SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/568 E. 2024/185 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/568

Karar No

2024/185

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/568 Esas

KARAR NO : 2024/185

DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri

DAVA TARİHİ : 22/09/2010

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." adlı filmlerin eser işletme belgesine sahip olduğunu, müvekkilinin hak sahibi olduğu bu filmlerin davalı şirkete ait ... kanalında 15/02/2009-02/06/2010 tarihleri arasında toplam 7 kez izinsiz ve FSEK 52. maddeye uygun sözleşme olmaksızın yayınlanarak mali haklara tecavüz edildiğini, yayınlanan bu filmler için FSEK 68 uyarınca emsal bedelin veya sözleşmede belirlenen bedelin 3 katını talep ettiklerini ileri sürerek, şimdilik her gösterim için 1.000 x 3 = 3.000,00 TL olmak üzere toplam 21.000,00 TL'nin ve eserin izinsiz olarak davalıya ait kanalda yayınlanması sırasında elde edilen reklam gelirinin tamamının tespit edilerek her bir gösterim için şimdilik 100,00 TL'nin yayınlanma tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile vaki ve muhtemel tecavüzün önlenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu eserlerle ilgili olarak hak sahibi muhtelif şirketlerle yayın hakkı lisans sözleşmesi imzaladığını, bu eserler üzerinde ruhsat sahibi olduğunu ve tüm mali hakları usulünce devralmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Asli müdahil ... vekili, dava konusu ''...'' isimli sinema filminin eser sahibinin müvekkili olduğunu, nitekim filme ait eser işletme belgesi üzerinde eser sahibi olarak gözüken yapımcı ... tarafından müvekkiline verilen ... 2. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı beyannamesi ile de bu durumun sabit olduğunu belirterek, ''...'' isimli sinema filminin eser sahibinin ... olduğunun tespitini, davalıların dava konusu filme yönelik tecavüzünün menini ve refini talep etmiştir.

Mahkememizce bozma ilamı öncesi yapılan yargılama ile; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki eserle ilgili mali hak sahibi olan davacı ile herhangi bir sözleşme yapılmaksızın izinsiz olarak ''...'' ve ''...'' adlı sinema filmlerinin davalı şirketin yayın kuruluşu olan ... isimli televizyonda yayınlandığı, her bir gösterimin rayiç bedelin 5.000,00 TL olacağı, 7 kez izinsiz gösterim sebebiyle de toplam gösterim bedelinin 35.000,00 TL edeceği, FSEK 68/1 maddesi gereğince belirlenen miktarın üç katı olan 105.000,00 TL'nin talep edilebileceği, asli müdahilin ... isimli filmle ilgili eser sahipliği sıfatını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 105.000,00 TL tazminatın, 21.000,00 TL'sine dava tarihinden, 84.000,00 TL'sine ise ıslah tarihi olana 12/01/2015 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, hükmün ilanı talebinin reddine, asli müdahilin talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili, davalı vekili, asli müdahil vekili ile feri müdahil vekili temyiz etmiştir.

Temyiz incelemesi neticesinde yapılan inceleme ile;

"1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asli müdahil vekili ve feri müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

  1. Dava,"..." ve "..." adlı filmlerin mali hak sahibi davacıdan izinsiz olarak davalı şirkete ait televizyonda yayınlanması nedeniyle FSEK 68 uyarınca tazminatın tahsili ile vaki ve muhtemel tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir.

Davacı dava dilekçesinde, "..." ve "..." adlı filmlerin davalı şirkete ait ... kanalında ... tarihleri arasında toplam 7 kez izinsiz yayınlanarak mali haklara tecavüz edildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosya içeisinde yer alan ve RTÜK'ten davacıya gönderildiği anlaşılan üzerinde ''...-25.03.2010 ...'' yazılı DVD' nin incelenmesinde, filmin 28.03.2010 tarihinde yayında de yer aldığı, ''...-02.06.2010-...'' yazan DVD'de yer alan filmin '...'' kanalında gösterildiği belirtildikten sonra dava konusu filmlerin toplamda 7 defa gösterildiği, her bir gösterim için rayiç bedelin 5.000,00 TL olduğu bildirilmiştir. Davalı vekili de, ''...'' isimli filmin yalnız bir kez yayınlandığını gösteren DVD'ye rağmen somut veriler dikkate alınmaksızın eserin 5 kez yayınlandığının kabul edilemeyeceğini, dava konusu filmin emsalleriyle mukayese edildiğinde üstün yönlerinin bulunmadığını, sektörel tabiriyle “...” kapsamında olup, ancak pazarlanabilirliği yüksek filmlerin yanında sözleşmelere konu edildiğini, bu nedenle belirlenen rayiç bedelin fahiş olduğunu belirterek, bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, davalı şirketin 15/02/2009-02/06/2010 tarihleri arasında dava konusu 2 adet filmi kaç kez yayınladığının RTÜK.'den de sorularak ve davalının rayiç bedelin fahiş olduğuna ve gösterim adedine ilişkin itirazları da değerlendirilerek bilirkişiler kurulundan ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

  1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalının eylemi aynı zamanda bir haksız fiil teşkil ettiğine göre, mahkemece davaya konu filmlerin gösterim tarihlerinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. " şeklinde karar verilmiştir.

Mahkememizce bozma ilamı ışığında eksikler tamamlanmış, bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bozma ilamı incelendiğinde bozma ilamına esas teşkil eden husus dava konusu 2 adet filmin kaç adet yayınlandığı ve rayiç bedel tespiti ile hükmolunacak tazminata ilişkin gösterim tarihinden itibaren faize hükmedilmesine ilişkin olduğu, haricindeki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Bu durumda dava konusu filmler üzerinde davacının hak sahibi olduğu kesinleşmiş olup, aynı zamanda dava konusu filmlerde asli müdahilin hak sahibi olmadığı da kesinleştiğinden ve yine asli müdahilin temyiz itirazının da reddine karar verildiğinden asli müdahale davası yönünden verilen ret kararı kesinleşmiş olup, mahkememizce kesinleşen asli müdahale davası yönünden aynı şekilde ret yönünde yeniden karar verilmiştir.

Bozma ilamı öncesi verilen karara ilişkin gerekçede "... isimli filmin eser sahipliği ile ilgili davaya asli müdahil olan ... talepte bulunmuş ise de, gerek Kültür Bakanlığı eser işletme belgesinde, eser sahibinin davacı şirketin devraldığı ... yazılı olduğu, her ne kadar eser işletme belgeleri beyan üzerine düzenlenmiş ise de, düzenleme tarihinin dosyaya sunulan Sesam yayını olduğu bildirilen ...'ün ... isimli kitabın baskısından daha önceki tarihi içerdiği, bu kitapta dahi ... isimli filme ilgili ...'in oyuncu olarak yazılı olduğu, yapımcının ... olarak belirtildiği, adı geçen ...'ün asli müdahil tanığı olarak beyanının alındığı, filmin çekildiği sırada ...'i sette gördüğünü beyan ettiği görülmekte ise de, gazetecilik ve sinema yazarlığı yapan tanığın beyanının net olmaması sebebiyle bu beyanına itibar edilemediği, belirtildiği üzere, eser işletme belgesinin tarihinin 1990 yılından öncesine ait olmasından dolayı resmi nitelikli olan bu belgeye itibar edileceği sonucuna varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde, her iki eserle ilgili mali hak sahibi olan davacı ile herhangi bir sözleşme yapılmaksızın izinsiz olarak ... ve ... adlı sinema filmlerinin davalı şirketin yayın kuruluşu olan ... isimli televizyonda yayınlandığı," yönünde tespitler yapılmış olup, dava konusu filmlere ilişkin eser sahipliğinin davacıda olduğu, eserlerin davalıya ait kanalda yayınlanması sebebiyle davalı yanın sorumlu olduğu hususu Yargıtay ilamı ile kesinleşmiştir. Zira Yargıtay bozma ilamında bozmaya esas teşkil eden husus sadece gösterim adedinin belirlenmesi, rayiç bedelin tespiti ve faizin hangi tarihten itibaren uygulanacağına ilişkin olup, harici tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce bozma ilamı çerçevesinde yeniden incelemeler yapılmış, bozma ilamı çerçevesinde RTÜK'e müzekkere yazılmış ancak saklama süresi dolduğundan dolayı cevap verilmediği anlaşılmıştır.

Mahkememizce icra edilen 27/01/2021 tarihli duruşmanın 1 numaralı ara kararı ile "Dosya kapsamında ilgili dosyanın 3.FSHH Mahkemesinden mahkememize devredildiği, devir esnasında herhangi bir tutanakla dosyalar devredilmediği için dosyada bulunan bazı metaryellerin (bu dosyaya özgü değil) sağlıklı tutulmadığı, mevcut dosya mahkememizce incelendiğinde CD'nin bilirkişilerce incelenmiş olduğu, ancak fiziken dosya kapsamında içeriğinde bir CD bulunmadığı, ayrıca CD için bir tutanak düzenlenmediği anlaşıldığı, firmalara yazılan müzekkerelerin de olumsuz geldiği gözetilerek bozma ilamı doğrultusunda gerekli incelemelerin yapılması için önceki raporlardaki incelemeler de esas alınarak bozma ilamı kapsamında yeni bir heyet oluşturulmasına, " karar verilmiş olup, ara karar ışığında bilahare gerekli incelemeler yapılmış olup, her ne kadar ilgili ara karardan da anlaşılacağı üzere CD bulunmadığı, sonrasında bu hususta yazılan müzekkerelere olumsuz cevap verildiği anlaşılmakta ise de; yapılan incelemede dosyaya 02.03.2011 tarihli duruşma ara kararaına göre RTÜK CD’lerinin ibraz edildiği görülmektedir. Bu tarihten sonra tanzim olunan 07.4.2014 tarihli bilirkişi raporunun 5. Sayfasının 2. Madde kısmında CD üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava konusu ... filminin 28.03.2010, dava konusu ... filminin 02.06.2010 tarihinde yayınlandığı ve yayınlanan filmlerdeki başrol oyuncularının kim olduğu yazılı olduğu gibi yapılan incelemede dava konusu filmlerin davalıya ait televizyon kanalında yayınlandığı da yazılmakta olup, söz konusu filmlerin dava konusu edilen filmler olduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır. Her ne kadar aynı raporda devam eden kısımlarda 7. Sayfada dava konusu filmlerin 7 defa yayınlandığından bahsedilmiş ise de; bu tespitin neye göre yapıldığı belli olmadığı gibi 7 defa yayınlandığına ilişkin bir delil dosyada da mevcut değildir. Nitekim davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan ihtarnamelerde de ... filminin 02.06.2010 tarihinde yayınladığı, ... filminin ise 25.03.2010 ve 28.03.2010 tarihlerinde yayınlandığının yazılı olduğu, söz konusu ihtarnamelerde belirtilen tarihler haricinde filmin yayınlandığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Bu durumda dosyadaki mevcut deliller ışığında dava konusu ... filminin 28.03.2010, ... filminin ise 02.06.2010 tarihinde yayınlandığı tespit edilmiş ancak haricinde başka tarihlerde yayınlanıp yayınlanmadığı hususunda net bir delil elde edilememiştir.

Bozma ilamına dayanak bir diğer husus, rayiç bedelinin belirlenmesine ilişkin olup, mahkememizce bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporlarında dava konusu filmlerin gösterim başına değerinin 5.000 TL olacağı belirlenmiş, bozma ilamı sonrası alınan ilk raporda da her bir film için 2.000 TL olacağı belirlenmiş, alınan raporlar arasında çelişkinin husule gelmesi ve raporlarda rayiç tespitine ilişkin yeterli araştırma ve inceleme yapılmaması hasebiyle yerinde görülmemiş, dosya kapsamına alınan 02/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile yayın tarihi itibari ile her bir filmin rayiç değerinin 500 TL olabileceği belirlenmiş, alınan bilirkişi raporu yerinde bulunmuş olup, alınan bilirkişi raporunda ;

"Davacı tarafından sunulan sözleşmede; Dava konusu filmlerden ... filminin yer aldığı 3 adet filmin 6.8.2008 tarihinde ... tarafından davacıya 1.500-TL bedelle devredildiği, Davalı tarafından sunulan sözleşmelerde ise; ... ile ... arasında imzalanan 10.3.2009 tarihli Lisans Sözleşmesi ile 8 yıllık süre ile toplam 20 filmin ... münhasıran lisans verildiği, lisans bedelinin film başına 50.000-TL olarak kararlaştırıldığı, bu filmler arasında ... isimli filmin de yer aldığı, ... Hizmetleri ile ... arasında imzalanan 18.6.2008 tarihli Lisans Sözleşmesi ile 10 yıllık süre ile toplam 130 filmin... münhasıran lisans verildiği, lisans bedelinin film başına 3.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, gösterim sayısının sınırsız olduğu, bu filmler arasında ... isimli filmin de yer aldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere FSEK m.68/1 hükmünde varsayımsal bedelin hak sahibinin “sözleşme yapmış olması halinde isteyebileceği bedele” göre tespit edileceği kabul edilmiştir. Buna göre; ihlale konu mali hakkın, hak sahibinin rızasıyla ve bir sözleşme çerçevesinde kullanılmış olması varsayımında ödenmesi olası bedel ne olacaksa, varsayımsal bedel de bu tutar üzerinden hesaplanacaktır. Görüldüğü gibi yöntem, somut olaya özgü, varsayımsal sözleşme koşullarının irdelenmesini gerektirmektedir. Bu nedenle öznel telif bedeli, somut olayın objektif ve sübjektif tüm koşulları dikkate alınarak belirlenmelidir.

Şayet rayiç bedelini öznel kriterlere göre belirlemeye yarayan veriler mevcut değilse bu durumda ilgili filmin bilinirliliği, izlenme sayısı, toplumdaki popülaritesi gibi nesnel kriterler baz alınarak nesnel ücret belirlenecektir. Doğal olarak nesnel kriterler belirlenirken kullanılacak ölçütler mutlak ölçütler olmadığından varsayıma dayalı ücrettir.

Tüm bu açıklamalar ışığında dosyadaki veriler incelendiğinde; davacının 2008 yılında dava konusu filmlerden ... isimli filmin de yer aldığı 3 adet filmi 1.500-TL bedelle devraldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tek bir filmin devir bedelinin 500-

TL olduğu anlaşılmaktadır. Diğer film olan ... isimli film için ise herhangi bir emsal bedel bulunmamaktadır.

Sektörel teamül ve uygulamalarda; TV yayınlarında kullanılacak sinema filmlerine ilişkin akdedilen lisans sözleşmelerinde gösterim sayısına bakılmaksızın sinema eseri sayısı ve lisans süresi üzerinden bir bedel belirlenmesi yöntemi yaygın olarak görülebilen bir husustur. Bir başka örnek vermek gerekirse, TV yayın ürünü olan reklam filmleri yönünden sektörel teamül ve uygularda da eser ve hak sahipleri ile yapılan lisans sözleşmelerinde de gösterim adedi dikkate alınmaksızın yayınlama yılı üzerinden bir bedel belirlenerek her bir kullanım yılı için ek bir ödeme yapılması yaygın olarak görülebilen bir husustur. Zira eski sinema eserinin TV yayınlarında kullanılmasına ilişkin hak sahipleri ile yayıncı kuruluşlar arasında bir lisans sözleşmesi yapıldığında; lisans süresi boyunca söz konusu sinema eserinin başka bir TV kanalında yayınlanması genelde mümkün olamamaktadır. Burada TV yayıncısı sinema eserini lisans süresi içerisinde yayınlama hakkına sahip olduğu gibi yayınlamama hakkına sahiptir ve hiçbir yayında kullanmamış olsa da lisans bedelini ödemekle mükellef olmaktadır. Bu kapsamda eski sinema eserlerinin bir TV yayınında kullanılmasına ilişkin belirli süreli bir lisans sözleşmesinde önemli olan hususun gösterim sayısı değil, film sayısı ve lisans süresi olduğu ifade edilebilir. Bu noktadan hareketle; eski sinema eserlerinin TV yayınlarında kullanılmasına ilişkin lisans sözleşmelerinde birim ücretler hesaplanırken, gösterim sayısına bakılmaksızın her bir film yönünden bir yıllık lisans bedelinin dikkate alınabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlığa konu her iki film yönünden yapılan değerlendirmede; her iki filmin de eski tarihli Türk filmlerinden olması, filmlerin toplumda az düzeyde izlenen filmlerden olması, gösterimi yapan kanala getirisinin düşük düzeyde

olması ve dosyada mübrez lisans sözleşmesi örneklerinin sektörel teamül ve uygulamalara paralel olarak her bir film için sınırsız gösterim sayısı üzerinden gösterim yapılacak yıl sayısı üzerinden bir bedel belirlenmiş olması ile sinema eserlerinin TV yayınlarında kullanılmasına ilişkin lisans sözleşmelerinde yayın haklarının belli bir süre ile yalnız ilgili TV yayıncısına hak veriyor olması yönündeki genel sektörel uygulama dikkate alındığında; dava konusu sinema filmlerinin 2010 yılında yapılmış olan gösterimlerinin rayiç bedelinin belirlenmesinde gösterim sayısına bakılmaksızın eserlerin her biri için 1 yıllık gösterim lisans bedelinin emsal olarak kabul edilmesinin mevcut sektörel teamül ve uygulamalar ile

dosyadaki bilgi ve belge durumu ile uygun olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Dava konusu olayda her iki filmin 2010 yılında gösterilmesi kapsamında ödenmesi gereken 1 yıllık lisans bedeline ilişkin rayiç bedelin hesaplanmasında dosya sunulmuş sözleşme örneklerindeki bedeller dikkate alınarak her bir film için, 1 yıllık lisans süresinde ödenmiş olan lisans bedellerinin belirlenmesi için inceleme yapılması uygun olacaktır.

Davalı tarafından sunulan 10.03.2009 tarihli lisans sözleşmesi örneğinde toplam 20 filmin 8 yıl süre ile lisans bedelinin 50.000-TL olarak kararlaştırılmış olması dikkate alındığında; her bir film için 8 yılık bedelin 50.000-TL / 20 film = 2.500-TL olduğu ve her bir film için 1 yıllık bedelin ise 2.500-TL / 8 yıl = 312,50-TL olarak belirlenmiş olduğu anlaşılmıştır.

Yine davalı tarafından sunulan 18.06.2008 tarihli lisans sözleşmesi örneğinde her bir film için filmin 10 yıl süreli lisans bedelinin 3.000-TL olarak kararlaştırılmış olması dikkate alındığında; her bir film için 1 yılık bedelin 3.000-TL / 10 yıl = 300-TL olarak belirlenmiş olduğu anlaşılmıştır.

Buna göre; 1 sinema filminin 1 yıllık sürede TV kanalında yayınlanmasına ilişkin birim lisans bedelinin 2008 yılı için 300-TL ve 2009 yılı için 312,5-TL olduğu görülmektedir.

Buradan hareketle 2010 yılında 1adet eski sinema eserinin 1 yıl süre ile TV’de gösterilmesine ilişkin lisans bedelinin emsal olarak sunulan sözleşmelerin birden fazla film ve birden uzun süreli yıl üzerinden gerçekleştirildiği hususu gözetildiğinde 500-TL olarak belirlenebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. " yönünde tespitler yapılmıştır.

Usul ve yasaya uygun rayiç tespiti yapılan yukarıda anılı bilirkişi raporu ve toplanılan deliller muvacehesinde inceleme yapıldığında; her iki filmin de eski tarihli Türk filmlerinden olması filmlerin toplumda az düzeyde izlenen filmlerden olması,

gösterimi yapan kanala getirisinin düşük düzeyde olması ve dosyadaki sözleşme örnekleri dikkate aldığında, 2010 yılında bir adet muadil 1 adet eski sinema eserinin 1 yıl süre ile TV yayınlarında kullanılmasına birim lisans bedellerin dikkate alındığında, dava konusu iki filmle ilgili olarak yayın tarihi olan 2010 yılında ödenmesi gereken emsal rayiç bedelin, toplam 1.000,00 TL( ayrı ayrı 500 TL) olarak belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Yukarıda da tespit edildiği üzere dava konusu filmlerin ayrı ayrı bir defa yayınlandığı tespit edilmiş olup, bir an için davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu ihtarnamelere riayet edilmesi halinde dahi ihtarnamelerde mahkememizce tespit edilen tarihten farklı olarak 25.03.2010 tarihinde de yayınladığı yönünde ihtarnamede tarih yer aldığı ancak 1 yıllık lisans bedelinin baz alınması gerektiğinden ve ihtarnamelerde geçen yayın tarihlerinin de 2010 yılı olması hasebiyle sonuç değişmeyecektir.

Bu durumda her bir film için yayın tarihi olan 2010 yılı itibariyle 500 TL değer tespiti ile FSEK 68. Madde kapsamında 3 kat uygulanması gerekliliği( bu hususun bozma sebebi yapılmaması bu noktada kazanılmış hakkın mevcudiyeti) sebebiyle her bir film için 500X3=1.500 TL tazminata hükmolunmuş, ... adlı film için yayın tarihi olan 28.03.2010, diğer film için ise yayın tarihi olan 02.06.2010 tarihi itibari ile temerrüt faizin uygulanması uygun bulunmuş, sonuç olarak Açılan davanın kısmen KABUL, kısmen REDDİ ile; 3.000,00 TL tazminatın 1.500,00 TL'sine 28.03.2010, bakiye kalan 1.500 TL'sine 02.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin REDDİNE dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:

  1. Açılan davanın kısmen KABUL, kısmen REDDİ ile;

-3.000 TL tazminatın 1.500 TL'sini 28.03.2010, bakiye kalan 1.500 TL'sinin 02.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin REDDİNE,

-Asli Müdahale davasının REDDİNE,

  1. Davanın kabulüne konu kısım üzerinden davalı yandan alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının, 25,20 TL peşin harç ile 1.434,51 TL ıslah harcının toplamı olan 1.459,71 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.032,11 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, davalı yandan alınması gerekip davacının yatırdığı peşin ve ıslah harcı toplamına mahsup edilen 427,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  2. Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan 10.390,30 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak 296,90 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Davalı tarafça yapılan 100,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak 94 TL olan kısmının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

  4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabule konu miktar üzerinden hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden redde konu miktar üzerinden hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

  6. Arta kalan gider ve delil avansının hükmen kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerine gerekçeli kararın tebliğinden itibaren taraf vekillerinin yüzüne karşı iki haftalık süre içinde YARGITAY YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/07/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

EseriSanatistanbulreddineVeyargıtayFikirreddikabulhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim