İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/265 E. 2024/481 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/265
2024/481
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/265 Esas
KARAR NO : 2024/481
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/... ESAS 2023/... KARAR SAYILI DOSYASINDA:
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/04/2022
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket fabrika inşaatı organize sanayi bölgesi sınırları içerisinde yer aldığını ve fabrika binası yatırım teşvik belgesi ile inşaa edildiğini, inşaat tamamlandığında iskan işlemleri için organize sanayi bölgesi yönetimine başvurduğunu, davalı organize sanayi bölgesi yönetiminin de iskan prosedürlerini tamamlayarak müvekkili şirkete yönelik fatura düzenlendiğini ve ilgili faturayı dilekçe ekinde sunduğunu ve iskan belgesini teslim alabilmeleri bakımından bu ödemenin yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin bu faturaya istinaden 31/01/2020 tarihli 31.250 TL bedelli, 28/02/2020 tarihli 31.250 TL bedelli, 31.03.2020 tarihli 31.250 TL bedelli ve 30/04/2020 tarihli 30.894 TL bedelli olmak üzere dört adet senet düzenleyerek yönetime teslim ettiğini, ilk senetin ödendiğini, diğer senetlerin pandemi nedeniyle ödenemediğini, bu süreçte müvekkili şirketin bu hususta araştırmalar yaptığını ve kanunen bu harçtan muaf olduğuna kanaat getirdiğini ve yönetim ile tekrar iletişime geçmek suretiyle yatırım teşvik belgesi ile bu inşaatı yaptıklarını ve harçlardan muaf olduklarını izah ettiğini, ancak, davalı yönetimin bu hususu kabul etmeyerek müvekkili şirket aleyhine icra takibi yönelttiğini, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen yapı ve tesisler için imar mevzuatı gereğince belediyelerce alınması gereken imar ile ilgili harçlara ilişkin istisna uygulaması bulunmakta olduğunu beyan etmiş ve sonuç olarak: öncelikle teminat mukabili olarak tedbiren durdurularak müvekkili için telafisi güç zararların doğmaması adına ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini, davanın kabulüne ve icra takibinin iptaline, Müvekkili şirketin davalı yönetime borcunun olmadığının tespitinin yapılmasına ve senetlerin iadesine, kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesine, davanın ivedilik gerektirdiğinden bu taleplerinin arabuluculuğa başvuru bakımından zorunluluk gerektiriyorsa bu taleplerinin değerlendirilmemesine), Yargılama giderlerinin ve hükmedilecek vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmaksızın huzurdaki davayı açtığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, borçlu olmadığı iddiasını bono kuvvetinde yazılı delille ispatlamayan davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davada ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, bir an için aksi düşünülse dahi ihtiyati tedbir kararının, alacağın %115 miktarındaki tutarının depo edilmesi şartına bağlı tutulaması gerektiğini, davacının haksız ve mesnetsiz olarak ikame ettiği davanın öncelikle zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden ve zamanaşımı nedeniyle öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, huzurdaki davanın müvekkilinin senede dayalı alacağının tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla açıldığından kötü niyetli davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, davacı tarafından yaklaşıl ispat koşulu sağlanmadığından haksız ve mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise İİK md 72/3 gereği ihtiyati tedbir kararının alacağın % 115 tutarındaki miktarın depo edilmesi şartına bağlanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yönetim ile davacı müvekkili şirket arasında görülen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasından davalı organize sanayi bölgesi yönetiminin baskısı üzerine müvekkili şirket irade sakatlığı altında feragat ettiğini, ilgili dava kesinleşmediğini, müvekkili şirket devlet yatırım teşviki ile inşaatını yaptırdığı fabrika binasının bir kısmını kiraya verme niyetine girdiğini ve bu sebeple de halihazırda davasının olduğu organize sanayi bölgesi yönetimine bu husus intikal ettiğini, kiracıya ruhsat ve ihtiyacı olan bir takım belgelerin verilmesi bakımından, davalı taraf, müvekkili şirkete devam eden ve karar aşamasına yaklaşılan davasından feragat etmesini şart koştuğunu, müvekkili şirket ise karar aşamasına gelen ve bilirkişi raporları dahi lehine gelmiş bir şekilde ilerleyen davasından ruhsat ve bir takım evraklar sebebiyle sorun yaşamamak ve kiracısını da bu sebeplerle kaybetmemek adına mecburen feragat beyanı verdiğini, feragate konu menfi tespit dava dilekçesinde görüleceği üzere davalı yönetim tarafından müvekkili şirkete yönelik açılan bir icra takibi bulunduğunu, işbu takip ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına kayıtlı olduğunu, feragat şartı ile müvekkili şirket bu dosyayı da ödemek zorunda bırakıldığını ve dosya infaz olduğunu, davalı yönetim, müvekkili şirketi yine aynı şartları koşmak suretiyle kapak hesabından da oldukça fazla bir miktarla bu dosyayı ödemek zorunda bırakıldığını, icra dosya kapak hesabı ödeme tarihinde 162.851,64TL iken davalı yönetimin baskısı ile 190.000,00TL olarak ödemek zorunda bırakıldığını, icra dosyasının ödenmesi ve feragat beyanının verilmesi akabinde ilgili ruhsat ve evraklar ile uygunluğun müvekkili şirkete ve kiracısına verilmesi protokole bağlandığını, yine davalı taraf protokolde yer alan maddeye uymayarak yediemindeki müvekkili şirkete ait hacizli malların iadesini de ödeme yapıldığı halde gerçekleştirmediğini, yediemine depoyu açtırmadığını, işbu nedenlerle davayı açma zarureti hasıl olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle Genel Hukuk İlkeleri, ilgili Kanunlar ve Yargıtay kararları doğrultusunda öncelikle feragatin iptali davasının kabulünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının feragatin iptali talebi, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarihli, 2022/... e. 2023/... k. sayılı ek kararı ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere reddedildiğini, işbu davanın hala derdest olduğunu, bahse konu davanın tarafları ve konusu huzurda açılan dava ile aynı olduğundan ve davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemenizce öncelikle derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraf vekilerince onaylanıp elektronik imza ile imzalanan protokol hükümleri uyarınca müvekkili OSB tarafından üzerine düşen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği sundukları tüm belgeler ile de sabit olduğunu, tarafların tacir olduğu ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, yine bahse konu protkolün taraf vekillerince onaylanıp elektronik imza ile imzalandığını, bir başka deyişle basiretli tacir gibi davranma yükümü altındaki tarafların hukuki yardım da aldığı, davadan feragatın feragat etmeye yetkili vekili tarafından yapıldığını, feragatin tüm sonuçlarının davacı tarafça bilindiğini, sözleşme serbestisi ilkesi bulunduğunu, ayrıca tarafların protokol yükümlülüklerinin tümünü yerine getirdiği hususları göz önünde bulundurulduğunda somut olayda davacı ... şirketinin irade fesadına uğramadığı izahtan vareste olduğunu, davacı ... şirketinin müvekkili OSB'ye borçlu olduğu hususu taraflar arasında görülen ve feragata konu menfi tespit davası sırasında ... şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile de sabit olduğun, tüm bu açıklanan nedenlerle
davacının haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle usulden, mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesin karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Asıl dava, ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında menfi tespit istemine ve birleşen dava feragatin iptali istemine ilişkindir.
Kısaca dosyanın muhteviyatı ve kronolojisinin açıklanması gerekirse; davacı borçlu mahkememizin 2022/... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davasını açmıştır. Yargılama sırasında 22/03/2023 tarihinde davacı vekilince feragat beyanı sunulmuştur. Davalı vekilince de 23/03/2023 tarihinde feragatin kabul edildiği ve yargılama gideri taleplerinin olmadığı yönünde beyan sunulmuştur. 27/03/2023 tarihinde mahkememizce feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek gerekçeli karar yazılmıştır. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra 18/04/2023 tarihinde davacı taraf, istinaf yolundan feragat ettiklerine dair beyanlarını dosyaya sunmuştur. Akabinde 26/04/2023 tarihinde mahkememiz 2022/... Esas sayılı dosyasında feragatin iptali talep edilmiştir. 03/05/2023 tarihinde bu talep mahkememiz ek kararı ile değerlendirilmiş ve feragatin iptali talebi reddedilmiştir. Kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine 07/07/2023 tarihli ilam ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizde 2023/... Esas numarasını almıştır. Mahkememiz dosyasının yeni esas almasının üzerine davacı tarafın feragatin iptaline ilişkin 27/04/2023 tarihinde açtığı .... ATM’nin 2023/... Esas sayılı dosyası 25/09/2023 tarihli karar gereği mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkememizin 2023/... Esas sayılı dosyasında, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu ve hem asıl hem de birleşen davada tarafların sözlü beyanları yeteri kadar alındığından dosya üzerinden yargılama yapılmış, yapılan yargılama sonucu asıl dava yönünden feragatin iptali talebinin reddine ve birleşen dava yönünden davacının feragatin iptali talebinin ilk olarak mahkememiz 2022/... Esas sayılı dosyada yapılması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Son olarak istinaf incelemesi sonucu verilen 14/03/2024 tarihli kararda, asıl davada menfi tespit talebinin ve birleşen davada feragatin iptali talebinin değerlendirilmesi yoluyla usule uygun bir karar verilmesi için mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
14/03/2024 tarihli istinaf ilamı uyarınca asıl dava yönünden yapılan değerlendirme sonucu; feragat, HMK md. 307 vd. maddeleri uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi anlamında olup, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat kayıtsız ve şartsız olarak yapılmalıdır. Somut olayda davacı vekili 22/03/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekâletnamesinin incelenmesinde, davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Sonuç olarak davacının feragatinin usul ve yasaya uygun olması sebebiyle davanın feragat nedeniyle reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin, davacının tedbir ile takibin durdurulması talebinin kabul edilmemesi sebebiyle şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebi bulunmadığından yapılan masrafların masraf yapan taraf üzerinde bırakılmasına ve karşı vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
Feragatin iptali talebine ilişkin birleşen dava yönünden yapılan değerlendirme sonucu; feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur ve sadece irade bozukluğu hallerinde iptali istenebilir. İrade bozukluğu halleri TBK'da yanılma, aldatma ve korkutma olarak düzenlenmiştir. Davacı taraf feragatin iptalini talep ederken, davadan feragat edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ifade etmiştir. Talep dilekçesinin ekinde yer alan belgelerden taraflar arasında 22/03/2023 tarihinde protokol yapıldığı, protokolün taraf vekillerince yapıldığı ve bu protokol kapsamında davacının davasından feragat ettiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf tacir olup, basiretli davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Somut olayda taraflar aralarında yaptıkları protokol ile anlaşmaya varmışlardır. Protokol taraf vekilleri tarafından imzalandığına göre, anlaşma sırasında tarafların vekillerinden hukuki yardım aldığının da kabulü gerekir. Davacı talebinde aldatma veya korkutmaya ilişkin davalı tarafın herhangi bir eyleminden bahsetmemiş; bu hususta herhangi bir delil de sunmamıştır. Böyle bir durumda basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının yanılma, aldatma veya korkutma hallerinden birine başvurması mümkün değildir. Davacının feragatin iptaline ilişkin dayandığı sebepler taraflar arasındaki protokole aykırılık olup, protokol gereği edimlerini ifa etmeyen tarafa karşı yöneltilecek talepler ayrı bir dava konusu olabilir.
Açıklanan sebeplerle birleşen dava yönünden, tarafların arasında akdedilen protokolde irade sakatlığı hali bulunmadığı ve protokol hükümlerine uyulmamasının feragatin iptali sebebi değil, ayrı bir dava konusu olacağı kanaati ile feragatin iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
A-Asıl dava yönünden:
-
Davanın feragat nedeniyle reddine,
-
Davalınn kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
B-Birleşen dava yönünden:
- Feragatin iptali talebinin reddine,
Asıl dava yönünden:
-
Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 285,07. TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.309,87 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına.
-
Davalı tarafça talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
B-Birleşen dava yönünden:
-
Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 247,70. TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde. 6) göre hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2024
Katip ...
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09