SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/771 E. 2024/341 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/771

Karar No

2024/341

Karar Tarihi

3 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/771 Esas

KARAR NO : 2024/341

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 30/12/2020

KARAR TARİHİ : 03/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin elektrik tesisatı yapımı ve onarımı alanlarında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda davalılardan ... firması ile anlaşarak, ...’ın ...’de bulunan iş yerinin elektrik işlerinin yapıldığını yapılan işler karşılığında ... tarafından müvekkili adına herhangi bir ödeme yapılmadığını, ...’a yapılan elektrik işleri için müvekkili tarafından tanzim edilecek faturaların ... firmasının talebi ile ... firması adına tanzim edildiğini ve bu kapsamda ... firması adına 29.12.2017 tarihli 36.129,24 TL, 40.786,94 TL ve 94.197,40 TL tutarlı faturalar tanzim edildiğini, davalılar ile yapılan görüşmeler sonrasında ... firması tarafından müvekkiline 24.03.2018 vadeli 15.000 TL tutarlı çek verildiğini, verilen çekin karşılıksız çıktığını, çek tahsili için ... 35. İcra Müdürlüğü’nün ...E.sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, yapılan itiraz sonrası takin durduğunu belirterek mahkemeden, müvekkilinin 171.113,58 TL alacağının fatura tarihi olan 29.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin diğer davalı şirketle veya yetkilisiyle, müşterek müteselsil borç doğurucu ticari bağ kurulacak herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, diğer davalı ...’a yapıldığı iddia edilen ürünlerden, verildiği iddia edilen hizmetlerden ötürü alacak talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirketten tarafı olmadığı iş görme anlaşması, hizmet sözleşmesi, eser sözleşmesi olmadığı halde alacak talep edilmesinin ve aleyhine dava açılmasının yersiz olduğunu, diğer davalı ... firmasına yapıldığı iddia edilen işlerle alakalı fatura bedellerinin ödendiği beyan edilmiş ve iddia edilmiş ise de ödemeye dair dekont ve belgelerin sunulmadığını, Davacı

tarafından müvekkili aleyhine ... 15.İcra müdürlüğünün... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus icra takibine giriştiğini, iş bu dava ile fatura alacaklarına ilişkin dava açıldığını, açılan bu davanın mükerrer olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmeden fatura tarihleri olan 29.12.2017 tarihinden itibaren faiz talep edilmesine itirazları olduğunu, dava konusu yapılan faturaların üzerinde müvekkil şirkete yada diğer davalı şirketin kaşesi, imzası ve kabulü bulunmadığını belirterek, Sayın Mahkemeden, haksız ve mesnetsiz olarak davalının müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin diğer davalı şirket ile bağı veya bağlantısının bulunmadığını, davacının var ise diğer şirkete verdiği mal veya hizmetin bedelini müvekkili şirketten tahsil etmeye yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacıya verilen vekaletname kapsamında müvekkili şirkete hizmet verilen hizmetin tutarına ve bu tuara ilişkin herhangi bir fatura bulunmadığını, davacının dava konusu ettiği faturaların diğer davalı adına tanzim edildiğini ve faturaların muhatabının diğer davalı şirket olduğunu, davacının fatura konusu hizmetin veya malın teslim edildiğini ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi diğer kesin deliller ile de akdi ilişkinin ispat edilemediğini, alacak miktarına göre akdi ilişkinin tanıkla ispatlanmasının mümkün olmadığını, müvekkili hakkında açılan davanın reddine,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

... 8.Noterliğinin ... tarihli vekaletnamesi, ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası 27.11.2017 tarihli operatörsüz platform teslim tutanağı ve faturalar, 11.10.2012 tarihli özel vekâletname, 01.01.2018 tarihli kira sözleşmesi, dava dışı firmalardan alınan malzeme ve işçilik hizmetlerine yönelik fatura suretleri, tarafların ticari defter ve belgeleri, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA_BS formları, elektrik abonelik sözleşmeleri, davacının tacir sıfatının araştırılmasına yönelik olarak ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevapları, ... Arabulucuk Bürosunun ... sayılı dosyası celp edilmiş incelenmiştir

Dosya, SMMM - Bağımsız Denetçi bilirkişi ... ve Sözleşme, Borçlar, Sorumluluk, Nitelikli Hesaplama vb Uzmanı (Hukukçu) bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 06/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "...

Davacının, davalı/... Şirketinden, dava konusu 3 adet faturadan kaynaklanan toplam 171.113,58 TL tutarlı alacağı bulunduğu; Bu alacağın, davacı talebine istinaden, her bir fatura tarihinden (29.12.2017 tarihinden) 30 gün sonraki tarihten itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili gerektiği (TTK.md.1530/4/a); Davacının, diğer davalı/... Şirketinden, dava konusu 3 adet faturadan kaynaklanan alacağı bulunmadığı; Yönündeki kanaat ve düşüncelerimizi Mahkemenin takdirine sunarız ...'' şeklinde rapor sunulmuştur. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi heyeti ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı, davalılardan .. Şti. ile elektrik işlerinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşma çerçevesinde elektrik işlerinin diğer davalı ...A.Ş. 'nin iş yeri adresinde tümüyle tamamlanarak teslim edildiğini, yapılan işler karşılığında davalı ... Ltd. Şti.ne 29/12/2017 tarihli 36.129,24 TL, 40.786,94 TL ve 94.197,40 TL olmak üzere toplam 171.113,58 TL tutarında üç adet fatura düzenlendiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, davalıların borçtan müteselsil olarak sorumlu olduklarını ileri sürmüştür.

Davalı .... A.Ş., davacı ile aralarında herhangi bir eser sözleşmesinin bulunmadığını savunmuştur.

Davalı ... Şti., dilekçede bahsedilen işlerin diğer davalı ... A.Ş.ye yapıldığını, davacı ile aralarında herhangi bir eser sözleşmesinin bulunmadığını savunmuştur.

Dava dilekçesi ekinde sunulan operatörsüz platform teslim tutanağı, dava dışı 3. şahıslardan alınan malzeme ve işçilik hizmetlerine dair belgeler ve faturalar, işin yerine getirildiği ve tamamlandığı noktasında iş yerinde çekilen aşamalara ilişkin tüm resimlerden; davacı yüklenicinin edimini her türlü kusurdan ari ve eksiksiz olarak yerine getirdiği anlaşılmaktadır / ispatlanmıştır. Esasen, davacı yüklenicinin eseri eksik bıraktığı ya da ayıplı şekilde imal ettiği davalılar tarafından savunma olarak hiç ileri sürülmemiştir. Nitekim, eserin tamamlanıp teslim edildiği noktasında ihtilaf yoktur.

Uyuşmazlığın temeli, taraflar arasında akdi ilişki olup olmadığı, varsa akdi ilişkinin tarafları ve davacı yüklenicinin iş bedeli olan fatura alacaklarından hangi davalının sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.

Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri parasal geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirası'ndan aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.

Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya davalı adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan belgelerle de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Belge sunulduğu takdirde davalının beyanı alınmalı, duruşmaya gelmemiş ise isticvap kararı verilmelidir.

Delil olarak dayanılmış ise ticari defter kayıtları da incelenerek sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. (YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ 2017/648 E. 2017/2538 K).

Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.

Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK'nın 200. maddesindeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK'nın 202. maddesine göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.

HMK'nın 222. maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın da ticari defterleri tutmak zorunda olan tacir olması gerekir. (YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ 2017/648 E. 2017/2538 K.)

Bu itibarla, akdi ilişki bakımından;

a- Davalı ... A.Ş. yönünden;

Davacı ile davalı ... Ltd. A.Ş. arasında yazılı yahut sözlü şekilde akdedilmiş herhangi bir eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Esasen taraflar arasında yazılı olarak imzalanmış bir eser sözleşmesinin bulunmadığı tarafların da kabulündedir. Şekil serbestisi ilkesi uyarınca eser sözleşmeleri sözlü şekilde de kurulabilir. Ancak, herhalde bir sözleşmenin varlığından bahsedebilmek için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının mevcut olması zorunludur. Eldeki davada, eser sözleşmesi davacı ile davalı ...Ltd. Şti. arasında sözlü şekilde akdedilmiş olup, davalı ...A.Ş. ile sözlü yahut yazılı bir sözleşme akdedilmemiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı ...Şti. ile akdedilen eser sözleşmesi uyarınca, kararlaştırılan işlerin davacı yüklenici tarafından diğer davalı ...A.Ş.nin iş yeri adresinde yerine getirilmesi pekala mümkündür. Nitekim, bir sözleşmede taahhüt işlemi olarak borçlandırıcı işlem ayrı, tasarruf işlemi (edimin ifası) ayrıdır. Borçlandırıcı işlem ile tasarruf işlemin tarafı genel olarak aynı olmakla birlikte, somut olayda olduğu üzere bazen farklı kişiler de olabilir. Böyle hallerde davacı yüklenicinin yerine getirdiği eser kapsamında iş bedelinden sözleşmenin âkidi olan taraf sorumludur. Sözleşmenin tarafı olmayan kimseden herhangi bir hak talebinde bulunulamaz. Bu husus, özünde sözleşmelerin nispiliği ilkesinden kaynaklanmaktadır. Hasılı, davalı ....Ltd. Şti. ile akdedilen eser sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan işlerin, davacı yüklenici tarafından davalı ... A.Ş.nin iş yerinde adresinde edimlerin yerine getirilmesi bu davalıyı eser sözleşmesinin tarafı haline getirmez.

Davacı, davalı ... A.Ş. ile aralarında anlaşma / sözleşme bulunduğunu ileri sürmüş, dava dilekçesinde delil olarak davalı tarafından verilen vekaletnameye dayanmıştır. ... 8. Noterliğinin ... tarihli vekaletnamesi incelendiğinde, davalı ... A.Ş. tarafından davacıya elektrik abonelik işlemlerinin yapılması konusunda vekaletname verildiği görülmüştür. Davaya konu eser sözleşmesi kapsamında işlerin tamamlanması için verilen vekaletname davacı yüklenicinin edimini tamamlamak içindir. Nitekim, az yukarıda bahsedildiği üzere diğer davalı ile akdedilen eser sözleşmesi kapsamında tasarruf işlemleri / yüklenicinin edimlerinin ifası bu davalının iş yeri adresinde gerçekleşmektedir. Bahse konu vekaletname taraflar arasında geçerli bir şekilde kurulmuş eser sözleşmesini değil, tam aksine elektrik abonelik işlemleri noktasında davacıya verilen vekaleti (kapsam, içerik vs..) ispat etmektedir.

Diğer taraftan, davacı, davalı .... Ltd. Şti.nin içinin boşaltıldığını, yeni kurulan ... A.Ş.ne devredildiğini, davalı şirketlerin birlikte hareket ederek kendisini kandırdıklarını, borca batık durumda olan davalı ...Ltd. Şti.ne fatura kestirdiklerini, ... A.Ş.nin iş yeri adresine yönelik imzalamış oluğu kira sözleşmesine diğer davalı ...Şti. yetkilisinin kefil olduğunu, davalı ...Ltd. Şti.ne ait makinelerin davalı .... A.Ş.ne taşındığını ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürmüş ise de; bu yöndeki vakıalar davacı tarafından ispatlanamamıştır. Davalı şirketler sicil kayıtlarından da görüleceği üzere halen aktif olup, bağımsız ve farklı ticari şirket / tüzel kişi tacirlerdir. Davalı şirketlerin dava konusu işte ortak oldukları noktasında ise herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davalı ... A.Ş.nin iş yeri adresine yönelik imzalamış oluğu kira sözleşmesine diğer davalı ...Şti. yetkilisinin kefil olarak imzalaması davalı şirketlerin ortak olduklarını (davacıyı kandırmak için muvazaalı hareket etttiklerini) göstermez. Diğer taraftan, davalı şirketlerin faaliyet adresleri ve şirket yöneticileri farklı olup organik bağ iddiası yerinde görülememiş, organik bağ vakıası ispat edilememiştir. Öte yandan; davalılar arasında makinelerin taşınması hususu, davacı ile davalı ... A.Ş. arasında eser sözleşmesinin varlığını ispata elverişli dahi değildir. Öte yandan, aynı sebeplerle, davacı fatura bedellerinden davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, davalı ... A.Ş. ile arasında herhangi bir eser sözleşmesi bulunmadığından bu iddiası da kabul edilmemiştir. Kaldı ki, müteselsil sorumluluk ancak Kanundan veya sözleşmeden doğan bir sorumluluk olup, somut olayda davalıların müteselsilen sorumlu olmalarını gerektiren bir Kanun hükmü veya sözleşme (eser sözleşmesi) yoktur.

Son olarak, davacı delil listesinde yemin deliline dayandığından, dava konusu fatura alacaklarının miktarı gözetilerek akdi ilişkin varlığı noktasında mahkememizce 21/02/2024 tarihli celsede "davacı ile davalı .... A.Ş.. ile arasında eser sözleşmesi / akdi ilişki bulunup bulunmadığı" na ilişkin davalı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı sorulmuş, davacı 29/02/2024 tarihli dilekçesinde yemin deliline dayanmadıklarını ve bu hususta yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiştir.

Bu çerçevede, davacı ile davalı ...A.Ş. arasında akdi ilişkinin / eser sözleşmesinin mevcudiyeti davacı tarafından usulüne uygun, yazılı ve kesin delillerle ispat edilememiştir.

b- Davalı ...Ltd. Şti. yönünden;

Davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında sözlü şekilde akdedilmiş eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Şekil serbestisi ilkesi uyarınca eser sözleşmeleri sözlü şekilde de kurulabilir. Bu çerçevede taraflar, diğer davalı ...A.Ş..nin "...." iş yeri adresindeki binanın elektrik işlerinin yapılması noktasında anlaşma sağlamıştır.

Davalı cevap dilekçesinde bahsi geçen işlerin diğer davalı ....A.Ş..ne yapıldığını ileri sürmüş ve akdi ilişki bulunmadığını savunmasına dayanmış ise de; az yukarıda açıklandığı üzere davalı ... Ltd. Şti. ile akdedilen eser sözleşmesi uyarınca, kararlaştırılan işlerin davacı yüklenici tarafından diğer davalı .... A.Ş.nin iş yeri adresinde yerine getirilmesi pekala mümkündür. Nitekim, bir sözleşmede taahhüt işlemi olarak borçlandırıcı işlem ayrı, tasarruf işlemi (edimin ifası) ayrıdır. Borçlandırıcı işlem ile tasarruf işlemin tarafı genel olarak aynı olmakla birlikte, somut olayda olduğu üzere bazen farklı kişiler de olabilir. Böyle hallerde davacı yüklenicinin yerine getirdiği eser kapsamında iş bedelinden sözleşmenin âkidi olan davalı sorumludur.

Öte yandan; davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen eser sözleşmesi uyarınca yapılan işlerin karşılığı olarak tüm faturalar davalı ... Ltd. Şti.ne kesilmiştir. Nitekim, dava konusu faturalara davalı tarafından itiraz edilmemiş, tam aksine düzenlenen tüm faturalar kabul edilerek / benimsenerek ticari defterlere işlenmiştir. Aynı mahiyette olmak üzere vergisel olarak davalı ... Ltd. Şti. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2017 yılı Aralık ayında dava konusu tüm faturalar için BA formu düzenlemiş, maliyeye BA bildiriminde de bulunmuştur. Muhasebesel ve vergisel yönden bu durum, kayden eser sözleşmesinin ispatı niteliğindedir. Kaldı ki, davalı savunmaları nazara alınırsa, aralarında akdi ilişkinin dahi bulunmadığı herhangi bir kimse tarafından düzenlenen ve aleyhe borç doğuran faturalara karşı davalının ya yasal süre içinde itiraz etmesi ya da iade faturası düzenlenmesi gerekmektedir. Basiretli hiçbir tacir, hele ki tüzel kişi ticari şirket, aralarında hiçbir ilişki bulunmayan birinin düzenlemiş olduğu faturaları kabul etmez. Bu husus, özünde tacirlerin basiretli olması ilkesine aykırılık teşkil eder. Bu itibarla, dava konusu faturaları kabul eden, BA formu veren ve ticari defterlerine borç kaydeden davacı ile davalı ..... Ltd. Şti. arasında eser sözleşmesinin varlığı sabit görülmüştür. (YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ 2017/648 E. 2017/2538 K)

Diğer taraftan, taraflar arasındaki dava konusu eser sözleşmesi kapsamında fatura alacaklarının bir kısmının ödenmesine yönelik olarak davalı... Şti. tarafından davacı lehine 24/03/2018 keşide tarihli ve 15.000 TL bedelli çek keşide edilmiştir. O halde, alacağın bir kısmının ödenmesine yönelik çek keşide edilmesi, borcun ifası ve akdi ilişkinin ispatı mahiyetindedir. Kaldı ki, davalı bizatihi cevap dilekçesinde bahsi geçen çek sebebiyle başlatılan icra takibi ile eldeki davanın mükerrer olduğunu söylemiş, hasılı akdi ilişkinin varlığını açıkça da ikrar etmiştir.

Dolayısıyla, davalının akdi ilişki bulunmadığına yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.

(Keşide edilen 24/03/2018 tarihli ve 15.000 TL bedelli bu çek karşılıksız çıkmış, davacı ... 15. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı ... Ltd. Şti. hakkında icra takibine girişmiştir. Davalının icra müdürlüğünün yetkisine itiraz sonucu dosya ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kaydedilmiş, akabinde işbu icra takibi kesinleşmiştir. İcra dosyası tümüyle celp edilmiş, yapılan inceleme sonucunda icra dosyasında davacının herhangi bir tahsilat sağlayamadığı, ödeme almadığı belirlenmiştir.)

Yapılan açıklamalar karşısında; davacı ile davalı .... Ltd. Şti. arasında sözlü şekilde akdedilmiş eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğunu, eser sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan işlerin yerine getirilmesinden bu kapsamda davacı yüklenicinin iş bedelinden kaynaklanan fatura alacaklarından davalı .... Ltd. Şti.nin sorumlu olduğu kabul edilmiştir.

Akdi ilişkinin varlığı ortaya konulduktan sonra, mahkememizce alacağın miktarı noktasında tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş, ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Eser sözleşmeleri konusunda uzman hukukçu ile mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulunun 06/04/2023 tarihli raporunda belirtildiği üzere, davacı ile davalı ...A.Ş. arasında akdi ilişkinin bulunmadığı, davacı tarafından bu davalıya herhangi bir fatura da düzenlenmediği, davalı ...A.Ş.nin defterlerinde davalı lehine alacak kaydının da bulunmadığı, ancak dava konusu üç adet faturanın hem davacı hem de davalı ... Ltd. Şti.nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterlerinde dava konusu üç adet fatura toplamı 171.113,58 TL alacaklı göründüğü, davalı .... Ltd. Şti defterlerinde davacı alacağının 149.086,33 TL olarak yer aldığı, taraf defterleri arasında mali müşavir tarafından farklılığa yönelik muavin kayıtlar incelendiğinde davalı tarafından davacıya 24/03/2018 keşide tarihli 15.000 TL tutarında çek verildiği, ancak çekin karşılıksız çıktığı ve bedelinin tahsil edilemediği, davacının çek bedelini tahsil için icra takibi başlattığı, ancak icra dosyasında yapılan inceleme sonucunda herhangi bir tahsilat sağlanamadığı, dolayısıyla çek bedeli ödenmediği için davacının fatura alacaklarının aynen baki olduğu, davalı defterlerinin aksine çek bedelin tutarının mahsup edilemeyeceği, defterler arasındaki farklılık giderildikten sonra nihayetinde davacının dava konusu üç adet fatura sebebiyle davalı ... Ltd. Şti.nden 171.113,58 TL alacaklı olduğu tarafların ticari defter ve belgeleri uyarınca sabit görülmüştür.

Hemen belirtmek gerekir ki, 06/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup mahkememizce içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.

Öte yandan, bilirkişi raporuna yönelik itirazlar incelenmiş, davacının diğer davalı ... A.Ş..nin sorumlu tutulmasına yönelik olarak özellikle organik bağ itirazı davalı şirketlerin farklı adreslerde faaliyet göstermesi, şirket yöneticilerinin farklı olması vs. sebeplerle yerinde görülmemiş, taraf şirket yetkililerinin birbirini tanıması ve kira sözleşmesine kefil olması salt organik bağ bulunduğunu göstermemektedir. Davalı şirketlerin makine ve teçhizatlarının envanterinin çıkartılması ve bu nedenle şirketlerin adresinde keşif yapılması aynı gerekçelerle ve ilave olarak muvazaa ve organik bağın tespiti bakımından ispata elverişli değildir. Davalı ...Ltd. Şti. dava konusu faturaların ticari defterlerde kayıtlı olmasının davacı lehine alacak kaydı oluşturmayacağını söylemiş ise de; taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı sabit olup bu kapsamda düzenlenen ve ticari defterlere kaydedilen faturalar sebebiyle davalının borçlu olduğu, ticari defterlerin HMK uyarınca sahipleri aleyhine kesin delil teşkil ettiğinden (HMK 222/4.) bilirkişi raporuna yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir.

Son olarak, davalı ... Ltd. Şti. cevap dilekçesinde akdi ilişkiyi inkarın yanı sıra, dava konusu faturalar sebebiyle tüm borçların ödendiğini ve davacının alacağının bulunmadığını ileri sürdüğünden ve delil listesinde yemin deliline dayandığından, dava konusu fatura alacaklarının miktarı gözetilerek fatura alacaklarının ödendiği noktasında mahkememizce 03/04/2024 tarihli celsede "dava konusu 29/12/2017 tarihli KDV dahil 36.129,24 TL, 29/12/2017 tarihli KDV dahil 40.786,94 TL ve 29/12/2017 tarihli KDV dahil 94.194,40 TL fatura bedellerinden kaynaklanan toplam 171.113,58 TL alacağın davacıya ödenip ödenmediği"ne ilişkin davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı sorulmuş, davalı 20/04/2024 tarihli dilekçesinde yemin deliline dayanmadıklarını ve bu hususta yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiştir.

Bu çerçevede, davalı ... Şti. dava konusu fatura bedellerinin ödendiği yönündeki savunmasını da usulüne uygun, yazılı ve kesin delillerle ispat edememiştir.

Açıklanan nedenlerle, Mahkememizce varılan sonuç, kabul ve kanı ile hükme esas alınan 06/04/2023 tarihli rapordaki tespitler uyarınca davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının, davalı ... Ltd. Şti. yönünden davasının kabulü ile, 171.113,58 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı dava dilekçesinde her ne kadar alacağa fatura tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ise de; davalının fatura tarihi itibariyle mütemerrit olmadığı gibi somut olayda dava konusu faturalar bakımından dava öncesinde davalıya yapılmış bir temerrüt ihtarının da bulunmadığı, bu nedenle davalı bakımından temerrütün davanın açılmasıyla ve dava tarihi itibariyle gerçekleştiği nazara alınarak dava tarihinden itibaren ve taraflar tacir olduğundan ticari avans faizi işletilerek karar verilmiştir), davacı aralarında akdi ilişki bulunduğunu 6100 s. HMK 200 vd. maddeleri uyarınca usulüne uygun yazılı ve kesin delillerle ispat edemediğinden davacının, davalı ... A.Ş. yönünden davasının ise reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,

  1. Davacının, davalı ... Ltd. Şti. yönünden davasının KABULÜ ile, 171.113,58 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  2. Davacının, davalı ... A.Ş. yönünden davasının REDDİNE,

  3. Kabul edilen dava değeri (171.113,58 TL) üzerinden alınması gereken 11.688,76 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 2.922,20 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 8.766,56 TL harcın davalı ...Ltd. Şti. alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  4. Davacı tarafından yatırılan 2.922,20 TL peşin harç, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti ile 420,10 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.142,30 TL yargılama giderinin davalı ... Şti. alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  5. Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (171.113,58 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 27.378,17 TL vekalet ücretinin davalı .... Ltd. Şti.den alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  6. Davalı ....A.Ş. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (171.113,58 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 27.378,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.ye VERİLMESİNE,

  7. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  8. HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/05/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kabulistanbul(EserkısmenyargıtayhukukAlacakreddiSözleşmesindenhükümKaynaklanan)dairesiba_bs

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim