İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/184 E. 2024/215 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/184
2024/215
20 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/184 Esas
KARAR NO : 2024/215
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... Anonim Şirketi nezdinde sigortalı olan ... Şirketi tarafından ...'da mukim ...'dan dökme halde Potasyum Klorür emtiası satın alındığını, söz konusu emtiaların ...'nında ... kadar olan taşıması müvekkili sigorta şirketi tarafından ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında nakliyat muhtaralarına karşı sigortalandığını, bahse konu Potasyum Klorür emtiaları, Rusya'dan Türkiye'ye taşınmak üzere ... isimli gemiye 14/02/2022 tarihli ve numaralı konişmento tahtında tam, sağlam ve hasarsız olarak yüklendiğini, sevkiyat davalı şirketler sorumluluğunda gerçekleştiğini, söz konusu emtiaların Türkiye'ye kadar olan taşıması ... isimli geminin taşıyanı ve donatanı sıfatlarını haiz bulunan davalı taraflar sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, sigortalı şirkete ait yükün tahliyesi esasında dökme potasyum klorür emtiasında eksiklik tespit edildiğini, bu durumun bir tutanak ile kayıt altına alındığını, söz konusu somut uyuşmazlıkta, taşımaya konu olan emtiaların eksik bir şekilde alıcısına teslim edilmediğini, dava dışı sigortalı şirket, ... Şirketi tespit edilen yük eksikliğine ilişkin olarak müvekkili sigorta şirketine zararın tazimin amacıyla başvurulduğunu, yapılan incelemeler neticesinde gemiye tam ve sağlam olarak yüklenmesine rağmen taşıma sırasında gerekli önlemlerin alınmasını ve geminin yüke, yola ve denize elverişsiz bulunması nedeniyle eksiklik meydana geldiğini, tespit edilen yükler için müvekkili sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında 25.729,59 USD tutarlı zarar için ödeme günündeki kurdan TL karşılığı 347.802,31 TL sigorta tazminat tutarının sigortalısına ödediğini, yapılan incelemeler ve tanzim edilen ekspertiz raporları tahtında, taşımanın davalı donatan şirketler sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, dava dışı sigortalı şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren eksikliğin, davalı taraf taşıyan kusuru ile gerçekleştiği tespit edildiğini, davalı tarafın icra takibine haksız itirazının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili sigortalı şirket tarafından yapılmış olan tazminat ödemesinin icra takip tarihinde işlenmiş faizleri ile birlikte toplam 397.497,54 TL olarak sulhen tahsili mümkün olmadığını, alacaklarının dilekçede belirttikleri hususlar dikkate alınmak suretiyle, davalı taraftan tahsil ile taraflarına ödenmesi ve aynı zamanda davalı tarafın icra takibine karşı yapılmış olduğu haksız itirazlar sebebiyle alacaklarının %20'sinden az olmamak üzere haksız icra inkar tazminatına mahkum edilmesini mahkememizden dava yolu ile talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, taşımaya konu sigortalı emtiaların eksik teslimine ilişkin olarak ödenen sigorta tazminatının tahsiline ilişkin yürütülen ... 12.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu talebin, deniz taşımacılığı sırasında emtianın eksik teslimine ilişkin ödenen sigorta tazminatından kaynaklandığının iddia edildiği, dava dilekçesi içeriğine göre, gerçekleşen deniz taşımacılığı anlaşması ve malların Rusya limanından ...'a deniz yoluyla taşındığı hususunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Türk Ticaret Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca bu Kanunun 4. kitabında yeralan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir” içerikli fıkra hükmü eklenmiştir. 6762 sayılı TTK'nun 4.maddesi, son fıkra hükmü ile bu kanunun Deniz Ticaret Kitabında düzenlenen uyuşmazlıklardan kaynaklanan hukuk davalarını görmek üzere Deniz İhtisas Mahkemelerinin kurulması hususu düzenlenmiştir.
Bu düzenleme gereği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca ... tarih ve ... sayılı karar ile "... II-Denizcilik ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde,
a)-Ticaret mahkemesi bulunan yerlerde;
-
Bir ticaret mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin,
-
Birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı ticaret mahkemesinde,
b)Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde;
1)Bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede,
2)Birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde bakılmasına,..." düzenlemesini içeren ilke kararı yayınlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 4.maddesinde Deniz İhtisas Mahkemelerine ilişkin bir düzenleme yer almamakta olup, 6103 sayılı TTK Uygulanması ve Yürürlüğü Hakkındaki Kanunun 8.maddesi ile kanunun yürürlüğe girmesinden sonra TTK'nun, Deniz Ticaretine ilişkin uyuşmazlıkların hangi mahkemelerde görüleceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
6762 sayılı eski Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkra ile 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Yasası’nın 5/2. maddesi ve 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekline Dair Kanun'un 8. maddesi, aynı yönde ve birbirinin devamı niteliğinde düzenlemeler olmayıp, 6762 sayılı eski TTK'nın 4/son maddesi ve HSK'nın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin Kurulmasına dair 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ve devamında 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen düzenleme, daha sonra alınan 10.07.2012 tarih ve 188 sayılı ve 08.09.2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile İstanbul ve İzmir için yeniden görevli mahkemelerin belirlenmesi şeklinde özelleştirilmiş, diğer bir ifade ile 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı karar ile asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri yönünden getirilen sistem korunmamıştır.
Dolayısıyla 6103 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince HSK'ca ... ve ... İllerinde TTK'nın Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli mahkemeler belirlenmiş, bu illerin dışında ise böyle bir görevlendirme yapılmamıştır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2019/541 Esas, 2019/772 Karar sayılı ilamı)
Bu haliyle 6762 sayılı TTK m.4/3 hükmü ile 6102 sayılı TTK m.5/2 hükmünün birbirinin karşılığı olmadığı açıkça anlaşılmakta olup; aynı finans mahkemelerinde olduğu gibi kanun ile kurulan bir mahkeme olmaksızın 10.07.2012 tarih ve 188 sayılı ve 08.09.2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile İstanbul ve İzmir için yeniden görevli mahkemelerin belirlenmesi ile Deniz İhtisas Mahkemeleri belirlenmiştir.
Deniz İhtisas Mahkemeleri yönünden; 10.07.2012 tarih ve 188 sayılı ve 08.09.2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile belirlenen ihtisas mahkemeleri ile diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu da içtihatlarla ile açık hale gelmiştir. Bu kapsamda
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2021/1039 Esas, 2021/1328 Karar sayılı ilamı "...Takibe konu faturalar incelendiğinde itirazın iptali davasına konu edilen faturaların gemi bakımı nedeniyle verilen hizmetten dolayı düzenlendiği ve bu haliyle davaya bakma görevi, 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi uyarınca ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile İstanbul ili mülki hudutları içerisinde Deniz İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmaktadır. Görev konusu istinaf sebebi yapılmamış ise de, görev kamu düzenine ilişkin dava şartı olduğundan HMK 355'1 maddesi uyarınca dairemizce res'en inceleme ve değerlendirme yapılmıştır...";
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2021/633 Esas, 2021/1760 Karar sayılı ilamı "... İhtisas Mahkemeleri'nin davaya bakabilmesi için davanın deniz ticaretinden kaynaklanması gerekli ve zorunlu olup, somut olayda uyuşmazlık taraflar arasındaki deniz dibinin taranmasına ilişkin sözleme gereğince hak edilen bedelin ödenmesine ilişkin ilişkindir. Dava konusu alacak madde kapsamında sayılan deniz alacağı niteliğinde olmadığından, tarafların her ikisi de tacir olup, uyuşmazlık da ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğmuştur. Deniz ticaret mahkemesinin görevine giren bir uyuşmazlık söz konusu olmayıp, davaya bakma görevi genel mahkeme niteliğindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne aittir...." şeklinde görev ihtilaflarının çözüldüğü görülmektedir. (Yargı yeri belirlemeye ilişkin bakınız. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 24/12/2021 tarih 2021/909 Esas 2021/2198 sayılı Kararı)
Bu haliyle; yukarıdaki emsal içtihatlardan da anlaşıldığı üzere Hakimler ve Savcılar Kurulu, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında belirlenen ihtisas mahkemeleri ile diğer aynı derece mahkemeler arasındaki ihtilafların görev ilişkisi olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır
Dosyanın incelenmesinde, uyuşmazlığın deniz yoluyla yapılan taşıma sırasında eksik yük teslimi nedeniyle sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkin olduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 2020/1557 Esas 2022/1848 Karar, 2020/349 Esas 2022/240 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi 2019/1062 Esas 2021/1319 Karar), deniz taşımacığılı ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden reddine,
-
6100 sayılı HMK'nın 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın deniz ticaret davalarına bakmakla görevli İSTANBUL 17.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
-
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden karara bağlanmasına,
-
Varsa artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2024
Katip
Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57