İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/728 E. 2024/112 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/728
2024/112
12 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/728
KARAR NO : 2024/112
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Kargo Taşımacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2022
KARAR TARİHİ : 12/02/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesi gereği, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerini satın aları müşterilere bu ürünlerin taşıma ile teslimi işlemini bedeli karşılığı yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, ancak davalı şirketin işbu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini eksik ifa ederek müvekkilin zarara uğramasına neden olduğunu, bu zararın giderilmesi için ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi haksız bir şekilde durdurduğunu, müvekkili şirketin, ... isimli müşteriye...Uygulaması üzerinden 04.04.2022 tarihli faturalı ...çerçeveli televizyonu sattığını, ürünün hasarsız bir şekilde davalı firmaya teslim ettiğini, ürünün müşteriye hasarlı teslim edildiğini, müşterinin ürünün kurulumu için servis çağırdığını, ürünün hasarlı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından 09.04.2022 tarihli hasar tutanağı düzenlendiğini, taşıma sözleşmesinin "Gönderi hasar ve ziyanına ilişkin sorumluluklar ile taşıma güvencesi” başlıklı 6/1. Maddesine göre davalının tazminle yükümlü olduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında özetle; taraflar arasında akdedilmiş aynı sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin eksik ifa edilmesine dayanarak ayrı ayrı icra takibi başlatılmasının kötü niyetli olduğunu, huzurdaki dava gibi ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... - ... - ... - ... - ...E. sayılı dosyaları ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... - ... -... - ... - ...- ...E. Sayılı dosyalarıyla sözleşmeden kaynaklı tazmin yükümlülüğü yerine getirilmediğinden bahisle ayrı ayrı açılan icra takiplerine yaptıkları itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açıldığını, haksız kazanç sağlama gayretiyle ayrı ayrı takip başlatıldığını, bu durumun usul ekonomisine aykırı olduğunu (Emsal; Yargıtay 8. HD. 19.12.2017 T. 15941/17103; 8. HD. 22.12.2016 T. 21033/17362; 8. HD. 12.03.2015 T. 27613/5868; 8. HD. 06.05.2014 T. 18847/8832; 8. HD. 04.07.2017 T. 8448/9863; 8. HD. 04.07.2017 T. 8447/9862),davaların birleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, hiç bir kusurlarının bulunmadığını, TTK.nun 898. maddesi kapsamında müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, TTK.nun 889. maddesine uygun bir bildirim yapılmadığını (Emsal; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2013/15812 E. 2014/4160 K.), TTK.nun 886. Maddesi gereğince tam tazminat koşullarının da oluşmadığını, müvekkilinin ağır kusurunun ispatlanması gerektiğini (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 26.12.2003 tarih ve 2003/13744 E. 2003/12152 K.ile 27.04.1998 tarih ve 1998/1090 E. 1998/2862 K.ile 27.10.2003 tarih ve 2003/3368 E. 2003/9944 K. ile HGK.nun 18.11.1987 tarih ve 1987/11-108 E. 1987/846 K.) belirterek davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet (kargo taşımacılığı) sözleşmesinden kaynaklanan taşıma ediminin ayıplı verildiği, ürünün müşteriye hasarlı teslim edildiği iddiasıyla oluşan zararın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 11. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile 01/06/2022 tarihinde, davalı şirket ve dava dışı ... aleyhine, hasarlı teslim nedeniyle düzenlenen 04/04/2022 tarihli faturaya dayanarak, 6.920,00.-TL asıl alacak, 91,69.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.011,69.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 13/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/06/2022 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 13/10/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 7.011,69.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında sözleşmenin ve dolayısıyla ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davaya konu taşıma işleminde davalının kusur ve sorumluluğunun, dolayısıyla tazminat borcunun bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı (gönderen) şirket tarafından dava dışı (alıcı) Hamed Karimi üzerine keşide edilen 04.04.2022 tarih ve ... Nolu emtia faturasının incelenmesinde; gönderilen (ve dava konusu) emtianın bir adet ... ve bedelinin KDV dahil 6.920,00.-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan "Taşıma Senedi"nin incelenmesinde; gönderenin davacı şirket, gönderilenin (alıcının) ... ve emtianın ... 85 kg-desi olduğu, fatura numarasının ..., gönderene ait adresten alınıp gönderilenin belgede yazılı adresine teslimatın yapılacağı bilgilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirkete tarafından sunulan "Gönderi Takip Çizelgesi"nin incelenmesinde; ...nolu fatura konusu gönderinin 04.04.2022 tarihinde davacı gönderenden davalı kargo şirketi tarafından teslim alınarak taşıma sürecinin başladığı ve 05.04.2022 tarihinde ise alıcı Hamed KARIMI’ye adresinde teslim edildiğinin yazıldığı anlaşılmaktadır.
Yine dosyaya sunulan 09.04.2022 "Hasar Tutanağı"nın incelenmesinde; Teslim alan ..., Teslim eden ... ve ... Acenteliği (kaşesi ve imzası ile) adına ... tarafından imza edildiği, gönderi numarası verilerek ... isimli müşterinin ….TV emtiasının kutusunun hasarlı olarak teslim edildiğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin 09.04.2022 tarihli davalı şirkete yaptığı hasar başvurusunda (... Kargo Genel Müdürlüğüne başlıklı dilekçe mahiyetinde yazı), Davacı şirketin imza ve kaşesi bulunan başvuru belgesinde hasara uğrayan emtia ve taşımaya ilişkin bilgiler verildikten sonra emtia değerinin 6.920,00 TL olduğunun açıkça ifade edildiği, emtianın ekranın kırık olduğu ve tazmin edilmesi gerektiğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, belgede ödeme için davalı taşıma şirketine bir süre tanınmadığı, sadece "...tarafıma ödenmesini talep ediyorum..." denilmekle yetinildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki "Taşıma Hizmeti Sözleşmesi"nin 6.1-3.maddesinde, taşıyıcının taşıma sürecinde kendi kusuru ile meydana gelen hasar zıya ve hasardan dolayı meydana gelen zarar oranında tazminat ödemeyi üstlendiği (m.6.1.) ve tazminat miktarının TTK m.882 gereğince eşyanın brüt kg başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğu (m.6.3.) hükümleri bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki tartışmanın temeli, davacı şirket tarafından satışı yapılan Televizyon emtiasının davalı şirket tarafından alıcısına taşınması sürecinde hasarlanıp hasarlanmadığı, hasarlandı ise davalı taşıyıcının tazminat sorumluluğunun miktarı ile davalı kargo şirketinin sınırsız sorumluluğunu gerektiren ağır kusur şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve zarar ve tazminat miktarı hususları üzerinde toplanmaktadır.
TTK.nun 875/1.maddesi gereğince; Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
Davanın tarafların karşılıklı olarak sunduğu; taşıma senedi, davacı şirketin kargo takip çizelgesi, hasar tutanağı vb. belgelere göre dava konusu emtianın 04.04.2022 tarihinde davalı ... şirketine davacının müşterisi alıcıya adresinde teslim edilmek üzere taşıma amacıyla teslim edildiği, davalı ... şirketinin, dava konusu emtiayı herhangi bir itirazı kayıt ileri sürerek ve hasarlı olarak taşımaya kabul ettiği yönünde bir iddiası veya savunması yoktur. Buna göre dava konusu emtianın davalı ... tarafından hasarsız, tam ve sağlam olarak taşıma sürecine alındığı, yukarıda özetlenen hasar tutanağından da anlaşılacağı üzere emtianın alıcısı (gönderilen) ... tarafından teslim alınmadığı, davalı ... şirketinin kargo takip çizelgesinin aksine kargonun alıcıya teslim edilmediği, satıcıya geri taşındığı (iade taşıması), böylece hasarın taşıma süreci içinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunda da haklı olarak işaret edildiği üzere, hasar tutanağında davalı ... şirketinin acentesinin imzası bulunmasından dolayı, hasarın süresinde ihbar edilmediği savunmasının, Yargıtayın hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin taşıyıcının bilgisi dahilinde olduğunun anlaşılması halinde hasar ihbarının yapılmadığı savunmasının TMK.nun 2. hükmüne aykırı olduğu yönündeki içtihatları gereği yerinde olmadığı yönündeki görüşe aynen iştirak edilmiştir. Zaten davalı ... şirketinin hasardan sorumlu olmadığına (TTK m. 875/2, 876, 878) dair bir savunması da yoktur.. Genel olarak her hasar talebi için ayrı ayrı dava açılmasının eleştirilerek davalının kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni eksiksiz şekilde yerine getirdiği, sorumluluğunun bulunmadığı ifade edilmektedir. Bu nedende davalının
Sonuç olarak bilirkişi, davalı şirketinin acentesinin de imzası bulunan hasar tutanağına göre taşıma sürecinde meydana geldiği anlaşılan hasardan dolayı davalı ... şirketinin sorumsuzluk şartlarının (TTK m. 875/2, 876, 878) varlığını ispat edememesi sebebiyle sorumlu olduğu (TTK m.875/1) yönünde görüş bildirmiştir. Yukarıda açıklanan ve özetlenen belgeler doğrultusunda bu görüş makul bulunarak mahkememizce de kabul edilmiştir.
Davalı ... şirketinin sorumluluğunun sınırlı olup olmadığı yönünden ise; sözleşmede kusuru ile meydana gelen zarar oranında davalı ...’nin zararı tazmin edeceğine dair hüküm bulunmasına rağmen aynı sözleşmenin devam eden maddelerine göre sorumluluğun TTK m.882 gereğince sınırlı olduğunun da düzenlendiği, bu nedenle davalı ...’nin sınırsız sorumluluğuna gidilmesinin yerinde görünmediği, TTK m.886 gereği sınırsız sorumluluk şartlarının somut olayda gerçekleştiğine dair davacı şirket vekilinin herhangi bir iddiası ve ispat ettiği bir olgu bulunmadığı, davalı ... şirketinin dava konusu hasardan dolayı sorumluluğunun TTK m.882 gereğince sınırlı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Zarar Miktarı ve Tazminat yönünden ise; Gerek taraflar arasındaki sözleşmeye ve gerekse TTK m.882 hükmüne göre davalı ... şirketinin sorumluluğunun, eşyanın brüt ağırlığının kg başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğuna ve taşıma senedine göre eşyanın 85 kg-desi olmasına göre davalı ... şirketinin sorumluluğu 85x8,33= 708,05 SDR ile sınırlı (TTK m.882/1) olduğu, SDR üzerinden belirlenen bu sınır eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği 04.04.2022 tarihindeki kur üzerinden TL’ye dönüştürüleceği (TTK m.882/4), bu tarihteki TCMB kurlarına göre 1 SDR 20,2580 TL olduğuna göre davalı taşıyıcının TL cinsinden sorumluluk sınırının 708,05x20,2580= 14.343,68 TL olduğu bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Yapılan hesaplama mahkememizce kontrol edilmiş, bir yanlışlık olmadığından kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacı (gönderen) şirket tarafından dava dışı (alıcı) ... adına düzenlenen 04.04.2022 tarih ve ... Nolu emtia faturasının incelenmesinde; gönderilen (ve dava konusu) emtianın bir adet ...ve bedelinin KDV dahil 6.920,00.-TL olduğu açıktır. Dava konusu televizyon davalı taşıyıcı ... şirketine tam ve sağlam olarak taşınması amacıyla teslim edildiği, emtianın taşıma sırasında hasarlandığı ve iade sürecine sokulduğu, alıcı tarafından teslim alınmadığı yukarıda açıklanan belge ve tutanaklardan anlaşılmaktadır. Böylece davacı vekilinin TTK.nun 889.maddesi hükmüne uygun hasar ihbarı yapılmadığı yönündeki savunmasının da bilirkişi raporunda haklı olarak işaret edildiği üzere Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da dikkate alındığında TMK.nun 2.maddesinde belirtilen hükmüne aykırı olduğu kabul edilmiştir. Zira TTK.nun 889/1-2.maddesi gereğince "Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir." Buna göre ve yukarıdaki tutanaklar dikkate alındığında davalı vekilinin savunması kabul edilmemiştir.
Dava konusu hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinden davalı ... firması TTK.nun 875/2, 876, 878.maddeleri doğrultusunda sorumsuzluğunu ispat edememiştir. Hasar sorumluluğu raporda belirlendiği üzere TTK.nun 882 gereğince sınırlıdır. Bilirkişi tarafından yapılan ve mahkememizce de denetlenerek kabul edilen hesaplamaya göre sorumluluk sınırı 14.343,68.-TL'dir. Davacının zarar talebi 6.920,00.-TL olup, sorumluluk sınırının altında kalan bu talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiştir. Dava dosyasına delil listesi ekinde sunulan ve yukarıda değinilen belge ve tutanakların hiç biri belli bir alacağı talep eden ve borçlu tarafa ödeme süresi tanıyan, davalı tarafı temerrüde düşüren bir belge niteliğinde değildir. Bilirkişi, yukarıda da açıklanan ve gerekçeli karara alınan davacı şirketin 09.04.2022 tarihli davalı şirkete yaptığı hasar başvurusunun (... Kargo Genel Müdürlüğüne başlıklı dilekçe mahiyetinde yazı) davacıyı temerrüde düşüren bir belge olduğunu belirterek faiz talebini haklı bulmuş ise de bu görüşe iştirak edilmemiştir. Bu belgede hasara uğrayan emtia bedelinin 6.920,00 TL olduğu açıklanarak zararın tazmin edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Belgede zararın ödenmesi için davalı taşıma şirketine tanınmış bir süre yoktur. Sadece "...tarafıma ödenmesini talep ediyorum..." denilmekle yetinilmiştir. Bu nedenle söz konusu belge ödeme için vade olmadığından davalıyı temerrüde düşüren bir belge olarak kabul edilmemiştir.
Yine davacı vekili icra takibinde icra inkar tazminatı talep edilmemiştir. Dava dilekçesinde talep edilmeyen bir hususta karar verilemez. Bu durum daha sonra fark edilerek 09.06.2023 tarihli talep dilekçesi vermiş ise de iddianın genişletilmesi yasağına tabi olan bu konuda davalının açık bir muvafakatı yoktur (HMK.nun 141). Davacı vekili bu konuda ıslah dilekçesi de vermemiştir. Bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir (Emsal; Yargıtay 22.HD.nin 22.11.2018 tarih ve 2017/17975 E. 2018/25186 K). Kaldı ki zaten alacak türü ve miktarı likit değildir. Sınırlı-sınırsız sorumluluk, kusur ve zarar tespiti gibi hususlar yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenle de icra inkar tazminatına hükmetmek mümkün görülmemiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı getirdiği itirazlar mahkememizin hukuki bilgisi, yorumu ve takdiri ile çözümlenebilecek nitelikte olduğundan, 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni veya ek rapor almaya gerek duyulmamıştır. Bu itirazlara yukarıda değinilerek tek tek değinilmiş, itirazlar karşılanmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
- Davacının ... 11. İcra Müdürlügünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 6.920,00.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi UYGULANMASINA,
Dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep edilmediği gibi takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden bu yöndeki taleplerinin REDDİNE,
-
Alınması gereken karar ve ilam harcı 472,70. TL olup, peşin alınan 84,69. TL harcın mahsubu ile bakiye 388,01. TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 205,00. TL, bilirkişi ücreti 3.000,00. TL toplamı 3.205,00. TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 3.163,09. TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 165,39. TL'nin toplamı 3.328,48. TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 6.920,00. TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 91,69. TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
-
Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 1.539,60. TL'sinin davalıdan, 20,40. TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2024
KATİP
HAKİM
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12