İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/646 E. 2024/14 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/646
2024/14
10 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/646 Esas
KARAR NO : 2024/14
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2021
KARAR TARİHİ : 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın... bulunan ... isimli işletmede beach, bar, restaurant ve clup işletmeciliği yaptığını, davalı ile ...şirketlerinden ... A.Ş. arasında 23.01.2015 tarihli İşletmecilik Sözleşmesi yapıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından davalıya işçilik hizmeti verildiğini, ürün satışı yapıldığını ve davalı adına faturalar tanzim edildiğini, davalının, müvekkilinden 30.04.2015 tarihinden 31.12.2015 tarihine kadar toplam 327.542,82 TL tutarlı işçilik hizmeti ve ürün aldığını, bu tutarın 272.758,36 TL kısmını ödediğini, hali hazırdaki bakiye borcunun ise 54.784,46 TL olduğunu, bu bedelin 13.796,90 TL kısmının vade farkından kaynaklandığı, bakiye kalan 41.047,56 TL kısmının ise işçilik hizmeti ve ürün bedeli olduğunu, işbu davanın 41.047,56 TL işçilik hizmeti ve ürün bedeline ilişkin olarak açıldığını, müvekkili ile davalı arasında borcun ödenmesi hususunda defalarca görüşme yapılmasına ragmen davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve durduğunu, arabulcuculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın tahsili için huzurdaki davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, davalı tarafından ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile başlatılan ilamsız takipte ödeme emrine karşı yapılan itirazın, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 41.047,56 TL'lik kısmına yönelik olarak itirazın kaldırılmasına, haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işçilik bedeline ilişkin açık ve net açıklama yapmadığını, tek bir belge ya da döküman sunulmadığını, şirketin fatura ve kayıtları detaylı incelendiğinde müvekkili tarafından fazlasıyla ödeme yaptığının görüleceğini, sözleşme düzenlemeleri tahtında limitlerin aşılması nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu hususa ilişkin olarak taraflarınca ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu belirterek, Sayın Mahkemeden, huzurdaki haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, ... Arabuluculuk Bürosunun ... Esas sayılı arabuluculuk son tutanağı taraf şirketlerin sicil kayıtları, cari hesap ekstresi, fatura suretleri, vergi dairesi kayıtları, ticari defterler ve belgeler, BA-BS formları, işletmecilik sözleşmesi, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası celp edilmiş incelenmiştir
Dosya, SMMM / Bağımsız Denetçi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 05/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Davacının, davalıdan 28.08.2020 takip tarihinde 54.784,46 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın 41.047,56 TL kısmının davaya konu edildiği, Davaya konu edilen 41.047,56 TL'na dava tarihinden tahsil tarihine kadar %9 faiz hesaplanabileceği kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya talimat yoluyla SMMM / Bağımsız Denetçi...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 11/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Tarafıma verilen görev ve yerinde inceleme yetkisi gereği davalının ... adresine 19.06.2023 tarihinde saat 16.00 civarında gidildiği, mahallinde yapılan incelemelerde davalıya ait ticari resmi defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu, davacı cari hesap dökümünde davalı tarafından toplamda 272.758,36 TL ödeme yapılmış olduğunun kabul edilmiş olduğu, bakiye borç bedelinin ise 54.784,46 TL tutarında olduğunu ancak bu bakiye bedelin 13.736,90 TL’lik kısmının vade farkına ilişkin olduğunu ve işbu davada talep konularının vade farkı haricinde kalan 41.047,56 TL olduğunu ifade ettikleri, tarafımdan yerinde yapılan inceleme neticesinde davalı defter kayıtlarında 13.736,90 TL’lik vade farkı faturasının da kayıtlı olduğu ancak kuruş farklarıyla bakiyenin 41.048,51 TL olduğu, bir başka ifade ile ödemeler hususunda taraflar arasında husumet bulunmadığı, davalıya ait resmi ticari yevmiye defterinin 01.01.2015 tarih ve 1 no.lu açılış kaydında bir önceki mali yıldan devreden bir alıcılar (320) hesabı borç bakiyesinin bulunmadığı, yine davalıya ait resmi ticari yevmiye defterinin (tasdik ettirilmiş olan ek defter) 393. sayfasında 31.12.2015 tarih ve kapanış kaydında 320.01.019 cari hesap no.su ile davacının 54.785,41 TL alacak bakiyesi ile 2016 yılına devrettiği, bir başka ifade ile davalının davacıya bu miktar kadar borç ile yılı kapatmış olduğu, hususundaki tespit, görüş ve kanaatimi bildirir raporumu hukuki durumun ve delillerin
takdiri Yüce Mahkemenize ait olmak üzere saygıyla arz ederim ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, ek rapor alınmak üzere SMMM / Bağımsız Denetçi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 24/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak; "...Tarafların önceki rapora beyan ve itirazları ile talimat raporu üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda kök raporda varmış olduğum; davacının, davalıdan 28.08.2020 takip tarihinde 54.784,46 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın 41.047,56 TL kısmının davaya konu edildiği, davaya konu edilen 41.047,56 TL’na dava tarihinden tahsil tarihine kadar %9 faiz hesaplanabileceği kanaatine varılmıştır.” kanaatimde bir değişme olmamıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, açık hesap usulü işleyen cari hesap ve faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında mal satımı ve işçilik hizmeti verilmesine dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, davacının faturaya konu malları davalı tarafa teslim ettiği ve işçilik hizmetini verdiği halde, davalının açık hesap usulü işleyen cari hesaptan ve fatura bedellerinden kaynaklanan bakiye tutarı ödemediği ... 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalının, davacı tarafa borcu olmadığını bildirerek itirazda bulunduğu, itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu, takibe devam edilmesi amacıyla davacı tarafından işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/7819 Esas 2017/2738 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, fatura içeriği malların teslim edildiğini yahut hizmetin verildiğini ispat külfeti davacıya aittir. Ancak takibe ve davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin ve hizmetin verildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. H.D. 2018/2293 Esas, 2019/4962 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir." Aynı şekilde başkaca karalar için bakınız. Yargıtay 19. H.D. 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve Y. 19. H.D. 2014/11846 E., 2014/15110 K. sayılı kararları da bu yöndedir.). Bu amaçla, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından Vergi Dairesi Başkanlığına bildirilip bildirilmediği yönünde müzekkere yazılarak araştırma yapılmış, BA form kayıtları dosya arasına celp edilmiştir. Davalı şirketin ... Vergi Dairesi Başkanlığından temin edilen BA formlarında davacı tarafından düzenlenen eldeki davaya konu tüm faturaların kayıtlara alınması için Vergi Dairesine bildirdiği / beyan edildiği belirlenmiştir. Davalının, davacı tarafından düzenlenen faturalara karşı yasal süre içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, tam aksine bu faturaları kabul ederek ticari defter ve kayıtlarına işlenmesi için Vergi Dairesi Başkanlığına BA formu olarak bildirmesi karşısında; fatura konusu malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin ve işçilik hizmetlerinin verildiğinin kabulü zorunludur. Hasılı, davaya konu faturalar hakkında BA formu düzenleyen davalının, faturalara konu malları ve işçilik hizmetini teslim aldığının kabulü gerekmiştir.
Öte yandan, davaya konu faturaların, mali bilirkişi tarafından davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; tüm faturaların davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu da tespit edilmiştir.
Esasen, bu değinilen hususlara ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı, ürün satımı ve işçilik hizmeti verilmesi karşılığında cari hesap sebebiyle davalı taraftan alacaklı olduğunu, ancak davacının bakiye cari hesap alacağını ödemediğini ileri sürmüştür.
Davalı, ürün satımı ve işçilik hizmetlerine karşılık olarak davacıya misliyle ve fazla ödeme yapıldığını, ticari defterler incelendiğinde fazla ödemenin ortaya çıkacağını savunmuştur.
Uyuşmazlık, davacının bakiye cari hesap alacağı olup olmadığı, davalı tarafından yapılan ödemelerle borcun tamamen sona erip ermediği noktasında toplanmaktadır.
Eldeki davaya konu alacak miktarının tespiti, takip tarihi itibariyle tarafların alacaklı - borçlu durumlarının araştırılması amacıyla ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Nitekim, her iki taraf delil olarak ticari defter ve belgelere dayanmıştır.
Davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda ibraz edilen 05/07/2022 tarihli mali bilirkişi raporunda; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 54.784,46 TL alacaklı olduğu, bununla birlikte davacının yalnızca ürün bedeli ve işçilik hizmetlerini dava konusu ettiğinden alacağının talebiyle bağlılık gözetilerek 41.047,56 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda ibraz edilen 11/07/2023 tarihli mali bilirkişi raporunda; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 54.785,41 TL (kuruşlandırma farkı) alacaklı olduğu, bununla birlikte davacının yalnızca ürün bedeli ve işçilik hizmetlerini dava konusu ettiğinden alacağının talebiyle bağlılık gözetilerek 41.047,56 TL olduğu anlaşılmıştır.
Karşılaştırmalı inceleme yapılması için mahkememizce alınan 24/10/2023 tarihli mali bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirlerini teyit ettiği, her iki tarafın defter ve kayıtlarının usulünce tutulduğu, kayıtların içeriklerinin birbirlerini doğruladığı, dava konusu edilmese de vade farkı da dahil olmak üzere tüm faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, yine her iki tarafın ticari defter belgeleri uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 54.784,46 TL alacaklı olduğu, ancak davacı tarafından dava dilekçesinde açıklandığı üzere 13.736,90 TL vade farkı faturaların dava konusu edilmediği, dolayısıyla taleple bağılık ilkesi uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalı taraftan 41.047,56 TL alacaklı olduğu ticari defter ve belgelerle sübuta ermiştir.
Görüleceği üzere, davalının savunmalarının aksine davacıya misliyle yahut fazladan yapılmış bir ödeme bulunmamaktadır. Tam tersine, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre cari hesap alacağı tümüyle ödenmemiş, davalının takip tarihi itibariyle davacıya cari hesaptan bakiye 41.047,56 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, fazladan yahut misliyle ödeme yapıldığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir. Bu aşamada önemle vurgulamak gerekir ki; ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamından görüleceği üzere, işbu davadaki davacının (... A.Ş.) dosyada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle, bahsi geçen dosyanın eldeki davaya hiç bir etkisi yoktur. Kaldı ki, ... Ltd. Şti. tarafından dava dışı şirkete karşı açılan itirazın iptali davasının (sözleşme limit iddiaları dahil) ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, karşı dava olarak açılan dava ise Reserve .. Ltd. Şti. aleyhine kabul edilmiştir. hasılı davalı şirketin dava dışı şirkete dahi borçlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce hükme esas alınan 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporU doğrultusunda, davacının takip tarihi itibariyle ürün satımı ve işçilik hizmetlerine karşılık olarak davalı taraftan 41.047,56 TL alacaklı olduğu sübuta ermiş, buna karşılık davalı tarafça misliyle yahut fazladan ödeme yapıldığı ve bu suretle borcun tamamen sona erdiği davalı tarafından ispatlanamamış, hasılı tarafların içerdiği kayıtlar itibariyle birbirini teyit eden ticari defter ve belgeleri uyarınca davacının cari hesap sebebiyle bakiye 41.047,56 TL alacak yönünden ve talebiyle bağlı kalınarak davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca alacağın faturalara dayanması karşısında likit ve muayyen olması, İİK 67/2. maddesindeki yasal koşulların bulunmnası sebebiyle davalı aleyhinde icra inkar tazminata karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KABULÜ ile;
-
Davalının ... 5.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile; takibin 41.047,56 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA,
-
Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla asıl alacağın ( 41.047,56 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Kabul edilen dava değeri (41.047,56 TL) üzerinden alınması gereken 2.803,95 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 700,99 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.102,96 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 700,99 TL peşin harç, 294,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 2.850,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.844,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
10/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35