SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/211 E. 2024/422 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/211

Karar No

2024/422

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/211 Esas

KARAR NO : 2024/422

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 08/04/2024

KARAR TARİHİ : 30/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacısı bulunduğu ve ekte mevcut ... 19.İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı ve 01.04.2024 tarihli ara kararına istinaden müdahil davalı olan ... Limited Şirketi ...sayılı adresinde terkin işlemleri yapıldığından dolayı tebligat işlemleri yapılamadığını, ... 19.İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve 01.04.2024 tarihli ara kararının 3 nolu hükmünde belirtildiği üzerine ihya davasını açabilmeleri için taraflarına bu mahkemece süreli yetki verildiğini, 19.İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına Müdahil davalı ...Şirketine davalı tarafça yetkiye temsilen tasfiye memurunun atanmasına istinaden; ... Ticaret Sicil Müdürlüğün'ce ihyası istenen ... Şirketine Davalı ...'dan yetkiye temsilen, tasfiye memuru atanması ve Tebligatların ise tasfiye memuruna yapılabilmesi için şirketin ihyası davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmeksizin yalnızca sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesine kanaat getirilmesi durumunda; TTK Geçici 7. madde fıkra 15 gereğince uygulanması gereken ("Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir.") TTK m. 547/2 hükmü gereğince, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini,dosyanın incelenmesinde; dava konusu şirketin 31.07.2013 tarihinde geçici 7. madde uyarınca terkin edildiğini, aynı şirket hakkında ise terkin tarihinden sonra 21.03.2014 tarihinde dava açıldığı nazara alındığında; ilgili ticaret sicil müdürlüğünce geçici 7. madde kapsamında gerçekleştirilen terkin işleminin hukuka aykırı olduğunun söylenemeyeceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkilinin ticaret sicili müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, neticeten dava konusu şirket bakımından üçüncü kişi konumunda olan davacı tarafça bu yönde bir iddianın ileri sürülebilmesinin de mümkün olmadığını, öte yandan da, davacı tarafın ihya/ek tasfiye isteminde haklı olmasının, müvekkili müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da HMK’daki temel ilkelerle ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, iddia ve talebin, dava konusu şirketin tarafı olduğu ... 19. İş Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasının sonuçlandırılmasına, taraf teşkilinin sağlanmasına dayandığını, işbu nedenle müvekkili müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de geçici madde 7/2'ye aykırı bir durum bulunmadığı gibi müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olduğundan bahsedilemeyeceğini, re'sen terkin prosedürünün diğer bir ifadeyle, TTK geçici 7. maddede kapsam dâhilindeki şirketlerin tasfiye edilmemiş olması, malvarlığının/borçlarının bulunması durumlarında ticaret sicilinden terkin edilmeyeceklerine dair bir düzenleme bulunmadığını, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi halinde dava konusu şirketin, anılan dava kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile davalı müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

... 19. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; davacı ... tarafından davalılar ...Ltd Şti, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı,... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Şirketi, ...Ltd.Şti., ... Ticaret Limited Şirketi, ... Limited Şirketi aleyhine hizmet tespitine ilişkin ikame edilen davada 01/04/2024 tarihli ara karar ile davacı vekiline işbu mahkememiz dosyasında ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası talepli dava açmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği anlaşılmıştır.

...'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, davalı şirketin 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiğinin bildirildiği görülmüştür.

Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Şişli/İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde ...K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.

Dava, TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince tasfiye sonucunda resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından, ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de, yayımlanan "Münfesih olmasına veya Sayılmasına Rağman Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine ilişkin tebliğin 5.maddesi (1-b) bendi uyarınca 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği, davacı tarafça ... 19. İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açtığı, yargılama aşamasında şirketin resen terkin edildiğinin tespiti üzerine mahkeme ara kararı gereğince davacı tarafa şirketin ihyasının temini amacıyla dava açmak üzere süre verildiği, davacının iş bu davayı açmış olduğu ve davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaati ve aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır.

Bir malvarlığının tasfiyesi ya da bir dava veya takibin görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihya kararı verilebilir. Bu şekilde sınırlı ihya kararı verilmesinde ise TTK'nın 547.maddesi kıyasen uygulanarak tasfiye memuru da atanmalıdır (bknz: Emsal nitelikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3184 E- 2021/1107 K sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4049 E- 2023/568 K sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2023/4718 E- 2023/5260 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2022/1340 E- 2023/5265 K sayılı, 25.09.2023 tarihli içtihatları). Açlaklanan nedenle tasfiye memuru tayini yoluna gidilmiştir.

Sicil dosyasının incelenmesinde; şirket yetkilisi ...'e yapılan tebliğ örneğinin sicil dosyasında mevcut olduğu (bila tebliğ), davanın da resen terkinden sonra açıldığı hususları göz önüne alınarak davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayini yoluna gidilmemiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, tüzel kişiliğinin ihyası için haklı nedenle dava açıldığı anlaşılmakla, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın kabulü ile, ... sicilinde kayıtlı ...Şirketi'nin ... 19. İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar vermek gerekmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2023/33, K: 2023/117 Sayılı Kararı ile TTK'nın geçici 7.maddesinin 15. fıkrasındaki beş yıl ibaresi iptal edilmekle davanın da süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

  1. ... Şirketi'nin ... 19. İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,

  2. Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına,

  3. Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına,

  4. Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına,

  5. Ticaret Sicil Memurluğunun yargılama gideri, ücreti vekalet ve harçtan sorumlu tutulmamasına,

  6. Harç peşin alınmış olmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  7. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  8. Davacı vekilince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacının yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Şirketinhükümİhyasıistanbul

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim