İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1232 E. 2024/466 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1232
2024/466
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1232 Esas
KARAR NO :2024/466
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/12/2018
KARAR TARİHİ:13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 18 yaşında lise son sınıf öğrencisi iken arkadaşı davalı ... sevk ve idaresindeki ve davalı ...'nın maliki olduğu ... plakalı motosiklette yolcu olarak seyahat ederken davalı ... Tekstil San ve Tic Ltd. Şti'ne ait sürücülüğünü ...'ın yaptığını, ... plakalı araç ..., ... Caddesi üzerinde her iki sürücünün dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kusurları neticesinde 30/05/2016 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin mezkur trafik kazasından sonra ambulansla TC. Sağlık Banaklığı ... ... ... ve Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırıldığını, müvekkilinin sağ bacak kaval kemiği tibia alt uç kırığı ile sol kolunda humerus kemiği şaft kırığı olduğu teşhisi konulduğunu, alçı işlemi ve 5 - 6 gün sonra da ameliyat edildiğini, müvekkilinin 13 gün hastanede yattığını, müvekkilinin kolunda sinir hasarı meydana geldiğini için hiç iyileşme olmayabileceğinin söylendiğini, müvekkilinin ailesinin ilgisi ve tedavi süreci ile şimdi kolunun hareketlerinde minimum bir kısıtlılık kaldığını, diğer kolu ile aynı olmasa bile kendi kendini idare edebildiğini, müvekkilinin kazanın meydana geldiği tarihte lise son sınıf öğrencisi olduğunu, bütün arkadaşlarının 2016 yılında üniversite sınavına girdiğini, müvekkilinin 2017 yılında üniversite sınavına girebildiğini, 2016 yılında dershaneye gittiği halde sınava giremediği için 2017 yılında tekrar dershaneye gitmek zorunda kaldığını, bunun için 5.750,00 TL ek masraf yapıldığını, davalılar ... ve ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçu nedeniyle ceza davası açıldığını, davalılar dikkatsizlik, tedbirsizlik ve kusurları neticesinde taksirle yaralanmaya sebep olduklarından bahisle her iki davalının da cezalandırıldığını, müvekkilinin 1998 doğumlu menkul ve gayrimenkul malı bulunmayan kaza tarihinde lise son sınıf bekar bir genç kız olması karşısında dava harç ve masraflarını karşılaması mümkün olmadığını, bu sebeple adli yardım taleplerinin kabulüne, davanı sonuna kadar ... ve ... plaka sayılı araçların trafik kaydı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.350,00 TL maddi tazminat ve 120.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 126.350,00 TL tazminatın olay tarihi olan 30/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 30/05/2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motorsiklet ile ... sokak üzerinden eksi ... asfalt caddesi ikametine doğru seyir halindeyken ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde gerekli tüm kontrolleri yaparak cadde üzerinden geçiş yaptığı esnada dikkatsiz bir şekilde seyir eden ... plakalı aracın müvekkilinin sürücüsü olduğu motorsiklete çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde motorsikletin arasında yolucu konumunda olan davacının yaralandığını, kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi zorunluluğu bulunduğunu, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranını tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumundan kesin rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik dönemine ait bakıcı giderinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile geçici iş göremezlik döneminde bakıcı giderine ihtiyaç olup olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması ve bakıcı ödemelerine ilişkin makbuzların getirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve ulaşım talepleri sosyal güvenlik kurumu sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, davanın SGK'ya ihbar olunarak davaya dahil edilmesi gerektiğini, fahiş manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, davanın yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ve diğer itirazları ve talepleri sonucu esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kazada, davacının, ... sevk ve idaresindeki motorsiklette bulunduğu ve motorsiklet sürücüsü olan ...'nın kazada asli kusurlu olduğunu, meydana gelen netice ile müvekkilinin davranışları arasında illiyet bağı bulunmadığını, ceza davası aşamasında alınan rapor, huzurdaki davaya konu talepler açısından hüküm kurmaya yeterli mahiyette olmadığını, kusur durumu davacının uğradığını iddia ettiği zararlar ve maluliyet iddiaları yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre teminat altına alınan hususlarda müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının tedavi giderleri yönünden de talepte bulunduğu anlaşıldığını, davanın Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbar edilmesi gerektiğini, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, talebin reddedilerek esasa girilmesi halinde olay mahallinde yeniden keşif yapılarak kusur durumunun tespiti açısından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'ndan rapor aldırılmasına, davanın sağlık giderleri açısından sorumluluğu bulunan SGK'ya ihbarına ve tüm deliller toplandıktan sonra yapılacak inceleme neticesinde müvekkili yönünden davanın reddine, vekalet ücreti ve masrafların da davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... Tekstil SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'nın sevk ve idaresinde ki motosikleti ile seyir halinde iken kazanın gerçekleştiği yola gereken dikkati vermediğini, mevcut sürati ile olay mahalli kavşağa yaklaştığını, seyrettiği yolun tali yol konumunda bulunması sebebi ile anayol taşıt trafiğine giriş yapacağı sırada, anayol taşıt trafiğini yeterince kontrol etmediğini, anayolda seyrini sürdüren diğer davalı ...'a ilk geçiş hakkını vermediğini, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, olay günü davacı ...'ın davalılardan ...'nın sevk ve idaresinde ki kazanın oluşunda asli kusurlu olan motosiklette bulunduğunu, davalılardan ...'nın sevk ve idaresinde ki motosikletin asli kusurlu olması sebebi ile gerçekleşen kazada davalı ... yönünden illiyet bağı da kesildiğini, kazanın meydana geldiği saat diliminin incelendiğinde, mesai saatlerinin bitmiş olduğunu, bir saat diliminde kazanın cereyan etmiş olduğunu, davalı ...'ın annesini Bayrampaşa semtinden almak için o bölgede bulunduğu da ceza dava dosyasında açık olduğunu, müvekkili şirketin merkezi kazanın meydana gelmiş olduğu ... semtinde olmadığını, Merter - Güngören ilçesinde olduğunu, işleten sıfatı bulunmayan araç sahiplerinin kusursuz sorumluluklarından bahsedilemeyeceğini, somut olayda da müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olmadığını, kazara karışan aracı bir ticari faaliyet aracı olarak kullanmadığını ve bu araç üzerinden ticari bir fayda sağlamadığını, müvekkilinin aleyhine açılmış haksız davanın reddine, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı araç üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın derdest ise reddi gerektiğini, davada alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden reddi gerektiğini, davaya ilişkin davacı talepleri sulh ile sonuçlandırılmış ise sulh ve feragat nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı yan delilleri taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasında illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için mahkemece dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri de hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışı olduğunu, hesaplamaya ilişkin standartlar hazine müsteşarlığı tarafından belirlenmesi gerektiğini, hesap raporunun aktüre bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücreti üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin ZMMS teminatı dışında olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, davanın ihbarına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, kusur durumlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne gönderilerek özürlülük ölçütü yönetmeliğine göre rapor alınması gerektiğini, davacının kaza nedeni ile bakıma ihtiyacı bulunup bulunmadığı hususu maluliyet raporu haricinde hekim bilirkişiden alınacak ayrı bir rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının bakıcı ihtiyacı bulunduğunun tespiti halinde yapılacak hesaplama asgari ücret üzerinden olması gerektiğini, davacının bakım ihtiyacı ile aile içerisinden karşılanıyor olması halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının tedavi giderlerine ilişkin talepleri sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğunda olduğunu, davanın sosyal güvenlik kurumuna ihbar edilerek kurumun yasal hasım olarak davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik talepleri sigorta teminatı dışında olduğunu, reddi gerektiğini, davacının ulaşım gideri, temizlik malzemeleri ve dershane ücretine ilişkin taleplerinin dolaylı zarar niteliğinde olduğunu, trafik sigortası teminatı kapsamı dışında olduğunu, söz konusu taleplerin müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerektiğini, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise davanın esastan reddine, tedavi giderleri için SGK'nın yasal hasım olarak davaya dahil edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 03/10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... tarafından hazırlanan 01/01/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
31/01/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu,
19/01/2022 tarihli Adil Tıp Kurumu raporu,
24/06/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu,
01/03/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu,
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden film raporlar, CD, tüm belge ve kayıtların celbi,
.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm kayıtları.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, trafik kazasından kaynaklı kalıcı iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, ulaşım gideri, eğitim gideri ve manevi tazminat tazmini istemine ilişkindir.
Davanın Niteliğine Yönelik;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesi ile 1086 sayılı HUMK'da bulunmayan ''belirsiz alacak davası'' türü kabul edilmiş olup alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktarı ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı veya bu durum objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tesbit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacak olup böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul hukuku Ders Kitabı 2011 Baskı sf.277).
Dosya kapsamına göre davanın niteliğinin, maluliyet ve tazminat miktarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlemesinin davacıdan beklenilmesinin mümkün olmamasına göre (... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2021/360 Esas 2021/703 Karar), davanın belirsiz alacak olarak açılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı görülmekle dava bu yönde görülmüş, sunulan dilekçe değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmiştir.
Haksız Fiile ve Maddi Tazminat İstemine Yönelik;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Uyuşmazlığa konu somut olayda, 30/05/2016 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde olan, davalı ...Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından kaza tarihini kapsar şekilde sigortalanan ... plakalı otomobil ile davalı ... idaresindeki, müteveffa ... adına tescilli ve kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı motosikletin çarpışması sonucunda motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan ...'ın yaralanması ile neticelenen trafik kazasının meydana geldiği, haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazası nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin yapılan araştırmalar ile maddi tazminata ilişkin tüm koşulların oluştuğu kabul edilmiştir.
Mevcut Delil Durumuna ve Raporlara Yönelik;
Kural olarak trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybedildiği iddiasına yönelik maddi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir.
....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında, davalı ... ve ... hakkında davacı ...'a karşı "Taksirle Yaralama" suçunu işlediklerinden bahisle adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, maddi zararın karşılanmaması sebebiyle haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği, kararın kesin olmak üzere verildiği ve cezaların kesinleşme tarihinin 01/03/2018 olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan tüm delillere göre uyuşmazlık konusu trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti için dosyada tanzim edilen rapor ile, motosiklet sürücüsü ...'nın idaresindeki ... plakalı motosiklet ile araç geçişine imkan vermesi, ardından yol can ve mal emniyeti açısından uygunsa caddeyi dikine keserek yoluna devam etmesi gerekirken, bu hususlara dikkat etmediği, geçiş hakkı kanunen tanınmış olan araç sürücüsüne geçiş hakkını vermemesinden kaynaklı olarak kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise caddede seyri esnasında, yola gereken dikkatini vermesi, kavşağa girmeden önce riskli bir şekilde kavşağa giren motosiklet sürücüne karşı etkin direksiyon ve fren tedbirine başvurmaması kaynaklı olarak kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın motosiklette yönetmelik gereği takmakla yükümlü olduğu kaskı taktığından kazanın meydana gelmesinde etkin bir kusurunun olmadığı kanaatinin bildirildiği, nitekim kesinleşen ceza yargılamasında da benzer olacak şekilde kanaat bildirildiği, raporun hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Dosya kapsamında, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 26/01/2023 tarih 206 karar numaralı raporunda davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; kaza tarihinin 30/05/2016 olması sebebiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca sürekli maluliyetine neden olacak maluliyet oranının %9 olduğu, iyileşme/geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, başkasının sürekli ve geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı hususlarının mütalaa edildiği tespit edilmiştir.
