İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/335 E. 2024/416 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/335
2024/416
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/774 Esas
KARAR NO : 2024/328
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/12/2021
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
İstanbul 29.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/435 Esas 2023/12 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerinde tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti ...'a ait olan ... plakalı aracın ... numaralı poliçe ile müvekkili şirket nezdinde karayolları motorlu araç zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı araç ile ... plaka numaralı araç arasında 01/07/2016 tarihinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada yaralanan davalı borçluya, 28/12/2016 tarihli aktüerya hesabında belirtilen %30 maluliyet oranı ve ibraname kapsamında 17/03/2017 tarihinde 35.397,57-TL ödeme yapıldığını, ödeme dekontunun ekte sunulduğunu, ertesinde davalı tarafça ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas ...Karar sayılı dosyası ile yukarıda anılan trafik kazasına ilişkin iş gücü kaybı ve gelir kaybı iddiasıyla dava değeri 10,00-TL üzerinden maddi tazminat talepli dava ikame edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan 35.397,57-TL ödeme ertesinde düzenlenen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında mübrez adli tıp raporu doğrultusunda borçluya 27.779,90-TL fazla ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin alacağının tahsili bakımından icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibi davalı borçlunun haksız itirazı neticesinde durduğunu, davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle icra takibine devam edilemediğini, dava ikame edilmeden önce hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını beyanla itirazın iptal edilmesiyle icra takibinin devamına karar verilmesi ve davalı borçlu aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, arabuluculuk dava şartı, usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmeden açılan mezkur davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin salihli asliye ticaret mahkemesi olduğunu, 01/07/2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından dolayı yapılan başvuruya istinaden müvekkili lehine davacı sigorta şirketi tarafından 35.397,57-TL tazminat ödendiğini, dava dilekçesinde davacı taraf bu ödemeyi müvekkilin kalıcı sakatlık oranın %30 olduğu davalı şirket tarafından kabul edildiğini ve tazminatın da bu oran üzerinden hesaplandığını, kabul ve ikrar ettiğini, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yetkisizlik ve görevsizlik itirazlarının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan davalıya ödenen tazminatın sebepsiz zenginleşme nedeniyle iadesi talebine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMSS'nin amacı, trafik kazaları sonucu 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. ZMSS Genel Şartlarının "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.3-b maddesinde de, işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğu açık olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından 01/07/2016 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle, kazada yaralanan davalıya, %30 maluliyet oranı ve ibraname kapsamında 17/03/2017 tarihinde 35.397,57-TL ödeme yapıldığı, ancak davalı tarafça açılan ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında mübrez adli tıp raporu doğrultusunda davalıya 27.779,90-TL fazla ödeme yapıldığını iddia ederek fazla ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin savunulduğu anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri kenar başlıklı 77.maddesi "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." hükmünü havidir.
Davacı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak maluliyete yönelik incelemeyi doğru yapmak ya da maluliyet hesabını mahkemenin yapmasını beklemek yerine davacıdan temin ettiği tıbbi evraklarla maluliyet oranı belirleyerek ödeme yapmıştır.
Her ne kadar TBK'nın 78/1.maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir.
Davacı tarafından hastahaneden alınıp ibraz edilen tıbbi evrakların da gerçek dışı olduğu iddia ve ispat edilmiş olmadığına göre, yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerekir.
Bu durumda, poliçede yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/12674 Esas ve 2019/4847 Karar) anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 425,03. TL peşin harçtan mahsubu ile eksik olan 2,57. TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 239,00. TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın ve yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024
Katip
Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27