SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/270 E. 2023/243 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/270

Karar No

2023/243

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/270 Esas

KARAR NO : 2023/243

DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli)

DAVA TARİHİ : 08/07/2015

KARAR TARİHİ : 20/12/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilininin “...”, “...”, “...” ve "...” adlı albümlerinin ve eserlerin internet ortamında dijital olarak kullandığını, davalı ile müvekkili arasında bu yönde bir kullanım sözleşmesi bulunmadığını ileri sürerek söz konusu eserlerin kullanımından meydana gelen hak tecavüzünün durdurulmasına, söz konusu eserlerin dijital ortamda kullanılmasının tedbiren durdurulmasına, FSEK kapsamında tazminata hükmedilmesine davanın kabulü ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava konusu albümlerde yorumcu/besleci/söz yazarı sıfatıyla yasanın öngördüğü şekilde noter huzurunda Davalı müvekkili firmanın '...' olarak ilgili albümleri ve albümdeki eserleri yayımlamasına muvafakat ettiğini, Müvekkili firmanın ilgili fonogramlar üzerinde Davacının muvafakatnameleri uyarınca Kültür Bakanlığı nezdinde fonogram yapımcısı olarak tek yetkili bağlantılı hak sahibi olduğunu, eser sahibi ve içracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldığını ve ilgili fonogramlar üzerinde bağlantılı hak sahibi sıfatıyla mali haklarını kullandığını ve kutlanmakta olduğunu, Davacının zamanında FSEK uyarınca besteci, söz yazarı ve yorumcu sanatçı olarak Davalı ...'e devretmiş olduğu veya kullanım yetkisini vermiş olduğu mali hakları ile ilgili fonogramların dijital olarak da yayımlanmasına müsaade ettiğini, teknolojik nedenlerle kaset satışlarının heredeyse ortadan kalktığı göz önüne alındığında mali hakların devredildiği tarihteki teknolojik duruma göre hak elde eden kimselerin bu haklarını kullanamaz hale gelmelerinin hukuki işlem güvenliğini zedeleyeceğini, Dava konusu fonogramların ve fonogramlardaki eserlerin dijital ortamda yayımlanması hususunda mali hakların özü ve kullanım şartları değil, sadece ilgili fonogramların yayımlandığı yer değişmiş sayılması gerektiğini, ayrıca Davacının "..." ve "... " albümlerindeki eserlerine bağlı mali haklanını Davalıya devrettiğini, "..." isimli albümdeyse eserlerinin her türlü ses taşıyıcısı yoluyla yayımlanmasına muvafakat ettiğini, Davacının üyesi bulunduğu ..., ... ve ... meslek birliklerine vermiş olduğu muvafakatnamelerin ilgili eserlerin dijital ortamda yayımlanmasına olanak sağladığını, Davacının hem yorumcu, hem de eser sahibi olarak dijitat mecrada yayımlanan eserleri üzerinden telif hak edişlerini Meslek Birlikleri aracılığıyla aldığını, yapılan telif ödemeleri Davacının herhangi bir maneyi veya mali hak kaybına uğramadığını gösterdiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Bilirkişiler ... ve ... bilirkişi raporlarında; “...” mefhumunun yasada düzenlenen birden fazla hakkı kapsıyor (umuma iletim ve çoğaltma) olması, çoğaltma hakkının devredilmesiyle özellikle sınırlanmadığı koşulda mevcut ve ileride ortaya çıkacak her yolla çoğaltım hakkının verlidiği şeklinde yorumlanabilmesi, devir sözleşmesinde fonogram yönünden tam ruhsat devrine İşaret eden ifadeler olması nedenleriyle davacı yanca, uyuşmazlığa konu yapımların devredildiği muvafakatnamelerin kapsamının; fonogram sahibinin yapımlar üzerinde fonogram sahipliğinden kaynaklanan ve fonogram sahipliği alanına giren tüm haklara yönelik bir devir olduğu ve davalının kullanımının yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığını, mahkemenin aksi yönde değerlendirme yapması ihtimali gözetilerek, dava konusu edilen davalı firmanın ilgili albümleri dijital platformlarda kullanması nedeniyle elde edilen gelirin tespiti bakımından dosyada bir veri bulunmadığından ve bunun için davalıların defterlerinin incelenmesi gerektiğinden, gerek Mahkemece bu konuda bir yetkilendirme yapılmadığından gerekse uzmanlık alanımız olmadığından bir inceleme yapılmamıştır. Yine FSEK 68 kapsamında rayiç bedelin tespiti bakımından da, rayiç bedel tespitine esas olarak kullanım bilgileri (davacı kullanıma dalr görseller sunmuş olmakla birlikte, dljltal platformlarda ekle edilen gellrin tesplti bakımından hem defter incelemesi yapılması hem de kullanımın gerçekleştiği dijital platformlara yazılarak bu kullanımların kaç adet ve ne şekilde gerçekleştiği bilgilerinin alınması gerekmektedir) dosyada mevcut olmadığından, rayiç bedel tespitinin de yapılmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.

Bilirkişiler ..., ... ve ... 01/08/2016 havale tarihli ek bilirkişi raporlarında; davacıya ait (icrasını gerçekleştirdiği veya söz ve bestesini yaptığı) eserlerin ..., ..., ... gibi dijital ortamlarda satış ve dağıtımının yapılmasının, FSEK m. 25/2 c.1 anlamında “eserin veya çoğaltılmış nüshalarının gayri maddi nüshalarının dağıtım ve satışı; ..., ..., ... gibi sitelere yüklenmesi ve oradan dinlenebilmesinin ise FSEK m. 25/2 c. 2 kapsamında "kişilerin seçtikleri yer ve zamanda esere erişim sağlama” suretiyle umuma iletim olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının dosyaya sunduğu ekran çıktılarından, ... ve ... müzik sitelerinde davacının albüm ve eserlerinin gayri maddi nüshalarının satış ve dağıtımının yapıldığı, yine ITunes platformunun Türkçe sitesinde de, davacının albümlerinin satış ve dağıtımının yapıldığı; Youtube ve diğer müzik platformlarında davacının icra ya da kliplerini davalının yüklediğine dair bir kanaate varılamadığı, davacının söz ve bestesini yaptığı eserlerinin, internet ve dijital ortamda satış ve dağıtımının, FSEK m. 22 ve 23'de yer alan çoğaltma ve yayma mali haklarının FSEK m. 51/2 anlamında “...” genişletilmesi olarak görülmesi gerektiği, dolayısıyla, davacının güfte ve bestelerini yaptığı eserlerin, “internet ve dijital ortamda” satış ve dağıtımının izinsiz yapılmasının davacının FSEK m. 25/2.c 1'deki münhasır haklarımı ihlal edeceği, Davacının icralarının internet ve dijital ortamlarda satış ve dağıtımının yapılmasının FSEK m. 80/1/A/4 anlamında bir eylem olup, icracı sanatçıya tamınan bu hakların 4630 sayılı ve 2001 tarihli kanunla gerçekleştiği, bu hakların FSEK m. 51/2 anlamında icracı sanatçıya tanınan çoğaltma ve yayma mali haklarının şümülünü genişlettiği, davacı ile davalı arasında 1989 yılı ve sonrasında akdedilen, dava konusu albümlerle ilgili sözleşmelerin, bu hakları kapsayamayacağı, dolayısıyla bunun da davacının FSEK m. 25/2.c 1'deki münhasır haklarını ihlal edeceği, ... tarafından, ...'ın talebi üzerine verilen 28 Temmuz 2015 tarihli yazıda, ... için 2008 yılından 2015 yılına kadar “...” başlığı altında telif dağıtımı ve ödemeler yapıldığı, ancak bu belgede yer alan "...” ibaresinin ne anlama geldiği, hangi hakları kapsadığının belli olmadığı, ... tarafından davacıya İnternet ortamında satış ve dağıtımı karşılığında “dijital” başlığı altında yapıları telif ödemelerinin huzurdaki davada bulunacak bedelden indirilmesi gerektiği, davacının internet ortamında satış ve dağıtımı gerçekleştirilen albümleri ile ilgili olarak FSEK m. 68/1 uyarınca talep edebileceği, farazi sözleşme bedelinin, heyette yer alan diğer üyelerin ayrık rapor sunmaları nedeniyle hesaplanamadığı, somut olayda FSEK m. 58 anlamında cayma hakkının gerek maddi gerekse şekli şartlarının gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.

Bilirkişiler ..., ... ve ... 08/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu albümlerin dijital kullanım haklarının davalıya devredilmemesi nedeniyle vaki kullanımların hukuka aykırı olduğu, Davacı ile davalı arasında akdedilmiş bir sözleşme olsaydı davacının dava konusu albümlerin internet ortamında satış ve dağıtımları karşılığında talep edebileceği bedelin ...'dan sorulmasının gerektiği, davacının bu bedelin 3 katını talep hakkının olabileceği, Dosyada davalı vekilinin 25.8.2015 tarihli dilekçesinin 3 nolu ekinde sunduğu ...'ın talebi üzerine ... tarafından hazırlanan 28.7.2015 tarihli yazıda davacının internet ve mobil uygulamalarla ilgili olarak aldığı 2008-2015 yıları toplam telif bedeli 10.968,86-TL olarak belirtilmiş olup bu bedelin yukarıda ...'dan bildirilecek telif bedelinden düşülmesi gerekeceği, ancak, hükmedilen bedelin ferileriyle birlikte filen ödenmesi halinde, Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca, taraflar arasında FSEK.m.68.f.4 kapsamında bir sözleşmenin oluştuğu kabulü paralelinde, dava konusu albümlerin dijital kullanımı yasal hale geleceğini ve davalı tarafından kullanılabileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Aynı bilirkişiler 18/09/2017 tarihli ek bilirkişi raporunda da kök rapordaki tespitlerin aynen geçerli olduğunu bildirmişlerdir.

Bilirkişiler ..., ... ve ...24/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...'ın, dava konusu albümlerdeki eserler üzerinde sahip olduğu tüm haklarını, sözleşme ve muvafakatnameler ile en geniş ölçüde yararlanması ve kullanması için tam ruhsat şeklinde Davalı ...'e devrettiği Albüm sözleşmelerinin yapıldığı yıllarda dijital mecranın olmaması ve bilinmemesinden dolayı, taraflarca imzalanan sözleşmelerde bu mecranın yer almadığı, Eserler üzerindeki hak ve yetkilerin tam ruhsat şeklinde devredilmesinin akabinde Dijital mecra yasaya yıllar sonra eklenmiş olsa da, mevcut eserleri albümlerin yapıldığı dönemin teknolojisi ile değerlendirmek gerektiği, Eserleri çoğaltma ve yayma hakkı da dahil olmak üzere tüm mali haklarının sahibi olan fonogram yapımcısı Davalı ...'her türlü ses taşıyıcısı” olarak ifade edilen muvafakatname ve sözleşme hükümlerine göre İlgili eserleri, ilgili mecranın sonradan ortaya çıkması ve içinde bulunduğumuz çağın getirdiği gereklilik ve de müzik piyasasının varlığını etkin sürdürebilmesi maksadıyla 'dijital' mecrada da kullanıcılara sunma hakkına sahip olacağı, Davacının, üyesi olduğu meslek birliklerine verdiği yetki devri ile de (dijital kullanım/satışlardan' haberdar olduğu ve bu kullanımlara izin verdiği görülmekte, iş bu davanın tarihinden yıllar öncesine denk gelen 2008 yılından bu yana da dijital ortamdan telif hak edişlerini aldığı anlaşılmış olup, Davalının eserleri 'dijital' mecraya sunma eyleminin hem yasal ve hem de sektörün işleyiş yapısına göre uygun olduğu günümüzde de tam ruhsat devri içeren sözleşmelerde; var olan ve ileri de ortaya çıkması muhteme! tüm mecraların mali haklarının devri amaçlanmakta olup, Davalı ve Davacı arasında imza edilen sözleşmelerinde aynı amaç doğrultusunda olduğu, Davacı ...'ın üyesi olduğu ... ve ... meslek birliklerinden aldığı toplam dijital telif tutarı 10.968,86 + 6.474,11 = 17.442,97 TL'dır. ... tarafından listelenen hak edişler arasında, davacının eser sahibi sıfatının bulunduğu ..., Davalının ilgili eserler için dijital kullanımlardan elde ettiği gelirin defter kayıtlarından öğrenilerek, Davacının talep edebileceği bedelin hesap edilmesi ve yukarıda açıklanan meslek birliklerinden gelen ödemenin de bu bedelden düşülmesi gerekeceği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Aynı bilirkişiler 03/12/2020 tarihli raporlarında; Davalıya ödenen dijital telif ödemelerinin, sektör bilirkişilerince, davalının üyesi olduğu ... meslek birliğinden sorulması gerektiği ve yine gerekli görülmesi halinde dağıtıma esas pay oranlarının ve emsal albümlerdeki oranların aynı meslek birliğine sorulabileceği kanaatine varıldığını, meslek Birliklerinden gelen yazı içeriklerinin ticari defterler ile uyumlu olup olmadığı yönünden yapılan incelemede; meslek birliklerinden gelen müzekkere yazılarında, üye olmaması nedeniyle davalıya telif bedeli ödemesi yapılmamış olduğu belirtildiğini, her iki Meslek Birliğinde (..., ...) dava konusu eserler için davacıya ödenen dijital telif bedeli ödemeleri, ticari defterlere albüm ve mecra ayrımı yapılmaksızın toplu olarak kaydedilmiş olması nedeniyle, defter kayıtlarından tespit edilemediğini, davacıya ödenen telif bedeli ödemelerinin defter kayıtlarından tespit edilememesi üzerine, ilgili Meslek Birliklerinin telif bedeli dağıtım hesaplamalarının yapıldığı Dağıtım Birimlerinde bilgisayar kayıtları üzerinde sondaj usulü yapılan incelemelerde, dava konusu albümlerde söz yazarı, besteci, yorumcu (icracı sanatçı) olarak yer aldığı eserler yönünden davacı ...'a 08.07.2015 dava tarihine kadar, dijital dağıtımlar sonucu yapılan telif bedeli ödemeleri: ... (Net Telif Bedeli Ödemesi: 3.791,52 TL), ... (Brüt Telif Bedeli Ödemesi 4.094,93 TL / Net Telif Bedeli Ödemesi: 3.398,79 TL) olduğuna dair yazı içeriklerinin, dağıtım hesaplamaları ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.

16/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Daha önce düzenlenen 03.12.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, Meslek Birliklerinden gelen yazı içeriklerinin ticari defterler ile uyumlu olup olmadığı yönünden yapılan incelemede; Meslek birliklerinden gelen müzekkere yazılarında, üye olmaması nedeniyle davalıya telif bedeli ödemesi yapılmamış olduğunun belirtildiği, Her iki Meslek Birliğinde (..., ...) dava konusu eserler için davacıya ödenen dijital telif bedeli ödemelerinin, ticari defterlere albüm ve mecra ayrımı yapılmaksızın toplu olarak kaydedilen telif bedeline ilişkin hakediş ve ödemeler olması nedeniyle, defter kayıtlarından tespit edilemediği, Ancak, ...'a ait defter kayıtlarında yer alan davacıya ait borç-alacak ilişkilerinin takip edildiği cari hesabın tetkikinde; 2007 yılından itibaren, 08.07.2015 dava tarihine kadar olan dönemde davacı ...'a toplam 72.370,15 TL telif bedeli ödendiğinin tespit edildiği ve defter kayıtlarının albüm ve mecra ayrımı yapılmaksızın toplu hak ediş ve ödemeleri içeren kayıtlar olduğunun anlaşıldığı, Yine, diğer Meslek Birliği Mesam'da olduğu gibi, ...'de davacıya ait borç-alacak ilişkilerinin takip edildiği cari hesabın tetkikinde; 2011 yılından itibaren, 08.07.2015 dava tarihine kadar olan dönemde davacı ...'a toplam 28.954,13 TL telif bedeli ödendiğinin tespit edildiği ve defter kayıtlarının albüm ve mecra ayrımı yapılmaksızın toplu hakediş ve ödemeleri içeren kayıtlar olduğunun anlaşıldığı, Davacıya ödenen dijital telif bedeli ödemelerinin defter kayıtlarından tespit edilememesi üzerine, ilgili Meslek Birliklerinin telif bedeli dağıtım hesaplamalarının yapıldığı Dağıtım Birimlerinde bilgisayar kayıtları üzerinde sondaj usulü yapılan incelemelerde, dava konusu albümlerde söz yazarı, besteci, yorumcu (icracı sanatçı) olarak yer aldığı eserler yönünden davacı ...'a 08.07.2015 dava tarihine kadar, dijital dağıtımlar sonucu yapılan telif bedeli ödemelerinin; ... (Net Telif Bedeli Ödemesi: 3.791,52 TL), ... (Brüt Telif Bedeli Ödemesi 4.094,93 TL / Net Telif Bedeli Ödemesi: 3.398,79 TL) olduğuna dair yazı içeriklerinin, dağıtım hesaplamaları ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığının belirtildiğini, Mahkemenin ara kararı gereğince; “.... gelen yazı içeriklerinin ticari defterler ile uyumlu olup olmadığı yönünden mali bilirkişiden rapor alınmasına" verilen görevin yerine getirilmiş olduğu, ... Meslek Birliğinden gelen 24.09.2021 tarihli müzekkere cevabında; “...'ın üyelerinin dijital ortamda (youtube, spotify vb mecralarda) fonogramların kullanılması ile ilgili mali haklarını takip etmediği, 3. Kişilerle üyeleri adına lisans sözleşmesi imzalamadığı, mali hak bedeli tahsil etmediği, bu sebeple, 2015-2018 arası davalıya yapılan ödemelerin miktarının belirlenmesinin hukuken mümkün olmadığı, 2013 öncesi davalının dava konusu albümlerinin intemet ve dijital ortamlarda kullanımına ilişkin pay oranlarının ve emsal albümlerdeki oranların dava konusu eserler yönünden bildirilebilmesi için, Davacının icracı sanatçı sıfatı haricinde dava konusu albümlerde yer alan Müzik eserlerinden hangileri üzerinde eser sahipliği bulunduğunun ...'a bildirimesi ve dava konusu albümlerin hangi dijital mecrada (youtube, spotify) umuma iletildiğinin bildirilmesi” gerektiği ifade edilmiş olduğundan, mali yönden ilave edilecek ve yapılacak bir hesaplama bulunmadığının görüldüğünü, ancak, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, heyette yer alan sektör bilirkişilerinin %25'lik sanatçı pay oranı hususundaki görüşlerine iştirak edilecek olursa; davalının 2006 yılından, 08.07.2015 dava tarihine kadar, dava konusu albüm ve ilgili eserlerin dijital mecralarda yayınlanmasından elde ettiği net ticari gelire (dijital satış ve kullanımlardan elde edilen gelirden yapımcının masrafları, dağıtım payları vb. giderler düşüldükten sonra oluşan net kazanç) ilişkin, ticari defter ve satış faturaları ile masraf faturalarının dosyaya sunulması gerektiği, sektörel yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; ... meslek birliğinden gelen yazı ve itirazlar incelenmiş olup; sektörel açıdan kök ve birinci ek rapordaki görüşlerini değiştirecek bir husus bulunmadığını, ancak İlgili eserlerden dijital hak paylaşımı hususunda ve pay oranı hususundaki ek değerlendirmelerin ikinci ek raporun (IV). Bölümünde açıklanıldığı gibi olduğunu, bu doğrultuda; davalının dava konusu albüm ve ilgili eserlerin dijital mecralarda yayınlanmasından elde ettiğiledeceği net ticari gelirden (djita/ satış ve kullanımlardan elde edilen gelirden yapımcının masrafları, dağıtım payları vb. giderler düşüldükten sonra oluşan net kazanç) %25 pay oranı belirlenerek davacı sanatçıya dijital telif ödenmesinin ve taraflar arasında bu şekilde dijital hak paylaşımının yapılmasının uygun olacağı görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.

Bilirkişi Nabi Ilıca 20/12/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda;

  1. ... ve ... ile davalı şirket vekili tarafından, 21.06.2022 tarihli duruşmanın 2 ve 3 no'lu ara kararları uyarınca dosyaya sunmuş oldukları dilekçeler ve ekli belgelere göre;

a) Dava konusu albümlerde söz yazarı, besteci, yorumcu (icracı sanatçı) olarak yer aldığı eserler yönünden davacı ...'a 08.07.2015 dava tarihine kadar, dijital dağıtımlar sonucu yapılan telif bedeli ödemelerinin; ... (Net Telif Bedeli Ödemesi: 3.791,52 TL), ... (Brüt Telif Bedeli Ödemesi 4.094,93 TL / Net Telif Bedeli Ödemesi: 3.398,79 TL olduğuna dair daha önce rapor düzenlendiği tarihlerde dosyaya sunulmuş olan yazı içeriklerinin, dağıtım hesapları ile uyumlu olduğu kanaatine varılmış olduğuna ilişkin tespitlerde herhangi bir değişiklik olmadığını,

b) Davalı vekilinin dilekçe ekinde göndermiş olduğu davacı ...'ın dava konusu albümlerinin dijital gelirlerine ilişkin raporların 2015 ve 2016 yıllarını kapsadığı, 2015'den sonra Youtube'da gelir kazanmaya başladıkları için 2015 yılı öncesi herhangi bir data bulunmaması sebebiyle, 2015 yılı öncesine ait dijital gelir bulunmadığı gibi, söz konusu raporlarda tarih belirtilmemiş olduğu için 08.07.2015 dava tarihine kadar olan dijital gelirleri tespit etmenin mümkün olmadığını,

Ancak, 2015 ve 2016 yılları raporları örnek alınacak olursa, dijital gelir rakamlarının çok düşük olduğunun görüldüğü, davalının 2015 yılı dava konusu dijital gelirlerinin tamamı üzerinden hesap yapılması halinde dahi, davacının hak edeceği dijital gelirin; 372,55 TL x %25 = 93,14 TL olduğunu,

  1. Davalı vekilinin dilekçe ekinde sunduğu davalının dava konusu dijital gelirlerini gösteren 2015 ve 2016 yıllarına ait raporlar ile 16.02.2022 tarihli ek raporda belirtilmiş olan Müyap Meslek Birliğinden gelen 24.09.2021 tarihli müzekkere cevabındaki açıklamalardan, davalının 2006 yılından dava tarihi olan 08.07.2015 tarihine kadar, davacı ...'ın davaya konu eserlerinden davalının dijital hakediş yönünden ne kadar gelir elde ettiğini tespit etmenin mümkün olmadığının anlaşılmış olması nedeniyle, davacının, davalının dijital/internet haklarını kullanımına ilişkin tazminat talebinin Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun ve FSEK 68. Madde gereği rayiç bedelin üç katının ödenmesi talebinin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dava konusu uyuşmalık; FSEK kapsamında husule gelen tecavüz sebebiyle Tazminat istemine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Mahkememiz tarafından yaptırılan ilk bilirkişi incelemesi için; sektör bilirkişileri ... ve ..., FSEK Uzmanı hukukçu ... görevlendirilmiştir. FSEK Uzmanı hukukçu ..., raporunda “her ne kadar davalı fonogramı yapmış olsa da, davalının eserleri dijital mecralarda kullanma hakkı verilmediği, bu nedenle davalının bu mecralarda kullanımının davacının haklarını ihlal ettiğini” belirtmiştir. Sektör bilirkişileri ayrık raporlarında özetle “fonogramın davalı tarafça yapıldığını, o dönemde internet ve dijital medya var olmasa dahi, bunları da içerecek şekilde albüme tüm haklarıyla sahip olduğunu” belirtmişlerdir.

İki tarafın da itirazları üzerine mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bu defa mahkememizce sektör bilirkişileri ... ve ... ile FSEK Uzmanı Hukukçu ...’i görevlendirmiştir. Bilirkişilerin birlikte düzenledikleri raporda; “Davaya konu albümlerin dijital kullanım haklarının davalıya devredilmemesi nedeniyle vaki kullanımların hukuka aykırı olduğu.” belirtilmiştir.

Davalı’nın itirazları doğrultusunda, mahkememizce aynı heyetten ek rapor düzenlenmesine karar vermiştir. Bilirkişiler ek raporlarında da Davalı’nın mevcut kullanımlarının hukuka aykırı olduğunu belirtmişlerdir.

Davalı’nın itirazları üzerine mahkememizce yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesi için yeni bir heyet kurulmasına karar verilmiştir. Bu defa da; sektör bilirkişileri ... ve ... ile FSEK Uzmanı hukukçu bilirkişi ... görevlendirilmiştir. FSEK uzmanı ... tarafından hazırlanan raporda "davacı ile davalı arasında sözleşme yapıldığı tarihte dijital hakların var olmadığını, kanunda düzenlenmediğini, bu hakkın daha sonradan kanunumuza girdiğini, FSEK Madde 51 doğrultusunda sonradan ortaya çıkacak hakların eser sahibine ait olduğunu, kendinden önce inceleme yapan hukukçu bilirkişiler gibi gerek kanun maddeleri ile gerek doktrin görüşleri ile ortaya koymuştur. Ve yine bilirkişi tarafından taraflar arasındaki sözleşme ve muvafakatnamelerin, davalıya umuma iletim ve umuma erişilebilir kılma haklarını kullanma yetkisi kılmadığını da belirtmiştir.

Dosya kapsamına yansıyan tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde özellikle evvelce alınan bilirkişi raporlarındaki ayrıksı görüşler mahkememizin hukuki bilgisi dahilinde çözümlenecek mahiyette konular olup, mahkememizce FSEK Uzmanı hukukçu bilirkişi ... tarafından yapılan tespitler yerinde görülmüş hülasa; Davacının, davalıya dijital kullanım hakkı devretmediği, bu nedenle ilgili kullanımların mali haklara tecavüz niteliğini taşıdığı aynı zamanda 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 51. Maddesi çerçevesinde, sözleşmelerin imzalanmasından sonra mevzuatta mali hakların şümulunun genişletilmesi halinde genişletilen mali hak yetkisinin eser sahibinde kalacağı dikkate alındığında, dijital kullanım haklarının davalıya devredilmemesi nedeniyle vaki kullanımların hukuka aykırı olduğu, davacıya ait eserlerin, davalı tarafından dijital ortamda izinsiz kullanımının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca mali haklara tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla, "...", "...", "..." ve "..." adlı albüm ve eserlerin Davalı tarafından kullanılması sebebiyle davalı yanın davacının eserlerine yukarıda bahsi geçen sebepler uyarınca tecavüzde bulunduğu mahkememizce tespit edilmiştir.

Taraflar arasında cayma hakkı kapsamında ihtilaf var olup, bu yönde mahkememizce gerekli değerlendirmeler aşağıda belirtili yasal mevzuat çerçevesinde yapılmış olup;

Cayma Hakkını düzenleyen FSEK md. 58’in birinci maddesinde “Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.” Bu minvalde, karşı tarafa belirli bir süre verme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Cayma hakkı daha çok devirden manevi menfaatlerin elde edilmemesi halinde kullanılabilirse de, mali menfaatler ihlal edilerek eserden parasal gelir elde edilememesi halinde de kullanılabileceği kabul edilmektedir.

Cayma Hakkı ile ilgili bir düzenleme ise FSEK md. 58’in üçüncü fıkrasıdır; “Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz.”

Somut olay yasal mevzuat ışığında değerlendirildiğinde; cayma hakkının kullanıldığına dair ihtarnamenin davalıya ulaşmasından itibaren 4 hafta içerisinde caymaya karşı itiraz davası açmayan davalı, mevcut dava içerisinde caymanın geçersiz olduğunu ileri süremeyeceği mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davacı ..., eser sahibi ve yorumcu olarak, FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz edilmiş olması nedeniyle dava açma ehliyetine haiz olup, mali haklarına ilişkin kullanma ruhsatını başka bir kimseye vermiş olması, dava açmasına engel değildir. Evvelce görev yapan Hukukçu kimliği bulunan bilirkişiler tarafından da bu husus değerlendirilmiş olup, davacının haklarına tecavüz edildiği açık bir şekilde ortaya konmuştur. Öte yandan, davacı, FSEK md. 58 uyarınca cayma hakkını kullanmış davalı tarafından hak düşürücü süre olan dört hafta içerisinde caymaya itiraz davası açılmamıştır. Bu nedenle caymanın tamamlanmış olması nedeniyle tüm mali haklar davacıya geri dönmüştür. Bir an için davacı ... ile ... arasında imzalanmış sözleşme, bir ruhsat değil, hak devri olarak kabul edilebilecek olsa dahi, 14.04.2014 tarihine kadar bu haklar ...'a ait olduğundan, kendisi bu tarihten itibaren geriye dönük haklarını talep etmekte tek hak sahibi ve yetkilidir. Bu nedenle bu sözleşmenin, işbu davayı etkilemeyeceği, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ile sabit bulunmuştur.

Davalı yan her ne kadar davacı tarafın ...'e yetki belgesi verdiği ve bu meslek birliğinden telif ödemeleri aldığını iddia ederek, bu davada talepte bulunamayacağını iddia etmiş ise de; davacının, meslek birliğine yapılan telif ücreti ödemelerini almış olması da, mali hakları kullanma yetkisinin geçerli olarak devredilmiş olduğu anlamına gelemez. Zira, bu hakların devrinin usulüne uygun olarak yapılması sözleşmenin mutlak geçerlilik şartı olup, davalı iddiası bu yönde yerinde olmadığı gibi alınan raporlar ile de bu durum sabit hale gelmiştir.

Yukarıda açıklanan değerlendirmeler kapsamında davalı yanın husumet itirazının yerinde olmadığı gibi; davalı yanın davacının eserlerine yukarıda bahsi geçen sebepler uyarınca tecavüzde bulunduğu mahkememizce tespit edilmiştir.

Mahkememizce yapılan tetkik ve incelemede; davacıya ait dijital iletim haklarına tecavüz edildiği tespit edilmiş olsa da, FSEK hükümleri ve dava dilekçesindeki talepler doğrultusunda davacının dava tarihi olan 08.07.2015 tarihine kadarki dönemde ne kadarlık bir gelirden mahrum kaldığı ya da dijital iletim hakkına ilişkin rayiç bedel bilirkişiler tarafından net olarak tespit edilememiştir.

Davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği tespit edildiği halde tazminat tutarının belirlenememesi ve bilirkişilerin bu konuda net bir görüş bildiremedikleri ancak davacı yanca 06.01.2023 tarihli dilekçe de belirtilen ve sunulan emsal bir dosyada; ... tarafından FSEK md 68.'e göre açılan dava henüz sonuçlanmasa dahi, ... ile benzer tanınırlıkta olup davacı ...'un sadece icracısı olduğu 2 albüm için 100.000-TL rayiç bedel hesaplanmıştır. İş bu davada ise davacı ... söz, beste sahibi ve aynı zamanda icracı sanatçı olup, davanın da 4 albüm ile ilgili olması sebebiyle söz konusu eserler için 100.000 TL rayiç tespiti mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunmuş, anılı sebeplerle dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda; dosya kapsamına sunulu deliller nazara alınmak suretiyle rayiç bedelin dört albüm için 100.000-TL olarak belirlenerek, FSEK 68 uyarınca 3 katı olan 300.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hali ile hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:

  1. Açılan davanın Kabulü ile;
  • Davacının, davalıya dijital kullanım hakkı devretmediği, bu nedenle ilgili kullanımların mali haklara tecavüz niteliğini taşıdığı aynı zamanda 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 51. Maddesi çerçevesinde, sözleşmelerin imzalanmasından sonra mevzuatta mali hakların şümulunun genişletilmesi halinde genişletilen mali hak yetkisinin eser sahibinde kalacağı dikkate alındığında, dijital kullanım haklarının davalıya devredilmemesi nedeniyle vaki kullanımların hukuka aykırı olduğu, davacıya ait eserlerin, davalı tarafından dijital ortamda izinsiz kullanımının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca mali haklara tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla, "...", "...", "..." ve "..." adlı albüm ve eserlerin Davalı tarafından kullanılması sebebiyle davalı yanın davacının eserlerine yukarıda bahsi geçen sebepler uyarınca tecavüzde bulunduğunun Tespiti ile; dosya kapsamına sunulu deliller nazara alınmak suretiyle rayiç bedelin dört albüm için 100.000-TL olarak belirlenerek, FSEK 68 uyarınca 3 katı olan 300.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
  1. Davalı yanın husumet itirazının reddine,

  2. Alınması gereken 20.493 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 27,70 TL peşin harç ile 5.500 TL ıslah harcı toplamı olan 5.527,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 14.965,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç , ıslah harcı, posta ve bilirkişi ücretlerinden oluşan 11.124,16 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  4. Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan, 47.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  6. Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/12/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

EseriTesbitiSanatistanbulVeistinafFikirİstemli)hüküm(Tecavüzün

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim