İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/711 E. 2024/327 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/711
2024/327
30 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/711 Esas
KARAR NO : 2024/327
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 27/10/2015
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/266 Esas 2019/331 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'ın 01/06/2007-2023/06/2008 tarihleri arasında ve 14/02/2009-27/12/2011 tarihleri arasında ...'nde çalıştığını, daha sonra sözleşmesi feshedilen dava dışı işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma talepli olarak ... 20. İş Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyası ile açılmış olduğu davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, dava neticesinde açılan ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya borcunu müvekkili bakanlığın ödediğini, davalılardan ... şirketi ile 06/04/2007 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin 01/06/2007-31/08/2008 tarihleri arasını kapsadığını, davalı ... ile 10/02/2009 tarihlerinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 16/02/2009-30/05/2009 tarihleri arasını kapsadığını, davalı Müflis ... ile 10/03/2009, 08/04/2010 ve 01/04/2011 tarihleri sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin sırasıyla 01/06/2006-31/05/2007, 31/05/2009, 31/05/2010-30/05/2011 ve 31/05/2011-30/05/2012 dönemini kapsadığını, iş sözleşmesinin son yüklenicisinin de Müflis ... sorumluluklarının, işçiyi çalıştırdıkları sürelerde ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesi ile sınırlı olduğunu, ayrıca davalı şirketler ile müvekkili bakanlık arasında imzalanan şartnameler incelendiğinde işçilerin özlük haklarından yüklenicilerin sorumlu olduğunun anlaşılacağını, davalı şirketin işçiyi çalıştığı süre ile sınırlı olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ve ihbar alacaklarının ödenmesinde asıl borçlu konumunda bulunan davalı şirketlerden, müvekkili Bakanlık tarafından yapılan 22.190,26 TL ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketin sorumlu olduğu ve işçiyi çalıştırdığı süre nispetinde rücuen tazminen tahsiline, 2.968,82 TL ihbar tazminatı ve faizinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı şirketten rücuen tazminen tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalıların adresleri incelendiğinde tamamının mahkememiz yetkisi sınırları dışındı olduğunu, sadece Müflis ...'nın adresi İflas Müdürlüğü olarak gösterildiğini, bu da davanın burada açılmasının yeterli olmadığını, ayrıca davaya cevap verenin sadece müvekkili firma olduğunu, onun adresinin de Büyükçemece olduğunu, bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi gerektiğini, dosyanın tamamı incelendiğinde davanın üst işveren tarafından alt işverenlere yönetildiğini, alt işveren olarak müvekkilin sorumluluğu davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere sadece 3 ayla sınırlı olduğunu, 3 ay çalışan personelin de kıdem tazminatı hak etmeyeceğinin aşikar olduğunu, bu sebeple kendisine kıdem tazminatı adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca son yasa değişikliği ile 1475 sayılı kanunun ilgili kısmının yürürlüğünün durdurulduğunu, bu sebeple idarenin rücu hakkı bulunmadığını, davanın yetki itirazı nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine, esasa ilişkin savunmalarının ve son kanun değişikliğinin dikkate alınarak, ve kıdem tazminatı hak etmediği de göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporu,
... ve ... tarafından hazırlanan 18/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
... 20. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 235.maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (İflas Tasfiye Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasıdır.
2004 sayılı İİK'nın 235 maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. 2004 sayılı İİK'nın 166.maddesindeki gazetelerde yapılan ilanlardan, en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK m.223. Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasında 20/11/2014 tarihi itibariyle itibariyle iflasına karar verilen müflis...A.Ş.'nin tasfiye işlemlerinin ... 2.İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, rücuen tazminata konu olan alacağın iflas tarihinden önce ortaya çıktığı, bu itibarla Mahkememizin görevli olduğu, ... Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü vekili tarafından ... kayıt numaralı alacak kaydı ile ... 20.İş Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ve 20.08.2013 tarihli kesinleşmiş ilamına dayalı olarak ... tarafından Milli Savunma Bakanlığı aleyhine yürütülen ... 33.İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına yapılan ödeme dekontu da eklemek suretiyle, çalıştığı gün hesabına göre müflis ... Tic.Ltd.Şirketi'nin alt işveren olarak sorumlu olduğu asıl alacak toplamı olan 18.305,74-TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulünün talep edildiği, eldeki kayıt kabul davasının yasal 15 günlük süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir (Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2019/296 Esas 2020/340 Karar, 2019/1047 Esas 2020/2188 Karar).
Davacı tarafından, davalı şirket nezdinde istihdam edilen dava dışı ... isimli işçinin 01.06.2007-23.06.2008 ve 16.02.2009-27.12.2011 tarihleri arasındaki 3 yıl 11 ay 4 günlük hizmet dönemine ilişkin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve ücret alacağının ödendiği, kesinleşen ... 20.İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davacının çıplak brüt ücretinin 1.529,64-TL olduğu, aylık 182,00-TL yemek yardımının ilavesi ile giydirilmiş brüt ücretinin 1.711,54-TL olduğunun kabul edildiği, dava dışı işçinin 31.05.2009-27.12.2011 tarihleri arasında müflis şirkette 940 gün süreyle çalıştığı, müflis şirket ile bakanlık arasında akdedilen sözleşmeler ve teknik şartnameler gereği davacının davalı şirkete rücu hakkının bulunduğu, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporu ile davacının ödemek durumunda kaldığı toplam 24.349,55-TL tutarından davalı şirketin tek başına sorumlu olduğu, 2.968,82-TL'nin mahsubu ile bakiye 21.380,73-TL'den davalı şirketin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun 14.045,00-TL tutarla sınırlı olduğu, buna göre toplam sorumluluğun 17.013,82-TL olduğu kanaatinin bildirildiği tespit edilmiştir.
Alacaklıya halef olmayı düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 168.maddesinde yer alan "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." şeklindeki düzenleme, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hükümlerine göre davalıların, istihdam ettiği ve sözleşmeler süresince kendi bünyesinde sigortalı olarak çalıştırdığı, bildirgesini vermiş bulunduğu personelinin, maaş ve her türlü özlük haklarını ödemek yükümlülüğü olduğu, davacının dava dışı işçinin işçilik alacaklarına istinaden ödemiş olduğu bedeli davalılardan rücuen talep hakkı bulunduğu,sözleşmelerde rücu miktarına ilişkin hüküm olup olmaması durumu esas alınarak belirlenen rücu oranlarına göre hesaplanan 17.013,82-TL'yi davacının talep edebileceği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-
Davacının toplam 17.013,82. TL alacağının ... 2.İflas Müdürlüğü'nün ... esas sayılı davalı müflis iflas masasına 4.sıradan KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.713,00. TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 3.562,06. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/04/2024
Katip
Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39