Dosya son olarak davacının sürekli iş göremezlik zararı, tedavi giderine, ulaşım giderine ve eğitim giderine ilişkin tazminat alacağının hesaplanması için aktüerya bilirkişisine gönderilmiştir. Davacının 748ç913,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.611,84-TL tedavi ve ulaşım gideri ve 5.750,00-TL eğitim gideri tazminatlarına hak kazandığı hususlarının bildirildiği, anılan raporun bilimsel verilere ve içtihatlara uygun olarak tanzim edildiği, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve bu itibarla hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.
Kusura ve Sorumluluğa Yönelik;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/1983 tarih 1981/9-533 Esas 1983/724 Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7214 Esas 2019/2775 Karar, 2016/7805 Esas 2019/3209 Karar).
Ayrıca; ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, bunun yanında, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/01/1985 tarih 1983/10-372 Esas 1985/21 Karar) ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturacağı, bunun nedeninin, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasından kaynaklandığı, (Mustafa Çemberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22 vd; Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, S. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve 19-24 esas, 243 karar sayılı ilamı) böylece, kural olarak hukuk hakiminin ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmadığı, ancak ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir.
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; davacı taraf, dava dilekçesinde açıkça davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasını istediği, davalıların açıklanan kanun hükümleri gereği müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, teselsül hükümlerine dayanıp müteselsilen tahsilin istendiğine göre zararın belirlenmesinde kusur oranları gözetilerek sigorta şirketinin, araç sürücüsü ve maliklerinin sorumluluklarının araç sürücülerinin kusurları oranında sorumluluk olduğu belirlenmiş ve bu ilkelere göre tazminatların tahsiline karar verilmiştir.
Manevi Tazminata Yönelik;
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir (... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2021/761 Esas 2021/885 Karar).
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/06/2004 tarih 13/291-370)
Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Bu nedenle yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, tespit edilen kusur oranı, Adli Tıp Kurumu raporları ile tespit edilen davacının trafik kazası sonucunda geliştiği bildirilen geçici ve kalıcı maluliyet düzeyi, haksız fiilin meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli dikkate alındığında, davacı lehine toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmakla manevi tazminat takdir olunmuştur.
Muacceliyet Tarihine ve Temerrüte Yönelik;
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/I.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise zararın tamamı için dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Zarar gören, davaya veya talep artırımına konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahiptir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2013/3311 Esas 2014/9781 Karar, 2015/2687 Esas 2017/9536 Karar, 2015/11370 Esas 2018/5446 Karar, 2015/6958 Esas 2018/107 Karar, 2015/6613 Esas 2018/556 Karar). Bu doğrultuda somut olayda, davalı sürücü ve araç malikleri bakımından ihtar veya ihbara gerek olmaksızın temerrüddün haksız eylem tarihi itibariyle gerçekleştiği, davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüdün başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrası olan tarih itibariyle gerçekleştiği, ıslah edilen kısımlar için faiz başlangıç tarihinin bu suretle belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına Göre;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi heyet kök ve ek raporları, kusur raporu, maluliyet raporları, aktüerya raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-
175.631,19. TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ..., ...Ticaret Limited Şirketi ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden; ..., ...Ticaret Limited Şirketi yönünden haksız eylem tarihi olan 30/05/2016 tarihinden, ... Sigorta Anonim Şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 11/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılardan sigorta şirketinin sigorta poliçesindeki limitle sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
573.282,43. TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... mirasçıları ile ... Sigorta Anonim Şirketi'nden; ... ve ... mirasçıları yönünden haksız eylem tarihi olan 30/05/2016 tarihinden, ... Sigorta Anonim Şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 30/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılardan sigorta şirketinin sigorta poliçesindeki limitle sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Tedavi ve ulaşım giderleri için talep edilen 1.402,96. TL maddi tazminatın, davalılar ..., ...Ticaret Limited Şirketi ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden; ..., ...Ticaret Limited Şirketi yönünden haksız eylem tarihi olan 30/05/2016 tarihinden, ... Sigorta Anonim Şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 11/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılardan sigorta şirketinin sigorta poliçesindeki limitle sınırlı tutulmasına,
-
Tedavi ve ulaşım giderleri için talep edilen 4.208,88. TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ... mirasçıları ile ... Sigorta Anonim Şirketi'nden; ... ve ... mirasçıları yönünden haksız eylem tarihi olan 30/05/2016 tarihinden, ... Sigorta Anonim Şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 30/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılardan sigorta şirketinin sigorta poliçesindeki limitle sınırlı tutulmasına,
-
Eğitim giderleri için 1.437,50. TL maddi tazminatın, davalılar ..., ...Ticaret Limited Şirketi'nden haksız eylem tarihi olan 30/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden eğitim giderleri talebinin reddine,
-
Eğitim giderleri için 4.312,50. TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ... mirasçılarıdan haksız eylem tarihi olan 30/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden eğitim giderleri talebinin reddine,
-
20.000,00. TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...Ticaret Limited Şirketi'nden haksız eylem tarihi olan 30/05/2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
60.000,00. TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... mirasçılarından haksız eylem tarihi olan 30/05/2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca maddi ve manevi tazminat isteminin toplamı olan 1.507.239,67. TL üzerinden 431,55. TL peşin harç ve 21.880,00. TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 22.311,55. TL harç yatırıldığı, maddi tazminat istemi olan 1.387.239,67. TL'ye isabet eden peşin harç tutarının 20.533,31. TL; manevi tazminat istemi olan 120.000,00 TL' ye isabet eden peşin harç tutarının 1.778,24. TL olduğu anlaşılmakla; (20.533,31. TL + 1.778,24. TL = 22.311,55. TL) ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekmiştir.
a)Maddi tazminat yönünden kabul edilen dava değeri (760.275,46-TL) üzerinden alınması alınması gereken 51.934,42-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 20.533,31-TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 31.401,11-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 23.849,14'sinden, davalı ... Şirketi'nin 7.310,17-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
b)Manevi tazminat yönünden kabul edilen dava değeri (80.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 5.464,80-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.778,24-TL harcın mahsubu ile eksik olan 3.686,56-TL harcın; 921,64-TL'sinin davalılar ... ve ...Ticaret Limited Şirketi'nden, 2.764,92-TL'sinin davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Maddi tazminat yönünden davacı taraftan dava açılırken peşin olarak yatırılan 20.533,31-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 15.595,04-TL'sinden, davalı ... Şirketi'nin 4.780,15-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Manevi tazminat yönünden davacı taraftan tahsil edilen 1.778,24-TL harcın davalılar ..., ...Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... mirasçılarından (davalılar ... ve ...Ticaret Limited Şirketi'nin 444,56-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
12-Davacı tarafından yapılan 15.235,90-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 8.494,01-TL'nin; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 5.837,08-TL'sinden sorumlu olması, davalı ... Şirketi yönünden 1.788,83-TL'sinden sorumlu olması, davalılar ... ve ...Ticaret Limited Şirketi yönünden 2.005,43-TL'sinden sorumlu olması, davalılar ... ve ... mirasçılarının 6.487,72-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
13-Davalı ...Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davanın davalı ...Ticaret Limited Şirketi yönünden red oranına göre hesaplanan 86,84-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı ...Ticaret Limited Şirketi üzerinde bırakılmasına,
14-Davalı ... tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davanın davalı ... yönünden red oranına göre hesaplanan 28,71-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
15-Kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 112.438,56-TL vekalet ücretinin; davalı ... Şirketi'nin bu tutarın 26.175,69-TL'sinden sorumlu olması, davalı ... ve ...Ticaret Limited Şirketi'nin bu tutarın 26.389,33-TL'sinden sorumlu olması, davalı ... ve ... mirasçılarının bu tutarın 86.037,98-TL'sinden sorumlu olması, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin bu tutarın 85.397,08-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
16-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin 4.475,00-TL'sinin davalılar ... ve ...Ticaret Limited Şirketi'nden, 13.425,00-TL'sinin davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
17-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2024
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19