SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/340 E. 2024/464 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/340

Karar No

2024/464

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/340 Esas

KARAR NO : 2024/464

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/12/2018

KARAR TARİHİ : 12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ... ...'in akrabalarını görmek amacıyla akrabaları tarafından gönderilen davetiye ile yurtdışına gitmek istediklerini, vize işlemlerinin yürütülmesi için ... Turizm isimli bir aracı kuruma yetki verdiklerini, şirketin davacılar adına vize sağladığını, ... Turizm şirketinin davacıların pasaportlarını 10.08.2018 tarihinde ... takip numarası ile davalı ... A.Ş.'ne teslim ettiğini, vizelerinin çıkmış olmasına dayanarak davacıların Düseldorf/Almanya Havalimanına gitmek üzere ... AHL' den gidiş ve dönüş şeklinde 4.315,-TL bedelinde uçak bilet aldıklarını, davacıların pasaportları içinde bulunduğu kargoların taşıma esnasında kaybolduğunu, davalı şirketin bunları kaybettiğini öğrendiklerini, davacıların zararının giderileceğinin söylendiğini ve tutanak tutulmuş ise de, davacılara herhangi bir ödemede bulunulmadığını, zararın temini için yapılacağı söylenen ödemenin sadece pasaport üzerinden ibaret olduğu, fakat davacıların zararları bir pasaport ücretinden çok daha fazla olduğunu, davalı kargo şirketi tarafından kaybedilmiş olan pasaportlardan dolayı davacıların uğradığı maddi zararların yaklaşık; 1. ... uçak bileti tutarı: 4.315,- TL. 2- Pasaport Tutarı: 1.530,- TL 3- Vize Bedeli 1.200,- TL 4- Seyahat Sağlık Sigortası ücreti: 60 Euro (364,-TL) 5- Davetiye ücreti 230 Euro (1.397,-TL) Bir yıllık yol ücret, 1.000,- TL olduğunu, davalı kargo şirketi tarafından kaybedilmiş olan pasaportlardan dolayı davacıların manevi zarara uğradığını, 9.800,-00.-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi için işbu davayı ikame ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 1/2 oranında olmak kaydıyla toplam 9.800.-TL maddi, 10.000.- TL manevi tazminat bedelinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte ... A.Ş.' nden alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıların talep ve iddialarına ilişkin deliller taraflarına tebliği edilmediğini, müvekkili şirketin kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde ... Turizm firması tarafından müvekkil şirkete teslim edilen kargonun kayıp duruma düştüğü tespit edildiğini, kargo içeriğinde bulunduğu iddia edilen bilgi ve belgelerin ispat edilmesi gerektiğini, bununla birlikte taşıyıcının sorumluluğu, TTK m.882 gereğince gönderinin tamamının zıyaı ve hasarı halinde ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, davacıların diğer giderlerine ilişkin müvekkili şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, TTK 883 maddesi de taşıyıcının ziya veya hasardan sorumlu olduğu hallerde yalnızca ödenmesi gereken tazminat tutarı ile taşıma ücretinin geri verilebileceğini, somut olayda manevi tazminat şartları oluşmadığını, manevi tazminat şartları Türk Borçlar Kanunu'nun 58. Maddesinde oldukça kısıtlı sınırlamalar ile belirlendiğini, sırf sözleşmeye aykırılık mutlak surette kişilik haklarına da aykırılık manasına gelmeyeceğini, şartlar oluşmadığından manevi tazminat talebinin kabulü mümkün olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini, öncelikle davanın reddi ile mahkeme aksi kanaatte olduğu takdirde müvekkili şirket hakkında TTK'nın sorumluluk sınırlamaları hükümlerinin uygulanmasını ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Davadaki uyuşmazlık; taşıma sözleşmesi kapsamında teslimat yapılmaması nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalının taşıma sözleşmesi uyarınca edimini yerine getirip getirmediği, teslimatta ilgili sorumluluğun bulunup bulunmadığı ve davacının uğradığı zararıın tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.

Mahkememizin 24/05/2021 tarih ve 2018/... Esas 2021/... sayılı kararı, ... Hukuk Dairesi'nin 16/05/2024 tarih ve 2022/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamında:

"6100 sayılı HMK'nın 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.

28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketici; "ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak 3/1-ı-bendinde ise tüketici işlemi; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Somut davada; uyuşmazlık eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taşıma sözleşmesi TTK’nda düzenlenmiş olduğundan mutlak ticari dava niteliğinde ise de; davacıların Almanya'daki akrabalarını ziyarete gitmek ve gezi için aracı kurum tarafından çıkarılan pasaportları davacılara teslim edilmek üzere davalı taşıma şirketine teslim edildiği ve davalı şirket tarafından kaybedildiği, davacılar tarafından bu sebeple uğradığı maddi ve manevi zararların tazminin talep edildiği, davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı, 6502 sayılı yasa hükümleri gözetildiğinde, davacıların akraba ziyareti ve gezi amacıyla alınan pasaportun taşındığı, mesleki veya ticari amaçla hareket etmediği, bu haliyle davacıların 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca tüketici olduğu ve uyuşmazlığın, anılan kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince yargılamaya devam edilerek usul ve yasaya aykırı olarak esas hakkında karar verilmesi isabetli olmamıştır." şeklinde karar verilmek suretiyle kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu yeni esasa kaydedilmiştir.

Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.

Eldeki davada davacıların tüketici sıfatını haiz olması ve dava konusu işlemin bir tüketici işlemi olması sebebiyle, BAM kaldırma ilamı uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

  1. Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,

  2. Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMELERİ GÖNDERİLMESİNE,

  3. 6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

  4. 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,

Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024

Katip ...

¸

Hakim ...

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekicevapistanbulHizmet(TicariSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim