SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/640 E. 2023/891 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/640

Karar No

2023/891

Karar Tarihi

27 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2018/640

KARAR NO : 2023/891

DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 27/11/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 29/11/2023

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ASIL VE BİRLEŞEN TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA;

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; 05.11.2015 tarihinde, davalılardan ...'in sürücüsü olduğu, diğer davalı ... sigorta A.Ş. nezdinde (22.03.2015-23.03.2016 tarihleri arasında ... numaralı) ZMMS poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın, (bisikletle seyir halinde olan) müvekkiline çarpması neticesinde ağır yaralandığını ve sağ gözünü kaybettiğini, davalının tek taraflı beyanı ile düzenlenen Trafik Kazası Tespit tutanağı'nı kabul etmediklerini, kaza nedeniyle ... 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında görülen ceza davasında, düzenlenen tutanağa itibar edilerek yapılan kusur tayini doğrultusunda hakkaniyetten uzak ceza verildiğini, kaza tarihinde davacı müvekkilinin, "..." yapılan işletmeyi çalıştırdığını, kaza sonrası çalışamadığı için, ticari faaliyetine devam etmesi mümkün olamadığından, 2015 yılının sonunda ticari faaliyetine son vermek zorunda kaldığını, deposunda ve raftarında bulunan 100.000,00 TL civarındaki stok mallarının heba olduğunu, 2015 yılı sonu itibarı ile çalışarnaması nedeniyle büyük miktarda ticari gelir kayıpları söz konusu olduğunu, iş gücü ve gelir kaybı oluştuğunu, olaydan önce aylık 4-5 bin TL gelir elde ettiğini, bu gelirden mahrum kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığını belirterek, öncelikle kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın üçüncü kişilere devir, temlik ve satışının önlenmesi için teminatsız olarak dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına, davacının, belirsiz alacak davasına konu fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik; kalıcı maluliyet nedeniyle oluşan maddi zarar için 5.000.00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 2.500,00.-TL, kullanamadığı stok mallarının bedeli için 2,500.00 TL olmak üzere toplam 10.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, davalının ağır kusuru neticesinde ölüm tehlikesi atlatan, ağır yaralanan, sağ gözünün kaybı nedeniyle meydana gelen ve yaşamının bundan sonraki döneminde etkisini sürekli devam ettirecek ağır sorunların az da olsa telafisi için 50.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte araç sürücüsü olan davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; 05.11.2015 tarihinde, davalılardan ...'in sürücüsü olduğu, diğer davalı ... sigorta A.Ş. nezdinde (22.03.2015-23.03.2016 tarihleri arasında ... numaralı) ZMMS poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın, (bisikletle seyir halinde olan) müvekkiline çarpması neticesinde ağır yaralandığını ve sağ gözünü kaybettiğini, davalının tek taraflı beyanı ile düzenlenen Trafik Kazası Tespit tutanağı'nı kabul etmediklerini, kaza nedeniyle ... 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında görülen ceza davasında, düzenlenen tutanağa itibar edilerek yapılan kusur tayini doğrultusunda hakkaniyetten uzak ceza verildiğini, kaza tarihinde davacı müvekkilinin, "..." yapılan işletmeyi çalıştırdığını, kaza sonrası çalışamadığı için, ticari faaliyetine devam etmesi mümkün olamadığından, 2015 yılının sonunda ticari faaliyetine son vermek zorunda kaldığını, deposunda ve raftarında bulunan 100.000,00 TL civarındaki stok mallarının heba olduğunu, 2015 yılı sonu itibarı ile çalışarnaması nedeniyle büyük miktarda ticari gelir kayıpları söz konusu olduğunu, iş gücü ve gelir kaybı oluştuğunu, olaydan önce aylık 4-5 bin TL gelir elde ettiğini, bu gelirden mahrum kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığını belirterek ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyasında belirsiz alacak davasına konu fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik; kalıcı maluliyet nedeniyle oluşan maddi zarar için 5.000.00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 2.500,00.-TL, kullanamadığı stok mallarının bedeli için 2,500.00 TL olmak üzere toplam 10.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, davalının ağır kusuru neticesinde ölüm tehlikesi atlatan, ağır yaralanan, sağ gözünün kaybı nedeniyle meydana gelen ve yaşamının bundan sonraki döneminde etkisini sürekli devam ettirecek ağır sorunların az da olsa telafisi için 50.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte araç sürücüsü olan davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talebiyle dava açtıklarını, davaların birleştirilerek, kalıcı malüliyet alacak farkı olarak hesaplanan 28.640,17.-TL, geçici iş göremezlik olarak hesaplanan 6.974,89.-TL'nin haksız fiil tarihi (kaza tarihi) olan 05.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava edilmiştir.

CEVAP :

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili asıl dava cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 22.03.2015/2016 dönemi için ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalısının kusuru oranında ve sigorta poliçesi limitleri (araç başına 29.000,00.-TL, kaza başına 58.000,00.-TL) dahilinde sorumlu olduklarını, manevi tazminat, kullanılamayan stok malların bedelinden, iş gücü ve gelir kaybından sorumlu olmadıklarını, taleplerin, 2 yıl geçtikten sonra dava açılması nedeniyle 2918 sayılı KTK kapsamında zamanaşımına uğradığını, davacı vekili tarafından gönderilen ihtarnamenin müvekkili sigorta şirketine 25.05.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, eksik evrakla başvurulduğunu, bu nedenle ödeme yapılmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceklerini, davacının kaza tarihinde kullanmış olduğu bisiklette takılması zorunlu olan kask ve güvenli sürüş için giyilmesi gereken koruma kıyafetlerinin olup olmadığının mütefarrik kusur açısından tespitini istediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili birleşen dava cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı yasada öngörülen 2 yıllık dava zamanaşımı süresi dolduğundan taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacıya eksik evrak ile başvuru yapılması nedeniyle ödeme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 22.03.2015/2016 başlangıç – bitiş tarihli .../0 nolu zorunlu mali mesuliyet sigortası(trafik) ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin maddi araç başına 29000 TL kaza başına 58000 TL olduğunu belirterek asıl davada verdikleri cevap dilekçesindeki hususları tekrarlamıştır.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza üzerinden iki yıldan fazla süre geçtiğinden taleplerin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, ... 20. Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ... K. sayılı kararını istinaf ettiklerini, zararın ispatı gerektiğini, olayın zenginleşme amacıyla kullanıldığını, özellikle manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili birleşen dava cevap dilekçesinde özetle; davacı yana bu ikinci davayı açtıran, düşündürten olayın davacı yanın talebi olmamasına, dosyaya yeterli sayıda raporlar gelmesine rağmen, mahkemenin bilirkişinin geçici işgöremezlik ile kalıcı işgöremezliği ayırmadığından bahisle dosyayı bir daha Ek rapor için bilirkişiye tevdi ile başladığını, halbuki davacı yanın geçici işgöremezlik talebi olmadığını, hatalı olsa da sayın mahkemece bir kere dosyayı geçici işgöremezlik ve kalıcı işgöremezlik diye ayrıştırılması için bilirkişiye göndermişse de bilirkişinin ayrıştırma ile yetinmediğini, mahkemenin talebinin dışında, keyfince eskiden bulmuş olduğu rakam ve hesaplamalar dışında bambaşka bir hesap çıkardığını, bu rapora çok haklı olarak yetkisi aşınarak rapor hazırlandığından düzeltilmesini talep ettiklerini ama mahkemenin muhtemelen dikkatinden kaçtığını, bilirkişinin keyfi hesaplaması ile ıslah edilmiş rakamlardan daha da yüksek bir rakam bulunduğundan davacı iş ek bu davayı açarak birleştirme talebinde bulunduğunu, davacı yanın mahkemede sözlü yargılama duruşmasında ek dava açtık birleştireceğiz talebi ile mahkemenin esas dosyada karar vermeyerek birleştirilmeyi beklediğini, oysa birleştirme için beklenebilmesi için davacı tarafça açılmış ve bilgileri dosyaya sunulmuş bir dava olması gerektiğini, yani karar için amade olan dosya usule aykırı olarak karara çıkmadığını, bilirkişin itirazlarını da dikkatte almadığını, her açıdan eksik kusurlu bir raporun katileştirildiğini, iki defa işgöremezlik tazminatı hesaplandığını, davanın zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığını, davacı yan dava dilekçesinde maddi kayıplardan kullanamadığı stok mallarının bedelli için 100,000,00-TL istediğini ancak netice-i talepte 2.500,00-TL gösterildiğini, onun üzerinden harç yatırıldığını, aynı zamanda dava türü olarak da belirsiz alacak davasını tercih ettiklerin, dava değerinin belirlenebilir olduğu yerde kısmi dava açılamayacağını, dava şartı eksikliğinden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazada müvekkilinin herhangi bir hata ve kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin zenginleşme amacı taşıdığını belirterek asıl dava dilekçesi ile bezer savunmalar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:

Asıl ve Birleşen Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.

Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.

Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;

Davalı ... vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de; Kazanın 05.11.2015 tarihinde meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı hakkında ceza davası açıldığı, davalının ... 20.Asliye Ceza Mahkemesinde Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan ... E. ... K. Sayılı kararı ile mahkum olduğu, 2918 sayılı KTK'nun 109/2.maddesi gereğince ceza zamanaşımı süresinin esas alınması gerektiği, TCK.nun 89 ve 66/1-e.maddesi gereğince ceza dava zamanaşımının 8 yıl olduğu, davanın da 13/07/2018 tarihinde zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu itirazı yerinde görülmemiştir.

...'nin 16/08/2018 tarihli cevabi yazısında davacıya olay nedeniyle rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, gelir bağlanmadığı, yaşlılık aylığı aldığı bildirilmiştir.

Olay nedeniyle davalı Mehmet Şirin hakkında ... 20.Asliye Ceza Mahkemesinde Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonunda: 26/04/2018 tarih ve ... E. ... K. Sayılı kararı ile "...Adli Tıp Kurumu raporuna göre olayın oluşumunda etkin fren tedbirini almamış olması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirlenmiş, bunun yanı sıra katılanın ise ilk geçiş hakkını sanığa vermeyerek asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bahsi geçen ve açıklanan nedenlerle kazanın gerçekleşmesinde tali de olsa kusurlu olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenen sanığın cezalandırılması yoluna gidilmesi gerekmiş ve sanığın tali kusurlu olmasının yanı sıra katılanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 02.01.2018 tarihli raporu dikkate alınarak vücudundaki yaralamanın ağırlığı ve sanığın eylemi sonucunda 5237 sayılı TCK’nın 89/2. maddesinin farklı bentlerinin ihlal edilmiş olması göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezada teşdit uygulanmıştır. Açıklanan bu nedenlerle sanığın cezalandırılması yoluna gidilerek kendisine adli para cezası verilmiş, sanık hakkında ayrıca kasıtlı suçtan dolayı mahkumiyetinin bulunması ve daha önce uygulama alanı bulmuş olduğundan bu kez hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına yoluna gidilmiştir." gerekçesi ile 5237 sayılı TCK’nın 89/1. Maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hükmün istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19 CD.nin 05/12/2018 tarih ve 2018/3053 E. 2018/3616 K.sayılı kararı ile istinaf talepleri reddedilmiş, mahkumiyet kararı kesinleşmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve 2020/7120 E. 2021/2627 K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; kaza tarihi olan 05.11.2015 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak malüliyet raporu aldırılması gerekmektedir.

Olay nedeniyle, tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 19/06/2019 tarihli raporuna göre, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; davacının Tüm Vücut Engelllilik Oranının %28 (yüzdeyirmisekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur.

Davacının ve davalı gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, davacının 15.08.2018 tarihi itibariyle 52 yaşında emekli, lise mezunu 1.650.-TL maaş aldığı, aylık 7.500,00.-TL kira geliri elde ettiği, evi dışında 150 ve 300 m2 iki dükkanı ile bir arabasının olduğu, davalının 16.08.2018 tarihi itibariyle ticaret ile uğraştığı, aylık gelirinin 4.500,00.-TL olduğu, 39 yaşında lise mezunu, evli ve 4 çocuklu olduğu, kendi evinde oturduğu, kira vermediği, 30 m2 bir dükkanı ile arabasının olduğu tespit edilmiştir.

ASIL DAVADA

Bu raporlara ve delillere istinaden dosya tazminat bilirkişisine verilmiş, bilirkişi kurulu tarafından verilen 23.05.2021 tarihli raporda; davacının olay nedeniyle %70, davalının % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının maddi zararının PME 1931 tablosuna göre 89.129,34.-TL, TRH 2010 tablosuna göre 104.671,30.-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

İtirazlar üzerine bilirkişi kurulundan ek-rapor istenmiş, verilen 15.02.2022 tarihli 1.Ek-raporda; davacının olay nedeniyle %70, davalının % 30 oranında kusurlu olduğu yönündeki görüşte ısrar edilmiş, davacının maddi zararının PME 1931 tablosuna göre 131.098,89.-TL, TRH 2010 tablosuna göre 156.945,95.-TL olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun poliçe limiti olan 290.000-TL ile sınırlı olduğu, zarar gören emtia yönünden mahkemece tanık beyanlarına itibar edilmesi durumunda, davalının 30.000,00 TL'lik zarardan sorumlu tutulabileceği, manevi tazminat talebi hakkında takdirin de mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Davalı ... vekili kusur yönünden bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen maddi gerçeklik karşısında bilirkişi görüşü dosya kapsamına uygun bulunmuş, yeniden rapor alınmasına gerek duyulmadığından davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.

Bilirkişi kurulundan ek-rapor istenmiş, verilen 14.07.2022 tarihli 2.Ek-raporda; 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine alınan malüliyet raporundaki oran ve süre üzerinden yapılan hesaplama sonunda, TRH - 2010 tablosuna göre maddi zararın 131.684,01.-TL olduğu belirtilerek diğer hususlar aynen tekrarlanmıştır.

Dava dilekçesinde geçici ve sürekli iş göremezlik talep edildiği, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin değerlendirilmediği anlaşıldığından aktüer hesabı yönünden bilirkişiden ek-rapor istenmiş, verilen 17.05.2023 tarihli 3.Bilirkişi ek-raporunda; geçici iş göremezlik zararının 6.974,89.-TL, Sürekli İş Göremezlik zararının 18.614,65.-TL, işleyecek dönem zararının 166.971,47.-TLolmak üzere toplamda 192.561,01 TL olduğu bildirilmiştir. Rapora itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır.

