talepleriyle ilgili hüküm fıkrasının İİK m.288 hükmü uyarınca daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan Tapu Müdürlüğüne, Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Vergi Dairesine, Gümrük Ve Posta İdarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankalar Birliğine, İstanbul Ticaret Odasına, ... Sanayi Odasına, ...'a, Sermaye Piyasası Kurulu olmak üzere gerekli yerlere ayrı ayrı bildirilmesine, dava dilekçesinde adı geçen ve hakkında ayırma kararı verilen ... T.C.kimlik numaralı ... hakkındaki ayırma sonrası ...E.sayılı numarasını alan dosyada yetkisizlik kararı verildiğinden, mahkememizin ...E.sayılı dava dosyasında bu davacı hakkında herhangi bir karar oluşturulmamasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı olan ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı olan ... ŞİRKETİ'nin konkordato talebinin mahkememizce düzeltilmek suretiyle kabulüne,

Davacı şirketin konkordatoya tabi olan 19.467.606,20 TL tutarındaki asıl borç ve bu borca tüm ödeme dönemi için %19,5 üzerinden hesaplanan 3.796.183,21 TL tutarında faiz olmak üzere toplam 23.263.789,41 TL tutarındaki borcunun, konkordato tasdik kararını takip eden aydan başlamak üzere ve bu suretle 30/07/2024 tarihinden itibaren 36 ayda aylık 646.216,37 TL tutarındaki eşit taksitler halinde ve her bir taksitteki ödemenin ise her ayın 30.günü olacak şekilde ödenmesine,

Bu suretle adı geçen davacı şirketin konkordato projesinin İİK m.305 hükmü uyarınca tasdikine,

Konkordato tasdik kararının kesinleşmesine gerek olmaksızın konkordato tasdikinin 28/06/2024 günü saat: 16:07 itibariyle sonuç doğurmasına,

  1. Davacı borçlu şirketin rehin alacaklısına olan borcu yargılama sırasında tamamen ödenmiş olmakla bu konuda herhangi bir tasdik kararına karar verilmesine yer olmadığına,

  2. Davacı şirket lehine mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının ve tüm mühlet kararlarının tasdik karar tarihi olan 28/06/2024 günü saat: 16:07 itibariyle kaldırılmasına,

  3. Konkordato komiserlerinin görevlerine 28/06/2024 günü saat 16:07 itibariyle son verilmesine,

  4. Mevcut alacak miktarı, alacaklı sayısı ve proje içeriği karşısında İİK m.306 hükmü çerçevesinde tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini alması amacıyla aynı zamanda komiserlik tecrübesi olan SMMM ...'in kayyım olarak tayin edilmesine,

Kayyım SMMM ...'ye kayyımlık görevi süresi boyunca her ay ve aylık ücret olarak 14.000,00 TL ücret takdir edilmesine,

Kayyımlık ücretinin 30/07/2024 gününden başlamak üzere ve her ayın 30.günü mahkememiz veznesine depo olunmasına, ücretin davacı şirketçe yapılmasına,

Bu suretle kayyıma gerekli ödemelerin yapılmasına,

  1. Kayyımın görevinin 28/06/2024 günü saat 16:07'den itibaren başlamasına,

  2. Kayyımın davacı borçlunun, işletmesinin durumu ve proje uyarınca davacının borçlarını ödeme kabiliyetinin muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkememize gerekçeli raporunu sunmasına,

  3. Davacı borçlu şirketin, İİK m.307/f.1 uyarınca rehinli malların muhafaza ve satışıyla finansal kiralama konusu malların ertelenmesine dair talep olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  4. Davacı şirket yönünden telafisi imkansız bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla ve takdiren İİK m.308/b hükmü uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payların bir banka hesabına yatırılmasına dair karar verilmesine yer olmadığına,

10-Davacı şirket yönünden İİK m.308/b hükmü gereği çekişmeli alacaklara isabet eden payların bir banka hesabına yatırılmasına dair ara karar oluşturulmadığından çekişmeli alacaklılara dava açmaları için ayrıca süre verilmemesine,

11-Davacı şirket yönünden, İİK m.308/c hükmü uyarınca bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğuna,

206'ncı maddesinin birinci fırkasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında adı geçen İİK m.308/c-f.2 hükmünün uygulanmamasına,

12-Davacı şirket yönünden, konkordato komiserlerinin görevlerinin sona erdiğinin ... Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,

13-Davacı şirketin konkordato talepleriyle ilgili hüküm fıkrasının İİK m.288 hükmü uyarınca daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan Tapu Müdürlüğüne, Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Vergi Dairesine, Gümrük Ve Posta İdarelerine, ... Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankalar Birliğine, ... Ticaret Odasına, ...Sanayi Odasına, ...'a, Sermaye Piyasası Kurulu olmak üzere gerekli yerlere ayrı ayrı bildirilmesine,

14-Dava dilekçesinde adı geçen ve hakkında ayırma kararı verilen ... T.C.kimlik numaralı ... hakkındaki ayırma sonrası...E.sayılı numarasını alan dosyada yetkisizlik kararı verildiğinden, mahkememizin ...E.sayılı dava dosyasında bu davacı hakkında herhangi bir karar oluşturulmamasına,

15-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacının peşin olarak yatırdığı 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

16-Davacı tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,

17-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine,

Dair olmak üzere konkordato hakkında verilen karara karşı konkordato talep eden ... ŞİRKETİ yönünden kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar yönünden ise tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

285KonkordatodanistanbulİlaKonkordato(AdiKaynaklananşirketi(İİK308/h))

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim