İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/238 E. 2023/199 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/238
2023/199
7 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/238 Esas
KARAR NO : 2023/199
DAVA :Endüsriyel tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve tazminat
DAVA TARİHİ : 24/07/2020
KARAR TARİHİ : 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan asıl davada Endüstriyel Tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve Tazminat ile birleşen davada tasarımın hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına Türk Patent Enstitüsüne ... tescil numarası ile tasarım tescil başvurusu yapıldığını, Tescil Başvuru Formundaki 1 nolu tasarımın taklitlerinin davalı ... tarafından "..." markasıyla üretim ve satışının yapıldığının tespit edilmiş olduğunu, Tasarım Hakkına Tecavüz davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde yapılmakta olduğunu, diğer davalı gerçek kişilerin ... ve ... davalı tüzel kişiliğin müdürleri olması ve haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişiler olduğundan davaya taraf yapılmış olduğunu, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini, müvekkiline ait tasarım ile davalının iş yerinde ele geçirilen ürünlere ilişkin görseller üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde de tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edileceğini, davalının haksız eyleminin müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturmadığı, yönünde kanaate varılması halinde dahi davalının eylemi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre haksız rekabet oluşturmakta olduğunu, Belirsiz alacak davası hükümlerine göre şimdilik 1.000'TL maddi , 100 TL itibar ve 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 04.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine , yargılama giderleri ve vekaleti ücretin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiklerini beyan etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalılar ... Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yerinde bulunan ürünlerin piyasada bir çok yerde bulunan ürünler olduğunu, Bu ürünler harcı alem ürün olduğundan davacı tarafın bu ürünle alakalı tescil başvurusunda bulunmasının kötü niyetli olduğunu tescilin iptali için müvekkili tarafından yasal yollara başvurulacağını,gerçek kişi müvekkili yönünden husumet itirazları bulunduğunu, öte yandan davacı taraf dava dilekçesinde bu ürünün 2.500-3.000 adet üretildiğinden bahsetmiş olsa da davalıların defterleri incelendiğinde yılda ne kadar mal sattıkları ve ne kadar kar ile sattıkları ortaya çıkacağını, davacı tarafın vermiş olduğu adet sayıları farazi olup gerçeklikten uzak rakamlar olduğunu, öncelikle mutlak yenilik incelemesi yapılarak davacının tüm istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
BİRLEŞEN İST.2.FSHHM 2021/272 ESAS SAYILI DOSYASINDA
İDDİA: Davacı Muna.. vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... no ile başvurusu yapılan 1 nolu ETB'nin yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA: Davalı vekili beyan dilekçesinde; birleşen davanın reddine karar verilmesini, tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu ve tasarıma davalılarca tecavüz edildiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; asıl davada; Davacıya ait ... no ile başvurusu yapılan 1 nolu ETB'nin 1 nolu davalı tarafından puane markası ile üretildiği satışının yapıldığı, diğer davalılar tarafından da haksız fiilen gerçekleştirildiği iddiasıyla Endüsriyel tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, SMK 151/2-a kapsamında 1.000 TL maddi, 100 TL itibar , 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 04/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, hükmün ilanına ve ihtiyati tedbire ilişkin olup, birleşen dava konusunun; davalıya ait ... no ile başvurusu yapılan 1 nolu ETB'nin yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığından hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalıların cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ...'nin 09/08/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; İncelenen dava konusu tasarımın, beden kalıbı ana kalıp üzerinden astar bir iç ve üzerine bolluk verilerek uygulanmış tül kumaştan oluşturulduğu, belden kesik büzgülü etek ve kol ağız genişliği büzdürülerek kalın manşet takılan kol uygulaması, boynu saran bant yaka uygulaması çocuk elbiselerinde, ya da kostüm tarihinde kullanılan ve bilinen” model uygulamaları olduğu, tescilli tasarımın modelin tasarım yönünden “ özgünlüğün zayıf olduğu, bu nedenle Mahkeme tarafından tescilin hükümsüz olduğuna karar verilmesi halinde, davacı tarafın tazminat talebinin yerinde olmayacağı Tekstil uygulamalarında, kumaş renk, aksesuar seçimi, modele albeni özelliği katan, yani satışını etkileyebilecek unsurlar olduğu, tespite gidilen adreste bulunan modellerin hiçbir zorunluluk yokken ve tasarımcının bu alanda sonsuz seçenek özgürlüğü varken, tescilli tasarıma tüm ayrıntıları ile benzetilmek istendiği, hatta kumaşının ve aksesuarının bile aynıya yakın benzer çalışıldığı, dolayısıyla piyasada satışı olan, tüketici tarafından tercih edildiği düşünülen modelin, taklidi ile aynı sınıf tasarımla tüketiciyi yanıltma yoluna gidildiği, bu kapsamda mahkememi tarafından, davalı tarafın kullanımlarının, davacı tarafın tasarım hakkına tecavüz olduğu yönünde karar verilmesi halinde, davalı tarafından piyasada satışa sunulan dava konusu tasarıma ait elbiseyi, davacı taraf piyasada satışa sunmuş olsaydı, toptan satış fiyatı üzerinden 3.600,00 TL. sı, perakende satış fiyatı üzerinden 16.200,00 TL sı muhtemel kazanç elde edeceğinin hesap edildiğini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ... ve ...'nin 02/01/2023 tarihli bilirkişi EK raporlarında; Tescilli modelin Beden kalıbı ana kalıp üzerinden astar bir iç ve üzerine bolluk verilerek uygulanmış tül kumaştan oluşturulduğunu,Belden kesik büzgülü etek ve kol ağız genişliği büzdürülerek kalın manşet takılan kol uygulaması, boynu saran bant yaka uygulaması çocuk elbiselerinde, ya da kostüm tarihinde kullanılan ve “bilinen” model uygulamaları olduğunu, Tescilli tasarımın modelin tasarım yönünden “ tasarıma özellik katan model uygulamalarının” tescil tarihinden önce kostüm tarihinde ve çeşitli dönemlerde kullanıldığı kanaatine varıldiğini,davalı adına tescil edilen modelin, “YENİLİK” özelliği taşımadığı görüş ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler..., ..., ...'in 06/07/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacı / Karşı Davalıya ait olan davaya konu ... tescil numaralı çoklu tasarımlardan 1 'nolu tasarımın görüntüleri ile Arama Motorlarında “Görsel Arama” özelliği ile arama yapıldığında benzer görsellere ulaşılmış olup, ilgili görsellerin internet sitelerine yüklenme/yayınlanma tarihlerine ait tüm detaylar bilişim inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylıca sunulduğunu, Kumaş ve işçilik maliyetlerinin yüksek olduğu bu tarz abiye bir model için üretim adetinin 200-400 adet arasında ortalama 300 adetlik üretimin optimum üretim adeti olabileceği, ... 2. FSHHM ... Değişik İş dosyası kapsamında davalı/karşı davacı tarafın iş yerinde tespit edilen ürün tasarımlarının davacı/karşı davalı tarafa ait ...-1 no'lu tasarımın koruma kapsamında olduğunu, ancak Davacı/karşı davalı tarafa ait ... - 1 no'lu tasarımın tescil tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
HÜKÜMSÜZLÜK İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
6769 sayılı SMK hükümlerine göre yeni ve ayırd edici tasarımlar belge verilerek korunur. Bir tasarımın aynısı başvuru ve ya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılıklar gösteriyorlarsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın ayırd edici niteliğe sahip olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile karşılaştırılacak diğer tasarımın bıraktığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır. Ayırd edicilik değerlendirilmesinde ise kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.
Hükümsüzlük sebepleri;
A) Tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte olmaması,
B) Teknik fonksiyonun tasarım şekillendirmesi,
C) Tasarımın kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı olması,
D) Tasarımın gerçek hak sahibinin başkası olması,
E) aynı veya benzer başka bir tasarımın sonradan kamuya açıklanmakla birlikte başvuru tarihinin hükümsüzlüğe konu tasarımdan daha önce olması olarak sayılmıştır.
Bir tasarımın yeni olduğunun kabulü için tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın hiçbir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekir . Küçük ayrıntılar ile farklılık gösteren tasarımlar aynı kabul edilir.
Dosyaya ibraz edilen deliller, celp edilen TPE kayıtları, yaptırılan bilirkişi incelemesi taraf idida ve savunmaları dikkate alındığında ise ; Somut olayda birleşen davada davalı tarafa ait tasarımın yeni olmadığı iddia edilmiş olup, denetime uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporunda ise tasarımın koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olmadığı anlaşıldığından dayanak tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekmiştir. Son rapor HMK 266.md kapsamında hükme dayanak olarak alınmıştır.
Zira dayanak tasarımlar için 08.11.2019 tarihinde Tasarım Başvurusunun yapıldığı görülmüş olup, tescil edilen davaya konu ... tescil numaralı çoklu tasarımlardan 1 nolu tasarımın görüntüsüne raporda yer verilmiş olup, hükümsüzlüğü talep edilen davaya konu ... tescil numaralı çoklu tasarımlardan 1 nolu tasarımın görüntüsü ile “..." isimli Arama Motorunda “Görsel Arama" özelliği ile arama yapıldığında benzer görsellere ulaşılmış olup, görsellerin internete yüklenme tarihlerini tespit edebilmek için yapılan araştırma ve incelemeler doğrultusunda “...” isimli arama motorunda bahsi geçen tarihinde yayında olduğunu ürünün görselinin benzerinin ilk olarak “01 Ocak 2001" tarihinde yayında olduğu ve dava dışı firmalar tarafından yayınlandığı bilirkişice 5 ayrı görsel bulunduğu ve bu tarihlerin tamamının davacının başvuru tarihinden çok öncesi bir tarih olduğu ve tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmadığı ve en çok birebir benzeyen görselin ise 5 nolu görsel olup, hükümsüzlük koşullarının bulunduğu anlaşılmıştır.
SMK m. 56/5’te ve SMK m. 56/6’da yer alan düzenlemeye göre, ayırt edici nitelik değerlendirmesi, belirli bazı ölçütler çerçevesinde yapılır. Genel izlenimde farklılık, bilgilenmiş kullanıcı ve gözü ve tasarımcının tasarımını geliştirmede seçenek özgürlüğünün derecesi göz önünde bulundurulan hususlardır.
28.11.2017 tarihinde kamuya sunulan ürün tasarımı görseli ile Dava konusu tasarımın birbiri ile ayırt edicilik yönünden değerlendirilen tasarımlarının her ikisi de “elbise” olarak tanımlanan tekstilden mamül ürün tasarımlarıdır. Kıyaslanan tasarımların her ikisinde de elbisenin genel hatlarının geleneksel form özellikleri ile simetrik gövde ve etek ile şekillendirilmiş olduğu görülmektedir. Her iki tasarımda da ürünün hakim yaka formuna sahip olduğu ve gövde ile aynı desen ve renk özellikleri ile benzer kalınlıkta boyun üzerinde yer aldığı görülmektedir. Her iki tasarımda da elbise torso kısmında astarlı kumaşın üstünde tül ile iki katlı olarak pileli kullanılmış olduğu görülmektedir. Rapor kapsamına göre davacı tasarımında torsodaki iç astarın tüm gövdeyi örttüğü görülmekte iken, 3.kişi tarafından kamuya sunulan 29.11.2017 tarihli görselde tasarımda kısmi olarak kapatılmış halde ve askılı olarak uygulanmış durumdadır. Her iki tasarımda da elbise kollarının tül ile oluşturulduğu ve manşet birleşimlerinde dökümlü halde olduğu görülmektedir. Davacı tasarımda kol yeni içinde astar ile örtülme mevcut iken 2017 tarihli görselde tasarımda bu öğe astarsız haldedir. Her iki tasarımda da kol manşetlerinin benzer uzunlukta ve oran ilişkisinde gövde ile benzer renkte uygulandığı görülmektedir. Her iki tasarımda da elbisenin etek kısmının bel hizasında daraldığı, astarlı olarak üzerinde tül ile ve pileli yapıda olduğu görülmektedir. Her iki tasarımda da benzer kalınlıkta kemer öğesinin elbisede benzer konumda uygulanmış olduğu görülmekte, davacı tasarımda üzerinde taşlı süsleme yer aldığı görülmekte iken, 2017 tarihli görselde düz olarak uygulandığı görülmektedir. Tasarım bilirkişisince Yapılan değerlendirme sonucunda; tasarımlarda yer alan ... iç astarının birbirlerinden farklı olduğu görülse de, bu öğenin tek başına ayırt edici nitelikte olmadığı, tasarımlarda yer alan diğer öğelerin birbirlerine ve tasarımın geneline göre olan form, kullanım ve ebat ilişkilerinin birbirleri ile benzer oldukları görülmüş, tasarımlar birbirlerinin versiyonları olarak değerlendirildiğini ve bu doğrultuda, hükümsüzlüğü istenen ... no'lu tasarımın kıyaslaması yapılan ürün tasarımının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları ve dosyaya sunulan ilk bilirkişi kök raporunda ve ek raporunda davaya konu tasarımın “özgünlüğünün düşük olduğu, bilinen model uygulamaları olduğu, tasarıma özellik katan model uygulamalarının tescil tarihinden önce kostüm tarihinde ve çeşitli dönemlerde kullanıldığı” oldukları, bu nedenle yenilik özelliği taşımadığı belirtildiği ,son düzenlenen bilirkişi raporunun ise tarihsel olarak denetime uygun olması ve kıyaslamanın da denetime uygun bulunması ve netice olarak davaya konu tasarımın yenilik niteliğine sahip olmadığını bildirdikleri, tasarımların ayırt edicilik karşılaştırmasında tespit edilen farklı özelliklerin ise tasarımcının tasarımlarında seçenek özgürlüğü kapsamında hareket etmediği ve tasarıma farklılık yaratacak nitelikler kazandırılmamış olduğu, sonuç olarak dayanak tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmadığı anlaşıldığından tasarımın hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşıldığından birleşen davanın kabülüne karar verilmesi gerekmiştir. , Bilindiği üzere tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili olacağından ,tasarım tesciline hukuki bakımdan bu kanunla sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağından asıl davada tecavüz ve tazminat şartları oluşmadığından asıl davanın reddine karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre;
I-ASIL DAVANIN REDDİNE,
-
Asıl davada 269,85 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile 90,49 TL artan harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
-
Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1000. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Reddedilen Tecavüzün tespiti talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Ret edilen itibar tazminatı yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 100. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Asıl davada davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
II-BİRLEŞEN DAVANIN KABÜLÜNE,
-
Davalı adına ... no ile TASARIMIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca )
-
Birleşen davada 269,85 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 210,55 TL harcın davalı ...'dan tahsiline,
-
Birleşen davada, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
-
Birleşen davada davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 118,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İstanbul bölge adliye mahkemesi nezdinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 07/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03