İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/602 E. 2023/960 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/602
2023/960
18 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/602
KARAR NO : 2023/960
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/08/2022
KARAR TARİHİ : 18/12/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 03.06.2015 tarihinde taraflar arasında imzalanmış olan "Partnerlik Sözleşmesi"nin şartlarının 01.11.2017 tarihinde revize edildiğini, 2020 sonlarında davalı tarafından satışların durdurulduğunu, iletişim grubundan çıkarılarak hizmetin sonlandırıldığını, hizmetin sonlandırılması nedeniyle müşterilerden şikayetler gelmeye başladığını, verilmesi gereken hizmetlerin müvekkili ve diğer partnerler tarafından verilmek zorunda kalındığını, 2021 mart ayında yapılan mutabakat ile davalı tarafından kabul edilen 32.000.-TL bakiye borcun denmemesi üzerine ... 23. Noterliği kanalıyla ... tarih ve ... ve ... 23. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameler gönderildiğini, tebliğ edilen ihtarnameye rağmen bakiye cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine ... 36. İcra Dairesi ... nolu dosyası ile takibe geçildiğini, haksız ve kötü niyetli itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını belirterek, öncelikle ileride telafisi imkansız zarar oluşmaması için davalı şirkete ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3 kişilerdeki hak ve alacaklara takdiren teminatsız olarak, bu mümkün değilse teminat karşılığında tedbir konulmasını, yargılama sonunda da itirazın iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, arabuluculuk sürecinin bitiminden itibaren 14 gün içinde dava açılması gerektiğini, talebin bu nedenle zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin, partnerlik sözleşmesiyle davacı şirketin iş ve çözüm ortağı olduğunu, aynı zamanda da bu sözleşmeyle ... yazılımı ürün satıcısı olduğunu, yani davacı şirketin program satıcısı konumunda olduğunu, davacının fesih iddiasını yazılı belgeyle ispatlaması gerektiğini, çünkü iş ortaklığı sözleşmelerinin yazılı olduğunu, ihbarnamelerin tebliğ edilmediği, davacı şirkete bir borçlarının bulunmadığını, aksine alacaklı olduklarını, ... 36.İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, sözleşme asıllarının dosyaya ibraz edilmediğini, Bu nedenle beyanda bulunamadıklarını belirterek, davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; sözleşmeden kaynaklanan açık hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 36. İcra Müdürlüğünün...sayılı dosyası ile 10/01/2022 tarihinde, davalı aleyhine, 08.03.2021 tarihli Müşteri Mutabakat Mektubu ile cari hesaba dayanarak, 32.080,20.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 26/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/02/2022 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 26/08/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 32.080,20.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
20.06.2023 tarihli Bilirkişi Raporu;
Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2020 - 2021 - 2022 yılı ticari e-defterlerinin yasal süresi içerisinde onaylandığı, e-beratlarının alındığı TTK.nun 64/3.maddesi gereğince defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahipleri lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasında 01.11.2017 tarihinde İş Ortaklığı Sözleşmesinin akdedildiği ve aralarında açık hesap ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defter kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibariyle davalının 32.080,20.-TL borçlu göründüğü, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise, icra takip tarihi itibariyle davalının 984.187,11.-TL davacıya borçlu göründüğü bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Taraf defterleri arasındaki büyük miktardaki farklılığın, davalı defterlerinin yasanın aradığı şartlara, usulüne uygun tutulmuş ise de kayıtlarının zamanında ve düzgün tutulmadığından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Zira davalı şirketin düzenlediği (tablo halinde gösterilen) toplam 42.282,82.-TL tutarındaki 13 adet fatura kendi ticari defterlerine kaydedilmediği, bilirkişiye de ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Oysa bu faturalar dahi davacının defterlerine kaydedilmiş durumdadır.
Davacı şirket tarafından dava dosyasına ibraz edilen 08.03.2021 tarihli Müşteri Mutabakat Mektubunda davalı şirketin 08.03.2021 tari ariyle 32.080,020 TL bakiyede davacı şirket ile mutabık oldukları, Müşteri Mutabakat Mektubunda davalı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Bu mutabakata itiraz edilmemektedir. Bu nedenle bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilerek davalı vekilinin itirazlarına iştirak edilmemiştir. Yine aynı şekilde davamızın konusu olmayan ve davalı tarafından davacı aleyhine başlatılmış olan ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasının incelenmediğine ilişkin itirazlar da yerinde görülmemiştir. Zira defter kayıtlarının incelenmesi ile bir bakıma bu iddialar da zımnen incelenmiş durumdadır. Bu nedenle; 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek rapor almaya gerek duyulmamış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
- Davacının ... 36. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (32.080,20-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 6.416,04-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.191,40. TL olup, peşin alınan 387,45. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.803,95. TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİYLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 123,00. TL, bilirkişi ücreti 2.000,00. TL'den oluşan 2.123,00. TL yargılama gideri ile 80,70. TL başvuru harcı, 387,45. TL peşin harç toplamı 2.591,15. TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
-
Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/12/2023
KATİP ...
HAKİM ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49