Davalı tanığı ... beyanında; "Ben ...'de oturuyorum, İstoç'ta esnafım, akşam iş çıkış saatinde eve doğru giderken yol kenarında ağabeyimi bekliyordum, zira işyerinde telefonumu unutmuştum, ben bu sırada yoldan gelen bir ses duydum, baktığımda araçla bisikletin çarpışmış olduğunu ve bisiklette olan kişinin yere düşmüş vaziyette olduğunu gördüm, çarpışma anını görmedim, bu nedenle hangi aracın hangi şeritte olduğunu, hangisinin ne tarafa döndüğünü, kazanın ne şekilde gerçekleştiğini görmedim, sesi duyduktan sonra bisikletteki kişinin düşmüş olduğunu gördüm, kaza çatal yoldaki yol ayrımında olmuştu, sağ tarafta ... 4., 5.etaba giden yol var, solda da ... 1.etaba giden yol vardı, kazayla ilgili gördüklerim ve bildiklerim bu kadardır, kaza tarihiyle ilgili kışa doğru bir tarihti, 10. veya 11. aydı, yıl olarak 2015 olduğunu hatırlıyorum, tam tarihi hatırlayamıyorum,. Kazada yaralanan ve bisikletten düşmüş olan kişiye ben ve etraftakiler koşup yardım ettik, ambulans çağırdık, şok halindeydi, ambulans gelene kadar başında bekledik, başından kaşının üstünden kan geliyordu, ambulans gelince yaralıyı aldı sonra ben ayrıldım, araç sürücüsü bizim numaramızı istedi, verdik, kaza yerine polis geldiğinde ben orada değildim, emniyet daha sonra beni aradı, bana sadece orada olup olmadığımı sordular, ama beni tanık olarak ifade vermeye çağıran ne mahkeme ne de polis hiç olmadı, ilk defa burada ifade vermem istendi. Ben 2012, 2013 senesinden beri kazanın olduğu yolu işten eve gitmek için kullanırım, yol işlek trafiğin olduğu cadde niteliğindedir, ayrı bir bisiklet yolu kaza tarihinde yoktu, şu anda da olmadığını biliyorum." demiştir.

Davacı tanığı ... beyanında; Davacıyı ben ortağım vasıtasıyla tanıyorum, 10 yıl gibi bir süredir tanışıyoruz, geçirdiği trafik kazasından da bilgim var, kazayı geçirdiği tarihte bir işletmesi vardı, biz işletmeyi...'a ait biliyordum, sürekli orayı davacı işletiyordu, sünnet elbiseleri imalat ve satışı yapıyordu, eşi devamlı çalışmıyordu, işletmeyi işleten davacı idi, işletmenin açık olduğu tüm saatlerde davacı çalıştırıyordu, geçirdiği kazadan sonra davacı bu işe devam edemedi, yaralandığı için işletmeyi kapattı, mevcut mallarını da benim lazer atölyem vardı onun üst katına koydu, malların çoğu orada ziyan oldu, ıslandı, ilgilenmedi, küstü, benim tahminim benim atölyeme koyduğu sünnet kıyafeti süslemeleri gibi eşyaların değeri en az 100 Bin TL civarında olabileceğini düşünüyorum, bildiklerim bu kadardır." demiştir.

Davacı vekili 06/01/2023 tarihlinde, belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu arttırarak harcını yatırmıştır. Bu dilekçe ile; 7.500,00 TL. olarak talep ettiği maddi tazminat belirsiz alacak dava değerini, 149.445,98 TL artırarak toplam 156.945,95 TL'ye, 2.500,00 TL. olarak talep ettiği emtia zararı alacağını % 30 kusura göre yapılan hesap doğrultusunda 27.500,00 TL artırarak 30.000,00 TL'ye çıkartmıştır.

Asıl davada geçici ve sürekli malüliyet talebi (2.500,-TL + 5.000.-TL) 06.01.2023 tarihli dilekçe ile; 7.500,00 TL. olarak talep ettiği maddi tazminat belirsiz alacak dava değerini, 149.445,98 TL artırarak toplam 156.945,95 TL'ye çıkartmıştır. 15.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik zararı 156.945,95.-TL, geçici iş göremezlik zararı ise 6.974,89.-TL olmak üzere toplam:163.920,84.-TL'dir. Böylece davacı vekili aslında geçici iş göremezliğe ilişkin talebini arttırmamış görünmektedir. Bu nedenle geçici iş göremezlik zararı olarak 2.500,00.-TL'nin hüküm altına alınmasına karar vermek gerekmiştir

Davacının kaza nedeniyle kullanamadığı stok mallarının bedelinin tazmini talebi yönünden; davacının kaza nedeniyle işyerini kapattığı, geçirdiği kazadan sonra davacı bu işe devam edemediği, yaralandığı için bir küskünlük ruh haline girdiği, işletmesini kapattığı, mevcut mallarını da komşu esnafın iş yerinin üst katına koyduğu, ilgilenmemesi nedeniyle malların burada ıslanarak nemden ziyan olduğu tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacının kazadan sonra işyerini kapatmaya karar vermesinden sonra tasfiye ederek mallarını satarak paraya çevirmesi gerekirken bunu yapmamış, ilgilenmemiş ve malların çürümesine neden olmuştur. Her ne kadar içinde bulunduğu ruh hali ile bu şekilde hareket etmiş ise de bu psikolijk durumunu manevi tazminat talebi çerçevesinde değerlendirmek gerekmektedir. Bu nedenle, kaza ile davacının mallarının ziyan olması arasında uygun bir illiyet bağı olmadığından tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının kaza nedeniyle uğradığı Geçici ve Sürekli Malüliyet Zararı yönünden;

Öncelikle davalı ... vekili 07.11.2023 tarihli birleşen dava dosyası ile ilgili olarak verdiği cevap dilekçesinde, davacı yana bu ikinci davayı açtıran, düşündürten olayın davacı yanın talebi olmamasına, dosyaya yeterli sayıda raporlar gelmesine rağmen, mahkemenin bilirkişinin geçici işgöremezlik ile kalıcı işgöremezliği ayırmadığından bahisle dosyayı bir daha Ek rapor için bilirkişiye tevdi ile başladığını söylemektedir. Davacı taraf dava dilekçesinin netice-i talep kısmında kalıcı malüliyet zararı yanında "iş gücü ve gelir kaybı" talep etmiştir. Bu talep mahkememizce geçici iş göremezlik talebi olarak yorumlanıp kabul edilmiştir. Bir kimsenin iş gücünden ve (çalışamamasından kaynaklanan) gelir kaybı demek, kısa süre yani yaralanma nedeniyle çalışamadığı sürelerde elde edemediği kazanç kaybı (geçici iş göremezlik zararı) demektir. Mahkememizce söz konusu talep böyle yorumlanmıştır. Zira HMK.nun 33.maddesi gereğince hakim Türk hukukunu re'sen uygular. Yani tarafların taleplerinin değerlendirilerek vasıflandırılması mahkemeye aittir. Zaten 10.12.2018 tarihli tensibin (1) nolu ara kararında uyuşmazlık konusu hususlar belirlenirken "....uyuşmazlık konusu hususların 05/11/2015 tarihli trafik kazasında yaralanan bisiklet sürücüsü davacının kaza nedeniyle kalıcı/geçici işgücü kaybı olup olmadığı..." uyuşmazlık konularından biri olarak saptanmıştır. Buna kimsenin itirazı olmamıştır. Mahkememizin 20.01.2023 tarihli ara kararında yapılan iş, bilirkişi raporundaki belirsizliği netleştirmekten ibarettir. Bu nedenle davacı yanın geçici işgöremezlik talebi olmadığı yönündeki davalı Mehmet vekilinin düşüncelerine ve eleştirilerine iştirak edilmemiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde kalıcı maluliyet nedeniyle oluşan maddi zarar için 5.000.00 TL, geçici iş göremezlik (iş gücü ve gelir kaybı) zararı için 2.500,00.-TL talep etmiş, netice-i talebini arttırdığı 06/01/2023 tarihli dilekçesinde 15.02.2022 tarihli bilirkişi raporunu dikkate alarak toplam zararını 156.945,95.-TL'ye yükseltmiştir. Buna göre davacı vekilinin sürekli iş göremezlik zararı talebini bu miktara yükseltmiştir. Burada geçici ve sürekli iş göremezlik zararını kalem kalem göstermemiştir. Bu nedenle geçici iş göremezlik zararı talebinin 2.500,00.-TL, sürekli iş göremezlik talebinin 156.945,95.-TL olduğu kabul edilerek, bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davalı Mehmet vekili dava dilekçesinde davacının sürekli malüliyet zararı talebinin bulunmadığını belirterek rapora itiraz etmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde sürekli (kalıcı) malüliyet talebinin yanı sıra "Davacının, belirsiz alacak davasına konu kalıcı maluliyet nedeniyle oluşan maddi zararından şimdilik 5.000,00.-TL, iş gücü ve gelir kaybından dolayı 2.500.00 TL" demek suretiyle belirttiği bu talebin, farklı terimler kullanılsa da geçici iş göremezlik zararı istemine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Zira HMK.nun 31-33.maddeleri gereğince değerlendirme mahkemeye aittir. Talep de bu şekilde yorumlanıp kabul edilmiş, davalı vekilinin bu yöndeki itirazı da yerinde görülmemiştir.

Manevi tazminat talepleri yönünden; Davacının yaralanması (göz kaybı ve 18 ay süren tedavi) nedeniyle manevi zarara uğradığı sabittir. Duyduğu üzüntü ve acı ile bozulmuş olan ruhsal sağlığının bir nebze de olsa tekrar sağlamak için tarafların sosyal ve ekonomik şartları, paranın olay tarihi itibariyle satın alma gücü, malüliyet oranı, tarafların yaşı, kusurunun az oluşu ve davacının duyduğu fiziksel ve ruhsal acının yoğunluğu gözetilerek, davacı lehine 50.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesinin çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde hak, nesafet ve adalete uygun olacağı kabul edilmiştir.

Davacı tarafından davalı sigorta şirketine 25.05.2018 tarihinde başvuru yapılmıştır. Davalı sigorta şirketinin 07.06.2018 tarihinde, diğer davalının ise kaza tarihi olan 05.11.2015 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı yanın mahkemede sözlü yargılama duruşmasında ek dava açtık birleştireceğiz talebi ile mahkemenin esas dosyada karar vermeyerek birleştirilmeyi beklediğini, oysa birleştirme için beklenebilmesi için davacı tarafça açılmış ve bilgileri dosyaya sunulmuş bir dava olması gerektiğini, yani karar için amade olan dosya usule aykırı olarak karara çıkmadığını belirterek mahkemenin usuli işlemini eleştirmiştir. Oysa 12.06.2023 tarihli celse tahkikatın bitirildiği, sözlü yargılamaya geçildiği bir karar duruşması değildir. 6100 sayılı HMK.nun "Usul Ekonomisi İlkesi" başlıklı 30.maddesi gereğince; Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Bu emredici yasal düzenleme hakime "davaları en kısa sürede ve en az masrafla sonuca bağla" demektedir. Mahkememizce birleşen dava beklenmeden karar çıkarılmış olsa idi, davanın açıldığı mahkeme yıllarca ana davayı ön mesele kabul ederek kesinleşmesini beklemek zorunda kalacaktı. Bu durumun dava ve usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiği çok açıktır. Bu nedenle davaların birleştirilmesi için davacı tarafa olanak sağlamak HMK.nun 30.maddesine uygun olduğundan davalı Mehmet vekilinin bu yöndeki düşüncelerine ve eleştirilerine de iştirak edilmemiştir.

Davacı vekilinin asıl davada geçici ve sürekli malüliyet talebini (2.500,-TL + 5.000.-TL) 06.01.2023 tarihli dilekçe ile; 7.500,00 TL olarak talep ettiği maddi tazminat belirsiz alacak dava değerini, 149.445,98 TL artırarak toplam 156.945,95 TL'ye çıkarttığı, 15.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik zararı 156.945,95.-TL, geçici iş göremezlik zararı ise 6.974,89.-TL olmak üzere toplam:163.920,84.-TL olduğu, böylece davacı vekilinin aslında geçici iş göremezliğe ilişkin talebini arttırmamış göründüğü, bu nedenle geçici iş göremezliğe ilişkin olarak 2.500,00.-TL'nin hüküm altına alınmasına karar vermek gerektiği yukarıda açıklanmıştı. Bu nedenle birleşen davada geçici iş göremezlik zararı olarak kalan 4.474,89.-TL'nin (6.974,89.-TL - 2.500,00.-TL) hüküm altına alınmasına, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

Birleşen davada ise Ek olarak kalıcı malüliyet için 28.640,17 TL daha istenmiştir. Böylece sürekli malüliyet tazminat talebi toplam olarak 185.586,12.-TL'ye çıkartılmıştır. Davacı vekilinin 06.01.2023 tarihli dilekçesi netice-i talebin belirlenebilir hale gelmesi nedeniyle somutlaştırılarak tamamlanması niteliğindedir. Birleşen davada ise davacı vekili asıl davada ıslah dilekçesi vermek yerine ayrı bir dava açmayı tercih etmiştir. Yukarıda açıklanan bilirkişi raporu doğrultusunda talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin zamanaşımı iddiaları ise açıklanan nedenlerle ve yukarıdaki asıl davadaki gerekçeyle kabul edilmemiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davanın KISMEN KABULÜNE,

ASIL DAVADA

A-Maddi tazminat talebi yönünden;

159.445,95.-TL maddi (2.500,00.-TL geçici + 156.945,95.-TL sürekli) tazminatın davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

Bu miktara davalı ... yönünden kaza tarihi olan 05.11.2015, davalı sigorta şirketi yönünden 07.06.2018 tarihinden itibaren yasal faiz UYGULANMASINA,

Kullanılamayan stok mallarının bedeline ilişkin talebin REDDİNE,

B-Manevi tazminat talebi yönünden;

05.11.2015 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 50.000,00.-TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

  1. Alınması gereken karar ve ilam harcı 14.307,25. TL olup, peşin alınan 204,93. TL harç ile 3.021,79. TL tamamlama harcından oluşan 3.226,72‬. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.080,53‬. TL karar ve ilâm harcının DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  2. Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 676,65. TL, bilirkişi ve adli tıp faturası ücreti 5.249‬,00. TL toplamı 5.925,65‬. TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 5.183,23. TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç ve tamamlama harcı toplamı) 3.262,62‬. TL'nin toplamı 8.445,85‬. TL yargılama giderinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

  3. Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 25.511,35. TL vekâlet ücretinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,

  4. Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 17.900,00. TL vekâlet ücretinin DAVALI ...'DEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,

  5. Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 17.900,00. TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALILARA VERİLMESİNE,

  6. Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,

  7. Davalılardan ... A.Ş. tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 100,00. TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 12,53. TL yargılama giderinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALI ... A.Ş.'YE VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN BU DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

  8. Davalılardan ... tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 210,00. TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 26,31. TL yargılama giderinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALI ...'E VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN BU DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

BİRLEŞEN DAVADA

33.115,06.-TL maddi (4.474,89.-TL geçici + 28.640,17.-TL sürekli) tazminatın davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

Bu miktara davalı ... yönünden kaza tarihi olan 05.11.2015, davalı sigorta şirketi yönünden 07.06.2018 tarihinden itibaren yasal faiz UYGULANMASINA,

Fazlaya ilişkin (geçici malüliyet zararı) talebin REDDİNE,

  1. Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.262,09. TL olup, peşin alınan 179,90. TL harcın mahsubu ile bakiye 2.082,19‬. TL karar ve ilâm harcının DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  2. Davacı tarafça yapılan ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 359,80. TL yargılama giderinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 17.900,00. TL maktu vekâlet ücretinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,

  4. Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 2.500,00. TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALILARA VERİLMESİNE,

  5. Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,

  6. Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00. TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 2.975,37. TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 224,63. TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Dair, asıl ve birleşen dava davacı vekili ve asıl ve birleşen dava davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.27/11/2023

KATİP

HAKİM

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

birleşenCismaniZararuygulanmasınaistinaf(ÖlümSebebiyleistanbulhaftaVetazminatdavacıyahakimAçılanreddineTazminat)kısmenkatipTAZMİNATverilmesinekabulüne

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim