İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/535 E. 2024/40 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/535
2024/40
17 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/535 Esas
KARAR NO : 2024/40
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2022
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.06.2022 tarihinde saat 22:20 sıralarında dava dışı sürücünün müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile ... otoyolu üzerindeki ...dinlenme tesisinden ... yönüne doğru otoyola bağlandığı esnada önüne aniden çıkan başıboş köpeğe çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... Arabuluculuk Bürosu’na yapılan ... numaralı başvurunun anlaşmama şeklinde son bulduğu, dava açılması zarureti hasıl olduğu, müvekkili şirketin adresinin ....ve yetkili yerin ... mahkemeleri olduğu, olay sonrası kolluk birimlerince tutulan kaza tespit tutanağında davalının yapımı ve bakımından sorumlu olduğu alan içerisinde yaban hayvanlarının bölgeye girişini engelleyecek düzeyde tel çit çekmeyerek gerekli önlemleri almaması sonucu kazada %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, araçta ağır hasar meydana geldiği, ön panel, ön çamurluk, ön tampon, gündüz farı, sağ far, sis farı … bulunduğu, birçok parçanın değiştirilerek onarıldığı, ekspertiz raporunda göre 49.579,09 TL hasar onarım bedeli belirlendiği, maddi hasar miktarının hesaplanması ve faiziyle davalıdan tahsili gerektiği, aracın 49.201 km’de yeni bir araç olduğu, aynı bölgeden önceki hasarı bulunmadığı, birçok parçasının değiştirildiği, kapsamlı onarım, boya, parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen hasar nedeniyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bri düşüş olacağı, emsallerinin ortalama 718.000,00 TL, tamir görmüşlerin ortalama 573.750,00 TL olduğu, değer kaybının gerçek zarar ilkesi uyarınca kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki piyasa rayiç değeri arasındaki farkın belirlenerek hesaplanması gerektiği, aracın bir süre onarımda kaldığı, onarım süresi boyunca aracın kiralanamadığı, kazanç kaybına uğradığı, onarım için gereken makul sürenin belirlenmesi gerektiği, ticari kayıp niteliğine haiz olduğundan alacağa avans faizi işletilmesi gerektiği, davalının zarar miktarlarından sorumluluğu bulunduğu diğer hususlarla birlite belirtilerek belirsiz alacak taleplşi davanın kabulüne, maddi hasar, değer kaybı ve iş durması-kazanç kaybı süresi ve bedellerinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi hasar, 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL iş durması-kazanç kaybının 17.06.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yerine göre ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin davaya bakmakla görevli ve yetkili olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davanın usulden reddini talep ettikleri, müvekkili şirketin özel yetkili bir anonim şirket olarak kurulduğu, yap-işlet-devret modeli ile ... otoyolu projesinin yapım ve işletilmesini Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalanan 27.09.2010 tarihli uygulama sözleşmesi
çerçevesinde üstlendiği, işletme, bakım, onarım, tadilat, temizlik ve güvenlik çalışmalarının otoyolun emniyetle kullanılmasını sağlayacak şekilde yerine getirdiği, otoyol güvenliği açısından gerekli tüm tedbir ve önlemlerin alındığı, sunulan Telçit Direk Onarımı Raporu’nda belirli periyotlarla gerekli kontrollerin yapıldığı, hsarın oluştuğu tespit edilen bölgelerde gerekli önlemlerin alınarak raporlandığı, rutin tel çit kontrolü yapılması yükümlülüğünün yerine getirildiği, başıboş hayvanlar tarafından telçit altının kazılmasında müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığı, kazanın oluşmasından sorumlu tutulamayacağı, kaza tutanağı kusurun müvekkili şirkete ait olduğuna dair tanzim edilmesine rağmen aksi ispat edilinceye kadar geçerli bir resmi belge olduğu, tutanağa itiraz ettiklerini trafiği tehlikeye düşürecek şekilde otoyolda seyreden araç sürücülerinin gerçekleştirdiği kazalarda sürücülerin sorumlu olduğu, otoyolda hız limitlerinin ana gövde, bağlantı yollarlı ve kavşak kolları için ayrı ayrı belirlendiği, araç sürücüsünün belirtilen hususlara özen göstermediği, hız limitinin çok üstünde seyrettiği, köpeğin küçük bir hayvan olduğu, hız sınırında seyreden bir aracın çarpması halinde araçta bu denli yüksek miktarda bir hasar meydana gelmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın kendi kusur ve sorumluluklarını müvekkili şirkete yüklemeye çalıştığı, kusurun tamamının müvekkili şirkete atfedilemeyeceği, talep edilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceği, değer kaybının talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız ve hukuka aykrı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Trafik kazası tespit tutanağı, hasara ilişkin resimler, ekspertiz raporu, tramer kayıtları, trafik sicil kayıtları, bakım ve sekans kayıtları celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, İ.T.Ü. Makina Fakültesi Otomotiv Birimi Öğretim Görevlisi ve Uzman Yüksek Mühendisi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özet ve sonuç olarak; ''... Otoyol üzerine başıboş köpeğin ani ve kontrolsüz şekilde çıkmaması için alınan önlemlerin ve yapılan kontrollerin, çalışmaların yetersiz kaldığı değerlendirilerek hizmet kusuru nedeniyle otoyolun yapım, bakım, onarım, trafik güvenliğinden sorumlu davalı ...A.Ş.’nin %100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu,
... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu, Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında başkaca etkili faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, Davacı ... Tic. Ltd. Şti.’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin olay tarihinde özel servis ortamında, tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak fen ve teknik kaidelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi mümkün kadri maruf, haddi layık hasar onarım bedelinin-iskontosuz KDV hariç 42.016,18 TL-KDV dahil 49.579,09 TL, iskontolu KDV hariç 37.979,56 TL-%18 KDV dahil 44.815,88 TL olduğu, Davacı ...Tic. Ltd. Şti.’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin üzerinde teknik açıdan meydana gelen değer kaybı zararı bulunmadığı, Davacı ... Ltd. Şti.’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin münhasıran onarımı için yeterli olan 10 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle uğranacak zararın olay döneminde günlük 700,00 TL’den toplam KDV hariç 7.000,00 TL mertebesinde olduğu, tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Davacı vekili 13/11/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesinde, 100,00 TL olarak belirledikleri hasar onarım bedelini 49.579,09 TL'ye yükselterek haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 100,00 TL olarak belirledikleri kazanç kaybı bedelini 7.000,00 TL'ye yükselterek haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi hasara dayalı tazminat (hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatı) istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde genel yetki kuralları uyarınca Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek İstanbul Mahkemelerinin yetkisine karşı yetki ilk itirazında bulunmuş ise de; davaya konu trafik kazasının hukuki niteliği itibariyle haksız fiil olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu, davacının yerleşim yerinin '' ... '' olması mahkememiz yargı çevresi içerisinde bulunduğundan somut olayda İstanbul Mahkemeleri yetkili olup davalı vekilinin yetki itirazının reddine, ayrıca davalı vekili onarım bedeline ilişkin belirsiz alacak davası açılamayacağını bu noktada davacının hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek dava şartı itirazında bulunmuş ise de, tarafların kusur durumları, hasar bedeli, değer kaybı, kazanç kaybı ancak toplanacak delillere göre ve yapılacak bilirkişi incelemeleri çerçevesinde belirlenebilir hale geleceğinden, objektif olarak davanın başında hasar bedelinin belirlenmesi mümkün olmadığından belirsiz alacak davası açılması noktasında davacının açık hukuki yararı bulunmakla davalı vekilinin bu yöndeki dava şartı itirazının reddine karar verilmiş, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
... ili ... ilçesinde 17/06/2022 tarihinde saat 22:20 sıralarında davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunda bulunan ...otoyolu üzerinde, davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunduğu sırada dava dışı sürücünün ... dinlenme tesislerinden ana yola katılacağı esnada aniden önüne çıkan başıboş köpeğe aracının ön kısımları ile çarpması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, bu suretle davacı şirkete ait araçta maddi oluştuğu anlaşılmıştır.
Maddi hasarla sonuçlanan trafik kazasında; otoyolun işletilmesinden, bakım ve onarımından sorumlu olan davalı şirketin can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından gereken düzeyde tedbir almadığı, başıboş hayvanın (köpeğin) otoyola girmesini engelleyecek şekilde gerekli tel çit çekilmemesi ve bu hususta gerekli bakım ve onarımların zamanında yapılmaması sebebiyle kusurlu olduğu, davacı şirkete ait dava dışı araç sürücüsü ...'ın ise otoyol üzerinde gece vakti aniden önüne çıkan köpeğe karşı trafik kazasına engel olmak bakımından alması muhtemel bir tedbir bulunmadığından ve herhangi bir trafik kuralı ihlali bulunmadığı için kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı kaza mahalli olan otoyolun yap-işlet-devret modeli ile kendi sorumluluklarında olduğunu, belirli periyotlarla tel çitlerin bakım ve onarımlarının yapıldığını söyleyerek kusurlu olmadığını ileri sürmüş ise de; davaya konu 17/06/2022 tarihli kazadan önceki son kontrolün 51 gün önce 27/04/2022 tarihinde 123.km.de yapıldığı, sonraki kontrolün ise kazadan 13 gün sonra 30/06/2022 tarihinde her iki istikamette yapıldığı, hasılı yeterli sayıda ve düzeyde kontrol yapılmadığının açık olduğu, esasen netice itibariyle başı boş köpeğin otoyola girmesinde davalının gereken önlem ve tedbiri almadığı, bu kapsamda bakım ve onarım hizmetinin yetersiz kaldığı açık olup kusurlu olduğu noktasında duraksama yoktur.
Tarafların trafik kazasında kusur durumlarının tespitine yönelik olarak dosya, trafik kazaları kusur konusunda İ.T.Ü. Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi ve ...'e tevdi edilmiştir. Mahkememizin kusur dağılımı yönündeki tespiti destekleyen ve benimseyen uzman bilirkişinin 09/10/2023 tarihli raporundaki tespitler, kazanın oluş şekli, yasal geciktirici nedenler ve bilimsel yönden yapılan detaylı açıklamalar içeren kusur raporuna gerekçeli ve denetime açık olduğundan itibar edilmiştir. Mevcut raporda ifade edildiği üzere, kazanın meydana geldiği...otoyolunun yapım, bakım, onarım işletme vb. sorumlulukların davalı şirkete ait olduğu, her türlü tedbiri alma noktasında yetkiye sahip olmasına rağmen davalı şirketin otoyola başıboş bir köpeğin girmesine engel olamadığı, azami 120 km hız sınırı bulunan otoyol için başıboş köpeğin bu yol üzerinde seyir halinde olan değişik türdeki araçların ve insanların can ve mal güvenliği için tehlikeye neden olduğu, başıboş köpeğin ücretli otoyol kesimine girdikten sonra kaza mahalli olan bağlantı noktasında aniden ve kontrolsüz şekilde yola çıktığı, davalı şirketin önlem almakta ve müdahalede yetersiz kaldığı, davalı şirketin hizmetinden kaynaklanan kusuru ve otoyolun bakım, onarım ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürme noktasında 2918 s. Karayolları Trafik Kanunun 7., 13., 14. maddeleri uyarınca %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan dava dışı ...'ın dinlenme tesislerinden sonra ana yola katılacağı esnada gece vakti aniden ve kontrolsüzce önüne çıkan köpeğe karşı kazaya engel olmak bakımından alması muhtemel bir tedbir bulunmadığı, bağlantı yolu üzerinde başıboş hayvan çıkabileceğine ait uyarı levhası da olmadığı ve herhangi bir trafik kuralı ihlali bulunmadığı için kusurunun olmadığı somut olaya uygun olarak takdir ve tayin edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde, kazada herhangi bir kusurlarının olmadığını, davacı şirkete ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirtmiş ise de; kaza tespit tutanağından ve kazanın oluş şeklinden ayrıca alınan bilirkişi raporundan da sabit olduğu üzere, davacı şirkete ait araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığı, dinlenme tesislerinden çıkan sürücünün bağlatı yolundan ana yola katılacağı sırada meydana gelen kazada aşırı hızlı olmasının mümkün olmadığı, aynı nedenlerle gece vakti aşırı hız iddiasının hayatın olağan akışına dahi aykırı olduğu, davalı şirketin sırf kusur addetmek adına ileri sürdüğü savunmanın dosya kapsamı ve kazanın oluş şekli ile ilgisinin bulunmadığı, kaldı ki dava dışı sürücünün aşırı hızlı şekilde kazaya sebebiyet verdiğinin yalnızca iddia edildiği, bu noktada sürücünün aşırı hızlı olduğunu ispatlayacak hiçbir belge ve delilin dosyaya ibraz edilmediği, diğer taraftan resmi görevliler tarafından tutulan kaza tespit tutanağının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli resmi belgelerden olduğu, otoyola başıboş köpeğin girmesine engel olmak noktasında gerekli tedbirleri almayan davalının kusurlu olduğu aşikar olup, aksi yöndeki kusurlu olmadıklarına / sürücünün kusurlu olduğuna yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce kusur durumu hakkında varılan kesin kanaat ve kabulden sonra, davacıya ait araçta kaza nedeniyle oluşan hasar bedelinin yanı sıra değer ve kazanç kaybı olup olmadığı, varsa değer ve kazanç kaybı tazminatının tutarı noktasında uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmıştır.
Hasar Bedeli; Dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının aracı ön tampon kesimlerinden hasar almış, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde objektif olarak aracının tamirinin ekonomik olduğu, hasarın niteliği ve boyutuna göre iskontosuz olarak tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle ve KDV dahil 49.579,09 TL hasarın meydana geldiği belirlenmiştir. Yerleşik içtihatlar uyarınca; davalının aracın onarımına ilişkin tamamen orijinal parçalar kullanılarak iskonto yapılmadan ve KDV dahil bedelinden, gerçek zarar ilkesi gereği uyarınca sorumludur. (YARGITAY 17. HD. 2015/14700E. 2016/4229K; İSTANBUL BAM 9.HD. 2020/2143E. 2022/2353K).
Değer kaybı; Davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin tüm kayıtlar celp edilmiş, aracın önceki kazalarına ilişkin tüm tramer bilgileri de sorgulanarak dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi davacının aracında kaza nedeniyle değer kaybı oluşmadığını söylemiştir. Raporda aracın dış ve iç kaportalarında hasar bulunmadığı, metal karoser ve direklerde hasar meydana gelmediği, ön tamponda yer alan plastik malzemeler bakımından direk, şasi kolları, taban sacına sirayet eden hasar olmadığı, bu nedenle araçta somut olarak değer kaybının oluşmayacağı, kaldı ki hasar olarak plastik esaslı komponetler ile radyatörün etkilendiği ve bunların yerlerine tümüyle orijinal parça kullanıldığından zaten araçta değer kaybı zararının oluşmayacağı vurgulanmıştır. Mahkememizce, rapordaki mütalaaya iştirak edilmiştir. Dosya içindeki hasara ilişkin kayıtların ayrıntılı olarak incelenmesi, aracın hasarlı kısımlarının mevcut kayıtlar ve ekspertiz raporu ile karşılaştırılarak hem resimler hem de bu parçaların tablolu şekilde hangi parçalar olduğunun tek tek ve detaylı olarak gösterilmesi, onarım gören parçaların özelliklerinin (plastik, polimer, bakalit vs...) dahi açıklanması, onarım sonrasında fark kriterine göre neden değer kaybı bulunmadığının emsal araç ilanları ve piyasa rayiç fiyatları ile karşılaştırılarak gerekçeli ve doğru olarak tayin edilmesi karşısında raporda mütalaa gerekçeli ve denetime elverişlidir, bu nedenle içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Gerçekten de; trafik kazası sebebiyle davacının aracının ön tampon plastik aksamları içerisinde yer alan hasarlı kısımların onarılması, davacının aracında değer kaybına neden olmamıştır (YARGITAY 17. HD. 2016/4987 E., 2016/7193 K.). Ön tampon plastik aksamların onarılması esasen aracın piyasa rayicine etki edecek ya da değerini azaltacak nitelikte de değildir. Bilindiği üzere, piyasa rayicinde, araçların tampon plastik aksamların onarılması aracın değerine etki etmemektedir. Öte yandan; bilirkişi raporunda yer verildiği üzere, aracın onarım gördükten sonraki 2. el piyasa fiyatı emsal araç ilanları ile karşılaştırılarak liste halinde gösterilmiş, plastik aksamlardaki onarımın aracın kazadan önceki 2. el piyasa değeri ile arasında fiyat farkı oluşturmadığı anlaşılmıştır. Başka bir anlatımla, serbest piyasa koşullarında aracın dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra (plastik aksamlardaki) onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark / değer kaybı bulunmamaktadır.
Kazanç kaybı ; davacı aracın onarım süresi boyunca kiralanamadığından kazanç kaybı isteminde de bulunmuştur. Bilindiği üzere yerleşik içtihatlar uyarınca kazanç kaybı, hasarın giderilmesi için gereken makul onarım / tamir süresinin belirlenmesi suretiyle hesaplanmaktadır. (Yargıtay 4. HD. 2021/16438 E. 2021/5771 K.). Nitekim, bilirkişi raporunda yapılan tartışmanın yerleşik içtihatlara uygun olduğu, bu itibarla davacının aracında meydana gelen hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenerek yapılan hesaplamanın doğru ve isabetli olduğu, bu bağlamda yerleşik içtihatlara ugun hesaplama uyarınca davacıya ait araçta hasarlı kısımlar gözetilerek makul tamir süresinin 10 gün olduğu, bu belirleme doğrultusunda kazanç kaybı zararının 7.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
İ.T.Ü. Makine Fakültesi ve Otomotiv Birimi / Bölümü Öğretim Görevlisi ve Uzman Yüksek Makine Mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun; ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, kusur, hasar bedeli, değer ve kazanç kaybı yönünden yapılan açıklamaların bilimsel olarak isabetli tespit ve değerlendirmeler içerdiği, kusur noktasında yasal geciktirici nedenlerin kapsamlı olarak açıklandığı, hasar bedeli ile değer ve kazanç kaybı noktasında yerleşik içtihatlara yer verilerek hesaplamaların bu içtihatlara uygun şekilde yapıldığı, bu noktada rapora itibar edilmesine engel ya da rapordan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmakla bahse konu raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını talep etmiş, 13/11/2023 tarihli bedel artırım dilekçesini sunmuştur. Bedel artırım dilekçesinde artırılan dava değeri üzerinde eksik harcı ikmal etmiştir. Bedel artırım dilekçesinin bir sureti davalıya tebliğ edilmiştir.
Davalı bedel artırım dilekçesine karşı, cevap dilekçesinde olduğu üzere davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı itirazını ileri sürmüştür. Yukarıda bu hususta detaylı açıklama yapıldığından tekrardan kaçınmak adına yeniden gerekçe oluşturmaya lüzum görülmemiş, özetle eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği ifade etmekle yetinilmiştir. Bedel artırım dilekçesi ile artırılan dava değeri yönünden davacının kötü niyetli olduğuna, bu yöndeki beyana hukuken anlam verilememiştir. Zira, tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir (HMK 109/2.). Davacının bu yönde dilekçe sunması ve talebini artırması kötü niyet olarak kabul edilemez. Son olarak; davalı, KDV hariç ve iskontolu tutar üzerinden hasar bedeli belirlenmesi noktasında itiraz ileri sürmüş ise de; yerleşik içtihatlar uyarınca aracın onarımına ilişkin iskonto yapılmaksızın ve KDV dahil bedelinden gerçek zarar ilkesi gereği davalı sorumlu olup (YARGITAY 17. HD. 2015/14700E. 2016/4229K; İSTANBUL BAM 9.HD. 2020/2143E. 2022/2353K) bu beyanları da yerinde görülmemiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında; davacının 13/11/2023 tarihli bedel arıtırım dilekçesi ve mahkememizce hükme esas alınan 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, bu kapsamda davacının ... plaka sayılı aracında meydana gelen 49.579,09 TL hasar bedeli ve 7.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 56.579,09 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17/06/2022 tarihinden itibaren (davalı için haksız fiil tarihi itibariyle temerrüt gerçekleşmiştir) işleyecek avans faizi ile (her iki taraf ticari şirket / tüzel kişi tacir vasfında olup, uyuşmazlık ticari işletmelerini ilgilendirdiğinden 3095 s. Kanun 2/2. maddesi uyarınca ve davacının talebi gözetilerek avans faize hükmedilmiştir) birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının aracında değer kaybı oluşmadığından değer kaybı tazminatı talebinin tümden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın 13/11/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda,
KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
-
Davacının ... plaka sayılı aracında meydana gelen 49.579,09 TL hasar bedeli ve 7.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 56.579,09 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacının değer kaybı tazminatı talebinin tümden REDDİNE,
-
Kabul edilen dava değeri (56.579,09 TL) üzerinden alınması gereken 3.864,91 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 80,70 TL'nin ve 962,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.822,21 TL harcın davalıdan tahsili edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 962,00 TL tamamlama harcı, 143,00 TL posta masrafı ve 2.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 3.435,70 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 3.429,63 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 1.557,25 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 2,75 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
- HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
17/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29