İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/214 E. 2024/193 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/214
2024/193
17 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/214 Esas
KARAR NO :2024/193
DAVA:Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
DAVA TARİHİ:11/06/2014
KARAR TARİHİ:17/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının TPE nezdinde ... sayılı "...", ... sayılı "...", ... sayılı "... şekil", ... sayılı "... Şekil" markalarının tescilli olduğunu, müvekkilinin davalı şirket ile 3 yıl süreli Ana Bayilik Sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye göre davalı şirketin Türkiye genelinde mağaza açma konusunda tek yetkili olarak tayin edildiğini, davalının birçok Avm'de "..." adı altında mağaza açmaya başladığını, müşterilerden ve mağaza çalışanlarından davalılar hakkında şikayet geldiğini ve davalı şirketin bir süre sonra ödemeleri aksatmaya başladığını, davalının sözleşmeye aykırı şekilde marka kullanımı sonucunda müvekkilinin büyük zarara uğradığını, ... markasına olan imajın sarsıldığını, davalı yana noter aracılığı ile ihtarname gönderilmesine rağmen davalının ihtarname gereğini yerine getirmediğini, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiğini, tabelalarının indirilmesini istendiğini, davalı yanın tabelaları indirmediğini, davalının ticari eylemlerinin haksız rekabete yol açar nitelikte olduğunu, markalarına tecavüz edildiğini iddia ile markalarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, "..." marka ve logoların davalı tarafından her türlü ürün ve tanıtımda, internet ortamında, katalog ve SMS'lerde kullanımının men'ini, 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA; Davalı yanın savunmada bulunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalık; Davacının tescilli ... + şekil ibareli markasının distribütörü olan davalının, distribütörlüğü aşar şekilde davacı markasını tabelasında ve diğer ticari işlerinde markaya tecavüz oluşturur şekilde kullandığı ve dolayısı ile markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve meni ile tecavüz mahsulü olan ürünlerin toplatılması ve imhası ile verilecek hükmün ilanı, 556 sayılı KHK nın 66/c maddesi gereğince tespit edilecek lisans bedelinin belirsiz alacak davası olarak tazmini ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile verilecek kararın ilanı talebine ilişkindir.
...18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasından 18.06.2014 günü saat 10:10'dan itibaren iflasına karar verilen ve iflas tasfiye işlemlerine ...iflas sayılı dosyası ile başlanılan müflis ... LTD.ŞTİ. iflas masasında;
Müflis masasında tasfiye İİKL'nun 219. Maddesi uyarınca Adi Tasfiye olarak yapılmakta olup masanın kanuni temsilcileri iflas idare memurları olup; iflas idare memurları;
-...
-...
-... olup İflas idaresinin münferiden yetkisi bulunmaktadır.
Yapılan inceleme ve gelen cevaplardan da görüleceği üzere iflas dosyasında ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı sorulmuş olup müflis masasında ikinci alacaklılar toplantısı 03.06.2022 Tarihinde yapılmıştır.
İflas idare memuru tarafından sunulan 26.02.2024 tarihli beyan dilekçesi ile her ne kadar ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında kayıt kabul davası ikame edilmiş ve davanın kabulü ile 840.663,99 TL'nin de müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş olup, davacı şirket müflis şirketten olacak alacaklarının tümü kabul edilerek sıra cetveline kaydedildiğini beyan etmiş ise de ilgili dosya üzerinden yapılan incelemede ilgili dosyadaki alacağın iş bu dosya talepleri ile bir ilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacının tescilli ... + şekil ibareli markasının distribütörü olan davalının, distribütörlüğü aşar şekilde davacı markasını tabelasında ve diğer ticari işlerinde markaya tecavüz oluşturur şekilde kullandığı ve dolayısı ile markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve meni ile tecavüz mahsulü olan ürünlerin toplatılması ve imhası ile verilecek hükmün ilanıile buna dayalı olarak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş olup;
Yapılan incelemede, dava açıldıktan sonra; davalı şirketin iflasına karar verilmiş, müflis şirketin tüm imalathane ve mağazaları kapatılıp mühürlenmiş ve ticari faaliyetlerine son verilmiştir. Ticari faaliyetleri tamamen sonlandırılmış bir şirketin marka hakkına tecavüz etme ve haksız rekabet teşkil edecek faaliyetlerde bulunma ihtimalinin de ortadan kalktığı açıktır. Müflis şirket hakkında verilen iflas kararından ve müflisin tüm imalathane ve mağazaları kapatılıp, ticari faaliyeti sonlandırıldığından müflisin artık marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin devam etmesi mümkün olmadığından tazminat istemleri haricinde kalan dava ve talepler konusuz kalmış olup, konusuz kalan bakiye davalar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davacı yan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemler olarak; davalı yanın akit gereğince gereken ödemeleri yapmaması, kira bedelini ödememesi ile davalının sözleşmeye aykırı şekilde markayı kullanması, kötü ürünler satılması, kötü personeller kullanılması, personel ilişkilerinin kötü yönetilmesi ve ahlaka aykırı davranışlar olarak göstermiş olup;
Akde uymayacak şekilde ödemelerin aksatılması, kiraların ödenmemesi gibi hususlar marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kapsamında telakki edilecek eylemler değildir. Söz konusu hususlar ticari hayat çerçevesinde ayrı bir alacak yahut özel hukuk davası kapsamında olan uyuşmazlıklar olup, bahsi geçen ödememeye dayalı sebepler marka hakkına zarar vermeyen, haksız rekabet nitelendirmesi yapılamayacak konular olup mahkememizin görev alanı itibari ile yapılması gereken değerlendirme, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden kullanımlar olup olmadığına ilişkin olması gerekmektedir.
Davacı yan, dilekçesinde; davalının sözleşmeye aykırı şekilde markayı kullanması, kötü ürünler satılması, kötü personeller kullanılması, personel ilişkilerinin kötü yönetilmesi ve ahlaka aykırı davranışlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kapsamında olduğunu beyan etmiştir. Davacı yan, bahsi geçen davalı eylemlerinin ispatı anlamında sadece şirkete gelen şikayet mesajlarını delil olarak sunmuştur. Dosya kapsamı itibari ile davalı yanın dava açıldıktan sonra iflas etmesi, mağazalarının kapatılması sebebiyle davacı yan iddiaları yönünden mağazalarda keşif yahut yerinde inceleme yapma imkanı olmadığı, davacı yanın dava açılmadan önce davalı yanca gerçekleştiği iddia olunan eylemler yönünden bir delil tespiti işlemi de yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dosya kapsamında davalının yaptığı iddia olunan eylemlere ilişkin delil olarak sunulu sadece 3. Kişilerce gönderilen mesajlar bulunmaktadır.
Söz konusu şikayetler incelendiğinde; şikayetlerin gerçek kişiler tarafından yapılıp yapılmadığı ve söz konusu şikayetlerin gerçek olup olmadığı belli değildir. Bununla birlikte ilgili şikayetler incelendiğinde büyük bir çoğunluğu direkt davacı tarafından üretilen ürünlerin defolu/imalat hatalı olması ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Yine şikayetler incelendiğinde görüldüğü üzere büyük bir bölüm ilgili defolu ürünlerin mağazada değişim/iadesinin yapılmamasıdır. Burada önemle belirtilmelidir ki tüm dünyada, ilgili yasal düzenlemeler sebebiyle, iç çamaşırı ürünlerinin hijyenik nedenler doğrultusunda değişim/iadesi yapılmamaktadır.
Kaldı ki şikayet mesajlarının doğruluğu tespit edilememiş olup, söz konusu mesajları atan kişilerin davalı mağazalar ile husumeti sebebi ile de bu mesajların atılabileceği ve yine söz konusu şikayet mesajlarında geçen hususların gerçekten yaşanıp yaşanmadığının da bilinemeyeceği hülasa salt davacı yana gönderilen şikayet mesajlarına göre davalı yanın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerini gerçekleştirdiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı yanın şikayet mesajlarının doğruluğunu ispatlayacak mahiyette başkaca sunulu bir delil sunmadığı anlaşılmakla manevi tazminat ve yoksun kalınan kazancın tazmini istemli davanın reddine karar verilmiş, bakiye kalan talepler yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, konusuz kalan bakiye talepler yönünden yukarıda detaylı açıklandığı üzere davacının dava açılırken haklı olduğunu ispatlayamaması sebebiyle yargılama giderleri ve harç davacı üzerine bırakılmış, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
-
Manevi tazminat ve yoksun kalınan kazancın tazmini istemli davanın REDDİNE,
-
Bakiye kalan davalar yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 853,90 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 426,30 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,
-
Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, karşı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Arta kalan gider ve delil avansının hüküm kesinleşince yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01