SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/928 E. 2024/313 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/928

Karar No

2024/313

Karar Tarihi

24 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/928 Esas

KARAR NO : 2024/313

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/12/2022

KARAR TARİHİ : 24/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...’nin %50’den fazla hissesine sahip, kentin alt ve üst yapı ihtiyaçlarına kaliteli çözümler getirmek amacıyla kurulmuş özel hukuka tabi ve bağımsız bütçeli bir kamu iştiraki olduğunu, .... tarafından açılan ihalelere katılan müvekkili şirketin, ihaleyi kazanması halinde ihale konusu işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırdığını; müvekkili şirket ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında 19.08.2013 tarihli, “199.000.000,00-TL+KDV Teklif Bedelli ...Geneli Yollarda Kullanılmak üzere Yol Beton Elemanı Alımı ve Yaya Alanları İle Geometrik Düzenleme (UTK) Yapım ve Onarım İşi” kapsamında ‘Asya Yakası 2.Kısım’ İşine Ait Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkili şirket ile davalının işçileri arasında herhangi bir asıl-alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, ancak davalılarda çalışmış işçilerin müvekkili şirkete asıl işveren sıfatı yöneltilerek açtıkları davalar neticesinde müvekkili şirketin söz konusu işçilere icra zoru altında yüklü miktarda ödemeler yapmak zorunda kaldığını; müvekkili şirketin icra zoru altında ödemiş olduğu bedellerin, işçinin her bir şirkette çalıştığı süreyle sınırlı şekilde oranlayarak davalı taşeronlarına rücu ettiğini, bu kapsamda davalı Taşerona muhtelif tarihlerde muhtelif tarihli faturalar tanzim ve tebliğ ettiğini, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 29.maddesinde: “Yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi Hükümleri uygulanır.’’ düzenlemesine yer verildiğini, Sözleşmede gönderme yapılan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 34/5.maddesinde ise “Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak iş yerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır.’’ şeklindeki düzenleme nedeniyle de söz konusu bedellerin ödenmesinin davalı Taşeronun sorumluluğunda olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 19.09.2019 tarih ve ... Sayılı kararında “işçilere ödenen işçilik alacaklarının alt yükleniciye rücu edilebilmesinin, sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi mümkün olduğuna karar verildiğini, Müvekkili şirket tarafından gösterilen tüm çabalara rağmen davalılardan fatura bedellerinin ve cari hesap alacağının tahsil edilememesi nedeniyle haklarında ... 1.İcra Dairesi ... E. ve... E. dosyalarında icra takibi başlatıldığını, Davalıların borca haksız itirazları nedeniyle icra takibinin durduğunu bu konuda verilen icra tensip kararlarının kendilerine tebliğ edilmediğini, Davalılar adına düzenlenen fatura içeriklerinde hangi icra dairesine, hangi işçi alacağı için ödeme yapıldığının açıkça yazıldığını, Arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, HMK.m.110 ve emsal Yargıtay kararları uyarınca tarafların aynı olan iki ayrı icra takip dosyasına dayalı olarak tek bir itirazın iptali davası açılabileceğini, cari hesap ekstreleri, faturalar, fatura içerikleri icra takibine dayanak mahkeme kararları incelendiğinde, davalıların kötü niyetle haklarında başlatılan icra takiplerine konu borçlara itiraz ederek borçtan kurtulmayı amaçladıklarının görüleceğini ileri sürerek; Davalıların; ... 1.İcra Dairesinin ...Esas ve ... 1.İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında haklarında başlatılan icra takibine konu borçlara haksız itirazlarının iptali ile icra takiplerinin devamına, icra takip dosyası çıkışlarının %20’sinden az olmamak üzere davalıların icra inkar tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ile birlikte her bir dosya için ayrı ayrı vekalet ücreti belirlenmesine ve davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap : Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Birden çok icra dosyası için tek bir itirazın iptali davası açılamayacağını, rücu istemine dayanak gösterilen icra dosyaları ve takibe dayanak ilamların tarafları ve hüküm altına alınan tutarların farklı olduğunu, bu nedenle öncelikle usul yönünden açılan davaya itiraz ettiklerini ve davanın bu yönüyle öncelikle reddini istediklerini, esasa yönelik olarak: Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki ... ihale kayıt numaraları işte “... ve ...’nin davalıların adi ortaklığında 22.08.2013-20.01.2014 tarihleri arasında çalıştıklarını, dava dışı işçilerin işe giriş ve çıkış tarihleri dikkate alındığında kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, ihbar tazminatlarına hak kazanamadıklarını, Adı geçen işçilerin açtıkları davaların müvekkillerine ihbar edilmediğini, açılan davalara dahil edilmediklerini, bu şekilde hukuki dinlenilme ve savunma yapma haklarının ihlal edildiğini, iş mahkemesi kararlarının kesinleşmesi nedeniyle dava dışı işçilere yapılan ödemelerin davalı müvekkillerinden alınması amacıyla haksız ve kötü niyetle bu davanın açıldığını, davacı şirketin haklarında açılan davayı davalılara ihbar etmemekle kusurlu davrandığını ve davacı şirketin kendi kusuruna katlanması gerektiğini, İcra takibine dayanak yapılan ilamlarda yazılı dönemlerde adı geçen işçileri tümü ile müvekkili şirketlerde çalışmadığını, davacı şirkette çalışan işçilerin hiç değişmediğini, ancak bu işçileri çalıştıran yüklenici firmaların değiştiğini, aslında bu işçilerin davacı şirketin işçileri olduğunu, davacı şirketin yaptığı ödemelerden müvekkillerinin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu yapılan alacakların zamanaşımına uğradığını, Dava konusu alacaklar ile ilgili olarak sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığını, İhbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarından son yüklenicinin sorumlu

olacağını, bu nedenle bu kalem alacaklardan sorumlulukları bulunmadığını, iş sözleşmesinin feshi üzerine yıllık izinlerin ücret alacağına dönüştüğünü, bu alacaktan sözleşmeyi fesih eden son yüklenicinin sorumlu olacağını, müvekkili şirketlerin son işveren sıfatlarının bulunmadığını, İşçi lehine sonuçlanan işe iade davalarında işe alınmama sonucu işçiye bir bedel ödenmesi halinde, hizmet sözleşmesinin yüklenici ile imzalanmış olmasına rağmen işyerinin davalı işverenlerine ait olmaması ve davalı iş verenlerin son yüklenici olmamaları edeniyle işçinin işe iadesinin davalı şirketler tarafından gerçekleştirilmesinin hukuken ve fiilen imkansız olduğunu, bu nedenle bu kalem alacakların davalılara rücu edilemeyeceğini, davacının kusurlu davranışı nedeniyle ödediği icra giderlerini, icra vekalet ücretini ve icra takibi sonrası faiz istemi kalemlerinin müvekkillerinden istenilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 6552 sayılı Kanun ile davacının davalılara rücu davası açma imkanının kaldırıldığını, icra inkar tazminatı isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas ve...Esas sayılı takip dosyaları, Yapım İşleri Genel Şartnamesi, taraflar arasındaki sözleşme örneği, arabuluculuk anlaşmama son tutanağı, SGK kayıtları, fatura suretleri celp edilmiş incelenmiştir.

Dosya, Ticari Mevzuattan Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ..., Ticari Sözleşmeler Uzmanı ...ve Emekli İcra İflas Müdürü ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak;"... 1-Dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının eser sözleşmesi kapsamında alt

işveren/ yüklenici olan davalılardan tahsilinin talep edilemeyeceği,

  1. 19.08.2013 tarihli, “199.000.000,00. TL+KDV Teklif Bedelli ... Geneli Yollarda Kullanılmak üzere Yol Beton Elemanı Alımı ve Yaya Alanları İle Geometrik Düzenleme (UTK) Yapım ve Onarım İşi” isimli Sözleşmede davalıların sorumlu olacaklarına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, 3. Taraflar arasında imzalanan 19.08.2013 tarihli Sözleşmenin 29.maddesi ile Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 34/5.maddelerinin, dava dışı işçilerin davalı şirketlerde çalıştığı süre içinde ortaya çıkan işçilik haklarının ödenmesine ilişkin sözleşme hükümleri olduğu, 4. Adi ortaklığı oluşturan davalı şirketlerin “alt işveren/ alt yüklenici”, davacı şirketin “Asıl Yüklenici. asıl işveren”, dava dışı ... ise TBK.m.470 yazılı şekilde “İş sahibi” sıfatını taşıdıkları, 5. Yukarıda açıklanan değerlendirmelerimiz uyarınca her iki icra takip talebinde yer alan davacı şirket alacakları için davalılara rücu edilemeyeceği ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Dava, asıl - alt işverenlik ilişkisi ve eser sözleşmesi kapsamında dava dışı işçilere ödeme yapan davacının, ödediği tazminatın alt taşeron olan davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı, davalılar ile arasındaki taşeronluk sözleşmesi uyarınca asıl - alt işverenlik kapsamında dava dışı işçiye işçilik alacaklarından kaynaklanan ödemeler yapıldığını, sözleşmenin 29. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 34/5. maddesi uyarınca personelin taşeronda çalıştığı süre ile orantılı olacak şekilde işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürmektedir.

Davalılar, icra takiplerine konu işçilik alacaklarının dava dışı işçilerin kendileri nezdindeki 22/08/2013 - 20/01/2014 tarihleri arasındaki çalışmalarından kaynaklandığını, davacının ödeme yaptığı kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve ihbar tazminatlarının çalışma süresi ve işçilerin çalıştıkları son işverenler dikkate alındığında sorumluluklarının bulunmadığını savunmuşlardır.

Dava dışı işçilere ait mahkeme dosyaları, icra dosyaları ve SGK kayıtları ile diğer tüm kayıtlar eksiksiz olarak dava dosyasına celp edilmiştir.

Akabinde, meselenin halli için alanında uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılmıştır.

Bilirkişi kurulunca sunulan 19/12/2023 tarihli raporda vurgulandığı üzere, davacının dava dışı işçiler ..., ... ve ... için kesinleşen mahkeme ilamına dayalı işçilik alacakları sebebiyle icra dosyasına ödemeler yaptığı, bu ödemelerin rücusu amacıyla davalılar hakkında ... 1. İcra Müdürlüğünün... E. ve ... E. sayılı dosyalarından icra takibine giriştiği, ...'in 22/08/2013 - 20/01/2014, ...'nin 22/08/2013 - 20/01/2014 ve ...'ın 22/08/2013 - 02/09/2013 tarihleri arasında davalılar nezdinde sigortalı çalıştıkları, belirtilen tarihler dışında dava dışı işçilerin başka şirketlerin işçisi olarak SGK kayıtlarının mevcut olduğu, ...bakımından bu işçinin iş akdinin dava dışı .. Ltd. Şti. tarafından feshedildiği, işe iade davasının ... ve ... Ltd. Şti. aleyhine açıldığı, işe iade kararı verilmesine rağmen işçi işe başlatılmayınca bu sefer işçilik alacakları için dava açtığı, nihayetinde davaların işçi lehine sonuçlandığı, davacının ... isimli işçi için herhangi bir işçilik alacağı ödemesinin bulunmadığı, iş davasında davalı olarak yer alan ....nin (yaptığı ödeme varsa) alacağı davacı şirkete temlik ettiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, ... ve ...bakımından ise bu işçilerin en son işverenin ... Ltd Şti. olduğu, adı geçen şirket tarafından işten çıkartıldıktan sonra işçilerin ... Ltd. Şti. ile davacı aleyhinde işe iade davası açtıkları, ancak son işverenin işe iade kararına rağmen işçileri işe geri başlatmadığı, bunun üzerine açılan işçilik alacakları davasının da işçiler lehine sonuçlandığı, ...ve ...'ye yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı / boşta geçen süre alacağının davacı tarafından ödendiği, ne var ki bilirkişi raporunda isabetli bir şekilde ifade edildiği üzere yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacağından davacı asıl işveren ile birlikte en son işverenin sorumlu olduğu, hasılı davalıların herhangi bir sorumluluklarının olmadığı, öte yandan kıdem tazminatı bakımından her yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı sorumlu olduğu, somut olayda... ile ...'nin davalılar nezdinde 22/08/2013 - 20/01/2014 tarihleri arasında 152 gün süre ile çalıştıklarından 1474 s. İş Kanunun 14.maddesi gereğince işçilerin davalı şirketlerde en az 1 yıl süre ile çalışması bulunmadığından davalıların kıdem tazminatından da herhangi bir sorumluluklarının olmadığı, nitekim işçiler yönünden İş Mahkemesi kararlarında 152 günün kıdem tazminatına esas alınacak kıdem süresine eklendiğine ilişin bir tespitin de bulunmadığı, bu itibarla dava dışı işçilere ödenen işçilik alacakları bakımından davacının, davalılardan talep edebileceği rücuya esas bir alacağın bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bilirkişi kurulunun 19/12/2023 tarihli raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup raporda yer alan bilimsel tespitlerin isabetli ve yerleşik içtihatlara uygun olduğu belirlenmiş, bu nedenle raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.

Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı dava dışı işçilerin birden çok taşeron şirkette çalıştıklarını, işçilik alacaklarının çalıştıkları süre ile orantılı şekilde hesaplanarak davalılardan talep edildiğini savunmuş ise de; ücret alacağı, yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı, işe iade kararına uyulmaması sebebiyle boşta geçen süre alacağından yalnızca son işverenin (dava dışı ...Ltd. Şti.) sorumlu olduğu, kıdem tazminatından ise işçinin her bir yüklenicide çalıştığı süre ile sınırlı olacak şekilde hesaplanması gerektiği (İSTANBUL BAM 45. HD. 2020/2111 E. 2023/2023/1680 K.), nitekim bilirkişi raporunda bu hususlar nazara alınarak açıklama ve değerlendirme yapıldığı, hasılı davacının itirazlarının yerinde olmadığı, raporun yerleşik içtihatlara uygun olduğu anlaşılmıştır.

Yapılan açıklamalar karşısında; mahkememizce hükme esas alınan 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine, ayrıca davalılar her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu davalılar tarafından ispat edilemediğinden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulların oluşmaması sebebiyle REDDİNE,

  3. Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 149,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 278,50 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  4. Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  5. Davalılar yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (12.184,15 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 12.184,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

  6. Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  7. HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara veya vekiline İADESİNE,

Dair, davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/04/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulİtirazınİptaliSözleşmesinden(Hizmet“+kdvkesinhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim