SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/317 E. 2024/429 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/317

Karar No

2024/429

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/317 Esas

KARAR NO : 2024/429

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/02/2024

KARAR TARİHİ : 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... adresine ait tahakkuk eden enerji bedelini ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla ...Takip Sisteminin ... Esas sayılı ilamsız icra takibi yapıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava, fatura alacağına ilişkin yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi davaların ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir.Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,

6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, faturadan kaynaklanan alacağın tazminine yönelik açılan davanın, TTK' da yahut diğer Kanunlarda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır.

Nispi ticari dava bakımından; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yanıtına göre davacının gerçek kişi tacir olarak sicilde kayıtlı olmadığı, limited şirket ortağı olduğu, nitekim davaya konu tesisat adresinin... olduğu, bu adreste davalının ortağı olduğu ... Şirketinin faaliyet gösterdiği, ibraz edilen faturalarda abonelik grubunun "Kamu/Özel Sektör" olarak gösterildiği, taraflar arasında uyuşmazlığa neden olan faturaların iş yerinde kullanılan elektrik enerjisinden kaynaklandığı gerekçeleriyle mahkememize görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.

6102 sayılı TTK 'nın 503. ve 532. maddelerinde yazılı düzenlemeye göre, limited şirket sermaye ortaklığı olup, ortakların sorumluluğu, koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Sermaye borçlarını ödeyen ortakların, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından, kişisel yönden dava ve takip olunamazlar. Kural, bu olmakla birlikte, bu kuralın üç istisnası bulunmaktadır. Birincisi, TTK 532/3. maddesindeki açığı kapama yükümü, ikincisi selef sıfatıyla sorumluluk (TTK.’nun 529, 530 ve 531. maddeleri) ve üçüncüsü ise kamu borçlarından ortakların sorumluluğudur. (6183 sayılı Kanun’un 4369 sayılı yasa ile değişik 35. maddesi). TMK'nın 50/2 maddesinde ise tüzel kişilerin organlarının kusurlarından dolayı kişisel olarak sorumlu oldukları, 55. maddeye göre ise ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümlerinin saklı bulunduğu düzenlenmiştir.

Dosya kapsamına göre, limited şirketin ayrı tüzel kişiliği bulunması sebebiyle davalı tacir sayılmadığı gibi, davacının talebinin niteliği nazara alınarak talebin ve uyuşmazlığın davacı açısından ticari nitelikte olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2019/898 Esas 2020/564 Karar), zira taraflar arasında akdedilen sözleşmede de dava dışı limited şirketin değil davalının isminin yer aldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılmasının davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceği, zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediği, haksız eylem oluşturan bir durumdan da söz edilemeyeceği, borcun kamu borcu olmadığı anlaşıldığından (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2014/19977 Esas 2015/16470 Karar) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;

  1. Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE,

  3. 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  4. İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,

  5. 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,

  6. Varsa artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki (2) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/06/2024

Katip

Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekiistanbulHizmetİtirazınİptali(TicariSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim